Japonya’da Ne Yenir ? Japon Yemekleri Nelerdir ?

Japonya’da yeme-içme

“Guzummm. Sakın oralarda pis pis çiğ şeyleri yeme. Ne varda yine gidiyorsun. Aç kalıp geri dönücen. Zayıflıcan yine.” Bu sefer yanılan anam oldu. İlk defa bir ülkede aç kalmadım dostlar. İlk defa “Hemen acıksam da bi kez daha yemek yesek.” dedim. İlk defa bir ülkenin yemeğini bu denli sevdim. Adamlar kötü birşey yapmaz mı arkadaş ya. Yapmıyorlar sahi…

FETHİYE’de okula gitmeden önce 2 ebi 1 de nigiri atmadan annem okula göndermezdi. Beslenme çantama da suşi setini soya sosu ve vasabisi ile koyardı. Biz böyle büyüdük. Yoksa siz ???

Şaka maka, hiç bir fikrim yoktu Japonya yemekleri hakkında. Ta ki İstanbul’ da farklı lezzetler peşinden koşana dek. Başta herkes gibi bende nefret ettim bu mutfaktan. Özellikle 5. Tat konusunda hassas olan insanların taptığı bu mutfak sonradan benimde hastası olduğum bir mutfak oldu. Sunumu, lezzeti, farklılığı bambaşka olan bu mutfağın en önemli şehri Osaka. Özellikle suşi seviyorsanız Tokyo. Adamların restoranlarının o muhteşem tasarımları, içeride püfür püfür sigara içilse bile, hiç ama hiç kokusunu dahi size hissettirmeyen ve sürekli havayı temizleyen havalandırma sistemlerinin modernliği, oturduğunuz bir restoranda size hizmet ederken ne yapacağını şaşıran çalışanları ve hemen hemen bir çok restoranın size hiç bitmemesi için dua ettiren o harika bahçelerinin sunduğu manzaraları. Aklınız gidecek. Ruhunuz dinlenecek bu restoranlarda. Hemde ödeyeceğiniz rakamlar 10-20 dolar gibi bir ücret olacak. Neyse ben bütün bu şehirlere ve ülkenin yemeklerinin tektek neler oldugunu sayayım. Umarım canınızın çekmesine neden olmam. Şimdiden özür dilerim…

Japonya'da Sıradan Bir Restoran

Japonya’da Sıradan Bir Restoran

Önce; Japonya’da bir çok restoranda oturma parası ödersiniz. Bunu unutmayın. Özelikle Tokyo’da. 300 yen gibi bir rakamdır kişi başı. Yemek başlamadan önce de ıslak havlular getirirler. Su bedavadır.

İzakaya

Türkçe karşılığı meyhane. Adamların iş çıkışında kadınlı-erkekli gelip, içip, yemek yedikleri yer. Küçük küçük ara sokakların arasında kaybolurken, genelde daracık olan minnacık restoranlar. Gelmişken, Japon halkını gözlemlemek için mutlaka denenmeli. Birde bu izakayaslar farklı konseptlerde olabiliyor. Bazıları sadece  Yakitori (Tavuk ızgara) üzerine olurken, bazıları ise normal restoranlarda ki gibi daha geniş yemek çeşitlerine sahip olabiliyor.

İzakaya

İzakaya

Tatami

Bir çok restoranda ayakkabılarınızı çıkarmanızı rica edebilirler. Daha sonra ise yerde serili olan masanın etrafına bizdeki gibi oturmanızı isteyebilirler. İşte bu oturduğunuz yerde bulunan ve genelde prinç saplarından oluşturulan kilim veya mindere “Tatami” diyorlar.  Oldukça hoş tasarlanan ve insanın hiç çıkası gelmediği Japon restoranlarında, oturmakla kalmayıp, uzanmak bile isteyebilirsiniz.

Tatami

Tatami

Suşi

Japonya’da ne yenir ? Suşiden başlayalım. Şimdi. Adamların toprakları yok. Haliyle denize açılmışlar. Civardaki verimli okyanuslarda avlanmışlar. Bu balıkları da yemeklerinde kullanmışlar. İşte bu bolca tükettikleri bu suşi ise, pirinç sirkesi ve şeker ile tatlandırılmış haşlanmış pirinç (şari) üstüne veya içine balık, diğer deniz ürünleri veya sebze gibi malzemeler (neta) konarak servis edilen bir yemek türüdür. Evet. Bildiğiniz çiğ balık özünde. Ama bu suşinin bir çok çeşidi vardır. Maki, California Roll, nigiri, ebi bunlardan sadece başlıcaları ve en çok tüketilenleridir. Aslında California Roll diye bir suşi türü Japonya’da yoktur. O tamamen pazarlama amacıyla türetilmiştir. Bu suşi restoranları da aslında 1980’ler de diğer ülkelerde popüler olmuştur. Benim için ise en güzel suşiler; isim olarak vermeyeceğim. Bence fotoğraflara bakın, gözünüze güzel görünen ne varsa tek tek deneyin. Zaten fotoğraflardan görüyor olacaksınız. Ama genelde somon, karides ve orkinostan yapılanlar en lezzetlileri. Aşağıda örnek bir fotoğraf ekledim. Pek muhtemel sizin gideceğiniz restoranlarda da böyle fotoğraflar olacak.

Suşi Menüsü

Suşi Menüsü

Ülkede ise suşi yerken 2 türlü restoran göreceksiniz. Bir tanesi Kaiten Zushi yani bir bant ve bu bantın üzerinde önünüzden geçen tabaklar. Her farklı renkteki tabakta ise farklı renkte suşi. Her farklı renkteki tabağın fiyatı da farklı. Tabakların dönen bantın üzerinden tek tek önünüzden geçer. Sende dilediğini seçersin ve tabakları önünde biriktirirsin. Genelde kişi başı 2,000 yene, krallar gibi, patlayana kadar suşi yiyebilirsin. Bir diğeri ise, normal suşi restoranlarıdır. Ya usta direk karşınız da suşiyi hazırlar ya da masanıza getirirler. Bunlar biraz daha pahalı olur. Genelde kişi başı 2,500-3,000 yen. Kaiten Zushi’de çektiğim vidyoyu da aşağıya ekledim.

Saşimi

Sadece balığın çiğ olarak servis edilmiş halidir. Bu aradaki farkı unutmayınız. Suşiden en önemli farkı, tek başına, yanında balık veya sebze veya pirinç gibi başka hiçbirşey olmadan sunulan halidir.

Maki

Pirinç ve içine konan farklı malzemelerin deniz yosunu ile sarılıp, dilimlere ayrılmış hali. İçerisinde balık olmadığı için ben çok sevmiyorum. Ama eğer balık sevmiyorsanız sizin favoriniz olabilir.

Saşimi

Maki

Tempura

Genelde çoğu insan bunu karides olarak bilir. Ama özünde, çok hafif bir kızartma tekniğidir. Deniz mahsulleri veya sebzelerin kızartılmasıdır. Ama benim favorim, karidesli olanıdır. Mutlaka deneyin.

Karides Tempura

Karides Tempura

Nigiri

Nigiri ise, pirinç topunun üzerine balık veya başka deniz ürünlerinin konmuş halidir. Benim için en güzeli karidesli olanıdır. Karides yerine bazen somon, bazen orkinos da konabilir.

Nigiri-Karidesli

Nigiri-Karidesli

Soya sosu ve Vasabi

Bir suşi, soya sosu ve vasabi olmadan pek muhtemel lezzetli olmayacaktır. Pirincin soya sosunu ve vasabiyi karıştırıp hazırladığınız karışıma batırıp öyle tüketilmesi tavsiye edilir. Merak etmeyin zamanla alışırsınız. Vasabi, kendi adındaki bir bitkinin (Wasabia japonica) köklerinden elde edilen çok acı ve macunumsu bir çeşnidir. He birde acıdır dostlar. Bilesiniz. Bu ülkede tuz kullanılmaz. Yerine soya sosu kullanılır. Peki nedir soya sosu ? Soya fasulyeleri, kavrulmuş tahıl, su ve tuzdan yapılan fermente bir sosdur. Hemen hemen bütün restoranlarda bulunur. Sadece Japonya değil, bir çok Doğu ve Güneydoğu Asya mutfağında karşınıza çıkar.

Nigiri-Karidesli

Yeşil Olan Vasabi ve Küçük Tabaktaki ise Soya Sosu

Chopstick (Hashi)

Japonlar aslında buna “Hashi” diyorlar. Adamların herşeyi farklı. Ama bizim ülkemizde herkes, yemek yerken kullanılan çubuklara “Chopstick” dediği için, başlığı bu şekilde yazayım dedim. Japonya’da onun adı “Hashi” dostlar. Bilesiniz. Chopstick derseniz anlamayabilirler. Ama genel itibari ile, adamlar hep bu çubukları kullanarak yemeklerini yerler. Bu çubuklar 6,000 yıldan fazladır Doğu Asya ülkelerinde kullanılır. İlk Çinliler kullanmıştır. Sonrasında neredeyse bütün Doğu Asya’ya yayılmıştır. Bu çubuklara hemen alışmak zordur. Şimdi anlatacağım ama inanın nasıl anlatılır bende bilmiyorum. Siz en iyisi mi gidince garsona sorun. Bu işler yaşayarak öğrenilir. Ama ne yapın ne edin öğrenin. Bu çubuklarla yemek yemek çok eğlenceli.

Hashi

Hashi

Kobe Bifteği

Bir inek düşünün. Hani şöyle gayet besili mi besili olanlardan. Şimdi o ineğe bira içirin. Su demiyorum bakın bira diyorum. Bir yandan da bu hayvana masaj yapın. Rahatlasın hayvancağız. Hayal edebildin mi ? Başta bende edememiştim. Ama hayal et kardeşim. Gitmeden önce her duyacağın yeni ve enteresan bilgiye kendini hazırla. Çünkü burası Japonya ve evet. Dünyanın en iyi ve pahalı eti olarak bilinen Kobe eti de aynen söylediğim şekilde beslenen bu ineklerden, Japonya’da elde ediliyor. Klasik müzik dinletilerek özel bir bira ile özel yetiştiricileri tarafından besleniyorlar. Bu bira etin güzel ve dengeli olması için içiriliyor. Hayvan yağlanmıyor. Masaj yapılarak kaslanmasını da engelliyorlar. Böylece et yumuşak oluyor. Kilosu ne kadar mı ? Sıkı durun. 1,000 dolar. Ama yurtdışında. Yerinde yani Kobe’de yerseniz porsiyonu (200 gram) yaklaşık 4,800 yen yani 40 dolar. Değer mi ? Yemeden dönmeyin derim… Hatta çektiğimiz vidyoyu da aşağıya ekledim. Şimdi orda olmak vardı…

Noodle (Erişte)

Un, yumarta, yağ ve tuz karışımı olan hamurun, kibrit çöpü ebatlarında kesilmesi sonucunda oluşan bir makarnadır. Genelde sebzeli, deniz mahsullü veya etli servis edilir.

Noodle

Noodle

Udon

İşin özeti ; yukarı da anlattığım noodle’ın kalın hali. Ama genellikle sulu olarak servis edilir. Çorba gibi düşünün. Ama noodle da ise su olmaz. Daha kurudur fotoğraflardan anlayacağınız üzre.

sada

Udon (Solda) ve Karides Tempura (Sağda)

Ramen

Aslında Çin kökenli olan bu yemek, çorba içinde sunulan eriştenin Japon mutfağındaki adıdır. Japonya’da çok ama çok meşhurdur. Özellikle Kyoto’da bir çok yerde tadılmalıdır. Udon’dan en önemli farkı ise daha ince oluşudur. Ayrıca daha yumuşaktır. Özellikle Kyoto’da, kendinizi bu yemeğin bulunduğu kaseyi kaldırıp, direk dikerken bulacaksınız. Fiyatı genelde 800 yen civarındadır.

Udon

Ramen

Okonomiyaki

Bazı şehirler vardır. Yemek için yaratılmıştır. Oraya gittin mi yemek yesen yeter, başka birşey yapmana gerek yoktur. Osaka gibi. Bu şehir ülkenin gastronomi şehridir. Bu şehre özgü yemeği ise işte Okonomiyakidir. Farklı sebzelerin, içerisine et veya balık konarak, hazırladıkları özel hamur (su,un, yumurta) ile ızgaranın üzerinde önlü arkalı pişirilmiş halidir. Piştikten sonra da kendilerine has Worchestershire sosu eklenerek afiyetle yenilir. Dilerseniz ketçap veya mayonez de ilave edebilirsiniz. Genelde 1 kişilik fiyatı 900 ile 1,000 yen civarındadır. Aşağıda çektiğim vidyoda da nasıl yapıldığını görebilirsiniz.

Takoyaki

Bu ise, daha çok atıştırmalık olan ve ahtopotun etinin hamur hale getirilip, top şeklinde kızartılmasıdır. Özellikle atıştırmak için yolda yürürken birebirdir. 6’lı veya 8’li set halinde satılır. Genelde 500 yen civarındadır.

Takoyaki

Takoyaki

Fugu Balığı

Nehir domuzu olarak da bilinen bu balık zehirli bir balıktır. Yanlış pişirildiğinde insanı öldürür. Ama yine de insanlar tüketir. Hatta vakti zamanında Japonya İmparatorluğu tarafından yasaklanmıştır. Bu balığın ustası olmak için 11 yıl eğitim almak gerekir. Lisansını almak için de önce pişirdiği balığı yemelidir. Eğer testi geçerse, lisansını alır.

Fugu Balığı

Fugu Balığı

Steamed Meat Dump

Bizim haşlanmış mantıya benzettiğimiz ama özünde haşlanmış etin, hamur ile sarılıp, suyun içinde haşlanmış bir şekilde servis edilmesidir. Hem et hem de deniz mahsullü olabilir. Özellikle Kyoto’da denemelisiniz. Fiyatı genelde 350 ile 400 yen arasında değişiyor.

Steamed

Steamed Meat Dump

Şabu şabu

Kendin pişir kendin ye. Hani şu Güney Kore gezi notlarımda bahsetmiştim. Kore barbeküsü vardı. Size eti getiriyorlardı ve sizde közün üzerinde kendiniz pişiriyordunuz. Bu da işte aynı mantıkta. Ama bu sefer ızgara yerine, kaynayan bir su var. Çok ince dilimlenmiş etleri, içerisinde farklı sebzelerin olduğu kaynayan suya batırıp çok az  bekletiyorsunuz ve haşlanan eti, yanında gelen soya sosu gibi farklı soslarla beraber yiyorsunuz. Fiyatı genellikle 1,500-2,000 yen civarında.

şa

Şabu Şabu

Miso Soup

Bu çorba çok güzeldi bak.128 yen ödemiştik Tokyo’da. Balık çorbası idi. Mutlaka denenmeli.

Yakitori

Bildiğiniz mangalda soslu şiş tavuk eti. Ancak biraz pahalı (Tek şiş 140 yen). Özellikle Tokyo’da çok meşhur.

Yakitori

Yakitori

Sake

Pirinç rakısı. Restoranlarda olmazsa olmaz. Soğuk veya sıcak içilebiliyor. Kendine has bardakta geliyor ve yavaş yavaş içiyorsunuz. Sek olduğu için çok içmemekte fayda var. Çarpabilir. Restoranlarda 400 yen civarında.

Sake

Sake

Bira

Dünyada yer alan bir çok global marka aslında ülkenin marketlerinde bolca bulunabiliyor. Ama özelikle yerel bir tat aramak isterseniz, Asahi birasını tavsiye ederim. Fiyatlar genele 250 yen civarında. O da 2 dolar gibi bir rakam ediyor.

Yemekte görgü kuralları

Japonlar için herşeyde olduğu gibi, yemek yeme kültüründe de saygı ve adap önemlidir. Yemek yerken, ki özellikle noodle-udon, höpürdeterek yiyebilirsiniz. Bu, yemeğin ne kadar lezzetli olduğunun göstergesi olarak kabul edilir. Hashi yani Chopstickleri kullanırken ise ; birbirinize hashi ile yemek vermeyin. Bir şey ya da birisini hashiyi kullanarak işaret etmeyin. Birde restoranların önünde neredeyse her zaman sıra görüyor olacaksınız. Bazı restoranların bildiğiniz fanları oluyormuş. O yüzden 10 dakikalık yemek için 1 saat sıra bile bekliyorlar. Böyle durumlarda sıraya girip, bekleyiniz. Kaynak olayı Japonya’ da sözlükte olmayan bir terimdir. He birde eğer Japon birisi ile yemek yiyorsanız, herkes masada olmadan yemeğe başlamayın. Yemeğe başlarken “itadakimasu” bitirirken ise “gochisousama” diyebilirsiniz. Bakalım nolcak…

Küçücük Restoranlar

Küçücük Restoranlar

Fast Food ve Market Zincirleri

Heryer Mcdonalds-Burger King-KFC-Starbucks. Bu konuda hiç sıkıntınız olmasın. Bizim için tek sıkıntı kahvaltı idi ki onu da VIE DE FRANCE restoranlarında hallettik. Bizim Simit Sarayı mantığında restoranlar ve gerçekten sabah kahvaltısı için oldukça seçim şansınız var. Fiyatlarda gayet makul. Mutalaka bu cafede sabah kahvaltınızı yapın. Birde bütün zincirlerde fiyatlar da genellikle 500-1,000 Yen arasında değişir. Birde heryerde 7/11, Familymart veya Lawson gibi marketler 7/24 bulunur. Bu marketler yiyecek, içecek, sigara ne ararsanız bulunur. Bizim küçük Migros veya Tansaş mantığındadır. Hem kredi kartı geçer hem de nakit. Bu konuda çok rahat edersiniz. Tek sıkıntı içerisi her daim soğuktur. Yaz aylarında dikkat etmek gerekir. Dışarısı çok sıcak içerisi buz gibidir…

7/11

7/11

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

Yorum Yap