Seul’de Gezilecek Yerler

Seul’de nereler gezilir ? Seul’de gezilecek yerler özetle : 3 gün kaldığımız bu şehirde, hem şehrin ve ülkenin tarihini, hem sanatını hem yemeklerini, hem kültürünü, hem halkını, hem yaşam şeklini hem de devasa binalarını gördük. Ağzımız açık gezdik. 2 sebepten dolayı; ilki bu kadar saygılı bir toplum beklemiyorduk. Heryerde saygılılar.

Seul Metrosu

Seul Metrosu

Mesela metro da giderken yaşlılar için ayrılan koltuklar boşsa bile oturmuyorlar. Ya da bir büyükleri geldiğinde hemen saygıyla ve nazikçe yaklaşıyorlar. Sizi rahatsız etmeden konuşmaya çalışıyorlar. Ne kadar kalabalık olursa olsun mutlaka sıraya girip, başkalarının hakkını çalmıyorlar. Diğeri ise büyüklüğü oldu. Bu kadar büyük bir şehir beklemiyorduk doğrusu. Hele Gangnam bölgesi oldukça gelişmişti. İnsan hayret ediyor bu kadar küçük bir ülkenin böylesine gelişmişliğine…

Aşağıda Anlatacağım Yerlerin Seul'deki Konumları

Aşağıda Anlatacağım Yerlerin Seul’deki Konumları (Fotoğrafı Büyütmek İçin Çift Tıklayınız)

Neyse… Yeterince hayıflandıktan sonra tek tek rotaları ve Seul’de gezilecek ve görülecek yerleri anlatayım size. Ancak öncesinde aşağıda eklediğim haritaya iyice bakmanızı rica ediyorum. Gördüğünüz bütün yıldızla işaretli yerleri, sırasıyla anlatacağım sizlere. Hatta yaptığımız rotaya göre de bilgilendiricem. O rotaya göre de sırasıyla ne gördüysek adres adres sıralayacağım. Haydi gençler. Seul turumuz başlasın…

Yurtdışında nasıl ucuza uçak bileti bulduğumu, hangi arama motorlarını kullandığımı “En İyi Uçak Bileti Arama Motorları” yazımda tek tek anlattım. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Seul’de Gezilecek Yerler

  • Deoksugung Sarayı: Sabah gözlerimizi malum havalimanında açıyoruz. Hava fena sıcak. Bide nemli. En kötüsü. Yağdı yağacak. İçi sıkılıyor havanın. 1 saat sonra otele varıyoruz ve hemen yerleşiyoruz. Yolda zaten günü gününe planları son kez kontrol etmiştik. Yarım saat içerisinde kendimizi sokağa atıyoruz. Metroya atlayıp, şehrin kalbinde bulunan bu saraya gidiyoruz. Saray hakkında bilgi vermeden önce, şu linke tıklayınız.

Kore, ülke olarak turizme inanılmaz değer veriyor. Bu siteye girerek aklınıza gelecek bir çok soruya ulaşabilirsiniz. Adamlar muhteşemler bu konuda. Müzeler, saraylar, ulaşım v.s konularda, nasıl gidilir, o gün açık-kapalı mı, giriş ne kadar gibi aklınıza takılacak her konuda bilgi veriyorlar. He birde özellikle Pazartesi ve Salı günleri saraylar kapalı olabiliyor. Gitmeden mutlaka ama mutlaka kontrol edin. Bilin istedim…

Seul’de gezilecek çok önemli 3 saray ziyaret ediyor olucaz. İlki de bu oluyor. 1454 yılından kullanıma açılmış bir saray. Aşırı büyük değil. Giriş 1000 won. City Hall Station (Seul Subway Line 1 veya 2’yi kullanıp)’da inecek, Exit 2′ den çıkacaksınız. Bakın bunları normalde yapmam. 51.ülkeye geldikten sonra, artık öyle notlar alır oldum ki. Bundan sonraki ülkelerim çok ama çok daha yararlı olacak. Umarım işinizi görür. Birde sarayın içerisinde vidyo çektik ve aşağıya ekledim.

  • King Sejong Heykeli : Deoksugung’da 1 saat oyalandıktan sonra, asıl önemli sarayı görme derdindeyiz. Hava bir yağıyor bir açıyor. O yüzden artık şemsiyelerimiz ile geziyoruz. Yaz yağmuru bir başka valla. İlk başta sinir oluyoruz ama bir süre sonra keşke hep yağsa modundayız. Anın tadını çıkara çıkara Gyeongbokgung Sarayına doğru ilerliyoruz. Buraya giderken önce solumuzda kalan Kore savaşında hayatını kaybeden ve savaşa katılan milletler için hazırlanan alana gidiyoruz.

    King

    King Sejong Heykeli

Hemen yolun kenarında zaten. Özellikle ecdadımızın ülkeye geldikleri anlardan fotoğrafları tek tek inceliyoruz. İnsan bi garip oluyor be. Her fotoğrafın altında Türkçe açıklamalar, hemen yanıbaşında bayrağımız… Bu heryerde görebileceğiniz bir durum değildir. Hatta hiç desem yeridir. Keşke bu kadar atamız ölmeseydi de, yine de milletçe bu saygıyı görseydik… Dünya çok enteresan.

Biraz oyalandıktan sonra yola devam ediyoruz. Kocaman bir cadde boyunca yürüyoruz. Caddenin ortasında ise, Joseon hanedanlığının 4. ve en saygın kralı olan Kral Joseon heykelini görüyoruz. Kendileri Kore albesinin yaratıcılarıymış. Gelmişken görülmeliymiş.

  • Gyeongbokgung Sarayı :  Şimdi dostlar, buraya gelmeden önce bir şey anlatmalıyım. Burası kocaman bir saray. Tek tek, bina bina, heykel heykel, oda oda anlatıp da canınızı sıkmayayım. O yüzden özet geçicem. Zaten böyle tarihi yapılara ve sanata çok detaylı bir ilginiz yoksa, inanın bir süre sonra hepsi aynı.

Zaten direk meydanda kocaman kapısı ile dikkatimizi çekiyor bu saray. Kapısının önünde her saat gerçekleşen nöbet değişimini de Allah’ tan tam vaktinde yakalıyoruz. Vidyosunu da çekip, aşağıya ekledim.

Direk dalıyoruz içeriye. Sarayın adı Batı Sarayı anlamında. Burası da bir çok saray gibi 14. y.y dan kalma. Joseon (Cuson) Hanlığının ilk sarayı. Hükümdarlığı kurduklarında 4 adet saray kurmuşlar. İşte bu 4 saraydan birisi de bu ve ilki. Sarayın içerisinde Geunjeongjeon (İmparatorluk Tahtı Hall’ü), Gyeonghoeur (Köşk), Hyangwonjeong bölümleri başta geliyor.

G

Gyeongbokgung Sarayı

Zaten haritayı elinize alınca sizde tek tek hepsini gezin. 2 saat gibi bir sürede gezebilirsiniz. Tabi bu sizin detaycılığınıza kalmış. Birde burası salı günleri kapalı. Giriş 3,000 won. Ulaşım, Gyeongbokgung Palace Station (Seul Subway Line 3’ü kullanıp) Exit 5’den çıkacaksınız. Websitesi için tıklayınız. Ama burayı gezmeden sakın Seul’den ayrılmayın derim. Seul’de gezilecek yerler listesinin en üst sırasında gelir kendileri.

  • The National Folk Museum of Korea : Sarayı gezdikten sonra, hemen sarayın içerisinde yer alan  bu müzeye gidiyoruz. Oldukça güzel tasarlanmış bu müzede Kore halkının günlük hayatta kullandıkları ve insan eliyle yapılmış 4,000 den fazla eseri bulunuyor. Baştan sona tek tek her parçayı görmek isterseniz, 1 gün bile yetmez.

    asda

    The National Folk Museum of Korea

  • Kore Halk Köyü : Müzeden çıktıktan sonra, hemen solumuzda yer alan 5 katlı pagodanın önünde fotoğraf çektiriyoruz. Pagoda budistlerin dini yapılarına verilen addır ve genelde 5 katlı olur. Özellikle Japonya’da bolca gördüğümüz yapılardandı. Orada daha detaylı değineceğim. Bu güzel pagodanın önünde çok güzel fotoğraflar çektikten sonra, kendimizi bu eski, küçük köye atıyoruz. Hatta bir tane de vidyo çektik. Aşağıya ekledim.

Köy derken, temsili. Halkın eski dönemlerde yaşamlarını küçük bir köy içerisinde yaşatmak istemişler. Berber, restoran, postahane gibi küçük binalar yapmışlar. Bizim çok hoşumuza gitmişti ve çok orjinal fotoğraflar çekmiştik. Sizde mutlaka gidin derim. Hatta içeride yer alan restoranda bir kahve de içmenizi öneririm.

sada

Kore Halk Köyü

  • National Museum of Modern and Contemporary Art (Çağdaş Sanatlar Müzesi ) : Köyünde içerisinde bulunduğu Gyeongbokgung Sarayı’ndan ayrılıyoruz ve hemen karşısında yer alan bu müzeye gidiyoruz. Ancak köyün olduğu bölgeden çıkıyoruz. İlk girdiğimiz kapıdan değil. Çünkü mesafeler artık oldukça uzak. Bu müzede zaten hemen köyün olduğu çıkışın karşısında.

    Art

    National Museum of Modern and Contemporary Art (Çağdaş Sanatlar Müzesi )

Ülkenin en önemli müzelerinden birisi olarak bilinen bu müzede hem uluslararası hemde Koreli sanatçıların eserleri sergileniyor. Müzeye girişte ücret ödenmiyor. Müze her pazartesi kapalı.

  • Insadong : Artık müzelerin ve sarayların kapanma vakti geldiği için, bizde sokakları keşfedelim diyoruz. Bize göre şehirdeki en güzel bölge olan Insadong’da yürümeye başlıyoruz. Bölgede yer alan kafelerde, restoranlarda dolaşıyoruz. Sokaklar, caddeler çok hoşumuza gidiyor. Arasıra daracık ara sokaklara gire çıka kayboluyoruz.

    Insadong

    Insadong

  • Myeongdong : Insadong’dan yürüyerek, önce şehrin kalbinde yer alan küçük nehirde boylu boyunca yürüyoruz. Sonrada devasa gökdelenleri aşarak, şehrin İstiklal Caddesi olarak bilinen bu bölgeye geliyoruz. Burası alışverişin kalbi. Neon ışıklarının aydınlattığı sokaklarda, aklınıza gelebilecek her türlü global mağazalar mevcut. Tabi ben yine uğraşmamak için pas geçiyorum.

    Myeongdong

    Myeongdong : Seul’de gezilecek yerler

  • Namdaemun Market : Myeongdong’dan sağa doğru kırılıp, şehrin Eminönü diye tabir edebileceğim bölgesine gidiyoruz. Burası biraz daha karmaşık. Biraz daha düzensiz. Biraz daha pis gibi geliyor bize. Çok fazla zaman geçirmek istemiyoruz. Myeongdong’a geri dönüyoruz ve şehri birde gece tepeden görelim diye aşıklar tepesi olan Namsan Park’a çıkalım diyoruz.
  • Namsan Park : Yaklaşık 30 dakika kadar sokaklarda kaybola kaybola teleferiğin bulunduğu yere geliyoruz. Aslında gündüzleri yürüyerek de çıkılıyormuş. Hatta dilerseniz tek yönde bilet alabiliyorsunuz. Ama biz uğraşmayalım zaten 2 erkek hiçte gerek yok diyerek, gidiş-geliş teleferik(Cable Car demek) için 8,000 won ödüyoruz. Tek yön kişi başı 6,000 won. Buraya kadar gelmişken, asıl amacımız olan Seoul Tower’a da çıkalım diyoruz.

    Namsan Park'dan Seul Manzarası

    Namsan Park’dan Seul Manzarası

497,7 metre uzunluğu ile şehri kuşbakışı olarak da görelim diyoruz. Gece 23:00 (Cumartesi Hariç) ya da 24:00 (Cumartesi) da kapanıyor bilginize. He birde Seoul Tower’a da ayrı para ödüyorsunuz. Kişi başı 9,000 won. Ama bir paket vardı 2 kişi 20,000 won ödeyerek, 2 kola 1 mısır veriyorlardı. Biz ondan aldık. 2,000 won için değer. Neyse tepeye çıkıyoruz. Şehir gerçekten tamamen ayaklarınızın altında.

Ama bir daha gelecek olsam, hem günbatımı zamanında gelirim, hem de 2 erkek gelmem kardeşim. Heryer sevgili. Zaten parka inince görüyorsunuz heryerde aşklarının ölümsüzleşeceğine inanan çiftler, her köşeye kilit takıyorlar. Bizde Ali kardeşimle mısır yiyorduk. Neyse… İşte manzara fena değil. Gelmişken görülmeli. 1 saat kadar oyalanıyoruz. Artık kendimizi geceye hazırlama üzere, yukarıda saydığım ve konakladığımız Hongdae bölgesinde ki kulüplere eğlenmeye gidiyoruz.

  • Bukchon Hanok Village (Hanok Köyü) : Ertesi gün yine erkenden kalkıyoruz. Hava yine, yeniden sıcak. Metroya binip yarım saat sonra bu bölgeye geliyoruz. Burası şehrin biraz tepe noktasında, 2 önemli saray olan Gyeongbokgung Sarayı ile Changdeokgung Sarayı arasında kalıyor. Küçük küçük sokaklarda kaybola kaybola Kore kültürünün izlerini görebileceğiniz tarzda olan evlerin süslediği ve “Kuzey Köy” anlamına gelen bu bölgede 1 saat kadar oyalanıyoruz. Seul’de gezilecek yerler listemizin 2. gününü buradan başlatıyoruz.

    asda

    Bukchon Hanok Village (Hanok Köyü) : Seul’de gezilecek yerler

Bu bölgede yer alan restoranlarda ya da tea houses olarak hizmet veren cafelerde sabah kahvaltımızı da yapıyoruz. Yaklaşık 700 adet evin olduğu köydeki evlerin bazıları da otel olarak hizmet veriyor. Daha sonra hemen yanıbaşında yer alan Changdeokgung  Sarayı’na doğru yola koyuluyoruz. He birde buraya gelecek olursanız Anguk İstasyonu (Seoul Subway Line 3), Exit 2’yi kullanacaksınız. Çıkıştan sonra 300 metre kadar düz yürüyeceksiniz. Zaten bölgede bir çok yönlendirici tabelada olacak.

  • Changdeokgung Sarayı : Hanok Köyünden yürüyerek bir sonraki durağımız, Seul’de Gezilecek Yerler listesinde olmazsa olmazlardan birisi olan bu saraya gidiyoruz. Yol boyunca oldukça hoşumuza giden mahallerden geçiyoruz. Niyeyse bu bölge ve hemen biraz aşağısında yer alan Insadong favorimiz oluyor. Saraya giriş 3,000 won, gizli bahçeyi de görmek istiyoruz, ki mutlaka görülmeli, 5,000 won ödüyoruz. Pazartesi kapalı olan bu saray , dün gezdiğimiz Deoksugung’ göre daha küçük.

    Changdeokgung Sarayı

    Changdeokgung Sarayı : Seul’de gezilecek yerler

Zaten Deoksugung yandıktan sonra, bu saray yapılmış. Sarayı gezerken ingilizce tura katılıyoruz. Biraz bilerek gezelim istiyoruz. He birde aynı şey gizli bahçe içinde geçerli. Zaten gizli bahçeyi gezmek için, illa tura katılmanız gerekiyor. Saraydaki en özel bölge çünkü. Aslında bu saray 1945 Japon istilasında yakılmış ve sonrasından yenisini yapmışlar. Gerçi şehirdeki çoğu şey, bir şekilde yakılıp sonradan sıfırdan inşa edilmiş.

Bu sarayda da diğerlerinde olduğu gibi en çok dikkatimizi çeken, sarayın çatı kısmındaki rengarenk işlemeler oluyor. Sanırım bu tarz çatılar bir tek Güney Kore’ye özgü. Bu sarayıda karış karış gezdikten sonra, hemen yürüme mesafesınde olan Jongmyo Shrine (Tapınağı)’na gidiyoruz. He birde, eğer olurda direk bu saraya gelmek isterseniz, Anguk İstasyonu (Seoul Subway Line 3), Exit 3’ü kullanacaksınız. Sarayın websitesi içinde tıklayınız.

  • Jongmyo Shrine : Bir sonraki durağımız yaklaşık 15 dakika yürüme mesafesindeki 13. yy dan kalma ve ülkenin kültürü ve özellikle dini için çok ama çok önemli bir yere sahip olan bu tapınak oluyor. Çünkü burası kralın bizzat ibadetini yaptığı yer. Hatta daha tapınağa girer girmez, ki rehbersiz girilmiyor ve ingilizce olarak rehberlik hizmeti veriliyor, kral yolu olarak ayrı bir yolun olduğunu gördükten sonra anlıyoruz.

    Jongmyo Shrine

    Jongmyo Shrine : Seul’de gezilecek yerler

Aslında bildiğiniz yol ancak yolun ortasında taşlarla yapılmış olan ayrı bir yol var. Bu yolun hala kutsal ruhlar tarafında korunduğuna inanılıyor. O yüzden üzerinde yürümek yasak.  Yol 3’e ayrılmış. Sağ tarafı sivil görevlilere, sol tarafı ise askerlere. 1930’lar da Japonlar buraya kamp kurmuş, ancak gece bazı garipliklerden dolayı, kamplarını buradan kaldırmışlar. Tapınağın içerisinde ise, hem kralın hemde ailesinin özel odaları var. Her yıl bu odalarda yer alan sunakları hazırlamak üzere, kraliyet ailesinden geri kalanlar bu odaları ziyaret ediyorlarmış.

Birde bu kraliyet ailelerinin odalarının hepsi yanyana dizayn edilmiş ve açık olan tek kapısı varmış. Ancak içeriye girişe izin verilmiyor. Bilginiz ola. Birde burada mayıs ayının ilk pazar günü seremoniler düzenleniyormuş. Giriş 1,000 won. Ulaşım için Jongno-3 (sam)-ga Station (Seoul Subway Line 1 ) Exit 11’i kullanarak, metro ile kolayca gelebilirsiniz.

  • Gwangjang Market: Artık baya tapınak ve saraylara doyduktan sonra, biraz da şehri görelim diyoruz. Şehirdeki en büyük pazarlardan birisi olan bu pazara gidiyoruz. Yeme-içme anlamında yanyanaya yer alan onlarca restoran dikkatimizi çekiyor. Ancak bir farkla, bize çok ters olan yemeklerle. Haşlanmış domuz kafasından, adını sanını tahmin bile edemeyeceğimiz çok kötü kokan yemeklere kadar hepsi bu markette.

    s

    Gwangjang Market

Doğrusunu söylemek gerekirse, hiç beğenmiyoruz. Yinede boylu boyunca yürüyelim diyoruz. Bize biraz Eminönü civarı gibi geliyor bu bölge. Daha sonra son kez bir müze daha görelim diyerekten, ülkenin en önemli müzelerinden olan Kore Savaş müzesine gidiyoruz. He birde bu pazara gelecek olursanız Jongno-5-ga Station (Seoul Subway Line 1 ) Exit 8’i kullanarak gelebilirsiniz.

  • War Memorial of Korea (Kore Savaş Müzesi) : Malum ülke 20. yy’ın ortalarında, felaketler yaşadı. Yerle bir oldu. Tükendi tükenecekti. İşte ne olduysa Japonya’nın daha fazla büyümesini istemeyen ABD’nin organizasyonu ile Birleşmiş Milletler’in desteğiyle kurtuldu. İşte daha sonrasında şaha kalkan bu ülkede yer alan en önemli savaş müzesi de burasıymış.

    wa

    War Memorial of Korea (Kore Savaş Müzesi)

Savaşta kullanılan tanklardan savaş uçaklarına, arabalardan denizaltlarına kadar kullanılan herşey bu müzede. Metro ile gelmek için Samgakji Station (Seoul Subway Line 6), Exit 1-11 veya 12’yi kullanmalısınız. Ya da Namyeong Station (Seoul Subway Line 6), Exit 1’i de kullanarak gelebilirsiniz.

  • Itaewon Bölgesi : Müzeyi de gezdikten sonra, artık sokaklarda kaybolup, ülkenin biraz da turistik bölgesi olan ve özellikle Amerikalıların çoğunlukta olduğu bu bölgeye geliyoruz. Zaten yürüyerek 15 dakika uzaklıkta. Bölgede daha önceden Amerikan üssü bulunuyormuş.

    Itaewon

    Itaewon : Seul’de gezilecek yerler

Biz çok dikkat çekici birşey göremedik. Biraz sokaklarında dolaştık hepsi bu. Hatta bölgeninde merkezi tam olarak Hamilton binasının olduğu yer ve biz farklı birşey göremedik doğrusu. Gelmek isterseniz Itaewon Station (Seoul Subway Line 6) durağını kullanın.

  • Bongeunsa : Son günümüzde, şehri 2’ye bölen Han nehrini geçip, özellikle meşhur Gangnam semtini keşfedelim diyoruz. Burası 794 yılında inşa edilen ve oldukça değerli olan bir budist tapınağı. Giriş için ücret ödemeden direk tapınağa dalıyoruz. Çok büyük bir tapınak değil.

Ancak iç kısmı oldukça güzel. Hele ki tavan kısmında yer alan rengarenk motifler, fotoğraf çekmeyi seven bizim için biçilmiş kaftan. Bir yandan fotoğraf çekerken, bir yandan da ibadet eden halkı izliyoruz. Hatta aşağıda çektiğim vidyoda ibadet eden halkı görebilirsiniz.

Nedense budizm dininde ibadet ederken yaptıkları hareketler, bizim namaz kılarken yaptığımız bir çok harekete benziyor. Birde bu dindeki temizlik ve saygı-hoşgörü yaklaşımı, bu dine mensup insanları sevmemdeki en büyük etken. Ayakkabı ile tapınaklara girememek, etrafın her daim tertemiz olması da cabası.

Bongeunsa

Bongeunsa

Bu budistleri seviyorum valla. Ne yalan söyliyeyim. Şu dünyadaki 2 numaralı din benim gözümde. Buraya gelmek isterseniz Samseong Station (Seoul Subway Line 2) Exit 4′ ü kullanacaksınız.

  • Coex Mall : Tapınağın hemen çıkışının karşısında yer alan ve Asya’daki en büyük yeraltı mağazasını da görelim diyoruz. İçerisinde Akvaryum bile olan bu dev komplekste biraz dolaşıp, Kore halkının mağazalarda ki hayatlarını da görelim diyoruz.

    Coex Mall

    Coex Mall : Seul’de gezilecek yerler

Ama bizim gibi AVM ülkesi bir toplumu buralar kesmiyor. Bıkmışız. Nefret etmişiz. Yarım saat kadar dolaşıp, yine kendimizi sokaklara atıyoruz doğrusu. Buraya gelmek isterseniz Samseong Station (Seoul Subway Line 2) Exit 5 veya 6’yı kullanacaksınız.

  • Gangnam : Dünya’ya nam salan “Oppan Gangnam Style” şarkısını sanırım  duymayan kalmamıştır. Bizde onlardan biriyiz. “Bi gidelim bakalım. Nasıl bir yer görelim.” diyerek geldik bu bölgeye. Beklentimiz bizim Nişantaşı veya Cadde bölgesi gibi bir yer olması idi. Ama bizimkiler halt yemiş. Yüzlerce gökdelenin sıra sıra dizildiği, binlerce farklı mağazanın sokak ve caddelerde boylu boyunca uzandığı bölge, sanırım kalite anlamında bizim bölgelerimize fark atar. Daha metro istasyonuna gelince bile insan kaliteyi hissetmeye başlıyor.

    Gangnam

    Gangnam : Seul’de gezilecek yerler

Diğer istasyonlar oldukça sıradan olmasına rağmen, Gangnam’ a gelince metro istasyonları bile hemen değişiyor. Çünkü aslında burası sadece alışveriş değil, dev bir finans merkezi aynı zamanda. O yüzden bizde bunu daha gelir gelmez farkediyoruz. Önce duraktan çıkar çıkmaz şu meşhur Gangnam ışıklarının olduğu yeri görelim diyoruz. Ardından da hem ana caddede, hem de gökdelenlerin hüküm sürdüğü ana caddenin arka sokaklarında yer alan sokakları keşfediyoruz.

Çok büyük ve çok uzun sokaklardan bahsediyorum. Bölgede 3 saat kadar, karış karış yürüdükten sonra bitkin düşüyoruz. Zaten artık Seul’de gezilecek yerler serüveninin de sonuna geliyoruz. Artık yavaştan otele dönüyor ve yarın sabahtan erkenden ülkenin en tarihi şehirlerinden birisi olan Gyeongju’ya gitmek üzre hazır oluyoruz.

Seul-Güney Kore (Her Zamanki Yol Arkadaşım Ali İle )

Seul-Güney Kore (Her Zamanki Yol Arkadaşım Ali İle )

Seul’de Gezikecek yerler özetle ; Seul beklediğimizden büyük bir şehir çıkıyor. Ancak çoğu metropolde olduğu gibi, gezeceğiniz bir çok yer, zaten yanyana veya şehrin geri kalan kısmına nazaran oldukça küçük bir bölgesini kaplıyor. Bizde bir kaç müze dışında, hemen hemen bütün önemli yerlerini gezdiğimizi düşünüyoruz. Özellikle sarayları, diğer bir çok Asya ülkesinden farklı görünüyor. Ama inanın bir süre sonra hepsi aynı. Sokaklarda her daim kalabalık ve çokta temiz değil. Tabi bize göre temizde, Japonya’ya kıyasla pis.

Yurtdışında nasıl ekonomik konakladığımı, ucuza otel-hostel ve ev kiraladığımı,Ekonomik otel arama motorları” yazımda satır satır anlattım. Mutlaka bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim.

Seul’de gezilecek yerler için ayırdığımız 3 gün yetiyor da artıyor bile. Yorgunluk durumumuza göre yol üzerinde gördüğümüz restoranlarda ve kafelerde dinlenerek, havanın nemli ve sıcak yüzünü yenmek için sürekli nefes aldığımız bir gezi oluyor. Ancak insanların sıcak kanlı ve saygılı tavırları, şehirde “insan” gibi gezmemizi sağlıyor. Özellikle böyle gelişmiş ülkelerde her daim olduğu gibi bir soru aklıma geliyor. Bunlar insansa, biz neyiz Allah aşkına ? …

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

Yorum Yap