Lviv’de Gezilecek Yerler

Lviv’de gezilecek yerler nereler ?

Lviv’de nereler gezilir ? Benim bu şehre gelmemin en büyük nedeni gezilecek yerlerinin, sokaklarının, binalarının, şehrin atmosferinin, meydanlarının, parklarının güzelliği idi. Gerçekten de öyle. Sanki bir Avrupa şehrinde geziyormuş hissine kapıldım. Hangi köşeyi dönüp yeni bir sokağa çıksam, elim hemen telefonuma gidiyordu. He birde evet kızları inanılmaz güzel. Kimseyi kandırmayalım şimdi. Benim bu zamana kadar gördüğüm İsveçli hanımlardan sonraki en güzel millet Ukraynalılar. Ama sadece kadınları.Böyle güzel kadınları olan miletin erkekleri nasıl bu kadar zıttı olur anlamış değilim. Gerçi böyle demek doğru bir tabir değil ama bu kadar fark olması enteresan.

Lviv Manzarası

Lviv Manzarası

Neyse gezilecek yerleri sırasıyla anlatmaya başlayayım.Zaten eklediğim haritayıda yanınıza alıp, belirttiğim yerleri rota şeklinde takip ederseniz inanın çocuk oyuncağı gibi gelecek.Ayrıca şehrin çoğu bölgesinde bedava Wi-Fi var.Adresleri bulma konusunda oldukça yardımcı oluyor.Birde sokaklarda gezerken ara sıra oluruna bırakın.Kaybolun.Bazen oluruna bırakmak daha keyifli oluyor bu şehirde.Kırmızı daireler,aşşağıda belirttiğim gezilecek yerlerin şehirdeki konumlarıdır.En ortadaki büyük daire, şehrin merkezidir.Diğer dairelere de yerine göre 15-20 dakikada yürüyerek ulaşabilirsiniz.Gitmeden önce en azından kafanızda şekillenmesinde fayda var.

Lviv Şehir Haritası

Lviv Şehir Haritası

  • Rynok Meydanı : Türkçesi Pazar Meydanı.İlk iş şehrin kalbi olan ve 500 yıldır Lviv’in siyasal,kültürel,kamusal merkezi olan Rynok Meydanına gitmek oluyor.Mimari olarak oldukça güzel bir meydan.İnsan burda dolaşırken,İstanbul’un kalabalık,pis,gürültülü havasının ne kadar insanı bunalttığının farkına varıyor.Nefes aldığınızı hissediyorsunuz.Hemen etrafta bulunan bir sürü kafede kahve içip,meydanda dolaşan insanları izlemek sanırım böyle şehirlerde bana en çok haz,keyif,huzur veren şey.Meydanın ortasında bulunan Belediye binasındaki kuleye çıkabilirsiniz.Yaklaşık 3000 basamak tırmanmak gerektiğini de hatırlatmakta fayda var.

    Gece Rynok Meydanı

    Gece Rynok Meydanı

  • Shevchenka Avenue (Bulvarı): Rynok Meydanından yavaş yavaş yürüyerek, şehrin en lüks caddesine gidiyoruz.Önce Glory Cafe’de güzel bir Türk kahvaltısı yapıyoruz.Kahvaltımızı yaptığımız yer zaten hemen bu meşhur caddenin başında olduğu için, cadde boyunca yürüyoruz.Zaten çok uzun bir cadde değil.O yüzden yürümemiz 10 dakikamızı alıyor.

    Shevchenka Avenue (Bulvarı)

    Shevchenka Avenue (Bulvarı)

  • Potocki Sarayı : Caddeyi bitirdikten sonra, arnavut kaldırımı sokaklarda fotoğraf çeke çeke yürümeye devam ediyoruz.Sokaklarda kaybolmak ne güzel.Nefes almak ne güzel.Önce Ivan Frankı Park’ına geliyoruz.Biraz soluklanıyoruz.Karşımızda Ivan Franko Üniversitesi.Durmak yok.Barok tarzında inşa edilen Avrupa’nın önemli ailelerinden Poticikiler tarafından kullanılan ve şu anda Lviv’e ait sanat eserlerinin sergilendiği bir saray olan Potocki sarayı’na gidiyoruz.2 katınıda geziyoruz.Binayı daha görür görmez Paris’de gördüğüm binalara benzetiyorum.Sonradan öğreniyorum ki Fransız mimar tarafından yapılmış.

    Potocki Sarayı

    Potocki Sarayı

  • St. George’s Katedrali :Bir sonraki hedefimiz Avrupa’nın en önemli katedrallerinden biri olan St. George Katedrali. Yollar biraz yokuş.Çünkü katedral tepede kurulu.Katedral Yura meydanında barok-rokoko tarzında ve 1744-1760 yılları arasında yapılmış bir katedral.İçerisi oldukça güzel.Burası şehrin batı yakasında bulunuyor.

    St George Katedrali

    St George’s Katedrali

  • St. Olha and Elizabeth Kilisesi : Sokaklarda dolaşarak 10-15 dakika uzaklıktaki St Olha and Elizabeth Kilisesi’ne gidiyoruz.Burası gotik mimari tarzda yapılmış bir kilise.Kilisenin içerisini gezdikten sonra şehri tepeden görmek için hemen kilisenin girişinin sol tarafına yürüyoruz.10 grivna ödeyerek yüzlerce basamak çıkıp şehri tepeden izliyoruz.Şehri tanımanın en güzel yanı, şehre tepeden bakıp başınızı göğe kaldırıp derin bir nefes çekmektir.Rüzgarın yüzünüze dokunarak akıp gitmesi, yaşamanızın en büyük sebebi.Unutmuştum.”Farkına vardığım iyi oldu.” diyerek sebepsiz ve anlamsız bir gülümseme beliriyor yüzümde.

    St. Olha and Elizabeth Kilisesi

    St. Olha and Elizabeth Kilisesi

  • Lviv Tren İstasyonu: Kalabalığın peşine takılıp sokaklarda dolaşmayı çok severim.Burdada aynısı oluyor.Kalabalığı takip ediyoruz ve tren istasyonuna ulaşıyoruz.Oldukça güzel bir istasyon burası.Gelmişken görmek lazım.Biraz dinlendikten sonra taksiye atlayıp şehir merkezine yani Rynok Meydanına dönüyoruz.Yavaş yavaş yorgunluk kendini göstermeye başlıyor.Meydana oturup güneşli bir nisan aynın akşamüstü, meydanı gören bir kafede kahvelerimizi yudumluyoruz.

    Lviv Tren İstasyonu:

    Lviv Tren İstasyonu

  • Lychakiv Mezarlığı: Bir sonraki gün,taksiye atlayıp 15 dakika uzaklıktaki Avrupa’nın en önemli mezarlıklarından olan Lychakiv mezarlığına gidiyoruz.18. yüzyıldan beri kullanılan bu mezarlıkta halkın değil ülkenin önde gelen insanlarının mezarları bulunuyor.Artık müze gibi olmuş biryer.Girişte ücret ödüyoruz. Mezarlık içerisinde çok farklı mezarlar dikkatimizi çekiyor.Sonradan öğreniyoruz ki buradaki mezarlar ülkenin sanatçılarına, asillerine, askerlerine aitmiş.Yaklaşık 400,000 mezar varmış.Hayatımda ilk defa yabancı ülkede bir mezarlık gezmiş oluyorum.

    Lychakiv Mezarlığı

    Lychakiv Mezarlığı

  • Museum of Folk Architecture :Mezarlıktan çıkıp hemen mezarlığın önünde bulunan taksiye atlıyoruz.İstikamet şehrin olmazsa olmazlarından Museum of Folk Arhitecture.Lviv’e gelip de görmeden dönmemeniz gereken yerlerin başında bu müze geliyor. Bu müze alıştığınız o sıradan müzelerden çok farklı.Müze altmış hektarlık bir alana kurulmuş bir açıkhava müzesi. Burada 6 kilise var.Bunun yanından ağaçtan yapılan çok farklı yapılarda var.Yaklaşık 2 saat bu müzede dolaşıyoruz.Burayı mutlaka atlamamalısınız.

    Folk Architecture Museum

    Museum of Folk Architecture

  • High Castle :Günbatımını şehrin tepe noktalarında izlemeye bayılırım.Hem şehri tepeden izlerim hem de günün yorgunluğunu atarım.Bu yüzden şehrin tepe noktası olan High Castle’a çıkıyoruz.Türkçesi Yüksek Kale.Ama kale ile alakası yok.Tepeye çıkarken yorgunluktan ölüyoruz.Çünkü oldukça zahmetli ve sayısını unuttuğum kadar basamak var.Neyseki tepeye çıkınca ne yorgunluk kalıyor ne ağrı,sızı.Günün en sevdiğim anının keyfini harika bir Lviv manzarası eşliğinde yaşıyoruz.

    High Castle

    High Castle

  • Opera Binası : Son günün biraz burukluğu var içimde.Seyahat etmek çok güzelde,en kötüsü dönüş yolu.Canımı sıkmıyorum.Uçak akşam 5’te kalkacağı için daha vakit var.Bugün şehir merkezinde kalan yerleri gezme vakti.Önce 1897 yılında inşa edilen opera binasına gidiyoruz.Svobody Caddesi üzerinde yer alan Opera binası Avrupa’nın en iyilerinden.Opera,tiyatoro,bale ve diğer bir çok gösteri burada organize ediliyor.Zamanım yetmediği için bir gösteri izleyemeden dönmenin burukluğunu yaşıyorum.Ama siz giderseniz mutlaka ama mutlaka bi gösteriye gidin.Gösteri takvimi için tıklayınız.

    Opera Binası

    Opera Binası

  • Transfiguration Church:Opera Binası’nın civarında yer alan meydanlara kurulu pazarların içerisinde dolaşarak Transfiguration Kilisesi’ne gidiyoruz.Pazar günü olması sebebiyle tıklım tıklım.Şansımıza bir ayine denk geliyoruz.Başlıyoruz Kilisenin tavanında gökyüzü motiflerinin güzelliğine bakarak dua etmeye.

    Transfiguration Church

    Transfiguration Church

  • Belediye Binası : Rynok meydanına doğru ilerliyoruz.Etrafta pazar gününün kalabalığı hakim.Meydanda yer alan Belediye Binasına çıkma gereği duymuyoruz.3000 basamak var diyorlar.Gözümüz korkuyor.Zaten 2 kez de şehri tepeden gördüğümüz için pas geçiyoruz.

    Rynok Meydanında Yer Alan Belediye Binası

    Rynok Meydanında Yer Alan Belediye Binası

  • Mazo(Masoch) Cafe :Meydana oldukça yakın olan Mazo kafeye gidiyoruz.Şimdi aklınıza gelenleri tahmin edebiliyorum ki bende başlangıçta aynı şeyleri düşünüyordum.Ama alakası yok.Burası bildiğin bir kafe.Mazoşizmin isim babası olan Alman yazar Leopold von Sacher-Masoch’un anısına açılmış.Aslında Lvivli olduğu idda ediliyor.Mekanda arada size kırbaç atan çalışanlar oluyor.Çok bir esprisini görmedik açıkçası.Sadece görülmeye değer.

    Mazo(Masoch) Cafe

    Mazo(Masoch) Cafe

  • Lviv Coffee Mining Manufacture :Mazo Cafe den çıkıp hemen meydanın kösesinde yer alan ve kahve konusunda nam yapmış olan bu kafeye gidiyoruz.Hem bahçesi olan hem de mahsenleri olan biryer burası.Kahve sevenler mutlaka gelmeli.

    Lviv Coffee Mining

    Lviv Coffee Mining Manufacture

  • Dominican Katedrali ve Manastırı: Sokakların ortasından geçen tramvayları,çocuklarını gezdiren aileleri,pazar gezmesine çıkan gençleri izleyerek sokak sanatçıların çaldıkları ilginç enstrümanlar eşliğinde meydanın hemen arka kısmında yer alan meşhur katedrale doğru ilerliyoruz.Burası Lviv’in en eski yapılarından bir tanesi.Yaklaşık 12. yy’da kurulmuş bir yer.Daha önceden bakımsızlıktan dolayı yıkılmak üzere iken yeniden inşa edilmiş.

    Dominican Katedrali ve Manastırı

    Dominican Katedrali ve Manastırı

  • Ermeni Katedrali :Bir sonraki durağımız hemen Ermeni bölgesinde bulunan, çoğunlukla Ermenilern yaşadığı bölge olan ve çok eski olduğu için şehrin olmazsa olmazlarından Ermeni Katedrali.1363 yılında yapılmış bir yapı.Görülmeye değer.

    Ermeni Katedrali

    Ermeni Katedrali

  • Bernardine Kilisesi :Son durağımız Bernardine Kilisesi. Barok stilinde yapılmış bir kilise. Gündüz kilisenin içerisini geziyoruz. Ama özellikle akşamları bu kilisenin aydınlatması çok güzel. Fotoğraf çekmeyi seviyorsanız kaçırmamalısınız.

    Bernardine Kilisesi

    Bernardine Kilisesi

    Facebook: www.facebook.com/birhayalinpesinde

    Instagram: www.instagram.com/birhayalinpesinde

    Snapchat: denizpehlivann

     2 günlük Lviv gezimizde gördüğümüz bütün yerleri sırasıyla anlattım. Eğer, Lviv ve Ukrayna hakkında ayrıntılı yazımı görmek isterseniz, Lviv Gezi Rehberi yazımı okumanızı tavsiye ediyorum. Gitmeden önce ön bilgi olması için güzel bir kaynak olabilir. Görmek için tıklayınız.

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

Yorum Yap