Jaipur’da Gezilecek Yerler

Jaipur’da gezilecek yerler nereler ? Hindistan’ın en güzel ve en zengin şehirlerinden birisinde geziyor olacaksın. Pek tabiki burada da o kargaşa ve kaos yine eksik olmayacak. Zengin dediysek Monako falan bekleme ! Diğer şehirlere göre daha düzenli diyelim. Daha oturmuş, daha düzgün, daha yaşanılabilir.

Jaipur'da Gezilecek Yerlerin Günlük Rotaları

Jaipur’da Gezilecek Yerler : Günlük Rotalarımız

Özellikle Hawal Mahal civarında kalacaksan, bir çok yere kolayca gidebilirsin. Şehir merkezini veya şehrin uzak noktalarında kalan diğer yerleri, tuktuk kiralayarak kolayca gezebilirsin. Lafı çok uzatmadan,  Jaipur’da gezdiğimiz yerlerin rotalarından yola çıkarak, gördüğümüz bütün bölgeleri başlıyorum anlatmaya. Jaipur turumuz başlasın !

Yurtdışında nasıl ucuza uçak bileti bulduğumu, hangi arama motorlarını kullandığımı “En İyi Uçak Bileti Arama Motorları” yazımda tek tek anlattım. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Jaipur’da Gezilecek Yerler

Jaipur’a gecenin bir yarısı iniyoruz. Bagajlarımızı alıp, arkamızı dönmemizle birlikte yine hiç kimsenin olmadığını görünce yine yapayalnız kalıyoruz. En sevdiğim duygu bu işte ! Mesela Mumbai veya Goa’ya bir kez daha gitsem, o ilk gidişteki heyecan olmaz. Yolda olmanın insana bahşettiği en güzel hediyelerden birisi de, işte bu sonu olmayan yolculuklarda her daim yeni gittiğiniz şehirlere girerken ilk tanışma evresindeki heyecanınızdır. İlk buluşma. İlk görüşme. İlk bakış. Merhaba Jaipur. Biz geldik.

Jaipur’da Gezilecek Yerler İlk Günümüzün Rotası

  • Hawal Mahal
  • Jantar Mantar
  • Jaipur Şehir Sarayı (City Palace)
  • Old town
  • Monkey Temple (Galtaji Temple)
  • Albert Hall Müzesi

Jaipur’da Gezilecek Yerler 2. Günümüzün Rotası

  • Amber Sarayı (Kalesi )
  • Kanak Vrindavan Mahal (Bahçeleri)
  • Jal Mahal (Göldeki saray)
  • Royal Gaitor Tumbas
  • Nahargarh fort
Amber Kalesi-Bollywood Film Çekimleri

Amber Kalesi-Bollywood Film Çekimleri

Akşam havalimanına geç indiğimiz için, önce taksiye biyor ve şehir merkezine yarım saatte ulaşıyoruz. Dolana dolana otele ulaşıyoruz. İlk iş olarak otelin çatısına çıkıp, şehri tanımaya çalışıyoruz. Şehrin tam kalbindeyiz. Jaipur’un dokusunu, kokusunu biraz içimize çekip, yarın için planlar yapıyoruz. İlk durağımız Hawal Mahal olacak.

Yurtdışında nasıl ekonomik konakladığımı, ucuza otel-hostel ve ev kiraladığımı,Ekonomik otel arama motorları” yazımda satır satır anlattım. Mutlaka bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim.

Jaipur’da Gezilecek Yerler İlk Günümüzün Rotası

Hawal Mahal

Hawal Mahal-Jaipur : Jaipur’da Gezilecek Yerler Noktalarından En Önemlisi

Hawal Mahal : Hava sıcak. Mevsimlerden yaz. Otelden koşarak kendimizi sokaklara atıyoruz. Jaipur’da Gezilecek Yerler noktalarımızın ilk durağımız çok uzun zamandır görmeyi hayal ettiğimiz meşhur Hawal Mahal oluyor. 10 dakika kadar yürüyüp, başlıyoruz etrafı incelemeye. İçeriye girelim mi girmeyelim mi diye ikilemde kalsakta “Bir daha mı gelicez Jaipur’a. Hadi dalalım !” diyoruz.

Günlük kombin bilet alıyoruz. Amber Forth, Hawal Mahal, Nahargarh Forth, Albert Hall ve Jantar Mantar’da geçerli bilet 300 Rupi. Tek tek bilet almaya kalkarsan, 1.000 Rupi. O yüzden ucuz olsun diye kombin bilet almakta fayda var. Hawa Mahal’den güne başlarken, öncelikle bu kombin biletten alıp, Hindistan‘da bile olsak maliyetleri düşürme çabasındayız.

Çünkü Tayland ve Hongkong’da çok para harcayacağımızı bildiğimiz için, Hindistan’da kısma derdindeyiz. He bir de City palace ve Jaigarh Fort bileti de  300 Rupi ve 1 hafta geçerli. Haberin olsun !

Hawal Mahal, rüzgarların sarayı demek. 1799 yılında Kral Sawai Pratap Singh için inşa edilmiş. 953 kemerli penceresi, Rajput Hanedanına özgü mimari sitili ile göz kamaştırıcı. Rengarenk pencerelerden harem kadınlarının sokağı izlemeleri için özel tasarlanmış. Ön cephesi Vishnu tanrısının tacı formunda.

Ayrıca, ön cepheden giren rüzgarın iç mekanı serinletmesi düşünülerek inşa edilmiş. Bütün bina pembe ve kırmızı kiremitten yapılmış. Dışarıdan 5 katlı gibi görünen bina içeriden 2 katlı olarak görünüyor.  İtiraf edeyim. Tamam dışı çok güzel de, iç kısmı dışı kadar güzel değil. Benden söylemesi.

Jantar Mantar : Hawal Mahal’in hemen karşısında bulunan dünyada nam salmış bir astronomik gözlem evi olan Jantar Mantar bir sonraki ziyaret ettiğimiz durağımız oluyor. Jaipur’da gezilecek yerler arasında en önemli noktalardan.

Hemen çaktırmadan bir gruba dahil olup, rehberi dinliyoruz. Neden ? Çünkü buradaki aletlerin hepsinin çok mühim değerli mesajları var. Bilen birisiyle gezmedikten sonra hiç bir anlamı yok. Öyle demişti abilerimiz. Biz de buna uyarak can kulağı ile dinliyoruz.

Jantar Mantar

Jantar Mantar : Jaipur’da Görülecek Noktalardan

Burası dönemin astronomi merkezi. Saati tam vaktinde ölçebilen düzenekler, yıldızların konumlarını gösteren şemalar, enlem ve boylamları belirleyen aletler, yıldızlarla ilgili burç analizleri, gök cisimlerinin uzaklıklarını belirlemeye yarayan aletler. Vakti zamanında, gök bilimleri dalında Hindistan’ın en iddialı olduğu konuların başında gelmesinin nedeni buymuş. Giriş 350 Rupi.

Rehberi çaktırmadan dinleyip, özellikle güneş saatinin çalışmasını test ediyoruz. Gerçekten kusursuz. Neredeyse saniyesi saniyesine tutturuyorlar. Helal olsun. Hem de o dönemlerde Hindistan’da yapılmış ! He bu arada, Mihrace bu düzenekleri kurdurtmadan önce, dünyadaki bir çok rasathaneye adamlarını göndermiş.

Jantar Mantar

Jantar Mantar : Jaipur’da Gezilecek Yerler

Diğer ülkelerde inceleme yapan alimler, sonrasında Delhi, Jaipur, Varanasi ve Nattura’da bu şekilde gözlem evleri kurmuşlar. Ama en büyüğü Jaipur’daki imiş. Burası, Jaipur’a gelince muhakkak görülmesi gereken, dünyada nadir olan yerlerden birisi. O yüzden gelmişken, mutlaka bir rehber eşliğinde tüm düzenekleri anlamaya çalışın derim !

Jaipur Şehir Sarayı (City Palace) : Sokaklarda kaybolarak yola devam ediyoruz. Sıcak tabiri caizse kavuruyor. Ama durmak yok. Jantar Mantar’ın hemen karşısında bulunan City Palace’a doğru yol alıyoruz. Zaten bu saydığım 3 yerde hemen yanyana.

City Palace-Jaipur

City Palace-Jaipur : Jaipur’da Gezilecek Yerler

City Palace, eskiden saray olarak kullanılan ama günümüzde müze olarak hizmet veren bir yer. Bu arada tüm bina müze değil. Hala hanedanlık mensupları bu binada yaşıyorlar. O yüzden bütün katlarına giriş izni yok. Eğer kombin bilet almamışsanız, giriş ücreti olarak 300 Rupi ödeyeceksiniz.19. yüzyıldan kalan bu güzel sarayda ve avlularında kıyafetler, silahlar, minyatürler, takılar, müzik enstrümanları  sergileniyor.

Ayrıca, dünyanın en büyük gümüş kabı da bu müzede bulunuyor. 14.000 gümüş paradan eritilerek yapılmış olan bu küpün yapılmasının sebebi de çok enteresan : Jaipur’un son kralı Maharaja Sawai Madho Singh II, İngiltere’ye seyahate çıkmadan önce bu küplerin Ganj nehrinin suları ile doldurulmasını istemiş.

City Palace-Jaipur

City Palace-Jaipur : Jaipur’da Gezilecek Yerler

Böylece tüm seyahatinde kutsal Ganj nehrinin suyunu içebilecekmiş. O aralar Ganj nehri, sıradan bir nehir olarak zihnimde canlanıyordu. Taki Varanasi’ye gidip, görene kadar. Onu da Varanasi gezi rehberi yazımda ayrıca anlatacağım zaten.

Old town : Müzeler ve önemli yapılar faslını bitirdikten sonra, bir şehirde en çok yapmayı sevdiğimiz kısma geçiyoruz. Yani sıra geldi halka karışma faslına. Şehir merkezinin kalbinde, hemen bu saydığım 3 yerin ardında bulunan eski şehir bölgesine gidiyoruz. Sokaklarında, pazarlarında kaybolup, yerel halkı gözlemleme derdindeyiz. Mumbai’deki o hengame ve kargaşa, Jaipur’da yok. Burası bir nebze de olsa daha sakin ve düzenli. O yüzden çok zorlanmıyoruz.

Old Town Sokakları-Jaipur

Old Town Sokakları : Jaipur’da Gezilecek Yerler

Monkey Temple (Galtaji Temple) : Bir tuktuk kiralayıp, Jaipur’un doğusunda bulunan meşhur Maymunlar tapınağına gidelim diyoruz. Yine her zamanki gibi 10 dakika süren pazarlık neticesinde, atlıyoruz tuktuka. İstikamet Galtaji Temple.

Maymun Tapınağındaki Sevimli Ev Sahipleri

Maymun Tapınağındaki Sevimli Ev Sahipleri

Daha kapıdan girmemizle beraber, bir sürü çakma rehber sözde yardımcı olmak istiyorlar. “Sir. Sir. Tour guide. Veri veri çip.” sözlerini ve önümüze geçen çakma rehberleri geçerek yolumuza bakıyoruz. Dilerseniz girişte 50-100 rupiye maymunlar için yiyecek alıp onları besleyebilirsiniz. Ama sakın göz temasında bulunmayın ve asla ani hareket yapmayın. Çete gibidir bu maymunlar. Hemen toplanır. Ayrıca asla açıkta bir şey bırakmayın. Elinizdeki telefonu bile gelip alabilirler. Benden uyarması !

Monkey Temple-Jaipur

Monkey Temple-Jaipur

Tapınak bölgesinde bulunan en önemli özellik ise, yemyeşil bir alana kurulu olan bu tapınaklar Hanuman, Surya, Shiv ve Krishna ailelelerine adanmış. Bu tapınaklar, hac seferi yapan Hinduların vazgeçilmez duraklarından. Rengarenk sarilerini giyen kadınlar, türbanlı Hintli erkekler, pala bıyıklı yaşlı amcalar, yüzlerinde tarihin derinliklerine boğulacağınız teyzeler.

Herkes burada. E bir de bolca maymun. Hatta şöyle de bir olayı var buranın ; Maymunlar, tapınağın en üstünde yaşıyor. O kata kimse giremiyor. Bir alt kadında erkekler, diğer alt katta ise kadınlar havuzlara girebiliyor. Neden havuza giriyorlar ? Arınmak için ! Neyden ? Pislikten. Yani ruhani olarak !

Galtaji Temple-Jaipur

Galtaji Temple-Jaipur

Albert Hall Müzesi : Herkesin bakışları üzerimizde yola devam ediyoruz. İnsanların davranışları çok farklı bu topraklarda. Kendimizi ünlü gibi hissediyoruz yahu ! Çünkü nereye gitsek fotoğraf çektirmek isteyen Hintliler yolumuzu kesiyor. Sonradan öğreniyoruz ki meğer bu Hintlilerin büyük bir çoğunluğu, hayatlarında ilk defa yabancı bir insan görüyorlarmış.

Bu yüzdenmiş bütün ilgi, alaka. Kırmıyoruz kimseyi. Meşhurmuşuz edası takınıp, herkesi mutlu etmeye çalışıyoruz. Onların fotoğraf çektirdikten sonra mutluluktan gülen gözlerindeki sevinci görüp, biz de mutlu olduyoruz ! Bir fotoğraf çektirmenin, beni bu kadar mutlu edeceğini bilmezdim doğrusu. Taki Hindistan’a gelene kadar. Dünya çok enteresan…

Albert Hall Müzesi-Jaipur

Albert Hall Müzesi-Jaipur

İngilizler tarafından, başlangıçta belediye binası olarak planlanan bina, sonradan müze olarak kullanılmış. Çinilerden yapılan oymalar, metal işlemeler, müzik enstrümanları, takılar ve kıyafetler sergileniyor. Günlük kombin bilet burada da geçerli. O biletten iyi ki almışız doğrusu. Çok işimize yaradı.

Tuktukçumuz-Amber Kalesi-Jaipur

Tuktukçumuz-Amber Kalesi-Jaipur

İlk gün şehri güzelce tanıdıktan sonra, akşam şehir merkezini yine turluyoruz ama öyle ahım şahım bir şey dikkatimizi çekmiyor. Zaten Hindistan’da, özellikle akşamları çok bir şey görmeyi beklemeyin. Sokaklarda yatan çocuklar, rikşaların üzerinde uyuyan insanlar. Göreceğiniz ülke böyle bir yer olacak. 300 milyondan fazla insanın sokakta doğup, sokakta büyüdüğü yer burası…

Jaipur’da Gezilecek Yerler 2. Günümüzün Rotası

Amber Sarayı (Kalesi ) : Ertesi günki Jaipur’da Gezilecek Yerler planlarımız biraz daha yoğun. Bugün biraz uzaklara, şehir dışına çıkacağımız için bir tuktuk kiralayalım diyoruz. Günlük 400 rupiye genç bir Hintli kardeşim ile yola koyuluyoruz. İngilizcesi fena değil. Sizi yaşatıcam diyor. Emin ellerdesiniz Sir diyor tüm Hintliler gibi başını sağa-sola sallayarak. Yine aynı çığlık ve mutlulukla bağırıyor “Incredible India !!!”

İlk durağımız Jaipur’un gözbebeği Amber Kalesi oluyor. Uzaktan bile muhteşem görünüyor. Tepede kurulu olan Amber kalesi, kahverengi tonlarının hakim olduğu bir yapı. Aslında buraya fille çıkalım diyoruz ama Hintli kardeşimiz “Ben size daha iyi bir tur yaptıracağım burası çok turistik !” diyor.

Aynalı Oda. Amber Kalesi

Aynalı Oda. Amber Kalesi

“Olum bak yalan olmasın sonra. Güven bana diyorsun da, biz senin bildiğin turistlerden değiliz. Hindistan bizim ikinci evimiz ona göre !” diyerek gözdağı veriyoruz. Bir şey yapacağımızdan değil. Parasını da geçtim de, buralara kadar gelip bu deneyimi yaşayamamaktan korkuyoruz. İnanıyoruz çocuğa. Başlıyoruz yürüyerek kaleye tırmanmaya.

Yolun yarısına gelince ilerleyemiyoruz ! Bil bakalım neden ? Yine o gençlik. Bir rahat vermiyor. 15 kişi ile tek tek fotoğraf çektirmek nedir yahu ? Kıramıyoruz yine. Ah bizdeki şu insan sevgisi…

Amber Fort Giriş Kapısı

Amber Fort Giriş Kapısı

Kaleden içeri girer girmez bayılıyoruz. Hindistan’da böyle güzel bir kale görmeyi beklemiyordum doğrusu. He bu arada kalenin adının Amber olmasının nedeni ; içindeki büyük Shiva heykelinin amberden yapılması. 1592 yılından yapılmış. Açık sarı renkler çoğunlukta. 450 yıllık. Kraliyet ailesine ev sahipliği yapmış bir saray burası aslında.  Muhteşem bir yapı. Sarayın tepesinden şehri izlemek büyüleyici. Yüzlerce odası, bahçeleri, salonları, tapınakları olan bir yerden bahsediyorum. Giriş 200 Rupi.

Neyse ! Bizim derdimiz, kalenin içerisinde kaybolup, bahçeleri ve odaları görmekken, o da ne ! Uçakta herkesin fotoğraf çektirmek isteyip, bizim hiç umursamadığımız delikanlı meğer Bollywood oyuncusuymuş ve tam da şu an yine karşımızda film çekiyorlar. “Bir Bollywood filminin çekimlerine denk gelemeden dönersek canımız çok yanar he !” diye isyan ederken, Allah sesimizi duymuş olmalı ki karşımıza çıkardı !

Bir sürü ekip oyuncusu, kameralar, ekipmanlar. Bildiğin setin ortasındayız. Oldukça büyük bir filme benziyordu doğrusu. İsmini de almayı unuttuk bu arada. Fotoğraf çektirmekten, millet bizi bu filmde oynayan yabancı oyuncular sanmış. O derece popüleriz. Diyorum sana ! Not : Ali neden bu kadar mutluydu hala anlamış değilim…

Herkesi bu filmde oynamadığımıza ikna ettikten sonra, kaleyi gezmeye başlıyoruz. Sırasıyla ; Sila Devi tapınağı, Ganesh Kapısı, Jai Man (Aynalı Sarayı), Divan-ı Aam yanındaki Türk hamamı, Diwan-ı Khas, Sukh Niwas, Sheesh Mahal, Zenani Deorhi ve diğerleri. İsimlerden de anlayacağınız üzre, burası müslümanların geride bıraktıkları izleri taşıyor. Müslüman-Hint mimarisinin özelliklerini kaleyi gezerken de görüyorsunuz.

Buraya kadar gelmişken Jaigarh Fort’a tırmanmıyoruz. Çok sıcak olduğu için vazgeçiyoruz. Belki sen istersin diye belirteyim dedim. “Ne var bu kalede ?” dersen : Dünyanın en büyük tekerlekli topu varmış. Sadece 1 kez deneme amaçlı kullanılmış. O yüzden Hintliler için buralar önemli yerler. “Kimse yaklaşamadı bu kaleye !” diye övünüyorlar. Yani bu kale hiç fethedilmemiş. O yüzden çok kıymetli onlar için.

Amber Kalesi Avluları

Amber Kalesi Avluları

He bir de, kalenin tepesinden göl manzarasını izlerken karşı tepelerde up uzun bir duvar görüyoruz. Sonradan öğreniyorum ki, Çin Seddinden sonra dünyanın en uzun duvarı bu duvarmış. 36 kilometre uzunluğundaymış. Ama Çin Seddinin uzunluğunun 21.196 km olduğunu düşününce, devede kulak gibi kalıyor. Sonrasında kaleden yürüyerek aşağıya iniyoruz. Kaleden çıkar çıkmaz kobra oynatıcıları ile karşılaşıyoruz.

Hayatımda ilk defa böyle bir şeye şahit oluyorum. Hani filmlerde olur ya. O anı resmen yaşar gibiyim. Dakikalarca kobraların nasıl dans ettirildiğini izliyoruz. 3-5 Rupi de bahşiş atıyoruz. Adetten.

Kanak Vrindavan Mahal (Bahçeleri) : Tuktukçumuzla buluştuktan sonra, yol üzerinde bu bahçelere de uğruyoruz. “Uğramadan dönmek olmaz !” diyor tuktukçu kardeşimiz. Jaipur’un en güzel bahçeleri olarak geçiyormuş. Amber Kalesi ile Jal Mahal arasında kalan bu bahçeler huzur dolası bir yer. Dini olarak önemli bir değere de sahip. Tanrı Sri Krishna’ya adanmış. Gelmişken görülmesi gereken yerlerden.

Kanak Vrindavan Mahal (Bahçeleri)-Jaipur

Kanak Vrindavan Mahal (Bahçeleri)-Jaipur

Jal Mahal (Göldeki saray) : Yolumuza devam ederken, şu meşhur Göldeki Sarayı da görelim diyoruz. Man Sagar gölü içerisinde bulunan bu yapı, 1799 yılında sırf kral sıcaklarda bunalmasın diye yapılmış. 2 kat su altında 2 kat ise su üstünde bulunuyor. Suyun içerisindeki kale ilk yapıldığı zamanlarda ormanlık alan içerisinde kuruluymuş.

Göldeki Saray-Jal Mahal-Jaipur

Göldeki Saray-Jal Mahal-Jaipur

Zamanla su altında kalmış. Bu arada yapıyı ziyaret edemiyorsunuz. İleride otel yapılması planlanıyormuş. Kim bilir belki de misafirlerden birisi sen olabilirsin !

Royal Gaitor Tumbas : “Şimdi.” diyor tuktukçu “Sizi çok farklı bir yere götüreceğim. Kimsenin bilmediği”. Birbirimize bakıyoruz Ali ile. “Olum bak. Macera peşinde koşalım derken başımıza bir şey gelmesin ?” diye efham içerisine giriyoruz. Meğer ne gereksizmiş! Çocuk bizi hiç kimselerin olmadığı bu mezarlık alanına getiriyor.

Royal Gaitor Tumbas

Royal Gaitor Tumbas

Aslında tam mezarlık değil ama bir çok mermerden yapılmış kraliyet mezarı burada bulunuyor. Aslında anıt mezar olarak geçiyor ve giriş 30 Rupi. Çoğu turist buranın varlığından haberdar bile değilmiş. Sessiz, sakin bir yer. Rajput mimarisi ile inşa edilen, mermerlerin işlemelerinin güzelliği görülmeye değerdi doğrusu. Burayı not al derim.

Fil turu : Sıra da ne var ? Hayatımızın deneyimi ! Tuktukçuya sözünü tutmasını rica ediyoruz. Çocuklar gibi gözlerinin içine bakıyoruz ! Sanki büyük abimiz söz vermişte, onu ikna etmeye çalışan küçücük çocuklar gibiyiz. “Ne olur !” edasıyla gözlerinin içine bakıyoruz. “Bak fil turu yapmazsak vallahi güceniriz sana!” diye şakayla karışık yalvarıyoruz.

Fil İle İlk Buluşma-Jaipur

Fil İle İlk Buluşma-Jaipur

Doğrucu bizi müslüman mahallelerinden birisine götürüyor. Etraf yıkık-dökük. Pis. Kaotik. Küçücük bir binanın bahçesine doğru ilerlerken onu görüyoruz. Koskocaman cüsseli bedeni ile köşede serinlerken, dünyayı görmesini sağlayan küçücük gözleri ile bize bakıyor. O kadar tatlı, o kadar farklı ki !

Dakikalarca seviyoruz filleri. Dilersek şehir merkezini fille gezebileceğimizi söylüyorlar. Hemen kabul ediyoruz. Binmek için önce yüksek bir noktaya çıkıyoruz. Filin üstünde bulunan küçük alana oturup, demir parmaklıklardan sarkıyoruz. Filin sahibi olan üstad “Hazır mısınız ?” diye soruyor. Çığlık çığlağa “Evet” cevabını verdiğimiz gibi, sallana sallana başlıyoruz gezmeye.

İlk başta düşecek gibi oluyor insan. 10 dakika sonra alışıyorsun. Daracık Jaipur sokaklarında gezerken, 2 katlı binaların balkonlarına dokunma mesafesinde sokakları arşınlıyoruz. Bir yandan da yoldan geçen halkı selamlıyoruz mahallenin muhtarı edasıyla. Zaten herkesin ilgi odağıyken, üzerine bir de fil turu yapınca insan başka türlü hissediyor kendini. Artık, Hindistan’a alışmaya başlıyoruz. Ne korku kalıyor, ne kaygı. Bu topraklarda yıllardır yaşıyormuşuz gibi, biz de onların bir parçası oluyoruz.

Jaipur Sokaklarında Sıradan Bir Gün

Jaipur Sokaklarında Sıradan Bir Gün

Tur seferimiz yaklaşık 1 saat sürüyor. Bir türlü ayrılamıyoruz fillerden. Sevdikçe sevesi gelir ya insanın. Gidemiyor ayaklarımız bir türlü. Son bakışı attıktan sonra, el mahkum ayrılıyoruz bu dünya tatlısı hayvanlardan. Artık yavaş yavaş yorulduğumuzu da farkediyoruz. Dinlenip, biraz sakinlik arıyoruz.

Nahargarh fort : “Bizi şöyle şehri tepeden görebileceğimiz bir yere götürebilir misin ?” diye rica ediyoruz tuktukçuya. “Nahargarh fort” diyor, “Şehrin en güzel manzaralarından birisini görebileceğin güzel bir yerdir.” “Tamam o halde. Haydi gidelim” diyoruz. Öyle varoşlardan, öyle kötü yerlerden geçiriyoruz ki !  Nasıl anlatırım durumu, nasıl ifade ederim bilmiyorum. Siz hiç şehrin içerisinde arabanızla giderken domuza yol verdiniz mi ? Ben vermemiştim. Taki Jaipur’a gelene kadar.

Nahargarh Fort'a Giderken Sıradan Şeyler

Nahargarh Fort’a Giderken Sıradan Şeyler

İşte böyle yerlerden geçip, şehri en tepeden görmek üzere yol alıyoruz. Lakin merdivenlere kadar gelip, tuktuktan iniyoruz. “Bundan sonrası tabanvay !” diyor çocuk. “Öyle olsun bakalım.” diyerekten, yarım saat kadar süren ve canımızı okuyan yol sonunda, tüm Jaipur ayaklarımızın altına seriliyor.

Akşam üstünün o serin havası, yüzümüze yansıyan güneşle karışıp, anın tadını çıkarmamız için resmen ayarlanmış gibi. Biraz dinlenip huzura eriyoruz. Keyif çatıyoruz. Sonuçta 1 saat sonra, yine o domuzların içerisinden geçip, şehir merkezine gitmemiz gerekecek ! Ne yapalım ? Olacak o kadar !

Nahargarh Fort'dan Jaipur Manzarası

Nahargarh Fort’dan Jaipur Manzarası

Bu arada, Nahargarh kalesi 1734 yılında inşa edilmiş. Kaplan yuvası anlamına geliyormuş. Kraliyet ailesi için yapılmış olan yapıda, kraliçeler için özel odalar mutlaka görülmeli. Toprak renkli kubbeler, duvarlardaki işlemeler her ne kadar güzel olsa da, burada beni benden alan şey sonsuz Jaipur manzarası oluyor.

Uzun uzun dalıyorum hayallere. Kim derdi buralara geleceğimi. Bazen ben bile inanamıyorum doğrusu. Meğer korkacak hiç bir şey yokmuş ! Meğer insan bilmediği şeylerden korkarmış !

Artık hava kararmak üzereyken, tuktukçumuzla son kez buluşup, bizi otele bırakmasını rica ediyoruz. Yarın Agra’ya şu meşhur Tac Mahal’i görmek için yola koyulacağımızdan dolayı, bu akşam güzelce dinlenmek peşindeyiz. Enerjimizi Agra’ya saklayıp, özellikle Tac Mahal ve çevresini karış karış gezmek en büyük hayalimiz. Aslında bu ülkeye gelmemizdeki en büyük nedenlerden birisi de bu değil miydi ?

Nahargarh Fort

Nahargarh Fort-Jaipur

Yıllardır hayali kurulan, sonunda gerçekleşecek olan yer ! Akşam uyumaya çalışsam da uyuyamıyorum doğrusu. Hep aklımda. “Acaba ilk görünce ne hissedeceğim ? Sahiden dedikleri gibi güzel miydi ? İnsan, dedikleri gibi baktıkça hayallere dalıyor muydu ? Tac Mahal, insanı uykularından edecek kadar güzel bir yapı mı ?” sorularını düşünürken, sanki hiç bitmesin istediğim rüyaları görmek için dalıyorum uykuya …

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

Yorum Yap