Himeji-Hiroshima-Miyajima Gezi Rehberi

Himeji-Hiroshima-Miyajima Gezi Rehberi

1. Başlangıç

300 km mi yoksa 400 km mi hızla gidiyoruz ? Bu adamlar bu trenleri inşa ederken, biz ne yapıyorduk Allah aşkına? Söyleyeyim. Birbirimizi vurmakla, sağla, solla, Milliyetçi ile, Cumhuriyetçi ile, Kürtle, Türkle kavga ediyorduk. Egoist ve bencil karakterlerimiz, hem ülkemizin hem de toplumumuzun bir adım bile ilerleyememesine neden oldu. Kendimize saygılı olmayı bırakın, karşımızda ki kişinin en küçük bir fikrine dahi saygı göstermedik. Tek çare öldürmekti. Yok etmekti. Ama bilmediğimiz bir şey var. Dünya tek dil, tek din, tek millet olsa çok sıkıcı olmaz mıydı be ? Düşünsene, hepimiz Türkçe konuşsak, herkesin gözleri bizim gibi olsa, tenleri bizim gibi olsa, ne anlamı kalırdı bir Asya’lı çocuğun o sevimli ve tatlı gözlerine bakmanın, onun gülerken kısılan sevimli gözlerini izlerken mutlu olmanın ? Bu kadar huzur dolup, mutlu olur muydun o çocuğun gözlerine baktıkça ? Dünya bu kadar güzel olur muydu, herkes aynı olsa?

Shinkansen Trenleri

Shinkansen Trenleri

Yine düşünceler ve hayaller eşliğinde kulağımda kulaklığım, elimde notlarım, içimde heyecanım Osaka’dan ayrılıp, bir sonraki durağımız Himeji’ye gidiyorduk. Yine yüzümde o saçma sapan gülümsemeler. Sebebini bilmediğim mutluluk. İnsan sırtında bir çanta, elinde bir pasaport, cebinde biraz parayla bu kadar da mutlu olmamalı. Bu kadar mutluluk fazla bana. Dünya bu kadar güzel olmamalı. Nefes almak bu kadar güzel hissettirmemeli insanı. Çünkü bu yazıları yazarken şu anda İstanbul’dayım ve o zamanlar aldığım notları okurken aynen de böyle yazışıma bakarak kendime inanamıyorum nasıl olur da o denli mutluymuşum diye. “İyi ki de yazmışım. Çünkü şu anda o anları tarif edecek olsam, hiç bir kelime Japonya’da gezerken hissettirdiklerimi bu denli güzel anlatamızdı.” diyorum kendime. İyi ki de gitmişim. İyi ki de görmüşüm ve tatmışım merak ettiğim ne varsa.

Trenlerin İç Dizaynı

Trenlerin İç Dizaynı

Adamlar öyle vatanlarına düşkün öyle saygılılar ki, vallahi bir şansım daha olsa Japon olarak dünyaya gelmek isterdim. Öyle zengin veya gelişmiş bir ülke olduklarından dolayı değil. Çünkü bu ülkede bir sürü dilenci ve fakir insan da var. Sadece toplumun kültüründen gelen saygı ve onur kavramını, kendilerini adayarak ülkeye olan hizmet ve bağ anlayışlarını, çalışarak ve kendilerini adayarak yarattıkları bu muhteşem sosyal kültürü beni benden alıyordu. Ne zaman böyle gelişmiş ve medeniyet seviyesi yüksek bir ülkeye gitsem, her zaman hayıflanır, iğneyi de çuvaldızı da kendimize batırmaya çalışırım. “Dünya bir kitaptır ve seyahat etmeyenler sadece bir sayfasını okurlar.” sözünü her daim aklımda tutar, bu zamana kadar 50’den fazla ülkeye gitsem de hala kendimi cahil, hiç birşey görmemiş ve eksik olarak görürüm. Çünkü öğrenecek, okuyacak, araştıracak öyle çok şey var ki hayatta, bu bildiğiniz sonu gelmeyen ama sizi her ulaştığınız yeni bir durakta bir sonrakine taşıyacak olan upuzun bir yolculuk. 52. ülkem. Japonya…

2. Himeji Hakkında

Şimdi dostlar, bu konuyu biraz kısa kesicem. Çünkü malum, nasıl ki bundan önceki Osaka-Nara-Kobe yazılarımı, tek bir yazıda toplamışsam, Himeji-Hiroşima-Miyajima yazılarımı da tek bir yazıda toparlayacağım. Çünkü bu yazılar, pek muhtemel sizin de bu ülkede aynen bu şekilde ilerleyeceğiniz rotalardan birisi olacak. O yüzden, her şehir için aşağıda tek tek farklı paragraflar halinde açıklamalar yapacağım. Bilmeyenler için, baştan söylemek istedim.

Himeji

Himeji Kalesi

Osaka’dan sonra Kobe üzerinden, Himeji’ye yaklaşık 1 saat kadar sürede ulaşıyoruz. Şehirde görülecek tek şey (Aslında birde Shosha Dağı var. Gitmediğim yerler kısmında berliteceğim) olan Himeji kalesi için burayadayız. Himeji, yaklaşık 500,000 kadar nüfusu olan bir şehir ve Kobe’den sonra bölgenin en büyük 2. şehri. Osaka ile Hiroşima arasında kalan Himeji, Unesco Dünya Mirasları listesinde yer alan Himeji kalesi ile ün yapmış.

3. Himeji’de Ulaşım

Havalimanı ;

Himeji’ye nasıl gidilir ? Buraya gelirken kullanacağınız ana havalimanı yine Osaka’da bulunan Kansai havalimanı olacak. Zaten Osaka notlarımda yazdım. Ama yaklaşık 130 km uzakta olduğu için, sonrasında el mahkum tren kullanmanız gerekecek. Gerçi havalimanından kalkan otobüsler var ama çok sık değiller. (Fiyatı 3,200 yen) Ama bildiğim kadarı ile Kobe’de bulunan bir  havalimanları var. Ancak daha önce belirttiğim gibi, ülke içerisinde uçakla uçmakta oldukça pahalı. Tek yön fiyatları 100-130 dolar civarında. Eğer uçakla Kobe’ye gelirseniz, Kobe havalimanından şehre de 1,300 yen gibi bir ücret ödeyerek otobüsle gelebilirsiniz. Ama eğer sizde, benim yaptığım gibi Hiroşima veya Osaka gibi yakın şehirleri gezerken buraya uğrayacaksanız, trenle ulaşım daha uygun olacaktır.

Himeuj Sokakları-Oralarda Çok Popülerdim

Himeji Sokakları-Oralarda Çok Popülerdim

Başka Şehirlerden ;

Buraya Tokyo’dan gelecek olursanız, Nozomo (15,000 yen civarında) trenleri ile 3 saatte gelebilirsiniz. Ama unutmayın. JR biletiniz bu trenlerde geçmez. JR biletinizin geçtiği trenlerle 3 saat 40 dakika gibi bir sürede gelebilirsiniz. Eğer Osaka’dan gelecek olursanız, ya normal banliyö trenleri ile 40-60 dakikada gelebilirsiniz ve fiyatı 1,000-1,400 yen arasında olur ya da Shinkansenler ile 6,000 yen gibi bir ücret ödeyerek 35 dakikada ulaşabilirsiniz. Kyoto’dan Shinkansenler ile gelecek olursanız, 1 saat gibi bir sürede gelebilirsiniz ve bu size 6,500 yene mal olacaktır. Hiroşima’dan ise bineceğiniz trene göre 1 veya 1 buçuk saat civarında sürede ulaşabilirsiniz. Ödeyeceğiniz rakam 8,000 yen civarında olacaktır. Yine JR biletiniz varsa bir Yen dahi ekstra ödeme yapmadan Shinkansenler ile ulaşabilirsiniz.

Şehiriçi ;

Şehir içinde oldukça yaygın kullanılan otobüsler olacak. Ama amacınız şehirde kalmak değil de, sadece kaleyi görüp dönmekse, zaten tren istasyonundan yürüyerek 15-20 dakikada kaleye ulaşabilirsiniz. Ama yürümek istemez ve otobüs kullanmak isterseniz hemen tren garının önünde bulunan otobüs durağından 100 yen ödeyerek kaleye gelebilirsiniz.

4. Himeji’de Yeme – İçme ve Konaklama

Bu konuda yazacağım çok fazla şey yok. Çünkü sadece kaleyi gördük, sonrasında tren istasyonunda bulunan kafenin birisinde yemek yedik. Şehre özgü de aman aman şunu yemeden dönmeyin denecek bir şeyin zaten olmadığını biliyorduk. Eğer güzel bir yemek yemek isterseniz, zaten tren istasyonu ile kale arasında yer alan uzun caddede bulunan bir restorana dalabilirsiniz. Ne mi yiyeceksiniz. Japonya gezi rehberi 6. nota bakınız.

Himeji Tren Garı

Himeji Tren Garı

Konaklamadık. Ama siz konaklarsınız belki ne olur ne olmaz diyerekten anlatayım. Tren istasyonuna yakın bölgede konaklamaya çalışın. Çünkü şehrin kalbi. Fiyatlarsa kişi başı, hostellerde genelde kişi başı 2,500-3,000 yen ve otellerde 2 kişi 8,000 yen civarında. Himeji’deki otelleri görmek için tıklayınız.

5. Himeji’de gezilecek yerler nereler ?
Himeji'de İzleyeceğiniz Rota

Himeji’de İzleyeceğiniz Rota

Himejİ’de nereler gezilir ? Trenden iner inmez ilk işimiz sırt çantalarımızı bırakabileceğimiz locker yani dolaplar oluyor. Allah’ tan burada da bu dolaplardan var. Yoksa bu kadar yol sırtta çanta çekilmezdi doğrusu. Fiyatlar yine dolapların boyuna göre değişiyor ve 400-600-800 yen. İstasyondan çıkar çıkmaz hemen meydanda bulunan tourist information yani turist ofisine gidiyoruz. Şehrin haritasını alıyoruz ve yürüyerek doğruca Japonya’nın en güzel kalesi olarak seçilmiş olan Himeji kalesine ilerliyoruz. Yol boyunca yürümeyi tercih ediyoruz. Neden ? Çünkü biz backpackerız. Hayatı sokakta yaşayıp kalabalığa karışmak gibisi yok. 15 dakikalık yürüyüşün ardından karşımızda ülkenin en güzel kalesi, bembeyaz görüntüsü ile Ortaçağ’ dan kalan tarihi havası olan Himeji Kalesi, daha ilk görüşte bizi büyülüyor.

Tren Garından-Himeji Kalesi

Tren Garından-Himeji Kalesi

  • Himeji Kalesi: Giriş ücreti olarak ne yazık ki hem kale hemde Koko-en Bahçesi için 1,040 yen ödeyerek kaleye giriş yapıyoruz. Sadece kale 1,000 yen. Hemen ödedikten sonra, daha gişenin önünden sıraya giriyoruz. Böyle bir sıra, böyle bir izdiham yok. Girişten kaleye tam anlamıyla girmemiz 1 saatten fazla zamanımızı alıyor. Kaleye girdikten sonra önce ayakkabıları çıkartıyoruz. Hem asansör ile hem de merdivenleri kullanarak kalenin katlarına çıkabiliyoruz. Ama biz yine merdivenleri tercih ediyoruz. Çünkü her katta dönemin izlerini yansıtan silahlar, toplar, kılıçlar ve tarihi eserler camekanların içerisinde sergileniyor. 5. kata kadar tırmanıyoruz. Ayrıca en üst katında küçük bir şinto tapınağı var. Adamlar gerçekten dinlerine çok ama çok düşkünler.

    Himeji Kalesi

    Himeji Kalesi

  Bu arada bu kalenin en önemli özelliği, Japonya’daki bütün kaleler yıkılmasına karşın, bu kaleye hiç dokunulmamış. 1400 yılında yapılan kale tam anlamıyla 1609’da bitirilmiş. Dünya mirasları arasında gösterilen kale 2. Dünya savaşında şehirde tek bir bomba bile isabet etmeden enteresan bir şekilde ayakta kalmış. Bu arada, Japonya’da kaleler taşların üzerine ahşap kullanarak yapılıyor ve bir çoğu beyaz badana ile boyanıyor. Çatı katları ise yine siyah renge yakın kiremitlerle örtülü. Kalenin bir diğer özelliği, etrafı su ile çevrili. İçerisi ise labirent gibi ve bazı yolları çıkmaz. Bunun sebebinin ise düşman saldırılarına karşı bir önlem olduğu söyleniyor. Ancak bunu hiç kanıtlayamamışlar çünkü hiç saldırı olmamış.

  • Koko-en Bahçesi : Kaleden çıkıyoruz. Durup durup arkamıza dönüp keyifle kaleye hayran kalıyoruz. Gerçekten insan bir çok filmde tanık olduğu bu muhteşem tasarıma sahip kaleyi görünce kendine sormadan edemiyor “Ne yapıyorum ben burada ya.” diye. Herşey rüya gibi. Zihinde yine sorular yer edinirken hemen yanıbaşında yer alan Edo dönemi sitili bu bahçeye gidiyoruz. Bahçe, bir zamanlar samuray evleri olan bölgeye kurulu. 1992’de inşa edilmiş ve çok hoş renk cümbüşüne ev sahipliği yapan, insanı etkileyen bir güzelliğe sahip. Biraz dinlendikten sonra artık yola koyulma vakti. He bu arada sadece bahçe için bilet almak isterseniz 300 yen ödemeniz gerekecek.

    Koko-en Gardens

    Koko-en Gardens

Himeji’de yaklaşık 3 saat kadar oyalandıktan sonra artık bir sonraki durağımız Hiroşima’ya gidiyoruz. En çok merak ettiğimiz şehirlerin başında gelen Hiroşima’ya gitmek üzere, geldiğimiz yoldan yürüyerek tren garına gidiyoruz ve atlıyoruz Shinkasen’e. Yine hayaller, yine yüzde saçma sapan bir gülümseme, yine çocuk gibi heyecan, yine mutluluk hormonun vücutta tarifi mümkün olmayan huzuru….

Himeji Kalesi

Himeji Kalesi

6. Hiroşima Hakkında

Zenginliğin dibine vuran hangi ülkeye gitsem hep aynı soru kafamda “Nasıl oluyor da bu adamlar bu kadar refah içerisinde yaşarken, dünyanın % 90’lık kesimi yoklukla mücadele ediyor ?”. Her zaman kötüyü görüp şükreder ama daha iyisi olmak için kendime örnek aldığım, benden-bizden daha iyilerinin nasıl bu noktalara geldiklerini araştırırım. İşte Japonya seyahatimin de aslında en önemli ders niteliğinde olan ve ülkeyi çok daha derinden ve ayrıntılı bir şekilde tanımamı sağlayan Hiroşima, araştırdığım en önemli soruların cevabını veriyor olacaktı. Yine kulağımda kulaklığım, bilmem kaç km hızla giden Shinkansen treninin cam kenarından bakarak, ruhumu ve hayallerimi sırtıma yüklediğim çantamda taşıyarak, oradan oraya gezme sevdası ile dolanıyordum. Yine kalbim hiç olmadığı kadar hızlı atıyor, yine hiç olmadığım kadar merakım ve peşinden koştuğum hayallerimle kendimi peri masalının içinde yolculuk eden birisiymiş gibi düşlüyordum. Hem de hiç uyanmak istemediğim bir düş. Çünkü bir sonraki durağım, çok iyi dersler alacağım bir şehir olacaktı. Hiroşima…

Hirosşima'ya Giderken Yol Manzaraları

Hiroşima’ya Giderken Yol Manzaraları

Tren garından indikten sonra hemen önünde, bir sürü tramvay görüyoruz. Ve etrafta bir sürü bina. Her yerde olduğu gibi burası da oldukça gelişmiş bir şehir. İnsan eski bir şehir bekliyor aslında. Atom bombasının yerle bir ettiği bir şehir, 70 yıllık bir sürede ayağa kalkmış. Bugünlerde 1 milyondan fazla insanın yaşadığı bir şehir olmuş.  Alışveriş mağazaları, üniversiteler, devasa pasajlar, tertemiz nehirler… Sahi burası o atom bombasının atılıp, artık 1 tek ağaç bile yetişmez dedikleri ama yemyeşil olan şehir Hiroşima mı ?

7. Hiroşima’da Ulaşım

Havalimanı ; Hiroşima’ya nasıl gidilir ? Genelde Tokyo’dan direk uçuşlar düzenleniyor. 1 buçuk saat gibi bir sürede Hiroşima’ya ulaşabilirsiniz. Fiyatları tek yön 100 dolar civarında. En çok uçuş yapan firmalar ise ANA ve Japan Airlines firmaları. Havalimanından ise ya otobüsle (1,300 yen 50 dakika) yada trenle (1,340 yen 45 dakika) şehir merkezine gelebilirsiniz.

Başka şehirlerden ; Buraya muhtemelen ya Osaka’dan ya da Fukuoka’dan geleceksiniz. 2 şehirden de tren veya otobüsle gelebilirsiniz. O yüzden ikisinden de bahsedeceğim.  Öncelikle, JR Pass varsa yine Shinkansenler bedava. Ama yoksa, Osaka’dan Shinkansen trenleri ile 90 dakika  gibi bir sürede Hiroşima’ya gelebilirsiniz. Fiyatı 9,000-10,000 yen civarında. Otobüsle gelecek olursanız 5,000-6,000 yen civarında ve 6 saat gibi bir süre alıyor olacak. Otobüs bileti almak isterseniz tıklayınız. Eğer Fukuoka’dan gelecek olursanız, Shinkansen trenleri ile 90 dakikada ve 5,000-6,000 yen ödeyerek gelebilirsiniz. Ama eğer otobüsle gelecekseniz, 3 saat gibi bir sürede 3,000-4,000 yen gibi bir ücret ödeyerek gelebilirsiniz.

Şehir içinde Yaygın Kullanılan Tramvaylar

Şehir içinde Yaygın Kullanılan Tramvaylar

Şehiriçi ;  Ülkenin en geniş tramvay hattı Hiroşima’da bulunuyor. Bu yüzden bu bu noktada hiç sıkıntı çekmezsiniz. Tek yöne 160 yen veya günlük pass 600 yen. Biletleri ya gişelerden alabilirsiniz ya da tramvayda ödeyebiliyorsunuz. Ayrıca bütün tramvay duraklarında bedava wi-fi var.

Hiroşima Tramvay Hattı

Hiroşima Tramvay Hattı

8. Hiroşima’da Yeme-İçme

Tekte geçiyorum. Okonomiyaki. Ama bu okonomiyaki Hiroşima’ya özel. Osaka’da ki gibi değil. Aslında “İstediğin gibi pişir” anlamına gelen bu yemek, Osaka’dakinden çok ama çok farklı. Japonlar buna “Japon pizzası” da diyor. Ama özünde, lahana, yumurta, soba noodle, peynir ve et veya balığın, karıştırılıp ızgarada pişirilmiş hali. Üzerine de yine kendilerine has sos ilave ediyorlar. Fiyatları genelde 700-1,000 yen arasında değişiyor. He birde dostlar, gelmişken oyster yani istiridye de yiyebilirsiniz. Genelde tanesi 300 yen civarında.

Hiroşima Usulü Okonomiyaki

Hiroşima Usulü Okonomiyaki

9. Hiroşima’da Konaklama

Hiroşima’da nerede konaklanır ? Aslında “Mutlaka şurada kalın” diyecek bir yer yok. Ama özellikle Peace Memorial Park’a yürüme mesafesinde biryerde kalırsanız, akşamları hem nehrin kenarında yürürsünüz hem de atom bombası denince bir çok yerde karşımıza çıkan Dome yani kubbenin olduğu yeri akşamda görebilirsiniz. Konaklama fiyatları genelde kişibaşı 2,000-3,000 yen arasında değişiyor. Otellerde 2 kişi 5,000-6,000 yen civarında. Hiroşima’daki otellerin listesini görmek için tıklayınız.

10. Hiroşima’da Gezilecek Yerler

Hiroşima’da nereler gezilir ? Artık  en güzel kısma geliyorum. Bu kadar laf kalabalığı yeter. Bazen bakıyorum neler yazdığıma da, çok fazla şey yazıyormuşum ve kendim dahi okumazmışım gibime geliyor. Ama sonradan detaylara girip, gitmeden önce okuduklarım ve deli gibi kaynak arayışım aklıma geldikçe, başlıyorum yine yazmaya. O yüzden eğer şu anda bana “Amma da yazmışsın be kardeşim.”deyip, kızıyorsanız eğer, inşallah ciddi manada Japonya seyahati yapacak olduğunuz da, bu blog’da neleri yazdığım umarım aklınıza gelir ve kızmak yerine naçizane teşekkür edersiniz. O yüzden, hadi biraz Hiroşima’da neler yapılır ve tam olarak nasıl gezilir tek tek üzerinden geçelim ve sizi de bu harika ülkeye gitmeden önce hazırlayalım ;

Hiroşima'da Gezilecek Yerlerin Rotası

Hiroşima’da Gezilecek Yerlerin Rotası

  • Hiroshima Peace Memorial Museum : Sabah erkenden ilk işimiz, atom bombasının patladığı günden bu güne neler yaşandığını gözler önüne seren, şehrin yaşadığı dramı ve acıyı göreceğiniz, insanlığın vicdanını kaybettiği o insanlık dışı güne ait kalıntıları inceleyeceğiniz bu müze, ilk durağımız oluyor.  Giriş ücreti olarak 50 yen gibi temsili bir ücret ödeyerek başlıyoruz müzeyi dolaşmaya. İçeride, atom bombasının atıldığı andan itibaren, 70,000’den fazla insanın anında öldüğü ve zamanla bu rakamın 200,000’den fazla olduğu söyleniyor. Şehrin dümdüz olduğunu kanıtlayan fotoğrafta da aslında bunu tahmin ediyorsunuz.

    Hiroşima Peace Memorial Museum (Bombanın Patladığı Nokta ve Şehirde Geride Kalan Temsili Yapılar )

    Hiroşima Peace Memorial Museum (Bombanın Patladığı Nokta ve Şehirde Geride Kalan Temsili Yapılar )

    Aslında çok detaylı bir şekilde, atom bombasının etkilerini burada anlatabilirim. Ama sayfalarca bundan bahsetmek yerine özet geçmek istiyorum. Yok “Ben herşeyi bilmek istiyorum, her bir nokta benim için mühim.” diyorsan tıklayınız. Şimdi efendim bu bomba malum meşhur Einstein tarafından bulunmuş. Aslında önce Almanya için çalışan Einstein, Almanya’dan kaçıp ABD için çalışmış. Bu bombanın gücünün farkına varan ABD, Einstein’ı her konuda desteklemiş. 1938’de atomu parçalayan Einstein, 42’de çalışmalara tam anlamıyla başlamış. O zamanın parası ile 2 milyar dolara (Şimdi 20 milyar doları civarında) mal olan projenin ilk denemesi, 1945’de New Mexico’da başarıyla test edilmiş. 1941’de Japonlar Hawaii’deki Pearl Harbor’a saldırılarından sonra, Pasifik savaşı başlamış ve savaşa diğer müttefiklerde katılmış ve ABD savaşı sonlandırmak niyetindeymiş. Biryandan da Sovyetler, Japonya’ya saldırmak niyetindeymiş. Ama ABD elindeki gücü herkese kanıtlayıp, tek hakim olmak derdinde olduğu için, istediğini de 6 Ağustos sabahı, herkes tam işlerine gideceği saatte 8:15’te, şehrin 600 metre üzerinde patlayacak şekilde gerçekleştirmiş. Peki sonra noldu ?

asda

Hiroşima Peace Memorial Museum

    Bu bomba o kadar güçlü bir yıkıma sebep olmuş ki, şehir tabiri caizse dümdüz olmuş. Şehrin 600 metre üzerinde patlayan bomba, şehrin daha fazla hasar görmesine neden olmuş. İlk başta meydana gelen neredeyse 4,000 santigrat derecelik ısı insanları resmen yakmış. Bütün canlılar resmen alev almış ve herşey erimiş. En sert cisimler bile kuma dönmüş. İnsanlar cayır cayır yanmış, parçalanmış. Patlama anında meydana gelen şok dalgası, sonrasında bütün cisimleri patlamanın merkezine doğru çekmiş. Bunu denize attığınız bir taşa benzetebilirsiniz aslında. Önce meydana gelen bir çukur sonrasında, bütün suyun yeniden geriye toparlanarak gelmesi gibi, etki alanındaki herşey, tamamen geri sürüklenmiş. Sonrasında da meydana gelen siyah bulut oluşmuş ve bu buluttan yağan yağmur suyunu insanlar ne yazık ki içmişler. Ama radyoakfit maddeler içeren bu yağmur yüzünden, insanlar için için hayata gözlerini yummuşlar.

adad

Hiroşima Peace Memorial Museum

    İşte bu patlamadan arda kalan 10-15 binadan bir tanesi de aşağıda bahsedeceğim Dome yani kule zaten. Bu arada, Hiroşima’dan sonra Nagazaki’ye de atom bombası atmış ABD. Ama pilot havanında bulutlu olması sebebiyle heyecan yapmış ve şehrin dışına atmış bombayı.  Ama yine de 200,000 kişinin yaşadığı şehirde, 70,000 kişi hayatını kaybetmiş. Geride kalan binlerce insan ya sakat kalmış ya da hayata gözlerine yummuş. Bu geride kalanlara “patlamadan etkilenen” anlamına gelen “hibakuşa” deniyormuş. Hala binlerce hibakuşa olduğu söyleniyor.

   İşte bu müzede, patlamanın etkisini gözler önüne seren fotoğraflar, geride kalan kıyafetler, saatler, notlar kısacası aklınıza gelebilecek bir çok eşya, ibret olsun diye gözler önüne seriliyor. Daha içeriye adımınızı atar atmaz o ruhu size yaşatıyorlar. Gözleriniz doluyor. Üzülüyorsunuz. Küçücük çocukların nasıl yandığını, genç-yaşlı demeden insanların nasıl ölüme terk edildiğini, masum canların bir hiç uğruna öldüğünü, fotoğraflarda tek tek görünce duygulanıyorsunuz. İçiniz sızlıyor. Gözleriniz doluyor. Bir kez daha savaş denen pislikten nefret ediyorsunuz…

  • Children Peace Monument : Müzeden çıktıktan sonra biraz buruk bir şekilde, Hiroşima Peace Memorial Park’ın içerisinden yürümeye devam ediyoruz. Zaten sayacağım hemen hemen bütün yerler yan yana ve bu Memorial Park’ın içerisinde. Çocuk barış anıtı bir sonraki durağımız oluyor. Yemyeşil parkın içerisinde yer alan bu anıtın anısı çok derin. Hikaye şöyle; 2 yaşındaki Sadako Sasaki, patlamadan sonra şehrin dışında yaşayan bir çocuk. Patlamanın etkisi ile 10 yıl sonra, radyasyondan dolayı lösemi olmuş. Arkadaşı onu hastahanede ziyarete gelirken, yanında origami yapması için kare kağıtlardan getirmiş. Bu origamilerin Japonlarda anlamı var. Sadako, turna yapmaya başlamış mesela. Turna kuşu, sağlığı ve uzun yaşamı simgeliyormuş. Eğer 1,000 tane yaparsa, tek bir dileği gerçek olurmuş. Ancak Sadako, 644 tanesini yapabilmiş. Arkadaşları geri kalanlarını tamamlamış ve Sadako’nun mezarın origamileri ile gömülmüş. İşte bu anıtta dünyada barışı simgeliyor. Dünyanın dört bir yanından origamileri gönderen çocukların origamileri, bu anıtın etrafında sergileniyor.

    Children Peace Monument

    Children Peace Monument

  • Atomic Bomb Dome: Parkın içerisinde gezerek, nehir boyunca yürümeye devam ediyoruz. Hava yine nemli. Yüzümüz biraz asık. İnsanın ister istemez canı sıkılıyor. Lanet ediyorsunuz. Üzülüyorsunuz. Ama elden gelecek birşey yok. Tek öğrendiğiniz şey, ibretlik bir ülke tarihini, geçirdiği bunca zorluğa ve belaya rağmen, göstermiş olduğu azim ve üretkenlik. Neyse. Bu bölge hem park ile hem de nehir ile çok güzel manzaralar sunuyor. Mutlaka hem gündüz hem akşam görmelisiniz. Derken, atom bombasının patlamasının ardında geride kalan 10-15 binadan birisi olan ve bir zamanların gösterişli tiyatro binası sonraki durağımız oluyor. Patlamanın yarattığı 4000 derecelik ısının ardından, ayakta kalmayı başaran sayılı binalardan birisi olan bu sembolik yapının etrafında bulunan yemyeşil parkta oturalım diyoruz. Bu arada hani atom bombasının patladığı yerde, bilmem kaç yıl birdaha yeşillikten söz edilemezdi ? Anlatayım…

    adsa

    Atomic Bomb Dome

   Atom bombasından sonra bırakın yağmuru, resmen bir tayfun oluşmuş. Bu yüzden şehir baştan aşağı yıkanmış ve bütün şehir temizlenmiş. Sularda okyanusa akmış. Daha çok kısa bir süre sonra, tohumlar günyüzüne çıkmış bile. Ama özellikle Fukuoka’da meydana gelen nükleer kaza için aynısını söylemiyor uzmanlar. Hatta diyorlar ki “Bu Hiroşima’ya göre kat be kat daha fazla etkiye sahip.” Keşke sadece risk bu olsa. ABD ve Rusya gibi, dünyanın gelişmiş ülkelerinde binlerce atom bombası var. Bırakın atom bombasını, çok daha güçlü hidrojen bombaları dünyayı yerle bir edebilir. Einstein’ın da dediği gibi, “3. Dünya Savaşı’nın kimler arasında ve hangi silahlarla yapılacağını bilemem ama 4. Dünya Savaşı taş ve sopalarla olacak.”

  • Hiroşima Castle : Yemyeşil parkların içerisinden yürüyerek, 15 dakika gibi bir sürede ulaştığımız bu kale, 1590’da inşa edilmiş. Aslında bu kalede, atom bombası atıldıktan sonra yerle bir olmuş. Ama 1958’de yeniden inşa etmişler. Özellikle 350’den fazla sakura ağaçlarının, yemyeşil süslediği kalenin çevresi tam huzur bulduğumuz yer. He bu arada giriş 360 yen.

    sad

    Hiroşima Castle

     Toplamda 3-4 saat kadar şehirde dolaştıktan sonra, birazda halkın ne yaptığını gözlemlemek istiyoruz. Özellikle Tatamachi durağının bulunduğu bölgede bir çok kafe, restoran ve pasajlarda dolaşıyoruz. Unutmayın, özellikle Hondori Caddesi şehrin tam kalbi. Alışveriş yapmak ve akşam dolaşmak için çok güzel bir yer. Alışveriş için, Shareo (Yer altı alışveriş merkezi) uygun. Birde sokaklarda insanlar yine öyle nazik öyle kibarlar ki. Mesela, tramvaya biniyorsunuz. Çocuğunuzun bebek arabası var. Tramvaydaki görevli hem binerken hem de inerken size yardımcı oluyor. Hatta her yolcuya binerken de inerken de “Hoşgeldiniz” veya “Teşekkürler” diyor. Bazen bir Japon durduk yere sizinle muhabbet ediyor. Ama nasıl zevkli. Aynı animelerdeki gibi konuşuyorlar. Bizde Japonlarla muhabbet ede ede, günümüzü Hiroşima topraklarında ders çıkararak geçiriyoruz. Bir sonraki durağımız olacak olan Miyajima’ya gitmek üzere kendimizi hazırlıyoruz.

11. Miyajima Hakkında-Gezilecek yerler !

Bir sonraki durağımız Miyajima oluyor. Aslında, bir dergide gördüğüm ama en ufak fikrim dahi olmayan bu şehre gidecek olmam beni çok heyecanlandırıyor. Hani, filmlerde olur ya, adam iş hayatından bıkmıştır. Hayatı ikilemler içerisinde ve mutsuzdur. Her şeyi bırakır. Alır çantayı sırtına, tek yön biletini aldığı gibi doğruca merak ettiği o fotoğraftaki yere gider ya.  Öyle birşey işte benimkisi. Belki kader. Belki hayal. Adı üstünde, birhayalinpesinde.

Miyajima Vapuru

Miyajima Vapuru

Sabah ilk iş bu adaya gitmek oluyor. Hiroşima’dan kalkan tramvayla (160 yen) önce en son durak olan Hirodennishi durağına geliyor ve oradan da JR trenine binerek (JR pass için bedava, yoksa 410 yen) Miyajima-guchi istasyonuna geliyoruz. İstasyondan iner inmez hemen karşısında yer alan rıhtıma gidiyoruz ve JR feribotuna biniyoruz. Çünkü JR Pass’in geçerli olduğu bota binince ücret ödemiyoruz. Eğer JR Pass yoksa 180 yen.

Hemen güverteye atıp başlıyoruz manzaranın keyfini çıkarmaya. He birde, buraya neden geldik onu anlatayım kabaca. Burası ülkedeki en önemli Budist tapınaklarının olduğu yer. Geçmişi 860 yılına kadar gidiyor. Ama zamanla hem Budist hem de Şinto tapınakları kullanılmaya başlanmış. Haliyle 2 din günümüzde olduğu gibi, şimdide etkileşim halinde. Aslında adanın asıl adı Itsukushima ama Miyajima onun popüler adıymış. He birde, Miyajima “Tapınak Adası” demekmiş. Zaten bunu daha adaya iner inmez heryerde görüyorsunuz. Doğrusunu söylemek gerekirse, hayatımda gördüğüm en dini ada burasıydı. Son olarak, biz burada konaklamadık. Eğer sen konaklamak istersen otellerin listesini görmek için tıklayınız.

Miyajima'da Gezilecek Yerlerin Rotası

Miyajima’da Gezilecek Yerlerin Rotası

  • Pazar : Miyajima’da nereler gezilir ? Adaya iner inmez önce küçük bir pazar bizi karşılıyor. O kadar tatlı o kadar güzel bir pazar ki, yağmurunda yağması ile adanın toprak kokusunu içimize çekerek pazarda kayboluyoruz. Bizim gibi o kadar çok turist var ki anlatamam. Japon yok desem yeridir. Derken, pazarın içerisinde kaybolarak, tapınakların olduğu bölgeye doğru ilerliyoruz. Bu arada adanın heryerinde yine geyikler var. Burada da tıpkı Nara’da olduğu gibi, geyiklere dokunmamışlar. Neden ? Çünkü kutsal.
Miyajima Sokakları

Miyajima Pazarları

  • Floating Torii : Tapınakların olduğu bölgeye doğru ilerlerken suyun içerisinde bir kapı görüyorum. “O mu, değil mi.” derken, kalp atışlarım hızlanıyor. Aslında diyebilirsiniz “Kapı işte. Ne var bunda ?” diye. Olay o değil. Olay dünyanın ne kadar küçük olduğunu görmek. Olay hayallerin peşinden gidip, onca zaman görmeyi düşlediğin bir şeye sonunda sahip olma mutluluğu. Derken, sahil boyunca yürümeye devam ediyoruz ve kapının olduğu bölgeye ulaşıyoruz. İlk gördüğümüzde kapı denizin içerisinde gibi görünüyor. Birde, kapı bazen karada bazen de denizin içerisinde kalıyor. Gelgit sayesinde her 2 anada şahit olabiliyorsunuz. Ülkenin en önemli 3 dini simgesindne birisi. Biraz fotoğraf çektikten sonra artık diğer tapınaklara görmek üzere, yola devam ediyoruz.
Floating Torii

Floating Torii

  • Itsukushima Shrine : Hemen yanıbaşında yer alan bu tapınağa gidiyoruz. Aslın tapınak suyun içerisinde kalabiliyormuş. Eskiden adanın kutsallığı bozulmasın diye, din adamları dışında gelenlerin bu adaya ayak basmasını istemiyorlarmış. Bu yüzden bu tapınak suyun üzerine inşa edilmiş. Ama biz o ana denk gelemedik. Giriş ücreti olarak 500 yen verdiğimiz bu tapınak, UNESCO Dünya Miraslarından birisi. 1168 yılında dönemin en güçlü Kralının emri ile kralın aile tapınağı olarak inşa edilmiş. Kırmızı renklerin hakim olduğu tapınak içerisinde yürüyerek her bir köşesini geziyoruz.
Itsukushima Shrine

Itsukushima Shrine

  • Cafeler : Bundan bahsetmeden geçemeyeceğim.  Daisho-in tapınağına doğru ilerlerken onu gördük. Kafamızı şöyle bir sola çevirdik. Kafeye benzettiğimiz küçük bir işletme. Hemen daldık içeriye. Peki sonuç ? Hani kahveyi falan geçtim, tamda aradığım gibi, tamamen Japon kültürü ile döşenmiş, büyüleyici bir kafe. Bir bardak kahve içip, hem günü yorgunluğunu attık hem de bu muhteşem manzaranın keyfini sürdük. He birde, 1 kahve 500 yen. Bu manzaraya değmez mi ?
Cafeler

Kafeler

  • Daisho-in : Artık en çok merak ettiğimiz ve Budist dinine inanan Japonlar için çok ama çok önemli olan bu tapınağa, dağı tırmanarak çıkıyoruz. Hava mis. Hafif yağmur ve biraz serinlik hakim. Doğanın sunduğu mis gibi toprak kokan yemyeşil ormanlık bölgede çıt çıkmıyor. Bölgenin içerisinde yürürken, huzur dola dola ne yorgunluk kalıyor üzerimizde ne bitkinlik. Sesimizi kesiyoruz ve tapınakları tek tek inceliyoruz. Giriş ücreti ödemeden dalıyoruz içeriye. Bu tapınaklar aslında Shingon Budizminin bir parçası ve 12 yy da inşa edilmişler. Misen dağının eteklerine kurulu tapınaklar birden fazla. Özellikle Kannon-do Hall, Maniden Hall, Sand mandala gibi Tibetli keşişler tarafından yapılmışlar. Gerçekten etkilenmemek mümkün değil. Bambaşka bir kültür içinde, daha da farklı olanlarını görünce çok mutlu oluyorum. Yine aynı soru kafamda : Dünya tek dil, tek din, tek millet olsa ne sıkıcı olurdu…
Daisho-in

Daisho-in Girişi

    Tapınak içerisinde yüzlerce heykeller, enstrümanlar, fenerler, çanlar, kutsal yazılar… O kadar enteresan şeyleri görünce aklım karıştı doğrusu. Sürekli bir merak ” Acaba bu ne ? Buna neden dokunuyorlar ? Bu hareketlerin bir anlamı olmalı.” gibi bir sürü sorular soruyordum kendime. Ama sonradan öğrendim ki, öğrenecek çok fazla detay var. Hatta tapınakların en üst katına çıkıp, aşağıya eklediğim vidyoyu çekiyorum.

Ama özetle ; bu adamların birçok inançları talihe ve şansa dayalı. İşte “Şunu yaparsan, böyle şans getiri. Bunu yaparsan, kaderin yüzüne güler.” gibi batıl inançlar çoğunlukta. Aslında bu işin özü bir felsefe. Bir çok din adamı ve öğrencileri de, böyle tapınaklara gelerek, önce kendi ruhlarını ve dinginliği öğrenerek, sonradan öğretilere başlıyorlar. Vallahi dostlar, bu konulara çok meraklıysanız, çok ama çok araştırmak lazım. Doğrusunu söylemek gerekirse, ben kendi dinimi bile ayrıntıları ile bilmiyorum. O yüzden bu araştırmalar sonu gelmeyen yolculuk. Ama size işin özünü burada ve Japonya Gezi Rehberi‘nde ayrıntılı olarak anlatmıştım. Daha da merakınızın olduğu şeyler varsa, gitmeden önce oldukça ayrıntılı kaynaklara internet ortamında ulaşabilirsiniz.

Daisho-in

Daisho-in

  • Senjokaku ve Pagoda : Daisho-in ‘de huzur dolu zaman geçirdikten sonra, artık limana doğru dönüyoruz. Ormanın içerisinde yürüdükten sonra sahil kısmında yer alan bu tapınak ve yanındaki Pagoda dikkatimizi çekiyor. Hemen istikametimizi değiştiriyoruz. Niye ? Merak… Burası 1578 yılında Hideyoshi Toyotomi tarafından inşa ettirilmiş. Ancak  tamamlanamayan yapıya, daha sonradan güzelliği bozulmasın diye dokunulmamış. Özellikle dört bir tarafı açık olan tapınak, mis gibi esen meltemin yüzümüzde bıraktığı saçma bir gülüşle, hiç bitmesini istemediğimiz bir yolcuğun en güzel anlarından birisi oluyor. Biraz adayı tepeden izledikten sonra, artık geri dönmek üzere şehir merkezine doğru yol alıyoruz. He birde giriş ücreti yok.
Pagoda

Senjokaku ve Pagoda

Yemek ; Miyajima sokaklarında gezerken yavaştan karnımız da acıkmaya başlamıştı. Biryandan da hiç gitmek istemiyorduk. Derken aklıma bu adada yenmesi gereken yemekler geldi. Momiji manju adında ardıç kurabiyeleri, istiridyeler ve yengeç veya diğer balıklardan yapılan ızgaralar harika. Bunların hepsi sokaklarda satılıyor ve genelde 300-500 yen civarında.

Balık Kekleri

Balık Kekleri

Konaklama ; Miyajima’da nerede konaklanır ? Biz Miyajima’da konaklamadık. Ama net olduğum birşey varsa, bir daha gidersem, sırf huzur dolup, sabahları o tapınaklardaki ayinlere katılmak için, bir saniye bile tereddüt etmeden kalacağımdır. O kadar emin ve o kadar net konuşuyorum bu konuda. Belki siz gitmek istersiniz diye, söylüyorum. Sakinliği seviyorsanız mutlaka 1 gece kalın. Yalnız, kişi başı ortalama 40-50 dolar gibi bir konaklama gideriniz olabilir. Bilesiniz.

Miyajima

Miyajima

12. Miyajima-Hiroşima’da kaç gün kalmalı ? 

Miyajima ve Hiroşima için toplamda 1 veya 1.5 gün yeterli olacaktır. Bu şehirler öyle çok büyük yerler değil. Zaten 2 şehri de yürüyerek geziyor olacaksınız. Ulaşım konusunda da sıkıntı yaşamazsınız. Tek yapmanız gereken, Miyajima gibi harika bir adada konaklamak isteyip istemediğiniz. Doğrusunu söylemek gerekirse, ben böyle yerleri çok seviyorum. Belki de doğanın içerisinde büyüdüğüm için, beni hep kendine çekiyor böyle huzur dolu yerler.

Floating Torii-Sular Çekildikten Sonra

Floating Torii-Sular Çekildikten Sonra

13. Miyajima-Hiroşima’da yapılmadan dönülmemesi gerekenler neler ?
  • Hiroşima’da bütün saydığım yerleri görmeden
  • Hiroşima hakkında bilgi denizinde boğulmadan
  • Miyajima’da tapınakları tek tek gezmeden
  • 2 şehrinde pazarlarında kaybolmadan
  • Hiroşima usulü okonomiyaki yemeden
  • Miyajima’da kurabiye ve balıkları tatmadan
  • Budizm ve Şintoizme dair bilgiler edinmeden
  • Tapınaklarda onlardan birisi gibi davranmadan

    Atomic Bomb Dome'un ve Hiroşima'nın Patlamadan Sonraki Hali

    Atomic Bomb Dome’un ve Hiroşima’nın Patlamadan Sonraki Hali

dönme arkadaşım. Hiroşima’da, ülkenin tarih denizinde boğulurken, Miyajima’da huzurdan ölüyor olacaksın. Hele birde serin bir akşamüzeri, sahil kısmına gidip, geyiklerin yanına gelip senden yemek istedikleri ana tanık olduktan sonra, hayatının anlamı yavaş yavaş seyahat etmek olacak. Umarım, gidip, gördükten sonra, tekrar bu konuları seninle konuşuyor  oluruz…

14.Miyajima-Hiroşima’ya ne zaman gitmeli ? 

Artık sürekli söylediğim gibi, yazın yağmurlu. Özellikle Ağustos ayında sürekli fırtına var. En güzel dönem Mart sonu ve Nisan başı. He birde güz dönemi var. O da Ekim ortası Kasım başı. Biz Temmuz ortası gitmiştik. Yağmurluydu hep. Ama tabiki de onun da yeri ayrı…

Hiroşima-Tertemiz Nehirler

Hiroşima-Tertemiz Nehirler

15. Miyajima-Hiroşima’da benim yapmadığım ama size önerilerim neler ? 
  • Himeji’de bulunan Shosha Dağı’na  gitmedim. Budist tapınakların olduğu ve manastırı da olan bir bölge burası. Gelmişken gidebilirsiniz. Tren garının oradan (45 dakika uzaklıkta) kalkan otobüsler var. Kombine bilet fiyatları 1,300 yen (Gidiş-teleferik-dönüş)
  • Miyajima’da konaklamadık. Sizin fırsatınız olursa mutlaka konaklayın.
  • Miyajima’da yer alan Kiyomori tapınağı ve hemen karşısında Miyajima Public Akvaryumuna gitmedik. Eğer siz gitmek isterseniz, zaten hemen Itsukushima Tapınağının yanıbaşında olduğunu bilin.
16. Miyajima-Hiroşima hakkında uyarılarım
  • Birçok tapınak akşam 5 civarında kapanıyor. O yüzden Miyajima’ya kadar gidip, tapınakları göremeden dönmeyin. Güzel bir plan yapın. Bu durum Hiroşima’daki müzeler içinde geçerli.
  • Şehirlerden eğlence veya gece hayatı gibi etkinlikler beklemeyin. Genelde sakin şehirler. Bir Osaka veya Tokyo değil.
  • Ulaşım konusunda sıkıntı çekmezsiniz. Çok güzel bir sistemleri var. Ama siz yinede ineceğiniz durakları çok iyi bilin. Çünkü ingilizce bilmiyorlar

    adas

    Tatlılıktan Ölen Japon Çocukları

Himeji’de çektiğim fotoğraflar için tıklayınız.
Hiroşima’da çektiğim fotoğraflar için tıklayınız.
Miyajima’da çektiğim fotoğraflar için tıklayınız.

“Ah Hiroşima be. Sen ne dertli şehirmişsin!” diye kahrolduğum Hiroşima’dan sonra, huzuru iliklerime kadar hissettiğim ve “Keşke 1 günlük bile olsa burada kalsaymışız.” diye üzüldüğüm Miyajima seyahatimiz, yine tarifi mümkün olmayan seyahat anılarımın ve deneyimlerimin en güzel parçalarında birisi olarak yerini aldı. Hala aklıma gelip, fotoğraflara baktıkça, hayallere dalmama sebep olan, bir sonraki durağımın bir an önce belirlemem için beni teşvik eden, hayallere daldıran çok güzel bir rota olmuştu.

Hiroshima Castle Girişi

Hiroşima Castle Girişi

Artık Hiroşima’dan ayrılıp, defalarca bir çok otorite tarafından, dünyanın en iyi şehri seçilen, sokaklarında ve meydanlarında kendimizi kaybedip, 2,000’den fazla tapınağa ev sahipliği yapan Kyoto’ya gitmek üzere yol alıyorduk. Yine sırtımda çantam, aklımda yeni rotalar, ruhumda tarifi mümkün olmayan mutluluk….Bir sonraki durak Kyoto

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

Yorum Yap