Japonya Gezi Rehberi

Japonya, gezilecek yerleri kadar, kültürü ile aklımı başımdan alan bir ülke oldu. “Yine olsa yine giderim. Hatta bir saniye bile düşünmem.” dediğim nadir ülkelerden birisi. İşte bu deliler gibi sevdiğim güzeller güzeli  ülke hakkında, kendimce Japonya’da gezilecek yerleri, Japon kültürünü, Japon yemeklerini, Japon sanatını, Japonya gece hayatını satır satır anlattım.

transit_vize

Kyoto-Japonya

Hatta, Japonya’da gittiğim Kyoto, Osaka, Kobe, Nara, Hiroshima gibi şehirlere dair tek tek gezi rehberleri çıkardım. Ben, en büyük hayalimi gerçekleştirdim. Darısı, hayal eden sizlerin başına. Keyifli okumalar.

1. Japonya’ya Başlangıç

“Ertele ertele nereye kadar. Gidilecekse gidelim artık. Ben daha fazla hayalini kurup, bunun için yaşamak istemiyorum. Olacaksa olsun, Hava yağarsa yağsın. Islanırsak ıslanalım. Fırtına olursa da bir kaç gün bekleriz artık. Ama nolur ertelemeyelim.

Artık şu Japonya’ya gidelim.” diyerek planları yapmaya başlamıştık. Gittik, gezdik, gördük. Sizlerde görün diye kapsamlı yazıları hazırladık. Hatta Güney Kore-Japonya turumuzun vidyosunu da aşağıya ekledik.

Gidip gitmeme konusunda kaç kez kararsız kaldık bilmiyorum. Ya parayı bahane ettik ya ya da alternatif rotalar çıkardık. Ama ne hikmetse 2015 Temmuz ayına kadar Japonya’ya gitmeyi bir türlü beceremedik.

Peki noldu ? Başımız göğe erdimi ? Sahi denildiği kadar yemekleri lezzetli, insanları saygılı, sokakları pırıl pırıl, metro hatları baş döndürücü, kızları çok güzel, erkekleri çok sarhoş, çocukları çok tatlı mıydı ?

Sahi dedikleri gibi, gittikten sonra insanın “Bir daha fırsat olsa da Japonya’yı ölmeden bir kez daha göreyim.” diyesi geliyor muydu ? “Bir kez başladın mı bu ülkeye seni müptala eder” sözü gerçekmiydi ?

Busan (Güney Kore)- Osaka (Japonya) uçuşumuz

Busan (Güney Kore)- Osaka (Japonya) uçuşumuz

Canın sıkılıp, gözlerini kapadığında, filmin bir sahnesini izliyormuşcasına, daracık Kyoto sokaklarında kaybolup, hiç bilmediğin ama zen felsefi ile döşendiğini tahmin ettiğin o harika bahçelere sahip restoranlarda oturup, kahveni yudumlarken ki hissettiğin o huzurlu anı, yağmur tanelerin çimlerin üzerine düşerken ki çıkardıkları o huzur dolu sesi,  gerçekten hala duyabiliyor mu insan ?

İnsan hakikaten bir ülkeye, bir topluma ilk görüşte aşık olabiliyor mu ? Evet dostlar, olabiliyormuş. Gittim, gördüm, tattım, dokundum, kokladım, havasını iliklerime kadar çektim.

Oluyormuş. Japonya hakikaten bir filmmiş. Meğer biz Güney Kore’de sadece filmin fragmanını izlemişiz. Asıl filmin kendisi Japonya imiş…

tenrujuji_japonya

Tenryu-ji

Bu arada siz bu yazıları okumadan önce iyisi mi bir çay koyun. Çünkü çok ama çok uzun yazılar okuyor olacaksınız. Çünkü Japonya sadece gezip, görmek için gidilecek bir yer değil. Yemekleri, dini, tarihi ve kültürü, sadece ülke için değil, dünya için de çok ama çok önemli.

O yüzden hiç bir ayrıntıyı, bildiklerim çerçevesinde, kaçırmanızı istemiyorum. Japonya gezi notları başlıyor…

2. Japonya’ya Hazırlık

Herşey her zaman olduğu gibi planlı olmalıydı. Mevsimlerden yaz olmasına rağmen, ülke yağmurlu sezonda olacağı için, bütün riskleri düşünmek zorundaydık. Fırtına ve yağmur, zaten az olan değerli günümüzden 1 gün bile çalmamalıydı. Toplamda 10 günümüz olacaktı.

Sahi Japonya’ya gidelim de, nereden başlamalı ? Ne kadar harcamalı ? Ulaşım sorunu en pahalı yol olacaksa, nasıl ucuza gezmeli ? Dünyanın en pahalı ülkesinde konaklama da pahalı olsa gerek ? Halletmek gereken, cevaplanması gereken çok soru var. Sahi nereden başlamalı ?

JR Pass (Biletlenmiş Hali)

JR Pass (Biletlenmiş Hali)

Başlangıçta 10 gün çok gibi görünüyordu. Meğer 1 yıl bile yetmezmiş bu bambaşka dünyaya sahip ülke için. En kuzeyinden en güneyine kadar tamamen trenle ulaşabileceğiniz bir ada ülkesinde ulaşım için dünyanın en güzel ve en modern-hızlı trenleri olan Shinkansen’ ler ile dolaşmak ayrı bir keyif olsa gerek diyerekten, önce gideceğimiz yerleri planladık.En zor kısmı buydu.

Kaç bin sayfa yazıyı araştırdık bilmiyorum doğrusu. En nihayetinde rotaya karar verdik ve bu trenlerle gezmek için online olarak tren biletlerimizi satın aldık. Websitesi için tıklayınız. Bu tren biletleri sayesinde, ulaşım konusunu ortadan kaldırdık. Rotamızı da Osaka-Nara-Kobe-Himeji-Hirosima-Miyajima-Kyoto-Tokyo  olarak belirledik.

Kyoto-Golden Pavilion

Kyoto-Golden Pavilion

Yaklaşık 227 Dolar ödeyerek 1 hafta boyunca bütün JR (Japan Rail Pass) trenlerde geçerli olan biletleri gitmeden almakla da ne kadar güzel bir harekette bulunduğumuzu gittikten sonra farkettik. Çünkü hem kolaylık olsun hem de hayatımıza kazınan efsane tren yolcukları anıları olsun hayatımızda çok güzel sayfalara sahip olmamızı sağladı. İyi ki de yapmışız, iyi ki de görmüşüz valla.

3. Japonya Gezi Rehberi

Japonya gezi rehberini hazırlarken, nereden başlayacağımı bilemiyordum. O kadar çok aktarmam gereken bilgi var ki ! Neden ? Çünkü Türkçe bilgi bulmak inanın çok zordu.

nara_japonya

Nara Park

O yüzden uzun uzun her şeyi anlatmak istedim. Japonya hakkında bilgi yazımdan, biraz Japon kültürü hakkında bilgi arayanlardansanız mutlaka bir göz atmanızı öneriyorum.

4. Japonya hakkında enteresan bilgiler

  • Dünyanın en kalabalık metropolü olan Tokyo’da 35 milyondan fazla insan yaşar.
  • Dünya’da atom bombası atılan tek ülke Japonya’dır.
  • Dünyanın en eski uygarlıklarından birisi Japonyadır.

En Çok Beslenen Hayvan Hachiko Cinsi Köpekler

  • Dünyanın tam vaktinde gelen trenleri Japonya’da yer alır. Ortalama gecikme süresi 18 saniye.
  • Kare karpuzlar, daha rahat depolanıp taşındığı için Japonya’da geliştirilmiştir.
  • Evcil hayvan sayısı, çocuk sayısından fazladır.
  • Yetişkinler için satılan bez sayısı, bebekler için satılandan fazladır.
  • Çok çalışmanın bir göstergesi olarak iş yerinde uyumak kabul edilen bir davranıştır.
  • Ülkede penis festivali diye bir festival düzenlenir.
  • Bir çok kaplıca ve hamam, dövme sahibi olanları kabul etmez.
  • Çizgi romanlar için harcanan kağıt miktarı, tuvalet kağıdından fazladır.
  • Yere değmeden giden ve 500 km’den fazla hızla yol alan trenler vardır.
  • Balıkçılıkta en gelişmiş ülke olmasına rağmen, yine de balık ithal eder.
  • Elektrik-elektronik ürünler üretiminde dünyada 1 numaradır.
  • Basaşi (Çiğ at eti) ve suşi (Çiğ balık) bolca tüketilir.
  • Sadece Kyoto’da 2,000’den fazla tapınak vardır.
  • Restoranlarda daima sıcak havlular verilir.
  • Savaş ve saldırıyı reddeden bir anayasası vardır.
  • Dünyanın en pahalı orkinosu 735,000 dolara satılmıştır.
  • Anime seslendirmesi için 130′ dan fazla okul vardır.
  • Nüfusun %23’ünden fazlası 65 yaş üzeridir.
  • 18 Nobel ödülü kazanan vatandaş çıkarmış bir ülkedir.
  • Bir çok ATM’de kartınız geçmez.
  • Birçok şirket çalışanları için sabah egzersizleri organize eder.
  • Japon kökenli olan Kareoke çok meşhurdur ve “orkestrasız” anlamındadır.
  • Dünyanın en büyük balık pazarı Tsukji Tokyo’dadır ve günde 2,000 ton balık işlenir.
  • Ülkede hala balina avı yani katliamı devam eder.
  • Her yıl 1,500’den fazla deprem olur.
  • 200’den fazla volkanik dağ vardır.
  • Zen Budizm’i en yaygın Budizm koludur.
  • Jamaika’nın kahve üretiminin %85’ini Japonlar tüketir.

Neyse anlatacak çok şey olduğu için kısa geçiyorum. Ülkede nasıl bir rota izledik, neler yedik, nereleri gezdik onlardan bahsedeyim. Şehir şehir gezdiğimiz yerleri görmek isterseniz tıklayınız.

5. Japonya’da ulaşım

Japonya’da ulaşım, öyle 2-3 satırda anlatabileceğim bir şey değil. Kullanacağınız dünyanın en hızlı trenlerinden tutun da, Japonya’da gayet ucuza gezebileceğiniz JR Pass’e kadar anlattığım Japonya’da ulaşım yazıma davet ediyorum.

Tokyo Metro Hatları

Tokyo Metro Hatları (Bu görünen kısmı) : Japonya Başkenti Tokyo

O yazımdan, Japonya’da nasıl trenlere bindiğimi, ucuza mal etmek için kullandığım JR Pass’i nasıl aldığımı, Tokyo ve Osaka gibi dev şehirlerde, şehir içi ulaşımı  nasıl hallettiğimi tek tek görebilirsiniz.

6. Japonya’da yeme-içme

Suşilerden tutun da, Okonomiyaki’lere kadar çok uzun araştırmalar yapmıştım. Çünkü, özellikle deniz mahsullerine aşık olan ben, Japonya’da yemek konusunda çok mutlu olacağımı biliyorum ki, zaten öyle de oldu.

Japonya'da Sıradan Bir Restoran

Japonya’da Sıradan Bir Restoran : Japon bahçeleri bu kadar güzeldir

O yüzden, sizler için Japonya’da ne yenir Japon yemekleri nelerdir yazısı yazdım. Nerede yiyeceğiniz, ne kadar ödeyeceğiniz tek tek o yazımda anlattım. Yine söylüyorum : Asla aç kalmayacak, hatta geri dönmek istemeyeceksiniz.

7.  Japonya’da konaklama

Pahalııııııııııııııııııııııııı. Çok pahalı dostlar. Şu ülkede en pahalı 2 şeyden birisi bu. Haberiniz olsun. Otelleri görmek için tıklayınız. “Japonya’da nerede konaklanır, Japonya’da konaklama kaça mal olur ?” diyenler için  genel hatları ile özet geçmek gerekirse ; 4 farklı şekilde konaklayabilirsiniz :

Ginkakuji_japonya

Japonya’da Konaklama Çok Pahalıdır. O Yüzden Hostellar Yardımınıza Koşar

1.Ryokan : İlk önce ülkeye has konaklama şekli olan Ryokan’lar da konaklamadan bahsedeyim. Ryokan nedir ? Bunlar geleneksel Japon otelleridir. Genelde 1 veya 2 katlı olurlar. Ahşaptandır. Sizi çay seremonisi ile karşılarlar. Yer yataklarında yatırırlar.

Sabah kahvaltısında pilav, Japon usulü yemekler yersiniz. Aynı Japon bir aile nasıl yaşıyorsa öyle yaşarsınız kısacası. Gelmişken denemelisiniz. Ama oldukça pahalıdır. Genelde 1 gün için 2 kişi 200 dolar civarındadır. Para konusunda sıkıntınız yoksa mutlaka deneyin. Özellikle Kyoto şehrinde çok populerdir.

Ryokan

Ryokan

2. Oteller : Japonya’da bolca otel bulabilirsiniz. O konuda sıkıntınız olmasın. Ama özellikle Kyoto’da ve Tokyo’da çok ama çok pahalıdır. 2 kişi gecelik 60-80 dolar civarında ödersiniz. Ancak şunu da hatırlatayım. Bazı ucuz oteller Love Hotel yani aşk otelleridir. Buralar özel konseptli otellerdir. Yani çiftler buraya genelde gece hoşça vakit geçirmek için gelirler.

Bunlar biraz daha ucuz olur. O yüzden eğer gece rahatsız olmak istemiyorsanız veya aile olarak gelecekseniz, bu otellerde kalmamaya gayret gösterin derim. Heyecan peşindeyseniz, farklı bir deneyim olsun diyorsanız, kalabilirsiniz.  Seçim sizin…

3.Hostellar : Benim en sevdiğim. Çünkü Japonya’da farklı şeyleri öğrenip, muhabbet edip, bilmediğiniz şeyler hakkında, sizin gibi turist olan özellikle dünya turu yapan veya gezgin olan seyyahlardan çok güzel öneriler alabilirsiniz.

Hostel nedir yazıma bakarsanız, hostel hakkında tüm detayları görebilirsiniz.

Sosyalleşmek için birebirdir. Ayrıca bunlar daha uygundur. Genelde 6-8 kişilik odalarda konaklarsınız. 2 kişi 40-60 dolar ortalama ödersiniz. Daha ucuza da mal olabilir. Güne ve şehre göre çok ama çok değişken.

Kapsül Oteller

Kapsül Oteller : Japonya kapsül otel

4. Kapsül oteller : Bildiğiniz tabut gibi bir yerin içerisinde yatak olduğunu ve sizin odanızın da o yatağın bulunduğu küçük bir bölge olduğunu  düşünün. Bu taputun içerisinde bir yatak ve kapı olarak da bir örtü. Hepsi bu. Özellikle Tokyo’da çok yaygındır ve kişi başı olarak ödeme yapılır.

15 dolara bile kalacak yer bulabilirsiniz. “Konaklama çok önemli değil, yeri güzel olsun.” diyenlerdenseniz, tam sizlik. Ortak banyosu ve mutfağı vardır. Aynı zamanda eşyalarınızı kilitleyebileceğiniz dolaplarda bulunur.

Japonya’da otel bulma konusundaEn iyi otel bulma arama motorları  yazıma bakınız.

Hatta banyo demişken, özellikle Tokyo’da bir çok kapsül otelin, aynı zamanda “onsen” yani bizdeki “hamam” konseptinde büyük banyoları vardır. Gelmişken denenmeli.

Genel hatları ile, Japonya konaklama açısından pahalıdır. Ama bir Norveç veya İsveç değildir. Çünkü Kapsül oteller sayesinde, fiyatlar makul hala gelebiliyor. Çift olarak gelecekseniz, hostelların özel odalarında da konaklayabilirsiniz. Bu arada bizim ortalama olarak günlük kişi başı konaklama harcamamız 25 dolar idi.

8. Japonya’da eğlence

Ben bu Japonları böyle bilmezdim a dostlar. Bu nasıl bir sarhoşluk, bu nasıl bir çılgınlık ve en kötüsü ne biliyor musunuz ? Bu nasıl bir saldırganlık ? Saldırganlık derken, sarhoş olan gençlerin karşı cinslere olan saldırganlıkları. Kızları da öyle erkekleri de. Peki iyi güzel de neden ? Neden, bizim sürekli utangaç, çekingen, sakin, kimseye zararı olmayan, kendi halinde bildiğimiz bir toplum, nasıl oluyor da böyle çığrından çıkabiliyor ? Anlatayım…

Tokyo Gece Kulüpleri

Tokyo Gece Kulüpleri

Japonya’da Gece Hayatı

Öncelikle, artık dünya globalleşti. Herkes heryerde. E haliyle kültürel etkileşim sayesinde, sizin çok yabancı olduğunuz şeyler, bir anda yanınızda bitebiliyor. Japonya’da son yıllarda artan turist akını yüzünden yoldan çıkmışlar. İnsanlar etkilenmiş. Haliyle üzerine birde arkası kesilmeden içilen alkol, ki özellikle insanı fena çarpan sakeler, ve diğer alkoller yüzünden millet çılgınlar gibi eğlenir olmuş.

Yerlerde sürünen o takım elbiseli abiler, garip garip saç tarzına sahip olan Japon gençler, üzerinde neredeyse 3 cm uzunluğunda eteği olan ve zar zor ayakta duran genç kızlar. Herkes sarhoş. Özellikle Tokyo’da. Tamam da neden bu kadar sarhoşlar ?

Adamlar gündüz çekingenler. Üzerine birde deli gibi çalıştıkları için, gün içerisinde sosyalleşmek çok ama çok zor. Öyle ki, gündüz masa başında uyursanız çalışkan olarak kabul edilen bir ülke vatandaşısınız.

İşte bu kadar çalışıp bu kadar utangaç oldukları için, akşamları dağıtıyorlar. Dağıttıkları zaman umurlarında olmuyor. Gündüz sizin yüzünüze dahi bakmayan insanlar, gece Nuri Alço ve ekibi haline geliyor.

Tokyo Sokakları

Tokyo Sokakları

Gece kulüplerinde ordan oraya saldıran kızlar-erkekler. Evet. Kızlar da saldırıyor. Böyle birşeyi bizde tahmin etmiyorduk. Ama bize değil tabi. Biz kendimizi korumasını her daim bildik.

Ayakta dahi duramadıkları için, önlerine gelen sarhoş yabancı erkeklere saldırıyorlar. Peki erkekler ? Onlar her daim aç.  O yüzden gittiğinizde  ayakta dahi duramayan Japon halkın sizinle iletişim kurmaya çalıştıklarını görünce çok fazla şaşırmayın derim.

Burada biraz gece hayatından özet geçelim. Japonya’da gece hayatı nasıldır ? Japonya’da gece kulüpleri ve eğlence hayatı hakkında neleri bilmek gerekir ?  Zaten size şehir şehir nerelerde eğlendik, ne içtik, ne yedik hepsini anlatıcam.

Osaka Restoranları

Ama genel hatları ile,  mekanlara girerken ücret ödersiniz ve bir içecek yanında gelir. Genelde dam sormazlar. Ama gece kulübüne değilde, zenci abilerin peşine takılacak olursanız başınız belaya girebilir. Çünkü onlar başka işlerin peşindedir. Altın kural. UZAK Durun… Ben size doğru düzgün eğlenecek yerleri anlatıcam.

Macera aramayın o kadar. En eğleneceğiniz 2 şehir Osaka ve Tokyo olacaktır. Zaten o şehirlere ait yazılarımda gittiğimiz mekanları ve ücretleri tek tek yazıcam.

Birde sokaklarda yürürken sürekli sizi rahatsız eden ablalar olacak. Hele ki Tokyo ve Kyoto da. Turistlerin en büyük hayallerinden birisi de Japon kadınlarla yatmak olduğu için, bunu bildiğiniz sektöre çevirmişlerdir. Hatta Tokyo ve Osaka’da bırakın sokakları, özel bölgelerde bile Genel Evler vardır.

Osaka Sokakları

Osaka Sokakları

Aynı zamanda Japonlar bu işlerden dehşet paralar kazanırlar. Nerden mi biliyorum ? Benim bilmediğim bir tek 5 vakit namaz…Gerçi onu da biliyorum da henüz işime gelmiyor. Şaka maka bu konularda araştırma yapmayı seviyorum. Bir toplumu anlayacaksanız, önce bu işleri araştıracaksınız.

O yüzden ne biliyorsam anlatayım. Gitmeden önce oldukça yazı okumuştum bu konuda. Aynen de söylendikleri gibi idi. Sokaklarda dahi yürürken koca koca ablalar yanınıza gelecekler. 1 saat için sizden 100 dolar isteyecekler. Sokak göstermelik. Konuşma masaj olarak geçecek. Size odayı gösterecekler.

Muhtemelen 1 saat diye anlaşacaksınız ama 10 dakika da sürebilir 40 dakika da. Bu size kalmış. Peki bunu nerden biliyorum ? Sokakta bizi çeviren ablanın yanından 2 tane Fransız el sallayarak geçti. Peşlerinden koştuk. “Kardeş siz hayırdır ?” dedik. Anlattılar durumu. 2 de bira ısmarladık çocuklara.

Osaka-Dotonbori

Tanıştık kanka olduk. Çay koyduk. Muhabbet ettik. Dünya turu yapıyorlarmış. Her gittikleri şehirde bu işlere de bulaşıyorlarmış. Her bir pislik vardı. Bu işleride ayrıntısı ile anlattılar. Ordan biliyoruz. Bilin. Öğrenin. Ama yapmayın. Böyle yalandan işlere bulaşmayın…

Şimdi böyle diyorum da, % 90′ ınız gidince Japon kadınları veya Japon erkekleri hakkında merak peşinde koşacaksınız. Ya ben milletimi çok iyi biliyorum. O yüzden amacım her kesime hitap etmek olduğu için, bu işlerinde nasıl yürüdüğünü bilin istedim. Köyden indim şehre olmayın.

Rica ediyorum her önünüze gelene inanmayın. Bakın bu işlerin geri dönüşü olmaz. Hayatınız mahvolur. 5 dakkalık zevk uğruna kendinizi, ailenizi yakmayın. Dikkatli olun. Aklınıza birşey gelirse her daim sorun bana. Gerekirse aşağıya yorum atın. Çok canı yanmış insan gördüğüm için, bu kısmı da anlatayım dedim …

Tamam artık bitiriyorum. Gece kulüplerinde çılgınlar gibi eğlenebilirsiniz. Gitmeden önce içip öyle gidin. Alkol çok pahalı. Eğer farklı bir deneyim isterseniz, karaoke mekanlarına da gidebilirsiniz.

Ama bunu yapacaksanız, Japon arkadaşlar edinip yapın. Çok daha zevkli olduğunu duymuştum. Aynı zaman da dilerseniz bir çok İzakaya yani meyhana tarzında restoranlara gidebilir, Japon halkının akşamları nasıl vakit geçirdiğini ve restoranlarda içip, sarhoş oluşlarını gözlemleyebilirsiniz. Birde maid cafe lerde vakit geçirebilirsiniz. Ne mi onlar ?

Maid Cafe

Sokakta yürürken, hemşire kılığında veya çok seksi bir kıyafet giyen, animeden fırlamış bir kız görüp, göz göze gelip “Ya kıza bak olum beni kesiyor yaaaa.” diye heyecanlanmayın. Ya hani keser de. Siz yine çok iyi bir kız beklemeyin. Çünkü çok iyi olanlar bu Cafe için çalışan kızlar olacak. Nerden mi biliyorum ? Bir arkadaşım söyledi…

Maid Cafe

Maid Cafe

Neyse. Şaka maka bunu da anlatayım. Nasılsa başınıza gelecek. Şimdi bu kafeler utangaç Japon erkeklerini, restoran ve kafelere çekmek için yaratılmıştır. Çünkü zaten utangaç olan Japon erkekleri, birazda aşırı çekingen oldukları için bu konseptte cafeler oluşturup onları cafelere çekerek konuşturup, sosyalleştirmek istemişler.

Farklı konseptte giyinen cici kızlar, hemşire, hizmetçi, anime karakteri gibi giyinirler. Gelen müşterilere sahipleri gibi davranırlar. Bazen kocaları, bazen patronları, bazen arkadaşları gibi davranırlar müşterilerine. Muhabbet ederler, oyun oynarlar, eğlenirler, eğlendirirler. Hem giriş için ücret alırlar hem de içecek için. Aslında işin özünde bunlar birer Cafedir.

Ailecek gelen insanlarda görebilirsiniz. Bunu unutmayın. Mekana girip, farklı şeyler aramayın. Hatta biz cafeye girip, kanlı canlı da gördük. Aklımıza gelen ilk soru şu oldu. Bu mekanlar bizde olsa ne olurdu ? Söyliyeyim. Orayı varya yakarlar. O kadar net. O kadar eminim…

Eğlence Parkları

Ülkede devasa eğlence parkları da bulunur. Sadece eğlence parkları mı ? Akvaryumlar, hayvanat bahçeleri, parklar ne ararsanız vardır. Ama özellikle hem Osaka hem de Tokyo bu açıdan oldukça zengindir. Osaka da hem Kaiyukan akvaryumu hem de Universal Studios vardır.

Tokyo’da ise Fuji-Q Highland eğlence parkı, ki ülkenin en büyük eğlence parkıdır, en az 1 gününüzü ayırarak mutlaka ama mutlaka burayı görmeniz gerekir. Eğlence parklarına giriş fiyatları 3,000-6,000 yen civarındadır. Kaiyukan akvaryumda çektiğim vidyoyu aşağıda izleyebilirsiniz.

Japon Festivalleri

Japonya bir festival (Japonca’da Matsuri demek) ülkesidir. Biz gittiğimizde (Temmuz ayında), Kyoto’da Gion festivali vardı. Her senede Temmuz ayıonda düzenlenir zaten. Aynı zamanda, Tokyo’da havai fişek festivali vardı. En azından 2 festival görmüş olduk.

Eğer sizde gittiğinizde hangi festivalin düzenleneceğini gitmeden öğrenmek isterseniz, adamlar çok güzel bir site tasarlamışlar. Bu siteye göz gezdirip öyle gidin derim. Tıklayınız. Diyorum ya. O kadar yola katlanıp, hiçbirşey kaçırmanızı istemiyorum. Herşeyi görün istiyorum. Hatta ülkedeki en iyi 10 festivali de aşağıya listeledim. Gideceğiniz tarihe göre gitmeden önce bi göz atarsınız.

Gion Matsuri Festivali-Kyoto

Gion Matsuri Festivali-Kyoto

  1. Sapporo Yuki Matsuri (Şubat -Sapporo) = Kar festivali
  2. Omizutori (Mart 1-14 arasında -Nara) = Budist festivali
  3. Takayama Matsuri (Nisan 14-15 ve Ekim 9-10  Takayama) = Sal Festivali
  4. Sanja Matsuri (Mayısın 3. haftasonu- Tokyo) = Dini Kutlama
  5. Kyoto Gion Matsuri (Tüm Temmuz ayı- Kyoto) = Dini Festival
  6. Nebuta Matsuri (Ağustos 2-7 arasında- Aomori) = Fener Festivali
  7. Kanto Matsuri (Ağustos 3-6 arasında- Akita)= Dini Festival
  8. Awa Odori (Ağustosun ortasında- Bütün Japonya) = Dans Festivali
  9. Nagasaki Kunchi (Ekim 7-9 arasında – Nagasaki) = Dini Festival
  10. Jidai Matsuri (Ekim 22 – Kyoto) = Kyoto’nun Başkent oluşu

9. Japonya’da kaç gün kalmalı ? 

Mottomuz ne bizim ? Ben bu siteyi neden kurdum ? Saat gecenin olmuş 3’ü. Yatıp uyusana. Bilmiyorum. Yazmazsam, bişeyler anlatmazsam rahat edemeyeceğim. İşte size olurda bir gram faydam olur, gidecek olur da bu en ama en önemli soruyu soruyor, cevabını arıyor olursunuz diye bu siteyi kurdum ben.

Japonya’da nereye gitmeli ve Japonya’da kaç gün kalmalı ? Bu en zor soru da ondan. O yüzden KENDİMCE kalınmasını uygun gördüğüm günleri özetleyeceğim.

Dostlar. Biz Osaka-Nara-Kobe-Himeji-Hirosima-Miyajima-Kyoto-Tokyo yaptık demiştim. Kendimce, günlere ayırdığım rotalara göre de yazılar hazırladım. Çünkü Nara, Kobe, Himeji ve Miyajima gibi şehirler günübirlik şehirlerdi.

Bu şehirlere kendinizce yakın olduğunu düşündüğünüz bir şehir belirleyip, orada kalıp günübirlik olarak trenle gidip, gelebilirsiniz. İşte sizde kendinizce rota çıkarırsınız. Başlayacağınız noktaya göre değişebilir. Ama şimdi belirteceğim günler kadar kalmaya gayret gösterin;

  • Osaka-Kobe-Nara : 3 gün (3 gün yeterli olacaktır. 1 gün Osaka. 1 gün Kobe ve 1 günde Nara yapabilirsiniz. Ama dilerseniz Kobe ve Nara için yarımşar gün bile yeter. Akşamları da Osaka’yı gezersiniz. 1 Full günde Osaka’yı gezersiniz. Ama yok zamanımız var derseniz 4 günde ayırabilirsiniz. Dilerseniz buradan Kyoto ve Himeji’ye de trenle ulaşabilirsiniz. Ama ben Kyoto’yu apayrı yaşamanızı tavsiye ederim. Himeji de zaten pek muhtemel yolunuzun üzerinde uğrayacağınız bir nokta olacaktır)
  • Himeji-Hiroshima-Miyajima : 2 gün (Osaka’dan trenle Himeji’ye gider, 3-4 saatte gezersiniz Bir tek kalesi var oda çok ama çok güzel bir kale. Sonra Hiroshima’ya geçersiniz. Akşam Hiroshima’yı gezersiniz. Sabah yine Hiroshima’da yer alan müzeleri görüp Miyajima’ya önce tren sonra Vapur yapar öğleden sonra adayı dolaşıp, trenle geri dönersiniz. Kafa dinlemek isterseniz 3 gün de ayırabilirsiniz.)
  • Kyoto : 2 gün (Çok ama çok güzel bir şehir. Ülkenin tapınak şehri. Ama vallahi bir süre sonra sıkıyor. O yüzden en güzel tapınakları görsem yeter dersen 2, yok doymam dersen 3 gün.)
  • Tokyo : 3 gün (Çok ama çok büyük şehir. Aşırı derecede de kalabalık. Bir süre sonra bunaltabilir. En az 3 gün kalınmalı. Ama doğrusunu söylemek gerekirse, kalabalıktan yana sıkıntınız yoksa 5 gün de kalabilirsiniz.)

Gördüğünüz gibi, hep 2 alternatifli günler belirttim. Bu tamamen sizin keyfinize ve beklentinize kalmış bir karar. Ama bence ilk belirttiğim günler kadar kalmakta fayda var. Fazlasına artık siz, planlarınız ve bütçeniz çerçevesinde karar verirsiniz.

10. Japonya’da yapılmadan dönülmemesi gerekenler neler ?

Offf. Bu kısım o kadar uzun ki aslında. Sanırım hiç bir ülkede bu kadar uzun bir liste hazırlamadım. Biliyorum. Belki bazen “Amma da yazmışsın deniz.” diyorsunuz. Sabah işteyken, pek muhtemel “Acaba ne yazmış” diye göz gezdireceksiniz. Çok uzun diye okumadan geçersiniz. Biliyorum.

Miyajima

Miyajima

Ama inanın bana, ne zaman ki bu ülkeye gitmeye karar vereceksiniz, heyecandan içiniz içinizi yiyecek, onca yolu kat edeceğinizi ve hiçbirşey kaçırmak istemeyeceğinizi düşüneceksiniz. İşte o zaman bunların hepsini satır satır ezberleyip, bana teşekkür edeceksiniz. Onca zaman başımın etini yediniz artık bir site açta okuyalım diye. O yüzden söylenmeyin…

Neyse. Şimdi bu ülkede yapacak çok şey. Var ama sakın şunları ;

  • En az 1 festival görmeden
  • Suşi ve bölgesel yemekleri tatmadan
  • Osaka veya Tokyo’ da en az 1 gece eğlenmeden
  • 1 kez onsenlerde(Hamam) yıkanmadan
  • Atari salonlarında oyun oynamadan
  • Şehirleri karış karış gezmeden
  • Bir kez paçinko oynamadan
  • Farklı konseptteki restoranları denemeden
  • Küçücük bahçelerde oturup kahve içmeden
  • Yağmurda sokaklarda kaybolmadan
  • En kaliteli et ve balıkları tatmadan
  • Shinkansen trenleri ile bir kez bir yere gitmeden
  • İnsanlarla tanışıp, sarhoş olmadan
  • Tapınakları tek tek gezmeden
  • Bir kez kapsül otelde kalmadan
  • Daracık sokaklarında kaybolmadan
  • Toplu taşımalarda halkla seyahat etmeden
Daracık Kyoto Sokakları

Daracık Kyoto Sokakları

dönme arkadaşım. Daha çok şey yazılır aslında da, şehirlere ait yazılarımda bolca zaten yazıyor olucam. Ama bunları ne yap ne et tat, dokun, yaşa, hisset,. Büyüsünde kaybol. Anın tadını çıkar. Ama bir kez ne yap ne et yaşa.

11. Peki Japonya’da nasıl bir rota izlenmeli ? 

Tamam anladık. Japonya çok güzel. Ama heryere gitmek mümkün olmasa gerek. İyi güzel de Japonya’da nereye gitmeli ? Japonya’da nasıl bir rotayı takip etmeli ? Önce size vereceğim şu 2 websiteyi, hepsi ingilizce, mutlaka ama mutlaka bir yere not edin. Aklınıza gelebilecek bütün soruları inanın bu sitelerden bulabileceksiniz.

Japonya Rotamız (

Japonya Rotamız (Osaka-Nara-Kobe-Himeji-Hirosima-Miyajima-Kyoto-Tokyo)

www.Japanguide.com : Diyelim Japonya’daki bir şehir hakkına araştırma yapıyorsun. Şehirde yer alan, restoranlar, ulaşım, ücretler konusunda aklına ne takılıyorsa, ülkeye ait araştırmalar yaparken karşıma çıkan bu harika siteden çok ama çok yararlandım. Sizinde çok işinize yarar. Benim net olmadığımı düşündüğünüz konularda, lütfen bu siteye başvurunuz.

www.hyperdia.com : Hemen hemen bütün tren hatları, ücretleri, zamanlamaları hakkında bütün bilgilere bu siteden ulaşacaksınız. Ulaşım konusundaki bir çok sorunuzu cevaplıyor olacak.

Biz ülkenin tam ortasından başladık. Çünkü Güney Kore’den en ucuza uçak bileti Osaka’ya vardı. Normalde feribotla ülkenin en güney noktalarından birisi olan Fukuoko’ya da geçebilirdik. Ama fırtınadan dolayı iptal ettik ki iyiki de etmişiz.

Çünkü o feribot tam da bizim gideceğimiz gün iptal olmuştu. Kaldığımız 10 günlük sürede rotamız Osaka-Nara-Kobe-Himeji-Hirosima-Miyajima-Kyoto-Tokyo şeklinde oldu. Tokyo’nun Haneda havalimanından ise uçakla önce Seul aktarması yaptık ve sonrada uzun bir yolculuk sonrasında İstanbul’a döndük.

12. Japonya’da nereye Gitmeli ? 

Japonya’da nereye gidilir ? Eğer aradığınız :

Tokyo-Senso ji Tapınağı

Tokyo-Senso ji Tapınağı

Gördüğünüz gibi, sahil-kum-güneş önerisi için yok yazdım. Havadan değil bu söylediklerim. Hakikaten “Aa burası da tam yüzmelik.” diyeceğimiz hiç bir yer görmedik. Japonya’da elbette biryerler vardır ama bize sökmez sanırım.

Eğer amacınız bu ise gelmeyin. Japonya daha bambaşka dünyayı ve özellikle kültürünü görmek için gelinecek bir ülkedir. Eğer deniz-kum-güneş istiyorsanız,  Tayland, Filipinler veya Endonezya’ya gitmenizi tavsiye ederim.

13. Neden Japonya’ya gitmeli ?

  • Yıllarca duyduğun bu kültürü hakikaten merak ediyorsan
  • Suşi ve diğer Japon yemeklerinin hastası isen
  • Dünyaya yabancı bir kültür ve millet görmek istiyorsan
  • Farklı bir dine ait kültürü yaşamak istiyorsan
  • “Gelişmiş ülke ne demek hele” diyorsan
  • Artık Avrupa’dan bıkmışsan
  • Uzak doğu sanatına merakın varsa
  • Dünyanın en hızlı trenleri ile ordan oraya uçmak istiyorsan
  • Filmelere konu olmuş sokakları görmek hep hayalinse
Sıradan Bir Tren İstasyonu Bilet

Sıradan Bir Tren İstasyonundaki Bilet Makineleri

Japonya’ya kesinlikle gitmelisin. Nasıl anlatsam bilmiyorum. İnsanlar ne zaman “Nasıldı ?” diye sorsalar, “Film gibiydi.” demekten başka cevap veremiyorum bu ülke için. Vallahi hangi kelimeyi kullanıp, övmeye neresinden başlasam bilemiyorum.

Sokaklarının o tertemiz düzeni, insanların saygısı, teknolojinin gözler önüne serildiği, yemekleri ile patlandığı, çocuklarının tatlılığı… Çok güzeldi be. Anlatamamış olsam bile, valla gidip o havayı soluyun dostlar. Şimdi yazarken aklıma geliyor heyecanlanıyorum. Öyle ruhuma, aklıma, kalbime kazınmış bu ülke…

14. Peki kaça mal olur bu Japonya seyahati ? 

Allahhhh. “Deniz kısa kes. Sonuca gel. Şimdi bizi o kadar hayale daldırdın. Asıl hayallerimizi yıkma vaktini yani ederini söyle.” diyorsunuzdur. Biliyorum. Bende hep aynısını derdim. “Japonya olum. Para mı dayanır oraya ya.” diye sitem ediyordum. Dayanır. Çokta bir para gitmiyor. Kime göre, neye göre, nasıl ?

Tren İstasyonları

Tren İstasyonları

Şimdi anlatacaklarımı iyi dinleyin. Çünkü sandığınız kadar çok para gitmeyecek. Herşey plan ve gideceğiniz dönemdeki yoğunluğa bağlı. Sakura zamanı giderseniz tabi en az % 30 daha fazla paranız gider. Ama benim gittiğim gibi yaz sezonunda giderseniz daha ucuza mal olur. O yüzden ben kendi bütçem çerçevesinde anlatıyor olacağım. Özetle ;

  • Ulaşım- Japonya’ya nasıl gidilir ? İstanbul’dan uçakla gidecekseniz, gidiş-geliş 2,000 TL’ye Osaka veya Tokyo’ya erken rezervasyonla bilet bulabilirsiniz. Tabi Thy ile gidecek olursanıiz 3,000 TL’de olabilir. Ancak aktarmalı olarak gelen bir çok firma var. Alitalia, Emirates, Qatar Havayolları gibi firmalardan 1,800 TL’ye de bilet bulunur.

Eğer çevre ülkelerden, Çin veya Güney Kore’den gelecekseniz tek yön 200-300 TL civarında bir ücreti olacaktır. Biz Busan şehrinden uçakla Peach havayolları ile Japonya’nın Osaka şehrine 220 TL ödeyerek geçtik. Ama dilerseniz Busan’dan, Japonya’nın Fukuoka şehrine vapurla da geçebilirsiniz.

Buradan 2 farklı vapur türü olan hızlı veya yavaştan birisini seçersiniz. Hızlı olan 3 saatte yavaş olan ise 6 saatte 2 şehir arasında ulaşımı sağlıyor. Hatta bir websitesi de var ancak yarısı Korece yarısı İngilizce. Yine de bakmak isterseniz tıklayınız. Ülke içerisinde ulaşım ise otobüs, metro ve Shinkansen ( Japonya hızlı trenler olarak da bilinir.) gibi süper hızlı trenler ile oldukça kolay bir şekilde sağlanabilir.

Tek yön metro biletleri gideceğiniz durak sayısına göre değişmekle birlikte 120 yenden başlayarak 400 yene kadar çıkabiliyor. Ama şehir dışına çıkacaksanız 1,000 yende ödeyebilirsiniz. Ama genelde şehir içi tek yön 300 yen gibi bir ücret ödersiniz. Eğer JR Pass almış olursanız, şehir içerisindeki JR hatlarına bedavaya binebilirsiniz.

Ama biliyorsunuz bu JR biraz pahalı bir bilet. Biz bunu gitmeden önce aldık ve o zamanlar 750 TL gibi bir rakam ödemiştik. Çokta işimize yaramıştı. “Yok ben otobüsle gezerim.” derseniz, o halde  Otobüs fiyatları da tren fiyatlarına göre neredeyse yarı yarıya. Bunu bilesiniz.

Tokyo Metro Hatları

Mesela Kyoto-Tokyo arasını otobüsle giderseniz 3,800-5,000 yen gibi bir ücret öderken, Shinkansen ile gidecek olursanız 11,000-13,000 yen civarında bir ücret ödersiniz. Yani gördüğünüz gibi inanılmaz bir fark var. O yüzden seçim size kalmış. Ama ben yine olsa yine JR alırım ve yine o muzzam trenlere ne yapar ne eder binerdim.

Yurtdışında nasıl ucuza uçak bileti bulduğumu, hangi uçak bileti arama motorlarını kullandığımıEn İyi Uçak Bileti Arama Motorlarıyazımda tek tek anlattım. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

  • Yemek- Zaten yukarıda yemekler konusunda ne biliyorsam anlattım. O yemekler yine aklıma geldikçe nasıl canım çekiyor anlatamam. Neyse… Genel itibari ile ortalama günlük 3,500 yen gibi bir rakam harcadık.

Yani 30 dolar civarı. Bazen çok iyi restoranda yemek yedik bazen gittik 7/11’dan paketlenmiş suşiler aldık. 8 suşi 500 yen civarında. Yani 4 dolar. Türkiye’de yesen 10 dolardan aşağıya yiyemezsin. Özellikle akşamları yani gece yarısında daha ucuz oluyor. Ben şahsen restorandan döndükten sonra bile yatmadan önce bir paket götürüyordum.

Oldukça da lezzetli. Diyorum kötü birşey yok. Ama genel hatları ile dediğim gibi 3,500 yen yani 30 dolar gibi bir miktar günlük olarak yeterde artar bile. Eğer Mc Donalds veya Burger King’de yemek yerseniz, menüler 700 yen civarında. Starbucks’da kahve ve tatlı ya yaklaşık 1,000-1,200 yen verirsiniz. Ama rahat olun bu ülkede aç kalmazsınız.

Tsukji Balık Pazarı-Sushi Zanmai Restoranı

Tsukji Balık Pazarı-Sushi Zanmai Restoranı

  • Konaklama- En pahalı kısım bu demiştim. Ama iyi planlar yapıp, önceden yerinizi ayırırsanız, kişi başı 2,500-3,000 yene kalacak yer bulursunuz. Biz bazen 3-4 yıldızlı otellerde, bazen hostelda, bazende kapsül otellerde kaldık. Zaten odaya geldiğimiz bile yoktu doğrusu.

Otel konusunda Booking.com, Hotelscombined.com  ve Hostel konusunda ise Hostelworld.com linklerini kullanınız.

He biraz lüks olsun derseniz, kişi başı 50-100 dolara oldukça güzel otellerde kalabilirsiniz. “Yok. Bize bunlar çok pahalı.” derseniz, Couchsurfing yaparak şansınızı deneyin. Biraz uğraşırsanız Japonya’da konaklayacak yer bulabilirsiniz. Yabancı milletlere hayran olan Japonlar da var. Şansınızı deneyin.

He en olmadı, çok gitmek istiyorsanız ve gitmezseniz çatlayacaksınız, o halde hava limanında yatın, sokakta bile yatın. Hiçbirşey olmaz. Yapan Türkler vardı. Oradan biliyorum. Ben artık yapamıyorum. Ama eskiden çok yapmışlığım vardır. Zevkliydi be…

Yurtdışında nasıl ekonomik konakladığımı, ucuza otel-hostel ve ev kiraladığımı,Ekonomik otel arama motorlarıyazımda satır satır anlattım. Mutlaka bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim.

  • Eğlence- Önce sake içeceksin. Üzerine bir de bira. Atacaksın kendini mekanlara. Ama bil ki ucuz değil. İçeriye giriş 2,000-3,000 yen civarında olabilir bedava da. Bu gittiğin güne ve mekana göre değişir. Ama hem Osaka hem de Tokyo’da 2,000 yen civarında bir giriş ücreti ödersin ve bir de kokteyl verirler.

Alkoller de pahalıdır. Genelde 700 ile 1,000 yen arasındadır. Gece hayatı istemezsen, dediğim gibi akvaryumlar, eğlence parkları var. Onlara git. Ama akvaryumlar 2,000 yen civarında, eğlence parkları da 5,000 yen civarında.  Artık akvaryumu ne kadar sevdiysem, bir vidyosunu daha aşağıya ekledim.

He birde, eğer gittiğiniz dönemde şanslı iseniz en eğlenceli aktivite festivaller olacaktır. Onu da zaten yukarı da anlatmıştım. Mutlaka bir festivale denk gelmeye çalışın. Merak etmeyin. O bedava. He birde, tapınakların büyük bir çoğunluğu paralı ve ortalama her giriş 500 yen yani 4 dolar civarında. Ne yazıkki…

  • Alışveriş- Japonya’dan ne alınır diyenler için; Tam bir alışveriş cenneti bu ülke. Teknoloji olsun kıyafet olsun ne ararsanız bulabilirsiniz. Ama fiyatlar hiçte ucuz falan değil. Hatta teknoloji bizden pahalı bile. Değmez. Zaten ben yine hiç birşey almadım. Sadece yerel hediyelik eşyalar.

Şehir yazılarımda tek tek alışveriş semtlerini anlatıcam. Ama gelmişken, sake, hashi (Chopstick), magnet, para çoksa kimono, çantalar, ahşap baskı işleri, kağıtlar, el sanatı ürünleri alabilirsiniz. Tabi çok ucuz değil bu hediyeler haberiniz ola.

Japonya-Himeji

10 günlük bir Japonya  turu, herşey dahil (Uçak bileti ve JR Pass hariç) yaklaşık 800 Dolar’a mal oldu. Yani günlük 80 dolar  civarında. Bunlarda dahil olsaydı sanırım o zamanın parası ile 4,500 tl yani 1800 dolar civarında harcamış olacaktık. Yani işin özü, eğer uçak ve tren biletlerini hallederseniz, size günlük 80 dolar yetebilir.

Ama aslında ; 30 dolara yeme-içme-eğlence, 20 dolar konaklama ve 20 dolar da ulaşım gibi düşünebilirsiniz. 10 dolar da ilaveten ne olur ne olmaz payı ayırabilirsiniz. Ya aslında ben ne adamlar tanıyorum günde 30 dolar ile Japonya’yı gezen. Ama benim gezme mantığımda bazı şeylere para konusunda kıymak var olduğu için, konaklama dışında herşeye para harcarım.

Gitmeden Önce Hazırladığımız Güney Kore-Japonya Planı

Gitmeden Önce Hazırladığımız Güney Kore-Japonya Planı

Kazıklanmış hissediyorum onca parayı bir yatak için verince. Neyse. İşin özü bu işte dostlar. Erken rezervasyon yaparak ulaşımı önceden planlayıp oldukça güzel bir Japonya turu yapabilirsiniz. Hatta daha önce belirtiğim gibi. Biz 16 günlük Güney Kore-Japonya turunu toplamda 6,000 TL gibi bir rakama mal ettik. Tam rakamı hatırlamıyorum ama 7,000 değil yani ondan eminim. Bu ücrete herşey dahil. Bilin istedim…

15. Japonya’ya ne zaman gidilmeli ? 

Japonya’ya ne zaman gidilir ? Biz Temmuz ayının 16’sında ülkenin en büyük 2. şehri Osaka’ya indik ve 27’sinde Tokyo’dan ayrıldık. Gittiğimiz dönem muson yağmurları dönemi idi ve hemen hemen hergün yağmur yağdı. Ama her yıl bu duruma alışık olduğumuz için artık umursamaz olmuştuk ve bir şemsiye ile işi kendi lehimize çevirdik.

Aniden Bastıran Yağmur-Kyoto

Aniden Bastıran Yağmur-Kyoto

Çünkü inanın o tapınakları ve sokakları gezerken, elinizde şemsiyenizle, yağmur damlalarının şemsiye üzerinde çıkardığı sesleri dinleyerek dolaşmak insanı o kadar mutlu ve huzurlu hissettiriyor ki.. Hele bir restoranın yemyeşil bahçesine oturup, veya tapınağın balkonuna geçip yağmuru izliyorsanız deymeyin keyfinize. O yüzden bu aylar bile olsa gidebilirsiniz. Sorun olmaz.

Ama en güzel dönem ne derseniz, Sakura zamanı olan Mart sonu Nisan başlangıcı. “Biraz daha ucuz olsun” veya “Sakura zamanında vakit bulamadık.” derseniz, Haziran’ın ortasına kadar olan dönemde veya Ekim ortasından Kasım ortasına kadar olan dönemde de gelebilirsiniz.

Todaiji_Bir_Budist_Tapınağı_Nara_Japonya

Todaiji (Bir Budist Tapınağı) – Nara – Japonya

Eğer Ekim ortasından Kasım ortasına kadar olan dönemde gelirseniz, turuncunun her tonuna eşlik edebileceğiniz harika güz dönemini, filmin bir parçasıymış gibi izleyeceğiniz Japon ağaçlarının renk cümbüşüne tanıklık edebilirsiniz.

16. Japonya’da benim yapmadığım ancak size önerebileceklerim nelerdir ?

  • Tokyo’da yer alan, ülkenin en büyük eğlence parkı Fuji-Q’ya gidemedim. Buna, vaktiniz olursa mutlaka ama mutlaka gidin. Eğlence ne demekmiş görün derim. Adresi için tıklayınız.
  • Tokyo’da sumo güreşi izleyemedim. Zaten adresini ve detayını Tokyo yazımda belirticem.
  • Fuji dağına çıkamadım. Bir çok insan bu dağda trekking yapıyor ve en tepe noktasına kadar çıkıyormuş. Bir dahakine artık.
  • Ryokan yani geleneksel Japon otelinde kalamadım. Aslında 2 erkek kalmak istemedik. 30 dan sonra işallah…
  • Ülkenin kuzeyini gezemedim. Özellikle Japon kültürünü el değmeden korunduğunu ve mutlaka görülmesi gerektiğini söylemişlerdi. Ama her zaman söylediğim gibi; Yeterli zaman vardı da biz mi gitmedik ?
  • Kareoke yapmadım. Çünkü Japonlar ile öyle uzun arkadaşlıklarımız olmadı. Bir daha gidecek olsam, Japonlarla sakeleri içer, onlar gibi kareoke yapardım. Hatta bizden de 1-2 şarkı söylerdim.
  • Tsukji balık pazarında, sabah 3’te kalkıp gitmem gereken açık arttırmayı kanlı-canlı izleyemedim. Çünkü gecem mahvolacaktı. Sizin vaktiniz olursa yapın.
  • Sakura dönemini yaşayamadım. Çok merak ediyordum ama nasip olmadı. İmkanınız olursa mutlaka bu dönemde ülkeyi ziyaret edin.
  • Geyşa göremedim. Kyoto sokaklarını karış karış gezdik denk gelemedik. Umarım siz görürsünüz. Malum, 1000 geyşadan az kaldı şu gariban dünyada..
Sevimli Japon Çocukları

Sevimli Japon Çocukları

Özetle ;

Çok uzun zamandır hayallerini kurduğum bu film gibi ülkeyi sonunda görmüştüm. Yağmur yağarken o kaybolduğum tapınaklar, sokaklar, caddeler hala aklıma gelir. “İyi ki de gidip görmüşüm.”derim kendimce.

Bazı şeyler dedikleri gibi, yaşanıp deneyime dönüşünce kıymetli oluyor. Hayalken bile bir süre sonra unutulurken, yaşanmış hayatlar sadece anılarınıza değil, ruhunuzun, kalbinizin en derinliklerine kazınıyor. Ne zaman aklınıza gelse, yüzünüzde bir tebessüm oluşsa, bilin ki bu heyecan ve mutluluk bir sonraki rotanızı belirlerken sizi daha motive ediyor.

Tıpkı benim bu nefesimi kesen ülkeden döndükten sonra saçma sapan gülümsemelerim sonrasında, hemen kış aylarında yeni yerlere yaptığım planları düşlerken hissettiklerim gibi, umarım sizin de nefesinizin kesileceği, kalbinizin daha hızlı atacağı, kendinizi ve ruhunuzu yeni yerlerde bulacağınız bir deneyim olur.

Kyoto Sokakları

Kyoto Sokakları

Bazen hayalini kurarsında, karşında gördüğünde ağzın açık kalır. Bazen o kadar etkilenirsin ki, paylaştıkça daha da mutlu eder seni. Bazen gezip görmek değil de, paylaşmak herşeyden daha kıymetlidir ve insanı mutlu eder. Daha huzurlu hissetmeni sağlar.

İşte ben bu duyguların farkına Japonya’yı gezip gördükten sonra vardım. Çünkü insan seyahat ettikçe sadece gittiği yerleri değil, hayata olan bakışını, beklentisini, neleri gerçekten sevip, nelerden gerçekten nefret etiğini yalnız kalıp, bolca vakti olunca daha iyi anlıyor. Artık eminim. Hayat paylaştıkça güzelmiş.

Japonya İle İlgili Diğer Yazılarıma Geçebilirsiniz
1 .Japonya’da yapmanız gereken 10 şey
2. Japonya’da ne yenir
3. Japonya’da ulaşım
4. Japonya’da nereye gidilir

Hayat nefes aldığın değil, nefesinin kesildiği anlardan ibaretmiş. Tıpkı Japonya‘nın benim nefesimi kesip, hayatıma yeni bir sayfa açması gibi, umarım sizinde kitabınızda bir sayfa biter ve bir sonrakine geçersiniz.

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

21 Yorum

  1. Özkan
    • Deniz Pehlivan
  2. Irfan
    • Deniz Pehlivan
  3. Perihan
    • Deniz Pehlivan
  4. Özcan
    • Deniz Pehlivan
  5. Özcan
    • Deniz Pehlivan
  6. septe
    • Deniz Pehlivan
  7. Burcu Meltem
    • Burcu Meltem
    • Deniz Pehlivan
    • Deniz Pehlivan
  8. Murathan
    • Deniz Pehlivan