Sonbahar’da Gezilecek 10 Güzel Ülke

Sonbahar Mevsiminde Nereye Gidilir

Sonbahar. Yazın yorgunluğunu attığımız, doğanın bile artık yorulup, dinlenmeye çekildiği en hüzünlü mevsim. O enerji dolu, kıpır kıpır insanların, mevsimin ve düzenin değişmesi ile yepyeni bir moda büründüğü dönüşüm dönemi. Bambaşka bir insana, bambaşka bir ruha. İşte bu mevsimin ve ruhumuzun değişimiyle beraber, yine rengarenk rotalar çıkaralım beraber.” Sonbahar’da nereye gitmek istersiniz ? Sonbahar’da hangi ülkeler güzel olur ki ?” diyenler için yazdığım 10 ülkeyi aşağıda kendimce özetledim.

Bu mevsimde, yine yepyeni planlar yapıp, oradan oraya kuş misali uçup, biraz nefes alacağız. Şimdi sayacağım şu rengarenk şehirlere, ülkelere gitmeyi hayal edin. Kırmızının, turuncunun, sarının her tonunu göre göre parklarda, bahçelerde, göl kenarlarında yürüyün. Koşun. Geçin bir köşeye mesela. Alın kahvenizi. Doya doya havayı çekin içinize. Yaşadığınızın farkına varın. Dünya çok güzel. Hadi biraz hayallere dalalım.

1.Kyoto-Japonya

Kyoto-Japonya

Kyoto-Japonya

Dünya’nın en iyi şehri seçilen Japonya’nın Kyoto şehri. Evet. Sonbaharı yaşayamadım. İnan içim kan ağlıyor. Oraya kadar gidipte, bu muhteşem doğa olayını göremeden dönmek tabi ki zor oldu. Ben göremedim. Ama belki sen göresin diye söylüyorum. Kiraz ağaçlarının ülkenin dört bir yanında bulunan tapınakların zen felsefesi ile bürünmüş bahçelerini süsledikleri o ana şahit olmadan ölme. İnan bana bunu hayatında bir kez yap.

Ekim ortasından, Kasım ortasına kadar süren çok güzel bir dönemi var bu şehrin. Daracık sokakları, güler yüzlü insanları, herşeyden öte saygı kavramının ne demek olduğunu öğreneceğin ders niteliğinde bir şehir. Hep diyorum ya. Amaç sadece gidip, o şehrin en önemli yapısının, binasının ya da herneyse işte onun fotoğrafını çekmek değil. Amaç o kültürü tanıyıp, bizim eksik olduğumuz noktaları kavrayıp, gelecek nesillerin aynı hatayı yapmasını engellemek. Bu bir bayrak yarışı. Gitmen lazım. Görmen lazım. Anlatıp, öğretmen lazım.

Ginkakuji Tapınağının Bahçesi

Ginkakuji Tapınağının Bahçesi-Kyoto

Neyse çok  konuştum yine. Bu Japonya beni çok fena etkiledi. Hala etkisindeyim. Ne diyorduk. He gelmişken mutlaka; Fushimi-inari, Kiyomizudera, Yasaka Shrine, Nanzenji,Ginkaku-ji, Kinkaku-ji, Tenryu-ji tapınaklarını gör. Meşhur filozof yolunda yürü. Ramen ye. Gion bölgesinde dolaş. Belki Geyşa denk gelir. Sake iç. Ama çok içme. Sarhoş olma. Fena çarpıyor adamı. Birde şintoizm ve budizm dinlerini iyi araştır. He bu arada ben Kyoto yazılarımı tamamladım. Belki okumak istersin: Kyoto Gezi Rehberi yazıma bakabilirsiniz.

Bütçe olarak ; Günde 60 Dolar yeterli olacaktır. Uçak bileti gidiş-geliş 2,000-2,500 TL civarında olabilir. Japonya biz Türklerden vize istemiyor. Belki de bu yüzden çok seviyorum bu adamları yahu. Şaka maka dostlar, mutlaka bu şehri hayatınızda bir kez görün. İnanın yediğinizden, içtiğinizden arttırıp alacağınız bir biletle gidip-geldikten sonra, ne demek istediğimi anlayacaksınız…

2.Ljubljana-Slovenya

Ljubljana-Slovenya (Tivoli Parkı)

Ljubljana-Slovenya (Tivoli Parkı)

Şu Slovenya’da ne bulduysam artık… Aklımdan çıkmıyor. O parkları, özellikle Ljubljana’ya (Okunuşu Liyübliyana) 1 saat kadar uzaklıkta bulunan Bled şehrinin büyüleyici gölü olan Bled gölü, Ljubljana sokaklarında dolaşırken kaybolduğum old town bölgesi, İtalya’ya komşu olması sebebiyle pizza, makarna ve harika şarap kültürü olmasından mıdır nedir, sürekli gidesim var.

Özellikle Ljubljana’da bulunan Tivoli parkı ve şehri tepeden görebileceğiniz Ljubljana Grad (Ljubljana Kalesi) ve kalenin hemen altında bulunan, nehrin 2’ye böldüğü old town yani tarihi şehir merkezini mutlaka gezin. Birde gece hayatı için Skeleton Bar öğrencilerin eğlendiği güzel bir kulüp. He son olarak birşeyi eklemeyi unuttum. Ucuz. Diğer ülkelere göre ucuz yani. Bütçe olarak ; Günde 40-50 Euro yeterli olabilir. Uçak bileti gidiş geliş 300-350 TL. Birde ne yazık ki Schengen vizesi istiyorlar.

3.Budapeşte-Macaristan

Budapeşte-Macaristan

Budapeşte-Macaristan

Buda mı Peşte mi ? Önce konaklama seçeneklerini değerlendireceksiniz, Tuna nehrinin şehri Buda ve Peşte olarak 2’ye ayırdığı Budapeşte, benim çok sevdiğim şehirlerden birisi. Mutlaka gördüğünüz bir çok yeri hem gece hem de gündüz görmeniz gereken bir yer. Özellikle genç nüfusun diğer Avrupa ülkelerine göre daha fazla olduğu Budapeşte, şu Sziget Müzik festivali (11-18 Ağustos tarihlerinde) ile adından çok söz ettirir oldu.  Ama en popüler ne derseniz, bir zamanlar Osmanlı’nın Macar topraklarında hüküm sürdüğü zamanlardan kalan sıcak su kaplıcaları bu şehirde en popüler aktivitelerden.  Aslında bir nevi bizim hamam kültürü ama açık versiyonu diyelim.

Bu arada şehirde Osmanlı’dan kültür olarak başka hiçbir şey kalmamış. Sadece bu kültür kalmış. Öyle diyorlar. Gelmişken, Gallert Tepesinden şehri izlemeyi, Balıkçılar Kulesini görmeyi, Kahramanlar Meydanında dolaşıp hemen ardında yer alan Varosliget yani şehir parkını gezmeyi unutmayın. Parkın içerisinde yer alan sıcak su kaplıcalarını kullanabilirsiniz. Birde bu şehre gelmişken mutlaka “Gulaş Çorbası” içmelisiniz. İşte bildiğiniz etli-patatesli yemek. Ama bizim damak tadımızı yakın. Bütçe olarak ; Günde 40 Euro yeterli olabilir. Uçak bileti gidiş geliş 300-400 TL. Yine ne yazık ki Schengen vizesi istiyorlar.

4.Bükreş-Romanya

Bükreş

Bükreş

Gördüğüm 200’den fazla şehirdeki en güzel ilk 5 parktan ve gece kulübünden birisini bu şehirde gördüm. Herastrau Parkının (Ne kadar büyük bir park olduğunu görmek için: Herastrau Parkı Vikipedia yazısına bakabilirsiniz.) içerisinde bulunan gölün etrafında saatlerce yürüyüp, şehir merkezinde bulunan old town bölgesinde bulunan Strada Lipscani caddesinde kaybolup, akşamları da Bamboo club da eğlenmeden sakın dönmeyin dostlar. Şehir çok pahalı olmamakla birlikte, özellikle taksiler oldukça ucuz. Son olarak Ceauşescu Rejimi döneminde inşa edilen ve  Pentagon’dan sonra dünyanın ikinci büyük binası olan Parlemento binası  görülmeden dönülmemeli. Bütçe olarak ; Günde 50 Euro yeterli olabilir. Olabilir diyorum çünkü, kulüplerde alkol ülke şartlarına göre çok ucuz değil. Uçak bileti 400 Tl. Romanya bizden vize istiyor.

5.Bruge(Brüj)-Belçika

Brugge-Belçika

Bruge(Brüj)-Belçika

“O kadar romantizm olmasın. Karıştırma insanların aklını. Biliyosun burası Romantik şehir.” diyorum kendime. Ama yok yine dayanamadım. Yazmam lazım. Sonbahar dedik. Romantizmdi, yeni heyecanlardı, duygulardı derken, Avrupa’nın en güzel şehirlerinden birisi seçilen Bruj’den bahsetmeden olmaz. Kanalları, daracık sokakları, gotik mimari ile yapılmış olan Kiliseleri ile sizi de pek muhtemel büyüleyecektir. Brüksel’den 1 saat 15 dakika kadar tren yolculuğu sonrasında ulaşılan şehirde, bira içmeden (Delirium Cafe’de), çikolota ve patates kızartması yemeden dönmeyin. Ayrıca dilerseniz şehirde konaklamadan, Brüksel’den günü birlik gidip, geri gelebilirsiniz. Bütçe olarak ; Günde 50 Euro yeterli olacaktır. Uçak bileti gidiş-geliş 400-500 TL civarında ve Belçika bizden vize istiyor.

6.Kahire-Mısır

Kahire

Mısır. Yazın insanı mahveden sıcağının yavaştan dinlenmeye çekildiği Sonbahar mevsimi, Mısır’a gitmek için en güzel dönemlerden birisi olarak biliniyor. Pek muhtemel sizler de benim gibi Mısır Piramitlerini (Mısır Piramitleri Vikipedia yazısına bakabilirsiniz.) görmek ve mumyaları kanlı canlı deneyimlemek için bu şehre gitmek isteyeceksiniz. Ama Kahire’den çok birşey beklemeyin. Onu baştan belirteyim. Genel olarak, Kahire’de bulunan Egyptian Museum ve Nil Nehri civarı görülebilir.  Bununla birlikte, şehrin 1 saat kadar uzağında bulunan Mısır piramitleri, gördüğüm en büyüleyici yapılardan idi. Bu arada, Piramitleri gezerken, turist olduğunuzun farkında olan bir çok dolandırıcıya inanmayın. Sizi oldukça rahatsız ediyor olacaklardır. Aldırış etmeyin.

Piramitlerin etrafını deve veya at kiralayarak gezebilirsiniz. Ayrıca 2 saat kadar uzaklıkta yer alan Ain Sokhna şehri, Kızıl deniz kenarında kurulu olan otellerde vakit geçirmek isteyenler için biçilmiş kaftan. Akşamları da, Kahire’de bulunan Nil nehri etrafında kurulu kafeler ve restoranlarda güzel bir Mısır yemeği yiyebilir, nargile seviyorsanız hayatınızda tadabileceğiniz en güzel nargilelerden birisini içebilirsiniz. Bütçe olarak ; günde 50 dolar gibi bir rakam yeterli olacaktır. Uçak biletleri 500-700 TL arasında değişmektedir. Mısır bizden vize istiyor.

7.Stockholm-İsveç

Stockholm

Stockholm

Biraz İskandinav ülkelerine gidelim. Bayılıyorum şu adamlara. Gelişmişliklerini mi övsem, sanata ve insana karşı olan yaklaşımlarını mı övsem, nezaketi mi övsem… Neyi övsem bilemedim. Sanki bu ülkeler, bu dünyadan değilmiş gibi geliyor bana ! Neden ? Çünkü, birçok Güney Avrupa ülkelerine göre, çok daha modern ve gelişmiş bir ülke. Şehirleri daha düzenli, daha az göçmen aldıkları için de daha sorunsuz yerler. Herşeyden öte, daha sakin, daha dingin ve daha başarılılar. Refahtan ölecekler. Öyle ki, verdikleri en son kararda günde 6 saat çalışacaklar. Neyse bak yine kahırlandım. Yine uzattım. Şimdi dosdum buraya gelirsen, Gamla Stan diye bunların bir old town bölgesi var. Oraya bayılacaksın.

Birde bu şehirde öyle büyüleyici metro istasyonları vardır ki, sadece yarım gün bu istasyonları gez. Ayrıca unutma ki, bu şehir denizin üzerine kurulmuştur ve dört bir yanında muhteşem parklar vardır. Doğanın en güzel yüzünü, gördüğüm en medeni ülkelerden birisi olan bu şehrin parklarında keyifli bir şekilde geçirebilirsin. Ayrıca bu şehir kültür başkentlerindendir. National Museum (Ulusal Müze), Stockholm Public Library (Stockholm Halk Kütüphanesi) gibi daha birsürü görülecek yer ve etkinliklerin düzenlendiği konserler, sanat galerileri mevcuttur. Bütçe olarak ; günde 50 euro YETMEZ. Normal şartlarda en az 60-80 Euro götürmenizi öneririm. Tabi bu sizin bütçenize ve seyahat yönteminize bağlı. Unutmayın ki burası dünyanın en pahalı şehirlerinden. Uçak biletleri 400-600 TL arasında değişmektedir. Hatta gitmeden önce mutlaka Yurtdışı Konaklama Site Önerileri yazılarıma da bir göz atın derim.

8.Roma-İtalyaRoma

Bu şehri heryerde, her ay önerilerimde, her rota çizişimde yazabilirim. Şu Avrupa’da ki en favori şehirlerimden. Tarihinden yemeklerine, sokaklarından şehrin meydanlarına kadar öylesine güzel bir şehir ki, nedense beni her defasında hayallere daldırıyor. Vatikan, Fontana di Trevi (Aşıklar çeşmesi), Pantheon ve Colosseum başlıca görmeniz gereken yerler. Görmek kadar tatmak ta önemli Roma’da. Roma Gezilecek yerler neyse de, İtalya’nın nam salan pizza ve makarnalarını tatmadan, bence dünyanın en güzel dondurmalarından birisi olan Roma dondurmasına yemeden sakın ola dönmeyin. Zaten İtalyan Yemekleri yazımda ayrıntılı olarak görebilirsiniz.

Akşamları da, şehrin en önemli meydanlarından ve bölgesinden olan Spanish Steps (İspanyol merdivenleri) olmazsa olmazlardan. Meydanda toplanan yerli ve yabancı gençlerle sohbet edebilir, bir kaç kadeh şarap içebilirsiniz. Sonrasında ise, yüzlerce alternatif arasından birisini seçerek, bar veya gece kulüplerinde eğlenebilirsiniz. Güzeldir Roma güzel. Ayrıca Roma’ya kadar gelmişken, Pisa ve Floransa şehirlerine de ulaşabilirsiniz. Bilesiniz. Bütçe olarak ; günde 50-70 Euro gibi bir rakam yeterli olacaktır. Roma pahalıdır. Özellikle bir çok müze ve tarihi yapı ücretlidir. Uçak biletleri 350-500 TL arasında değişmektedir. Roma Gezi Rehberi yazımdan tüm bilgileri kolaylıkla okuyabilirsiniz.

9.New York-ABD

New York-ABD (Apaçilik Günlerimden)

New York-ABD

Adına ne şarkılar, ne filmler çekildi bu şehir için değil mi ? Kaç bin kez Central Park’tan Özgürlük Heykeline, Manhattan bölgesinden Brooklyn bölgesine neleri duyduk. Benim de gözlerimin açıldığı, hayatın anlamını bulduğum ilk ülke ABD idi. Ülkenin de en önemli hatta dünyanın en önemli şehirlerinden bir tanesi olan New York, gözlerimin fal taşı gibi açılıp, İstanbul’dan ne kadar da gelişmiş şehirlerin olduğunu görmemi sağlamıştı. İşte sizler de duyasınız diye, Central Park’ta sapsarı yapraklar yerlere saçılmışken, hava da yavaş yavaş serinlerken New York görmek için güzel bir rota olacaktır. Gökdelenlerin içerisinde kaybolup, aniden bu devasa parkı görünce, eminim siz de şaşıracak ve kıskançlıktan öleceksiniz. Biraz da üzüleceksiniz, keşke park yerine bir AVM olsaydı da, insanlar para kazansalardı, ekonomileri canlansaydı diye. Ama yapmamış işte elin Amerikalısı. Anlayana !!! Neyse.

New York Gezilecek Yerler : New York-Times Meydanı

New York Gezilecek Yerler : New York-Times Meydanı

New York’a geldiğiniz zaman, Central Park’ta saatlerce dolaşın, şehirdeki Metropol Sanat Müzesi ve American Museum of Natural History gibi müzeleri gezin, Broadway’de en az 1 oyun izleyin ve Soho-Little İtaly veya China Town bölgelerinde akşamları dolaşıp, güzel birde akşam yemeği yiyin derim. Hatta gitmeden New York Gezi Rehberi yazıma da bir göz gezdirin.  Bütçe olarak ; Günde 60-80 dolar yeterli olacaktır. Ama bu tamamen ne yapacağınıza bağlı. Baştan söyleyeyim. Uçak bileti New York’a 1,200-2,500 TL civarında (Çok değişiyor). ABD bizden vize istiyor. Merak etmeyin. Amerika vizesi yazısından detaylı bilgileri görebilirsiniz. Ne biliyorsam orada yazdım.

10.Amsterdam-Hollanda

Amsterdam-Hollanda

Sonabhar’da gezilecek en güzel yerlerden : Amsterdam-Hollanda

4 kez gittim. Hala gidesim var. Bir bisiklet kiralayıp, kiremitten yapılan evlerin önünden özgürce geçerek, kanallar boyunca sokak sokak gezesim var. Kimsenin kimseye karışmadığı, herkesin sadece hayatını yaşadığı insanlarla aynı yerde nefes alasım var. Vondelpark’ta ayaklarımı göle karşı uzatıp, Dam Meydanında bir kafeye oturup gelen geçeni izleyerek kahvemi yudumlayasım var. Museumplein, Van Gogh Müzesi, Rijksmuseum gibi daha ekleyebileceğim bir sürü müzeyi yine ziyaret edesim var. Yani anlayacağın, Amsterdam’a hala çok gidesim var. Neden ?

Çok güzeldir de ondan. Mutlaka görülmelidir. Sonbahar mevsimi, parklarda yayılıp, hava tam soğumadan kaçmak için güzel fırsattır. Bütçe olarak ; günde 50-70 Euro gibi bir rakam yeterli olacaktır. Ama bu rakam hostelda kalacaklar için geçerli. Uçak biletleri 350-500 TL arasında değişmektedir. Hatta bu sene Onur Air gibi firmalardan 250 TL’ye kadar bilet vardı. Son olarak Hollanda bizden Schengen vizesi istiyor.

Amsterdam Gezilecek yerler

Amsterdam Gezilecek yerler : Hollanda-Amsterdam kanallar olmazsa olmaz

Sonbahar gezi önerilerim, umarım sizleri tatmin etmiştir. Aslında yazacak, konuşacak, önerecek o kadar çok şey var ki… Hangi birisini anlatayım, bazen ben de şaşırıyorum. O yüzden sizin ilave sorularınız olursa, aşağıya yorum bırakmayı unutmayın. Ayrıca planlar yapmadan önce, mutlaka ama mutlaka ” Seyahate Çıkmadan ” yazılarımın hepsini okuyun. Aslında aradığınız çoğu sorunun cevabını orada bulabileceksiniz.

Umarım, şimdiden hayallere dalmaya başlamışsınızdır. Umarım, beklediğiniz işaretlerden birisi budur ve siz de dünyanın en güzel duygusu  olan seyahat etme hissini, bambaşka diyarlarda yaşarsınız. Umarım, artık Cuma akşamı uçağa binip, pazar akşamı geri dönmeye alışmaya başlamışsınızdır. Çünkü artık benimle tanıştınız. Artık ben nereye siz oraya…

Bu hafta Cuma günü 59. ülkem Umman’a gidiyorum. Canlı yayınlarımı ve tüm serüvenimi takip etmek isterseniz, ki mutlaka takip edin derim,  :

Instagram : birhayalinpesinde
Snapchat: denizpehlivann

Hayallerinizi gerçekleştirmeniz dileğimle…

Deniz Pehlivan

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

Yorum Yap