Jaipur Gezi ve Seyahat Rehberi

1. Jaipur’a Başlangıç

Jaipur… Yavaş yavaş alışıyor muyum bu düzensizliğe, kaosa, kargaşaya ? İlk günlerdeki o korku ve şaşkınlık, yerini sıradanlığa mı bıraktı ? Sokakların o kaotik yapısı içerisindeki rikşaları, tuktukları ile, karınca misali oradan oraya hızlı hızlı hareket eden bu kalabalık, sanki sıradan bir olaymış gibi ineklerin yolun ortasında başıboş dolanması ya da sürekli insanların yanımıza gelip başlarını sallayarak “Hello sir. Nerelisin ?” diye güle güle yaklaşmalarına “Saol birader. Sen nasılsın ? Ne var ne yok ?” diye rahatça cevap verebilecek alışkanlığa ne ara ulaştım ?

Jaipur Sokaklarında Sıradan Bir Gün

Jaipur Sokaklarında Sıradan Bir Gün

Her şeyi geçtim de, kahverengi tonlarının hüküm sürdüğü bu sokaklarda, topraklarda gezerken, meydanın hemen karşısında oturduğum bir kafede, soğuk kolamı yudumlarken, önümden geçen koskocam bir fil ne ara hergün ki olağan bir olaymış gibi görünür oldu ? Ne oldu biliyor musun dostum ? Bir rüyanın içerisinde buldum kendimi. Gözlerimi kapatıp, hiç uyanmak istemediğim bir rüyada. Bırakın beni buralarda…

2. Jaipur hakkında

Jaipur (Böyle Güzelliklere de Şahit Olacaksın)

Jaipur (Böyle Güzelliklere de Şahit Olacaksın)

Goa’nın o büyüleyici sahillerinde keyif çatıp, huzura erdikten sonra, artık Hindistan’ın en zengin bölgelerinden-kültür ve sanat olarak- Jaipur şehrine gidiyoruz. Akşamüzeri Goa’dan ayrıldıktan sonra, yine o heyecan kendini göstermeye başlıyor. Çünkü Goa’nın, Hindistan’da en iyi, en düzgün yerlerden birisi olduğunu bildiğimiz için, ki haklıydılar, yeniden gerçek Hindistan’a geri dönüyor olmak, bizi yine aynı heyecan içerisine soktu.

Sanki daha 5 gün önce Mumbai’den giriş yapan, o heyecanı yenen biz değildik. Yine o tanıdık his derinlerde belirdi. Bilirsin işte. Hani olur ya ! Bazen tatile giderken, insanın heyecandan mutluluk hormanları tavan yapar ya. O duygu işte. Bir sonraki durak. Hindistan’ın diğer bölgelerinde bulunan tüm tarihi eserlerin, Rajastan (Mihraceler ülkesi demektir.) bölgesindeki eserlerden daha az olduğu idda edilen ve bu bölgenin gözbebeği olan şehir. Jaipur.

He bu arada, öncelikle “Hindistan Gezi ve Seyahat Rehberi” yazımı, muhakkak okuyun derim. Orada Hindistan ile ilgili tüm genel bilgileri anlattım. Ulaşım, konaklama, maliyetler, kültürel bilgiler hususunda her şeyi özetledim. Görmek için tıklayınız. Bununla birlikte, Goa’dan buraya geldiğimiz için, Goa yazılarıma da bir göz gezdirin derim. Görmek için tıklayınız.

Hindistan’da her eyalet bambaşka bir ülke gibidir. İşte Hindistan’ın da en önemli bölgelerinden birisi olan, ülkenin en büyük eyaleti Rajastan’ın merkez şehri Jaipur. Hatta en büyüğüdür. Mavi şehir olan Udaipur’un kardeşi olan Jaipur ise “Pembe şehir” olarak bilinir. Jodhpur şehri mavi, Udaipur ise beyaz şehir olarak anılır. Ama mimarisi en iyi planlanmış şehir Jaipurdur. Zaten tepelere çıktıkça bunu çok net bir şekilde gözlemeyebiliyoruz.

Jantar Mantar Gözlem Evi

Jantar Mantar Gözlem Evi

Şehir, bir zamanların başkentidir. Hatta Babürler tarafından himaye altına alınmıştır. O zamanlar prensler tarafından yönetilirmiş. Bu prenslere de “rajput” denirmiş. Sonrasında, 1727 yılına kadar Amber yakınlarındaki kalesinde yaşayan Mihrace, Moğolların zayıfladığını düşünerek ovalara inmeye başlar ve 1728 yılında Jaipur’u kurar. Jaipur altıgen şeklinde bir şehir olarak tasarlanır ve şehrin etrafı surlarla çevrelenir. Bu surların 6 farklı noktasına da 6 farklı kapı yerleştirilir. Her şey vakti zamanında planlanmıştır.

Kaleler, saraylar, meydanlar Jaipur’un en önemli hazineleridir. Zaten bizim de en çok sevdiğimiz şehirlerden birisi Jaipur olmuştu. Bütün tarihi değerlerini karış karış gezebildiğiniz Jaipur’da, kiralayacağınız günübirlik bir tuktuk ile şehri baştan sonra keşfedebilirsiniz. Görülmesi gereken onca yer vardır Jaipur’da. Merak etme. Ben hepsini rota olarak aşağıda özetledim. Sen bu pembe şehrin keyfini sürüyor olacaksın.

Amber Fort. Sıryaa Giren Hintliler İle Fotoğraf Çektirmeye Hazır Olun

Amber Fort. Sıryaa Giren Hintliler İle Fotoğraf Çektirmeye Hazır Olun

Kralların şehri anlamına gelen Rajastan, genellikle müslüman nüfusun yoğunlukta olduğu bir bölgedir. Bu eyalatte her yapının bir rengi vardır. Vakti zamanında her bir şehrin kralı, şehirdeki evleri dilediği renge boyatmıştır. Buna daha iyi hakim olmakk için, Jaipur’a gelmeden önce The Fall diye bir filmi izlemenizi tavsiye ederim. En azından biraz tanımış olursunuz. Bu arada Jaipur, Hindistan’da Agra’dan sonra en çok turist çeken yerdir. Öylesine güzeldir yani ! Keşfedilecek bir çok eser, emrinize amade olacak.

3. Jaipur’a nasıl gidilir ?

Hawal Mahal-Jaipur'da Görülmesi Gereken En Güzel Yapı

Hawal Mahal-Jaipur’da Görülmesi Gereken En Güzel Yapı

Jaipur’a nasıl ulaşılır ? Biz uçakla geldik Jaipur’a. Şehir içinde rahatça tuktuk bulduk. Nereye istersek götürdü bizi. O yüzden siz de, Jaipur’u gezerken hiç sıkıntı çekmezsiniz. Ama ben sizin için yine de bütün alternatifleri araştırdım ve tek tek nasıl gelebileceğinizi anlatacağım. Haydi Jaipur’a nasıl gelinir ve Jaipur’da nasıl gezilir birlikte bakalım.

Jaipur-Hindistan

Jaipur-Hindistan

Havalimanı ; Jaipur Uluslararası Havalimanını kullanıyor olacaksınız. Şehir merkezi olan Hawal Mahal civarına 12 kilometre civarında. 300-500 Rupi’ye taksilerle gidebilirsiniz. İstanbul’dan direk uçuş yok. Önce Delhi veya Mumbai şehirlerine gelecek, oradan aktarma uçuşuyla, Jaipur’a uçacaksınız. Genelde tek yöne uçuşlar 100 TL civarında.

Yurtdışında nasıl ucuza uçak bileti bulduğumu, hangi arama motorlarını kullandığımı “En İyi Uçak Bileti Arama Motorları” yazımda tek tek anlattım. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Tren ; Dünyanın en çok yolcu taşıyan trenleri Hindistan’da bulunuyor. Zaten bu trenleri nasıl kullanacağını ve Hindistan’da tren fiyatlarının ne kadara mal olacağını “Hindistan’da trenle ulaşım” yazımda anlatmıştım. Jaipur’un tam kalbinde bulunan Jaipur tren istasyonu kullanacağın istasyon olacak. Delhi-Agra-Udaipur gibi şehirlerden trenle Jaipur’a ulaşabilirsin. Şehir merkezindeki Jaipur tren istasyonuna da ulaştıktan sonra, bir çok yere tuktuk kiralayarak 50-100 Rupi karşılığında gidersin.

Hindistan Tren İstasyonları

Hindistan Tren İstasyonları

Otobüs ; Otobüsle Hindistan’da seyahat etmek kolay değildir. Bunu zaten daha önceki yazılarımda anlattım. Eğer 3-5 Rupi fazla verirseniz, bu rezilliği biraz daha azaltabilirsiniz. Özellikle Rajasthan State Road Transport Corporation’ın otobüsleri daha konforlu ve güvenlidir.

Genelde fiyatlar 500-600 Rupi civarındadır. Delhi’den, Agra’dan veya Udaipur’dan Jaipur’a otobüsle gelebilirsiniz. Sindhi Camp Bus Station kullanacağınız otobüs terminali olacak. Bileti ister bu terminalden alırsınız, isterseniz de acentalardan alabilirsiniz.

Hindistan'da Otobüsler

Hindistan’da Otobüsler

Şehiriçi ; En kolay kısmı bu aslında. Hiç düşünme, aklında tereddütlerin olmasın. Bedavadan biraz daha pahalı olan tuktuk yani autorickshaw motorları hayatını kurtaracak. 100 Rupi ödeyerek şehir içinde kolaylıkla heryere ulaşabileceğin gibi, 300-500 Rupi ödeyerek tarihi ve turistik noktalara da kolayca gidebiliyor olacaksın.

Şehiriçi Ulaşımda Vazgeçilmezimiz Tuktuk

Şehiriçi Ulaşımda Vazgeçilmezimiz Tuktuk

Dilersen de, 400-600 (6-9 dolar) Rupi ödeyerek, günlük tuktuk kiralayabilirsin. Sabah seni otelinden alır, akşamda oteline bırakır.

4. Jaipur’da nerede yemek yenir – içilir ?

Köri Soslu Hint Yemekleri

Köri Soslu Hint Yemekleri

“Jaipur’da ne yenir ne içilir ? Hindistan’da yemek kültürü nasıldır ?” diyenler, öncelikle Hindistan Gezi ve Seyahat Rehberi’nde anlattığım “Hindistan’da ne yenir ? Ne içilir ? ” yazıma bir bakın derim. Orada kendimce Hindistan’daki yemek kültürünü özetledim.

Jaipur’da ister saraylarda yemek yersiniz, ister sokaklarda.  Bütçenize göre bir çok restoran zaten emrinizde olacak. Biz öyle bilindik bir yere gitmedik. Gözümüzün beğendiği, memnun olacağımızı düşündüğüm restoranlara direk daldık. Zaten Goa’da doya doya tatil keyfi yaptğımız için, Mumbai’de geçirdiğimiz o ilk günlerdeki açlık ve yorgunluk, yerini yavaş yavaş alışkanlığa dönüştürmeye başlamıştı.

Ama genel itibari ile herhangi bir orta derece restoranda bir öğün yemek yiyecek olursan öğün başı 3-5 dolara mal olacaktır. Yine et bulamayacaksınız ama çok zorda kalırsanız KFC gibi uluslararası tavuk satan fast food restoranına uğrayabilme şansınız olacak.

5. Jaipur’da nerede konaklamalı ?

Jaipur'da Gezilecek Yerlerin Haritadaki Konumları

Jaipur’da Gezilecek Yerlerin Haritadaki Konumları

Jaipur’da nerede konaklanır ? Milyonlarca insanın yaşadığı böyle şehirlerde en zor kararlardan birisi de, nerede konaklayacağına karar verememektir. Ama ben dilim döndüğünce özet geçeyim. Şehrin kalbi Hawal Mahal civarı olarak biliniyor. Buraya yakın heryerde konaklanabilir. Küçük küçük kubbeleri olan bir sürü otel, inanılmaz derecede ucuz. İnsan bu fiyatları görünce şaşırmıyor değil doğrusu.

Yurtdışında nasıl ekonomik konakladığımı, ucuza otel-hostel ve ev kiraladığımı,Ekonomik otel arama motorları” yazımda satır satır anlattım. Mutlaka bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim.

2 kişilik odaların genelde 10-20 dolar arasında değiştiğini görünce, pek muhtemel sen de inanamayacaksın. Hatta Jaipur’daki otelleri görmek için tıklayınız. Yukarıdaki gezilecek yerlere göre, konaklamanızı seçebilirsin. Hawal Mahal’i merkez olarak düşünebilirsin.

6. Jaipur’da Eğlence – Alışveriş – Gece Hayatı

Dwali Festivali-En Önemli 3 Festivalden Birisi

Dwali Festivali-En Önemli 3 Festivalden Birisi

Jaipur’da nerede alışveriş yapılır, nerede eğlenilir ? Ülke baştan sonra renk cümbüşüne ev sahipliği yaptığı için, en çok eğleneceğiniz kısım, hiç tanımadığınız Hintlilerin, olur olmadık yerlerde size yaklaşıp, muhabbet etmeye çalışmaları olacak. Bununla birlikte, festival dönemlerine denk gelirseniz, renkli Hint festivallerine şahit olabilirsiniz. Ben elimden geldiğince, hem festivalleri, hem de şehirde özellikle akşamları neler yapmanız gerektiğini aşağıda özetledim.

Eğlence-Festivaller

Hindistan’da eğlence deyince aklıma gelen en önemli şey festivaller. Zaten bu festivallerin de listesini “Hindistan Gezi ve Seyahat Rehberi” yazımın “Hindistan’da festivaller” kısmında yazdım. Jaipur’da bir diğer eğlenceli etkinlik, fil turları. Şehirin içerisinde fil ile gezebilme şansı elde edebiliyorsunuz. Tuktuk şöförüne file binmek istediğinizi söylemeniz yeterli. Bu işleri yapan bir çok yer var. Fil ile 1 saat kadar tur yapacak ve 2 kişi için 700-1.000 Rupi ödeyeceksiniz.

Rengarenk Johri Pazarı

Rengarenk Johri Pazarı

Alışveriş

Hawal Mahal’ın hemen arka tarafında Johri pazarı var.  Masa örtüleri, etekler, elbiseler, el sanatlarının farklı farklı ürünleri, İpek ürünler, el işlemeleri, rengarenk desenli turistik eşyalar kısacası her şey bu pazarda satılıyor. Ama özellikle “Jaipur’da en meşhur ne ?” dersen : Cevabım “Mücevherleri” olacaktır. Bazı özel taşlar söz konusu olunca, Hindistan bu taşların dünyadaki merkezidir. İnanılmaz çeşitlidir ve çok ucuzdur. Bilenler öyle diyor yani. Bu işlerden anlamıyorsanız sakın satın almayın. Uzmanlık gerektiren bir hadisedir. Eğer mücevher satın almak isterseniz, atlayın bir tuktuka, ne istediğinizi anlatın. Onlar zaten nereye götüreceklerini bilirler.

Raj Mandir

Raj Mandir

Gece Kulüpleri 

Chowki Dani adında bir yer var. Gece eğlenceleri burada organize ediliyor. Şehrin biraz dışarısında kalıyor. Geleneksel müzik, kukla gösterileri, yerel danslar eşliğinde güzel bir akşam geçirebiliyorsunuz. Bir de Raj Mandir tiyatrosunda akşamları gösteri oluyormuş. Ama biz gitmedik. Siz mutlaka gidin ! Biz akşamları otelin çatısına çıkıp, birer bira içmeyi tercih ettk.

7. Jaipur’da gezilecek ve görülecek yerler nereler ?

Jaipur'da Gezilecek Yerlerin Günlük Rotaları

Jaipur’da Gezilecek Yerlerin Günlük Rotaları

Jaipur’da nereler gezilir ? Hindistan’ın en güzel ve en zengin şehirlerinden birisinde geziyor olacaksın. Pek tabiki burada da o kargaşa ve kaos yine eksik olmayacak. Zengin dediysek Monako falan bekleme ! Diğer şehirlere göre daha düzenli diyelim. Daha oturmuş, daha düzgün, daha yaşanılabilir.

Özellikle Hawal Mahal civarında kalacaksan, bir çok yere kolayca gidebilirsin. Şehir merkezini veya şehrin uzak noktalarında kalan diğer yerleri, tuktuk kiralayarak kolayca gezebilirsin. Lafı çok uzatmadan,  Jaipur’da gezdiğimiz yerlerin rotalarından yola çıkarak, gördüğümüz bütün bölgeleri başlıyorum anlatmaya. Jaipur turumuz başlasın !

Jaipur’a gecenin bir yarısı iniyoruz. Bagajlarımızı alıp, arkamızı dönmemizle birlikte yine hiç kimsenin olmadığını görünce yine yapayalnız kalıyoruz. En sevdiğim duygu bu işte ! Mesela Mumbai veya Goa’ya bir kez daha gitsem, o ilk gidişteki heyecan olmaz. Yolda olmanın insana bahşettiği en güzel hediyelerden birisi de, işte bu sonu olmayan yolculuklarda her daim yeni gittiğiniz şehirlere girerken ilk tanışma evresindeki heyecanınızdır. İlk buluşma. İlk görüşme. İlk bakış. Merhaba Jaipur. Biz geldik.

Jaipur’da İlk Günümüzün Rotası

  • Hawal Mahal
  • Jantar Mantar
  • Jaipur Şehir Sarayı (City Palace)
  • Old town
  • Monkey Temple (Galtaji Temple)
  • Albert Hall Müzesi

Jaipur’daki 2. Günümüzün Rotası

  • Amber Sarayı (Kalesi )
  • Kanak Vrindavan Mahal (Bahçeleri)
  • Jal Mahal (Göldeki saray)
  • Royal Gaitor Tumbas
  • Nahargarh fort
Amber Kalesi-Bollywood Film Çekimleri

Amber Kalesi-Bollywood Film Çekimleri

Akşam havalimanına geç indiğimiz için, önce taksiye biyor ve şehir merkezine yarım saatte ulaşıyoruz. Dolana dolana otele ulaşıyoruz. İlk iş olarak otelin çatısına çıkıp, şehri tanımaya çalışıyoruz. Şehrin tam kalbindeyiz. Jaipur’un dokusunu, kokusunu biraz içimize çekip, yarın için planlar yapıyoruz. İlk durağımız Hawal Mahal olacak.

Hawal Mahal : Hava sıcak. Mevsimlerden yaz. Otelden koşarak kendimizi sokaklara atıyoruz. İlk durağımız çok uzun zamandır görmeyi hayal ettiğimiz meşhur Hawal Mahal oluyor. 10 dakika kadar yürüyüp, başlıyoruz etrafı incelemeye. İçeriye girelim mi girmeyelim mi diye ikilemde kalsakta “Bir daha mı gelicez Jaipur’a. Hadi dalalım !” diyoruz. Günlük kombin bilet alıyoruz.

Hawal Mahal

Hawal Mahal-Jaipur

Amber Forth, Hawal Mahal, Nahargarh Forth, Albert Hall ve Jantar Mantar’da geçerli bilet 300 Rupi. Tek tek bilet almaya kalkarsan, 1.000 Rupi. O yüzden ucuz olsun diye kombin bilet almakta fayda var. Hawa Mahal’den güne başlarken, öncelikle bu kombin biletten alıp, Hindistan’da bile olsak maliyetleri düşürme çabasındayız.

Çünkü Tayland ve Hongkong’da çok para harcayacağımızı bildiğimiz için, Hindistan’da kısma derdindeyiz. He bir de City palace ve Jaigarh Fort bileti de  300 Rupi ve 1 hafta geçerli. Haberin olsun !

Hawal Mahal, rüzgarların sarayı demek. 1799 yılında Kral Sawai Pratap Singh için inşa edilmiş. 953 kemerli penceresi, Rajput Hanedanına özgü mimari sitili ile göz kamaştırıcı. Rengarenk pencerelerden harem kadınlarının sokağı izlemeleri için özel tasarlanmış.Ön cephesi Vishnu tanrısının tacı formunda.

Ayrıca, ön cepheden giren rüzgarın iç mekanı serinletmesi düşünülerek inşa edilmiş. Bütün bina pembe ve kırmızı kiremitten yapılmış. Dışarıdan 5 katlı gibi görünen bina içeriden 2 katlı olarak görünüyor.  İtiraf edeyim. Tamam dışı çok güzel de, iç kısmı dışı kadar güzel değil. Benden söylemesi.

Jantar Mantar : Hawal Mahal’in hemen karşısında bulunan dünyada nam salmış bir astronomik gözlem evi olan Jantar Mantar bir sonraki ziyaret ettiğimiz durağımız oluyor. Hemen çaktırmadan bir gruba dahil olup, rehberi dinliyoruz. Neden ? Çünkü buradaki aletlerin hepsinin çok mühim değerli mesajları var. Bilen birisiyle gezmedikten sonra hiç bir anlamı yok. Öyle demişti abilerimiz. Biz de buna uyarak can kulağı ile dinliyoruz.

Jantar Mantar

Jantar Mantar

Burası dönemin astronomi merkezi. Saati tam vaktinde ölçebilen düzenekler, yıldızların konumlarını gösteren şemalar, enlem ve boylamları belirleyen aletler, yıldızlarla ilgili burç analizleri, gök cisimlerinin uzaklıklarını belirlemeye yarayan aletler. Vakti zamanında, gök bilimleri dalında Hindistan’ın en iddialı olduğu konuların başında gelmesinin nedeni buymuş.

Giriş 350 Rupi. Rehberi çaktırmadan dinleyip, özellikle güneş saatinin çalışmasını test ediyoruz. Gerçekten kusursuz. Neredeyse saniyesi saniyesine tutturuyorlar. Helal olsun. Hem de o dönemlerde Hindistan’da yapılmış ! He bu arada, Mihrace bu düzenekleri kurdurtmadan önce, dünyadaki bir çok rasathaneye adamlarını göndermiş.

Jantar Mantar

Jantar Mantar

Diğer ülkelerde inceleme yapan alimler, sonrasında Delhi, Jaipur, Varanasi ve Nattura’da bu şekilde gözlem evleri kurmuşlar. Ama en büyüğü Jaipur’daki imiş. Burası, Jaipur’a gelince muhakkak görülmesi gereken, dünyada nadir olan yerlerden birisi. O yüzden gelmişken, mutlaka bir rehber eşliğinde tüm düzenekleri anlamaya çalışın derim !

Jaipur Şehir Sarayı (City Palace) : Sokaklarda kaybolarak yola devam ediyoruz. Sıcak tabiri caizse kavuruyor. Ama durmak yok. Jantar Mantar’ın hemen karşısında bulunan City Palace’a doğru yol alıyoruz. Zaten bu saydığım 3 yerde hemen yanyana.

City Palace-Jaipur

City Palace-Jaipur

City Palace, eskiden saray olarak kullanılan ama günümüzde müze olarak hizmet veren bir yer. Bu arada tüm bina müze değil. Hala hanedanlık mensupları bu binada yaşıyorlar. O yüzden bütün katlarına giriş izni yok. Eğer kombin bilet almamışsanız, giriş ücreti olarak 300 Rupi ödeyeceksiniz. 19. yüzyıldan kalan bu güzel sarayda ve avlularında kıyafetler, silahlar, minyatürler, takılar, müzik enstrümanları  sergileniyor.

Ayrıca, dünyanın en büyük gümüş kabı da bu müzede bulunuyor. 14.000 gümüş paradan eritilerek yapılmış olan bu küpün yapılmasının sebebi de çok enteresan : Jaipur’un son kralı Maharaja Sawai Madho Singh II, İngiltere’ye seyahate çıkmadan önce bu küplerin Ganj nehrinin suları ile doldurulmasını istemiş.

City Palace-Jaipur

City Palace-Jaipur

Böylece tüm seyahatinde kutsal Ganj nehrinin suyunu içebilecekmiş. O aralar Ganj nehri, sıradan bir nehir olarak zihnimde canlanıyordu. Taki Varanasi’ye gidip, görene kadar. Onu da Varanasi gezi rehberi yazımda ayrıca anlatacağım zaten.

Old town : Müzeler ve önemli yapılar faslını bitirdikten sonra, bir şehirde en çok yapmayı sevdiğimiz kısma geçiyoruz. Yani sıra geldi halka karışma faslına. Şehir merkezinin kalbinde, hemen bu saydığım 3 yerin ardında bulunan eski şehir bölgesine gidiyoruz. Sokaklarında, pazarlarında kaybolup, yerel halkı gözlemleme derdindeyiz. Mumbai’deki o hengame ve kargaşa, Jaipur’da yok. Burası bir nebze de olsa daha sakin ve düzenli. O yüzden çok zorlanmıyoruz.

Old Town Sokakları-Jaipur

Old Town Sokakları-Jaipur

Monkey Temple (Galtaji Temple) : Bir tuktuk kiralayıp, Jaipur’un doğusunda bulunan meşhur Maymunlar tapınağına gidelim diyoruz. Yine her zamanki gibi 10 dakika süren pazarlık neticesinde, atlıyoruz tuktuka. İstikamet Galtaji Temple.

Maymun Tapınağındaki Sevimli Ev Sahipleri

Maymun Tapınağındaki Sevimli Ev Sahipleri

Daha kapıdan girmemizle beraber, bir sürü çakma rehber sözde yardımcı olmak istiyorlar. “Sir. Sir. Tour guide. Veri veri çip.” sözlerini ve önümüze geçen çakma rehberleri geçerek yolumuza bakıyoruz. Dilerseniz girişte 50-100 rupiye maymunlar için yiyecek alıp onları besleyebilirsiniz.

Ama sakın göz temasında bulunmayın ve asla ani hareket yapmayın. Çete gibidir bu maymunlar. Hemen toplanır. Ayrıca asla açıkta bir şey bırakmayın. Elinizdeki telefonu bile gelip alabilirler. Benden uyarması !

Monkey Temple-Jaipur

Monkey Temple-Jaipur

Tapınak bölgesinde bulunan en önemli özellik ise, yemyeşil bir alana kurulu olan bu tapınaklar Hanuman, Surya, Shiv ve Krishna ailelelerine adanmış. Bu tapınaklar, hac seferi yapan Hinduların vazgeçilmez duraklarından. Rengarenk sarilerini giyen kadınlar, türbanlı Hintli erkekler, pala bıyıklı yaşlı amcalar, yüzlerinde tarihin derinliklerine boğulacağınız teyzeler.

Herkes burada. E bir de bolca maymun. Hatta şöyle de bir olayı var buranın ; Maymunlar, tapınağın en üstünde yaşıyor. O kata kimse giremiyor. Bir alt kadında erkekler, diğer alt katta ise kadınlar havuzlara girebiliyor. Neden havuza giriyorlar ? Arınmak için ! Neyden ? Pislikten. Yani ruhani olarak !

Galtaji Temple-Jaipur

Galtaji Temple-Jaipur

Albert Hall Müzesi : Herkesin bakışları üzerimizde yola devam ediyoruz. İnsanların davranışları çok farklı bu topraklarda. Kendimizi ünlü gibi hissediyoruz yahu ! Çünkü nereye gitsek fotoğraf çektirmek isteyen Hintliler yolumuzu kesiyor. Sonradan öğreniyoruz ki meğer bu Hintlilerin büyük bir çoğunluğu, hayatlarında ilk defa yabancı bir insan görüyorlarmış.

Bu yüzdenmiş bütün ilgi, alaka. Kırmıyoruz kimseyi. Meşhurmuşuz edası takınıp, herkesi mutlu etmeye çalışıyoruz. Onların fotoğraf çektirdikten sonra mutluluktan gülen gözlerindeki sevinci görüp, biz de mutlu olduyoruz ! Bir fotoğraf çektirmenin, beni bu kadar mutlu edeceğini bilmezdim doğrusu. Taki Hindistan’a gelene kadar. Dünya çok enteresan…

Albert Hall Müzesi-Jaipur

Albert Hall Müzesi-Jaipur

İngilizler tarafından, başlangıçta belediye binası olarak planlanan bina, sonradan müze olarak kullanılmış. Çinilerden yapılan oymalar, metal işlemeler, müzik enstrümanları, takılar ve kıyafetler sergileniyor. Günlük kombin bilet burada da geçerli. O biletten iyi ki almışız doğrusu. Çok işimize yaradı.

İlk gün şehri güzelce tanıdıktan sonra, akşam şehir merkezini yine turluyoruz ama öyle ahım şahım bir şey dikkatimizi çekmiyor. Zaten Hindistan’da, özellikle akşamları çok bir şey görmeyi beklemeyin. Sokaklarda yatan çocuklar, rikşaların üzerinde uyuyan insanlar. Göreceğiniz ülke böyle bir yer olacak. 300 milyondan fazla insanın sokakta doğup, sokakta büyüdüğü yer burası…

Tuktukçumuz-Amber Kalesi-Jaipur

Tuktukçumuz-Amber Kalesi-Jaipur

Amber Sarayı (Kalesi ) : Ertesi gün biraz daha yoğun bir plan bizi bekliyor. Bugün biraz uzaklara, şehir dışına çıkacağımız için bir tuktuk kiralayalım diyoruz. Günlük 400 rupiye genç bir Hintli kardeşim ile yola koyuluyoruz. İngilizcesi fena değil. Sizi yaşatıcam diyor. Emin ellerdesiniz Sir diyor tüm Hintliler gibi başını sağa-sola sallayarak. Yine aynı çığlık ve mutlulukla bağırıyor “Incredible India !!!”

İlk durağımız Jaipur’un gözbebeği Amber Kalesi oluyor. Uzaktan bile muhteşem görünüyor. Tepede kurulu olan Amber kalesi, kahverengi tonlarının hakim olduğu bir yapı. Aslında buraya fille çıkalım diyoruz ama Hintli kardeşimiz “Ben size daha iyi bir tur yaptıracağım burası çok turistik !” diyor.

“Olum bak yalan olmasın sonra. Güven bana diyorsun da, biz senin bildiğin turistlerden değiliz. Hindistan bizim ikinci evimiz ona göre !” diyerek gözdağı veriyoruz. Bir şey yapacağımızdan değil. Parasını da geçtim de, buralara kadar gelip bu deneyimi yaşayamamaktan korkuyoruz. İnanıyoruz çocuğa. Başlıyoruz yürüyerek kaleye tırmanmaya.

Aynalı Oda. Amber Kalesi

Aynalı Oda. Amber Kalesi

Yolun yarısına gelince ilerleyemiyoruz ! Bil bakalım neden ? Yine o gençlik. Bir rahat vermiyor. 15 kişi ile tek tek fotoğraf çektirmek nedir yahu ? Kıramıyoruz yine. Ah bizdeki şu insan sevgisi…

Kaleden içeri girer girmez bayılıyoruz. Hindistan’da böyle güzel bir kale görmeyi beklemiyordum doğrusu. He bu arada kalenin adının Amber olmasının nedeni ; içindeki büyük Shiva heykelinin amberden yapılması. 1592 yılından yapılmış. Açık sarı renkler çoğunlukta. 450 yıllık.

Kraliyet ailesine ev sahipliği yapmış bir saray burası aslında.  Muhteşem bir yapı. Sarayın tepesinden şehri izlemek büyüleyici. Yüzlerce odası, bahçeleri, salonları, tapınakları olan bir yerden bahsediyorum. Giriş 200 Rupi.

Amber Fort Giriş Kapısı

Amber Fort Giriş Kapısı

Neyse ! Bizim derdimiz, kalenin içerisinde kaybolup, bahçeleri ve odaları görmekken, o da ne ! Uçakta herkesin fotoğraf çektirmek isteyip, bizim hiç umursamadığımız delikanlı meğer Bollywood oyuncusuymuş ve tam da şu an yine karşımızda film çekiyorlar. “Bir Bollywood filminin çekimlerine denk gelemeden dönersek canımız çok yanar he !” diye isyan ederken, Allah sesimizi duymuş olmalı ki karşımıza çıkardı !

Bir sürü ekip oyuncusu, kameralar, ekipmanlar. Bildiğin setin ortasındayız. Oldukça büyük bir filme benziyordu doğrusu. İsmini de almayı unuttuk bu arada. Fotoğraf çektirmekten, millet bizi bu filmde oynayan yabancı oyuncular sanmış. O derece popüleriz. Diyorum sana ! Not : Ali neden bu kadar mutluydu hala anlamış değilim…

Herkesi bu filmde oynamadığımıza ikna ettikten sonra, kaleyi gezmeye başlıyoruz. Sırasıyla ; Sila Devi tapınağı, Ganesh Kapısı, Jai Man (Aynalı Sarayı), Divan-ı Aam yanındaki Türk hamamı, Diwan-ı Khas, Sukh Niwas, Sheesh Mahal, Zenani Deorhi ve diğerleri. İsimlerden de anlayacağınız üzre, burası müslümanların geride bıraktıkları izleri taşıyor. Müslüman-Hint mimarisinin özelliklerini kaleyi gezerken de görüyorsunuz. Buraya kadar gelmişken Jaigarh Fort’a tırmanmıyoruz.

Çok sıcak olduğu için vazgeçiyoruz. Belki sen istersin diye belirteyim dedim. “Ne var bu kalede ?” dersen : Dünyanın en büyük tekerlekli topu varmış. Sadece 1 kez deneme amaçlı kullanılmış. O yüzden Hintliler için buralar önemli yerler. “Kimse yaklaşamadı bu kaleye !” diye övünüyorlar. Yani bu kale hiç fethedilmemiş. O yüzden çok kıymetli onlar için.

Amber Kalesi Avluları

Amber Kalesi Avluları

He bir de, kalenin tepesinden göl manzarasını izlerken karşı tepelerde up uzun bir duvar görüyoruz. Sonradan öğreniyorum ki, Çin Seddinden sonra dünyanın en uzun duvarı bu duvarmış. 36 kilometre uzunluğundaymış. Ama Çin Seddinin uzunluğunun 21.196 km olduğunu düşününce, devede kulak gibi kalıyor.

Sonrasında kaleden yürüyerek aşağıya iniyoruz. Kaleden çıkar çıkmaz kobra oynatıcıları ile karşılaşıyoruz. Hayatımda ilk defa böyle bir şeye şahit oluyorum. Hani filmlerde olur ya. O anı resmen yaşar gibiyim. Dakikalarca kobraların nasıl dans ettirildiğini izliyoruz. 3-5 Rupi de bahşiş atıyoruz. Adetten.

Kanak Vrindavan Mahal (Bahçeleri) : Tuktukçumuzla buluştuktan sonra, yol üzerinde bu bahçelere de uğruyoruz. “Uğramadan dönmek olmaz !” diyor tuktukçu kardeşimiz. Jaipur’un en güzel bahçeleri olarak geçiyormuş. Amber Kalesi ile Jal Mahal arasında kalan bu bahçeler huzur dolası bir yer. Dini olarak önemli bir değere de sahip. Tanrı Sri Krishna’ya adanmış. Gelmişken görülmesi gereken yerlerden.

Kanak Vrindavan Mahal (Bahçeleri)-Jaipur

Kanak Vrindavan Mahal (Bahçeleri)-Jaipur

Jal Mahal (Göldeki saray) : Yolumuza devam ederken, şu meşhur Göldeki Sarayı da görelim diyoruz. Man Sagar gölü içerisinde bulunan bu yapı, 1799 yılında sırf kral sıcaklarda bunalmasın diye yapılmış. 2 kat su altında 2 kat ise su üstünde bulunuyor. Suyun içerisindeki kale ilk yapıldığı zamanlarda ormanlık alan içerisinde kuruluymuş.

Zamanla su altında kalmış. Bu arada yapıyı ziyaret edemiyorsunuz. İleride otel yapılması planlanıyormuş. Kim bilir belki de misafirlerden birisi sen olabilirsin !

Göldeki Saray-Jal Mahal-Jaipur

Göldeki Saray-Jal Mahal-Jaipur

Royal Gaitor Tumbas : “Şimdi.” diyor tuktukçu “Sizi çok farklı bir yere götüreceğim. Kimsenin bilmediği”. Birbirimize bakıyoruz Ali ile. “Olum bak. Macera peşinde koşalım derken başımıza bir şey gelmesin ?” diye efham içerisine giriyoruz. Meğer ne gereksizmiş! Çocuk bizi hiç kimselerin olmadığı bu mezarlık alanına getiriyor. Aslında tam mezarlık değil ama bir çok mermerden yapılmış kraliyet mezarı burada bulunuyor.

Aslında anıt mezar olarak geçiyor ve giriş 30 Rupi. Çoğu turist buranın varlığından haberdar bile değilmiş. Sessiz, sakin bir yer. Rajput mimarisi ile inşa edilen, mermerlerin işlemelerinin güzelliği görülmeye değerdi doğrusu. Burayı not al derim.

Royal Gaitor Tumbas

Royal Gaitor Tumbas

Fil turu : Sıra da ne var ? Hayatımızın deneyimi ! Tuktukçuya sözünü tutmasını rica ediyoruz. Çocuklar gibi gözlerinin içine bakıyoruz ! Sanki büyük abimiz söz vermişte, onu ikna etmeye çalışan küçücük çocuklar gibiyiz. “Ne olur !” edasıyla gözlerinin içine bakıyoruz. “Bak fil turu yapmazsak vallahi güceniriz sana!” diye şakayla karışık yalvarıyoruz.

Doğrucu bizi müslüman mahallelerinden birisine götürüyor. Etraf yıkık-dökük. Pis. Kaotik. Küçücük bir binanın bahçesine doğru ilerlerken onu görüyoruz. Koskocaman cüsseli bedeni ile köşede serinlerken, dünyayı görmesini sağlayan küçücük gözleri ile bize bakıyor. O kadar tatlı, o kadar farklı ki !

Fil İle İlk Buluşma-Jaipur

Fil İle İlk Buluşma-Jaipur

Dakikalarca seviyoruz filleri. Dilersek şehir merkezini fille gezebileceğimizi söylüyorlar. Hemen kabul ediyoruz. Binmek için önce yüksek bir noktaya çıkıyoruz. Filin üstünde bulunan küçük alana oturup, demir parmaklıklardan sarkıyoruz. Filin sahibi olan üstad “Hazır mısınız ?” diye soruyor. Çığlık çığlağa “Evet” cevabını verdiğimiz gibi, sallana sallana başlıyoruz gezmeye.

İlk başta düşecek gibi oluyor insan. 10 dakika sonra alışıyorsun. Daracık Jaipur sokaklarında gezerken, 2 katlı binaların balkonlarına dokunma mesafesinde sokakları arşınlıyoruz. Bir yandan da yoldan geçen halkı selamlıyoruz mahallenin muhtarı edasıyla.

Zaten herkesin ilgi odağıyken, üzerine bir de fil turu yapınca insan başka türlü hissediyor kendini. Artık, Hindistan’a alışmaya başlıyoruz. Ne korku kalıyor, ne kaygı. Bu topraklarda yıllardır yaşıyormuşuz gibi, biz de onların bir parçası oluyoruz.

Jaipur Sokaklarında Sıradan Bir Gün

Jaipur Sokaklarında Sıradan Bir Gün

Tur seferimiz yaklaşık 1 saat sürüyor. Bir türlü ayrılamıyoruz fillerden. Sevdikçe sevesi gelir ya insanın. Gidemiyor ayaklarımız bir türlü. Son bakışı attıktan sonra, el mahkum ayrılıyoruz bu dünya tatlısı hayvanlardan. Artık yavaş yavaş yorulduğumuzu da farkediyoruz. Dinlenip, biraz sakinlik arıyoruz.

Nahargarh fort : “Bizi şöyle şehri tepeden görebileceğimiz bir yere götürebilir misin ?” diye rica ediyoruz tuktukçuya. “Nahargarh fort” diyor, “Şehrin en güzel manzaralarından birisini görebileceğin güzel bir yerdir.” “Tamam o halde. Haydi gidelim” diyoruz. Öyle varoşlardan, öyle kötü yerlerden geçiriyoruz ki !

Nasıl anlatırım durumu, nasıl ifade ederim bilmiyorum. Siz hiç şehrin içerisinde arabanızla giderken domuza yol verdiniz mi ? Ben vermemiştim. Taki Jaipur’a gelene kadar.

Nahargarh Fort'a Giderken Sıradan Şeyler

Nahargarh Fort’a Giderken Sıradan Şeyler

İşte böyle yerlerden geçip, şehri en tepeden görmek üzere yol alıyoruz. Lakin merdivenlere kadar gelip, tuktuktan iniyoruz. “Bundan sonrası tabanvay !” diyor çocuk. “Öyle olsun bakalım.” diyerekten, yarım saat kadar süren ve canımızı okuyan yol sonunda, tüm Jaipur ayaklarımızın altına seriliyor.

Akşam üstünün o serin havası, yüzümüze yansıyan güneşle karışıp, anın tadını çıkarmamız için resmen ayarlanmış gibi. Biraz dinlenip huzura eriyoruz. Keyif çatıyoruz. Sonuçta 1 saat sonra, yine o domuzların içerisinden geçip, şehir merkezine gitmemiz gerekecek ! Ne yapalım ? Olacak o kadar !

Nahargarh Fort'dan Jaipur Manzarası

Nahargarh Fort’dan Jaipur Manzarası

Bu arada, Nahargarh kalesi 1734 yılında inşa edilmiş. Kaplan yuvası anlamına geliyormuş. Kraliyet ailesi için yapılmış olan yapıda, kraliçeler için özel odalar mutlaka görülmeli. Toprak renkli kubbeler, duvarlardaki işlemeler her ne kadar güzel olsa da, burada beni benden alan şey sonsuz Jaipur manzarası oluyor.

Uzun uzun dalıyorum hayallere. Kim derdi buralara geleceğimi. Bazen ben bile inanamıyorum doğrusu. Meğer korkacak hiç bir şey yokmuş ! Meğer insan bilmediği şeylerden korkarmış !

Artık hava kararmak üzereyken, tuktukçumuzla son kez buluşup, bizi otele bırakmasını rica ediyoruz. Yarın Agra’ya şu meşhur Tac Mahal’i görmek için yola koyulacağımızdan dolayı, bu akşam güzelce dinlenmek peşindeyiz. Enerjimizi Agra’ya saklayıp, özellikle Tac Mahal ve çevresini karış karış gezmek en büyük hayalimiz. Aslında bu ülkeye gelmemizdeki en büyük nedenlerden birisi de bu değil miydi ?

Nahargarh Fort

Nahargarh Fort-Jaipur

Yıllardır hayali kurulan, sonunda gerçekleşecek olan yer ! Akşam uyumaya çalışsam da uyuyamıyorum doğrusu. Hep aklımda. “Acaba ilk görünce ne hissedeceğim ? Sahiden dedikleri gibi güzel miydi ? İnsan, dedikleri gibi baktıkça hayallere dalıyor muydu ? Tac Mahal, insanı uykularından edecek kadar güzel bir yapı mı ?” sorularını düşünürken, sanki hiç bitmesin istediğim rüyaları görmek için dalıyorum uykuya …

8. Jaipur’da kaç gün kalmalı ? 

Hindistan'da Çok Popülerdik-Amber Kalesi-Jaipur

Hindistan’da Çok Popülerdik-Amber Kalesi-Jaipur

Jaipur’u görmek için kaç gün yeterli olur ? Bence 2 gün yeterli olacaktır. Eğer Chand Baori’ye de gidecek olursanız, belki 1 gün daha ekleyebilirsin. Ama genel hatları ile 2 günlük sürede, yukarıda saydığım heryeri görebilirsiniz.

9. Jaipur’da mutlaka yapılması gerekenler neler ?

  • Hawa Mahal’in güzel bir fotoğrafını çekmeden
  • Old town bölgesinde bulunan pazarları dolaşmadan
  • Jantar Mantar’ın özelliklerini araştırmadan
  • Monkey Temple’da Hinduların dua edişlerine tanık olmadan
  • Amber Sarayını karış karış gezmeden
  • Nahargarh fort’dan şehri akşamüzeri izlemeden
  • Filleri ziyaret etmeden

dönmemek gerekir. He bir de, eğer denk gelebilirseniz, Bollywood çekimlerini de muhakkak yarım saat izleyip, dünyanın en meşhur sinema sektörünün kalbi olan Hindistan’da, güzel bir anı biriktirebilirsiniz.

10. Jaipur’a ne zaman gitmeli ? 

Amber Kalesi Avluları

Amber Kalesi Avluları

Jaipur’a ne zaman gidilir ? Aslında Hindistan’a ne zaman gidilir ? Dediğim gibi biz ağustos ayında gitmiştik. Bunaltıcı bir sıcak vardı doğrusu. Ama en ideal dönem kasım-şubat ayları. Ayrıca bir çok festivalde, bu dönemde gerçekleşiyor.

11. Jaipur’da benim yapmadığım ama size önerilerim neler ? 

Chand Baori-Jaipur

Chand Baori-Jaipur

  • Chand Baori diye bir yer var. Jaipur’a 80 km uzaklıkta 9.yy’da yapılmış olan, o zamanların dünyanın en derin kuyusu. 33 metre derinliğinde ve tam 3500 merdivenle tasarlanmış bir yer. En önemli özelliği, bütün merdivenlerin ve mimarinin kusursuz bir şekilde tasarlanması. Taksiler 40 dolar. Otobüsle de gidilebiliyor. Bu kuyu Abhaneri köyünde. Sikandara otobüsü ile gideceksin. Otobüsle 2-3 saat falan sürer ve 60-70 Rupi ödersin.
  • Pushkar, Jodhpur ve Udaipur gibi Rajastan şehirlerine gitmedim. Eğer senin vaktin olursa muhakkak her birisinde 2 gün kal derim. Bu şehirlerin her birinin farklı rengi vardır. Kimisi mavi, kimisi beyazdır. Tarih ve sanat açısından en zengin bölgelerdir. O yüzden geniş kapsamlı bir Rajastan turu yapmanı öneririm.
  • Akşamları çok fazla dışarıya çıkmadık. Gündüzleri yorulduğumuz için, yerel mekanları ve eğlence hayatını göremedik. Eğer sizin fırsatınız olursa muhakkak değerlendirin derim.

12. Jaipur hakkında uyarılarım

Royal Gaitor-Jaipur

Royal Gaitor-Jaipur

  • Erkekler elele tutuşup gezebilirler. Gay değiller. Burada normal.
  • Şehri yaşamak için erken kalkın. Bir çok mekan 16:30’da kapanıyor.
  • Pazarlık olmazsa olmazın olsun. Her zaman en yüksek fiyattan satış yapmaya çalışacaklar.
  • Çok girişken insanlar Hintliler. Sürekli gelip, seninle konuşmaya çalışacaklardır. Tepki verme. Zarar vermezler. Zaten tersleyip, biraz yüksek sesle bağırdın mı hemen uzaklaşırlar.
  • Şehri gezerken güzel bir plan çıkar. Yukarıda saydığım yerleri muhakkak görmeye çalış derim.
  • Yaz aylarında hava çok ama çok sıcak olacak. O yüzden sok fazla güneş ışığına maruz kalma.
  • Kombine bilet alırsan, bir çok yapıyı ziyaret ederken daha ucuza mal edebilirsin.
  • Mücevher satmaya çalışacaklardır. İşin erbabı değilsen, hiç bulaşma derim.
  • Çeşmeden su içme. Her daim kapalı sulardan tüket.
  • Gitmeden önce mutlaka ama mutlaka “Hindistan Gezi ve Seyahat Rehberi” yazımı oku.

Jaipur. Gece 23.00 civarı. Aylardan ağustos. Hava sıcakla, ılık arasında. Yani tam kıvamında. En sevdiğim. Otelin çatı katına çıkıyorum. 1 tane de bira aldım. Çatı katının güzelliğini nasıl tarif ederim bilmiyorum. Bir tek ben varım. Kimsecikler yok. Rüzgar yavaş yavaş yüzüme dokundukça, Hindistan’da olduğumu farkettiriyor bana. “Yalnız değilsin !” der gibi. Sabahtan akşama kadar ki o kargaşada bitap düşen vücudum, nedense akşam oldu mu kendine geliyor. Ruhum dinleniyor. Yüzüm gülüyor. Çok mutluyum.

Tac Mahal-Agra-Hindistan

Tac Mahal-Agra-Hindistan

Hayatımda hiç olmadığım kadar mutluyum. Tarif et desen, nereden başlarım bilmiyorum. Şehrin sesini dinleyerek, yüzümdeki gülümsenin sebebini az çok biliyorum aslında. “Konuş benimle” der gibi başlıyorum kendimle konuşmaya. Ben bunu seviyorum. Sanırım neye aşık olduğumu artık biliyorum. Ben yolda olmayı seviyorum. Seyahat etmek benim en büyük aşkımmış meğer. Bunu Hindistan’da öğreniyorum…

Bir sonraki durak. Kalbimin yerinden çıktığı an. Tac Mahal-Agra…

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

Yorum Yap