Lübnan-Beyrut Gezi Rehberi

1. Lübnan’a Başlangıç

Lübnan. Hayatımda kaç defa “Eskiden oralar doğunun Paris’i olarak bilinirdi.” cümlesini duyduğum şehre, Beyrut’a, onlarca websitede merakla yaptığım tarih, kültür, siyaset, ekonomi, yemek araştırmalarını didik didik etmiş bir şekilde Mayıs ayının sıcak bir haftasonunda gittim. Bir yere gitmeden önce, şehre ve ülkeye ait ne kadar bilgi toplayabilirsem toplar, en ufak bir ayrıntıyı bile kaçırmamaya özen gösteririm.

Solidere Sokakları

Solidere Sokakları

Çünkü bilirim ki geri dönüp birşeyleri kaçırdığımı farkedersem çok üzüleceğim. Belkide 50 ülkeden sonra artık ne yapmam gerektiğini  kısacası neler istediğimi artık daha iyi bilir oldum. İnsan gezdikçe neler öğreniyormuş halbuki…

Uçakta giderken, kafamda binlerce soru vardı. Bir yandan bizimle beraber uçacak olan onlarca Lübnan vatandaşını gözlemlemeye çalışırken bir yandan da notlarıma göz gezdiriyordum. Malum 90’lara kadar birbirini sokak ortasında acımasızca vuran, kardeşin kardeşi gözünü kırpmadan öldürdüğü, acıların, çığlıkların hüküm sürdüğü ve daha yeni yeni kendine gelen bir şehire gidiyordum.

Ekran Alıntısı

Place De I’Etoile Meydanı (Yıldız Meydanı )

Ne elem gördüm bu şehirde, ne de keder. Boşuna önyargılarımın esiri olmuşum. Her zaman olduğu gibi, okuyarak değil gezip gördükten sonra insanın herşeye daha hakim olduğunu bir kez daha anladım. Beyrut artık o eski Beyrut değilmiş. Köprünün altından çok sular akmış. Burası eski ihtişamı kadar olmasa da çoktan yolu yarılamış bir şehir olmuş bile.

Beyrut bana öğretti ki öyle biryerlerde okuyarak değil, gelip, görüp, sokaklarında nefes alarak, insanlarının elini sıkıp gözlerinin içine bakarak, onlar gibi yaşayarak, önyargılarınızdan kurtularak dünyayı keşfetmek gerekliymiş. Artık bir kez daha anladım ki, görmedikten sonra duymak ne fayda…

2. Beyrut-Lübnan Hakkında: Beyrut Nerede

Lübnan'ın Konumu

Beyrut Nerede : Lübnan’ın Konumu. Lübnan Başkenti Beyrut

Bizim İstanbul nasıl Türkiye’den daha popülerse, aynısı Beyrut içinde geçerli. Başkent Beyrut, ülkenin adı olan Lübnan’dan daha iyi bilinen, dünyanın daha aşina olduğu isim. Ülkenin nüfusu 4 milyondan biraz fazla iken, Beyrut’un nüfüsu 1,5 milyonun üzerinde. Resmi dil Arapça olmasına rağmen, İngilizce ve Fransızca, resmi dil kadar yaygın kullanılıyor.

Zaten sokaklarda, bu 3 dili konuşan Lübnanlıları görüyor olacaksınız. Beyrut nerede diyenlere :  Ülkenin konumu tahmin ettiğiniz gibi, felaketlerin, acıların, belaların bölgesi. Güneyinde İsrail, doğusunda Suriye…

Normalde ülkelerin tarihleri hakkında çok bilgi vermem. “Alın linki burada” der geçerim. Ama bu ülke hakkında biraz ayrıntılı bilgiler vermek istiyorum. 1943’ten sonra bağımsızlığını ilan eden ülke, 1970’lere kadar bölgenin kültür, sanat, ekonomi merkezi iken, 1975-1991 yılları arasında 150,000’den fazla Lübnanlı’nın can verdiği, Hıristiyan ve Müslümanların birbirini katlettiği savaş dönemini yaşamıştır.

Başbakan Hariri

Başbakan Hariri

Savaşın çıkmasının ana nedeni; nüfus olarak önde olan Hristiyanların, gün geçtikçe Filistin’den gelen Müslümanların  bu oranı arttırıp hak iddia etmeleri ile 2 dine mensup topluluklar çatışmış. Çatışmalar sonucunda harabe kente dönüşen Lübnan’da, Başbakan Rafic Hariri ülkenin yeniden ayağa kalkması için çok uğraşmış.

Ancak sonrasında 1800 kg TNT patlayıcının kullanıldığı suikast sonucu hayatını kaybetmiş. Tabi sonrasında yeniden ayağa kalkma dönemi devam etmiş ve şimdilerde yükselen gökdelenleri, son model arabaları, inanılmaz bakımlı kadınları, lüks mağazaları ülkeyi yeniden uyandırır olmuş.

Meğer Lübnan’da artık yeniden doğmaya başlamış ve dünyaya ayak uydurmak için Ortadoğu’da kendi yerini almış. Beyrut  hakkında detaylı bilgi için tıklayınız. Lübnan hakkında detaylı bilgi için Wikipedia Lübnan‘a bakabilirsiniz.

Birde çok önemli bir sanatçıdan bahsetmek istiyorum. Bir gün Mısır’da çok sevdiğim Mısırlı arkadaşlarım bizi Kahire sokaklarında gezdirirken o sesi duydum. O kadar içten o kadar hissettirerek söylüyorduki, kulağım direk o sese odaklandı. Dedim “Kim bu kadın”. Arkadaşım “Çok güzel değil mi. İnsan kendini kaybediyor. Hayallere dalıyor.

O kadın Lübnanlı sanatçı Fairouz. O kadın Lübnan’ın hatta bütün Arap dünyasının dinlerken kendini bulduğu kadın.” demişti. Aslında ilk o zamanlar başladı Lübnan merakım. Sırf bu sesin peşinden gitmek istedim. Çok etkilemişti beni. Hele ki “Li Beirut” şarkısını, bir gece sessiz bir ortamda yalnız başınıza dinlemenizi tavsiye ederim. Bakalım sizde ne etki yapacak… Fairouz (Feyruz) hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

3. Beyrut-Lübnan seyahat rehberi

Lübnan Lirası

Lübnan Lirası

Ülkenin yüzölçümü  10,000 km²’den biraz fazla olduğu için, bize göre oldukça küçük bir ülke. Para birimleri Lübnan Lirası ve 1 dolar yaklaşık 1500 Lübnan Lirası. Ancak heryerde dolar yaygın bir şekilde kullanılıyor ve hatta hemen hemen bütün hesaplar dolar olarak da ödenebiliyor.

Birde öyle hemen “Aaa paraları ne kadar değersiz.” gibi bir yanılgıya sakın ola kanmayın. Genelde biz milletçe buna kanarız. Şahsen ben eskiden kanardım. Ama öyle tokat yedik ki bu ülkede anlatmadan geçemeyeceğim. O yüzden herşeyi hem Tl hem Dolar hemde Lübnan Lirası olarak anlatmaya çalışacağım.

Lübnan benim 50. ülkemdi. Her gittiğim ülkede, gitmeden önce geniş çaplı araştırmalar yaptığım için, tahmini bir bütçe çıkartırım. Bu zamana kadar hiç yanılmadım. Beyrut hariç…

Sahil Boyunca Yükselen Lüks Binalar

Sahil Boyunca Yükselen Lüks Binalar

1 pizza, 2 limonata yaklaşık 34,500 Lübnan Lirası. Yani TL olarak yaklaşık 60 TL civarında. 1 şişe su yaklaşık 1500 Lübnan Lirası. Yani 2.7 TL. 1 nargile, 5 bira 1 su yaklaşık 58,500 Lübnan Lirası. Yani 100 TL’den fazla. Bu arada bu söylediğim restoran ve cafeler de sıradan yerlerde.

Marina taraflarında otursak, kimbilir kaç para harcayacaktık. Ayrıntıları daha da aşağıda anlatacağım. Çünkü bu şehir, zenginlik anlamında beni resmen şok etti. Bu kadar fakirliğinde olduğu yer gayet ucuz olur heralde ! Yanılmışım a dostlar…

Ülkede anaokulundan itibaren yabancı dil öğrenimi zorunlu. Ülke nüfusu 4 milyondan fazla olmasına rağmen, yurtdışına göç eden Lübnanlıların sayısının 20 milyondan fazla olduğunu iddia ediyorlar. Bu yüzden, yeni yapılan Solidere bölgesinde yükselen yüzlerce gökdelenin sahiplerinin, yurtdışında iyi maaşlara çalışan Lübnanlıların, Beyrut’da yatırımlar yaptıklarını ya da ülkede yaşayan ailelerinin lüks içerisinde yaşamalarını sağladıklarını öğrendik. Şaşırmadım…

Gün içerisinde kaç tane Porche, Ferrari, Range Rover, Mercedes, BMW gördüğümü, mağazalardaki Chanel, Gucci, Burberry mağazalarının köşe başlarında market gibi sıralandığını gördükten sonra Beyrut hakkında ne kadar çok yanıldığımı anladım. Ama yine de şunu ifade etmekte fayda var. Her yerde olduğu gibi, zengin çok zengin fakir çok fakir…

4.Lübnan’a ulaşım

Rafic Hariri Uluslararası Havalimanı

Rafic Hariri Uluslararası Havalimanı

Beyrut’a nasıl gidilir ? Beyrut’a uçak biletleri pahalı mıdır ? Türkiye’den direkt olarak başkent Beyrut’da yer alan Rafic Hariri Uluslararası Havalimanı’na Pegasus havayolları oldukça hesaplı fiyatlara seferler düzenliyor. Ülkeye girerken ve çıkarken giriş-çıkış kartları doldurup, vizesiz bir şekilde ziyaret edebiliyorsunuz. Uçak biletlerini ucuza getirmek için erken rezervasyon yaptırırsanız, 350-400 TL gibi bir ücrete gidiş-geliş ulaşımınızı sağlayabilirsiniz.

Yurtdışında nasıl ucuza uçak bileti bulduğumu, hangi arama motorlarını kullandığımı “En İyi Uçak Bileti Arama Motorları” yazımda tek tek anlattım. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim

Şehir merkezine ulaşımda ve şehir merkezinde ulaşımda, tek seçeneğiniz Taksi. Havalimanından merkeze yaklaşık 15,000 Lübnan Lirası’na ve şehir içerisinde ulaşımlarda ise, genelde 5,000 Lübnan Lirası’na ulaşımınızı sağlayabilirsiniz. Normal taksiler olmakla beraber, her yerde korsan taksilerde göreceksiniz.

Özellikle Suriye’den göç eden mülteciler, bu taksileri kullanıyor ve Lübnanlı taksicilere göre daha ucuza götürebiliyorlar. Ama herşekilde mutlaka pazarlık yapın. Ne diyorlarsa, genelde yarısını söyleyin. Çok çakallar. Zaten aşağıda gezilecek yerler kısmında, daha detaylı anlatıcam. Birde, şehrin dışında kalan tarihi yerlere ulaşım için günlük araç kiralamalısınız. Kendinizde araba kiralayabilirsiniz ama rezalet Lübnan trafiğini çekmeyin derim. Tatiliniz bir anda eziyete dönüşebilir ve rezil olabilirsiniz. Fiyatları ve rotaları da, gezilecek yerler kısmında anlatıcam.

5. Lübnan’da yeme-İçme

Cafe Hamra

    Cafe Hamra

Beyrut’ta nerede, ne yenir ? Kolay kolay restoran isimleri vermem. Ama nedense bu şehre gelmeden önce o kadar çok yemek konusuna odaklandım, övgü dolu yazılar okudum ki, bu noktadaki önerileri es geçmek istemedim. O yüzden hem restoranlar hem de yemekler konusunda biraz ayrıntılı bilgiler vereyim. Birde sanırım artık büyüdükçe, insanın alışkanlıkları da değişiyor. Bundan 4 sene önce, bir hamburger yeterli iken, şimdi şehirde yer alan en iyi restoran nerede diye arar oldum. Büyüyoruz. Ya da alışkanlıklarımız değişiyor…

Ben öyle çok yemek düşkünü bir adam değilim. Yemekten çok görme aşığıyım. Ama buralara kadar gelmişken sizlere bazı önemli önerilerim olacak. Lübnanlıların damak tatları bize oldukça yakın. Humus, Tabbule, Fattoush gibi başlangıçlar oldukça popüler. Ana yemek olarak da ızgara türü yemekler önde geliyor. Yerel içecekleri olan Almaza birası oldukça hoş. Bir de Arak dedikleri rakıları var. Bizim rakıların tadına çok benziyor ama çok daha hafif. İçmesi daha kolay. Ama 2 kadehten sonra fena çarpıyor. Söyleyeyim…

Birde adamlar nargile aşıkları. Her yerde mi nargile içilir ? Vallahi içiyorlar. Yemek yerken bir yandan nargile içmek onlar için sıradan bir şey. Bütün mekanlarda da sigara içilebiliyor. Restoranlar hep tıklım tıklım. Dışarıya çıkıp eğlenmeyi-yemeyi çok seviyorlar.

Restoran önerilere gelecek olursak; bölgelere göre yazayım diyorum. Böylece gideceğiniz bölgeye göre rahatlıkla adrese ulaşabilirsiniz.

Gammayzeh bölgesinde bulunan Le Chef Restoranı çok popüler. Gitmeden önce rezervasyon yaptırın. Biz gittiğimizde kalabalık olduğu için beklemek istemedik. Ama bu bölgeye yolunuz düşerse mutlaka uğrayın. Restoran için tıklayınız.

Archarief (Eşrefiye okunuşu) caddesine yakın olan Abdel Wahab restoranı çok hoş. Birde bu restoran şehrin en iyilerinden. Fiyatlar açısından pahalı bir yer. Karışık kebap 25,000 Lübnan Lirası, başlangıçlar 7500 Lübnan Lirası. Lokantanın mimarisinde Arap kültürünün izlerini görebilirsiniz. He birde mutlaka naneli limonata için. 7500 Lübnan Lirası. Restoran için tıklayınız.

Meşhur Abdel Wahab Restoranı Başlangıçlar

Meşhur Abdel Wahab Restoranı Başlangıçlar

Al Hamra Bölgesinde ise, Cafe Hamra çok güzel. Burada hem yemek yiyebilir hem de nargile içebilirsiniz. Bahçesi oldukça havadar. Eğer Hamra tarafında konaklıyor olacaksanız, akşam saatlerinde gelip bahçesinde günün yorgunluğunu atmak için birebir. Cafe için tıklayınız.

Bay Rock cafe, Pigeon Rocks (Meşhur Güvercin Kayalıkları) önünde yer alan, özellikle günbatımını izleyip birşeyler içmek için çok hoş bir kafe. Uçurumun kenarında oturup, güneşin Akdeniz üzerinden kayboluşunu ve muhteşem bir Akdeniz manzarasında serin bir akşamüzeri  birşeyler içmenin verdiği tadı yaşayabileceğiniz en güzel yerlerden.

Yerel Bira Almaza

Bay Rock Cafe-Yerel Bira Almaza

Eğer Byblos’u da kapsayan bir tura katılırsanız, ülkenin ne eski şehirlerinden birisi olan bu şehirde yer alan Chez Pepe (Çe Pepe okunuşu) restorana da mutlaka uğrayın. Ancak pahalıdır şimdiden söyleyeyim. Restoran için tıklayınız.

Özetle bunlar benim dikkatimi çeken restoranlardı. Hepsi farklı bölgelerde. Birer örnek vererek kabaca yardımcı olmak istedim. Daha binlerce restoran ve kafenin de olduğunu göz önünde bulundurun. Rotayı çıkardıktan sonra, yemek işlerini ayarlamak daha kolay. Zevklerinize göre tripadvisor’dan diğer restoranlara da göz atın derim. Restoran önerileri için tıklayınız.

6. Beyrut’ta konaklama

Beyrut Şehir Merkezi Bölgeleri

Beyrut Şehir Merkezi Bölgeleri

Beyrut’ta nerede konaklanır ? Gitmeden anlamalıydım şehrin ne kadar pahalı olduğunu. Bir şehrin ne kadar pahalı olduğunu anlamak için önce otel fiyatlarına bakın. Normalde her zaman fiyatlara bakıp ona göre bütçe çıkartırım ama bütçe konusunda Beyrut bana ters köşe yaptı. Otellerde öyle. Günlük kişi başı en az 35 doları ödeyeceğinizi bilerek gidin.

Yurtdışında nasıl ekonomik konakladığımı, ucuza otel-hostel ve ev kiraladığımı,Ekonomik otel arama motorları” yazımda satır satır anlattım. Mutlaka bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim.

Yani biz giderken dolar 2.7 olduğuna göre yaklaşık 100 TL günlük ayırın. Tamam 100 Tl öyle çok büyük para değil ama ben bir şehri kendi ülke şartlarında değerlendiririm. O yüzden sürekli şaşırttı diyorum. İnsan daha yeni yeni kendini toparladığını düşündüğü bir ortadoğu ülkesine giderken daha ucuz bir yer bekliyor.

Downtown Bölgesi

Downtown Bölgesi

He birde bu 3-4 yıldızlı otellerin fiyatları. Normalde ödeyeceğiniz rakamlar 250-300 TL civarında da olabilir. Bütçe size kalmış. Beyrut’daki harika otellerin listesini bu linkten görebilirsiniz.

Kalınacak bölge olarak önerilere gelirsek ; bana göre şehrin kalbi Downtown yani yeni şehir bölgesi Solidere. Özellikle Ramada otel kalmak için en uygunlarından. Burada kalırsanız, alışveriş, gece hayatı, marina kısacası en hoş yerlerin olduğu bölgede kalmış olursunuz. Ben bir daha gitsem, mutlaka burada kalırdım. Özellikle çift olarak gelecekseniz mutlaka bu bölgede kalın. Denize yakın bölgede konaklamakta fayda var.

Birde, Hamra bölgesi var. Burası daha çok öğrencilerin takıldığı mekanların bulunduğu bir bölge. Fiyat olarak da biraz daha uygun. Aynı zamanda bu Hamra bölgesi daha çok şehrin Eminönü bölgesi gibi düşünülebilir. Gezgin olarak gelecekseniz bu bölgede kalın.

Birde Rouche (Rawchech) Bölgesi var. Burada da yükselen onlarca gökdeleni görüyor olacaksınız. Sahil bölgesine oldukça yakın olan bölgede, özellikle Akdeniz manzaralı bir odada konaklarsanız güzel bir meşhur Pigeon Rocks manzarasına şahit olabilirsiniz.

Beyrut Sahilleri

Beyrut Sahilleri

Yalnız bu belirttiğim lüks bölgeler size günlük 2 kişi yaklaşık en az 100 dolara mal olacaktır. Bu 3 bölgeden başka biryerde kalmayın. Diğer bölgeler ya kötü ya da uzak. Bana göre en uygun bu 3 bölge vardı. Zaten gezilecek yerler kısmında, bazı noktaları belirteceğim.

7. Beyrut’ta Eğlence-Alışveriş-Gece Hayatı

ABC AVM

ABC AVM

Beyrut Eğlence-Alışveriş

Kimisi için eğlence, sokaklarda insanlarla muhabbet etmek iken, kimisi için mağaza mağaza dolaşıp alışveriş yapmaktır. Hayatım boyunca alışveriş yapmaktan nefret eden birisi olmama rağmen, size yine de nerede ne yapılır, ne alınır, nereler görülür anlatayım. Karakter meselesi bu. Mağazada birşeyler almak için dükkanlara bakacağıma, önünden geçen insanları izlemenin beni daha mutlu ettiğini farkettim. Sevemedim bir türlü…

Şehirde alışveriş için önemli olan 3 bölge var. Ama bence en önemli 2 yeri görseniz yeterli. İlki ABC alışveriş merkezi. Burası Archrafieh (Eşrefiye) caddesi üzerinde yer alan, şehirdeki en önemli AVM’lerden birisi. Bir sürü mağaza var ve fiyatlar Türkiye ile hemen hemen aynı.

Diğeri ise, bence en güzeli, Beirut Souks. Souk çarşı demek. Burası şehrin yeni yapılan Downtown yani Solidere bölgesi. Bizim Nişantaşı denginde olan bir yer. Şehrin en kaliteli mekanları burada. Birşeyler almasanız bile, üzeri tamamen açık olan bu çarşıda gezip, soğuk birşeyler içerek Lübnan halkının yaşam tarzını gözlemleyebilirsiniz. Buraya kadar gelmişken, buradan Marina bölgesi olan, Zaitunay Bay’e yürüyerek gidebilirsiniz.

Beirut Souks

Beirut Souks : Lübnan Gezilecek Yerler

Son bölge ise, bizim Eminönü mantığında olan Hamra bölgesi. Burada aklınıza gelen her türlü ürünün satıldığı yüzlerce dükkan görebilirsiniz. Ama ben şahsen bu bölgeyi çok beğenmedim. Bazı bölgelerde vardır, güzel değildir  ama tarihidir. Sokaklarında yürürken bir sonraki caddesini, sokağını merak ederek aşkla, şevkle yürürsünüz.

İşte Hamra’da gezerken, ben bu duyguyu hissetmedim. Beni Downton bölgesi çok daha fazla etkiledi. Çünkü, yeni yapılmasına rağmen, binalar o kadar düzgün ve uyum içerisinde sıralanmış ki, insan dolaşırken huzurla, heyecanla yürüyebiliyor. O yüzden benim sizlere tavsiyem, özellikle Beirut Souks civarında gezmeniz ve o bölgeyi keşfetmeniz yönünde olacaktır.

Eğer gideceğiniz dönemde şehirde bir etkinliğin olup olmadığını kontrol etmek isterseniz, çok güzel bir site hazırlamışlar. Şehirde hangi tarihte, nerede etkinlik varsa, onu o gün görebiliyorsunuz. Websitesi için tıklayınız.

Beyrut Gece Hayatı

Solidere-Uruguay Street

Solidere-Uruguay Street : Beyrut Gece Hayatı

Google’a “Beyrut gece hayatı” yazdığımda, hiç beklemediğim, çılgın, çoğu gelişmiş ülkedeki gece hayatından alt tarafı kalır yanı olmayan fotoğraflar görünce “Heralde reklamdır.” demiştim. Yanılmışım…

Gece hayatına resmen aşıklar. Herkes sokakta. Daha önceden belirttiğim zenginliği, gece hayatında da görebilirsiniz. Ülkenin yarısı Hıristiyan olunca, üstüne üstlük turistleri ve yurtdışında yaşayan 20 milyondan fazla Lübnanlının sürekli şehri ziyaret etmeye geldiklerini düşününce, neden bu kadar gece hayatının yaşandığı bölgelerin bu kadar kalabalık olduğunu anladım.

Ben herkesi namazında niyazında, Müslüman topluluk olarak düşünüyordum. İnsan ortadoğu bölgesine gidince, en azından öyle olacağını sanıyor. Meğer alkolun su gibi tüketildiği, diğer modern şehirlerden farklı yanı olmayan, kimsenin kimseye karışmadığı, insanların kendince,özgürce  eğlendiği bir şehirmiş.

Gece hayatının yaşandığı bir sürü bölge var. Ben çoğuna gittim. Size hepsini bahsedeyim ama belli başlı olanları tarif edicem. Diğerlerini bilgi amaçlı vericem. Boşu boşuna yorulmanızı istemem. Ben çok yoruldum çünkü.

Solidere bölgesinde bulunan barlarda eğlenmeye başlayabilirsiniz. Bu bölgede Urugay street var. Bu sokakta bir sürü bar göreceksiniz. Gece başlamadan burada bir kaç kadeh birşey içebilirsiniz. Bir masaya oturup, etrafınızdan geçen şaşırtıcı bakım düşkünü Lüblanlı halkı izleyebilirsiniz.

Şahsen itiraf edeyim, ben böyle birşey beklemiyordum. Çok güzel kadınları olan, tam tersi yakışıklılığa sahip zengin erkekleri ile Lüblan halkının sokaktan geçişini, defile izler gibi izleyebilirsiniz.

Daha sonradan ise, şehrin en iyi kulüplerinden olan ve rezervasyonsuz girişin olmadığı B018 kulübüne gitmelisiniz.Burası yer altında bir gece kulübü. Hangi taksiciye sorsanız sizi götürür. Sabahın ilk ışıklarına kadar açık olan kulüp, sabahın ilk ışıklarının günü aydınlatıması ile birlikte  üzeri açılarak bir anda gündüzü yaşamanızı sağlıyor.

B018 Club

B018 Club : Beyrut Gece Hayatı

Diğer bölgelere gelecek olursak, Hamra bölgesinde bir çok pub benzeri yerler var. Bunlardan bir tanesi Bobo. Burası bar tarzında ve genellikle üniversite gençlerinin takıldığı bir yer. Bira 3500 Lübnan Lirası civarında. Niyeyse burası ucuzdu.

Diğer bölge ise, genelde barların bulunduğu Gemmayzeh bölgesi. Bu bölgede yer alan onlarca barda eğlenebilirsiniz. Ama bence çok gereksiz. Özellikle Solidere’deki publardan sonra burası sizi kesmez.

Eğer para konusunda sıkıntınız yoksa, kişi başı gecelik 100 dolar civarında, rezervasyon yaptırmak koşulu ile Music Hall veya Sky Bar‘a gidebilirsiniz. Bu 2 kulüpte şehrin elit kesimi, biz ona zengin diyoruz, topluluğun takıldığı yerler. Music Hall’de farklı DJ’ler sahne alırken, Sky Bar ise, sadece Beyrut’un değil, Avrupa’nın da en iyi kulüplerinden birisi seçilmiştir. Ama bunların hepsinin bedelleri var. Şimdiden söyleyeyim.

Genel hatları ile şehirde önce bir barda eğlenip sonra kulübe gittiğinizi varsayarsak, kokteyl fiyatları 17,000 Lübnan Lirası civarında. Biralar ise 7000-1000 Lübnan Lirası arasında. Ben Lübnan’a gelmeden önce, Ukrayna’nın Lviv kentine gitmiştim. Oradan sonra Beyrut, pahalılık anlamında beni inanılmaz şaşırtmıştı. Özellikle eğlence hayatı hiçte ucuz değil. Şimdiden söylemesi…

8. Beyrut’ta gezilecek yerler nereler ?

Beyrut Şehir Merkezi Rotam

Beyrut Şehir Merkezi Rotam (Yıldızlar, göreceğiniz ve benim aşağıda anlatacağım yerleri temsil ediyor)

Beyrut’ta nereler gezilir ? Beyut’a kadar gekmişken nereler görülmelidir ?” diyenler için, biraz da Beyrut Gezi Notlarımdan bahsedelim. Bazı şehirler vardır. Gezerken hiç bitmesin istersin. Sokaklarında kaybolup, kendini kaybetmeye çalışırsın. Aslında aradığın şey kendindir. Gezerken kendinle konuşmayı öğrenir, başbaşa kalıp İstanbul’da ne kadar kendini unuttuğunun farkına varırsın. O kadar kalabalığın içerisinde, ne kadar yanlız mışsın.

İşte bende bu duyguları uyandırdı Beyrut. Her gittiğim şehir başka başka hayaller kurmama, kendimle yüzleşip rahatlamama neden olur. Terapistler bile boşu boşuna “Tatile çıkıp biraz kendinizi dinleyin.” diye sürekli önerilerde bulunmuyor. Seyahat ederken insan sadece yanındakini değil, kendini de tanımayı öğreniyor. Gerçi o kadar yer gezdim ama hala kendimi bulamadım. Hala birşey eksik. Belki 20’li yaşlar bunalımı, belki de aç gözlülük. Neyse…

Saint Louis Roman Catholic Church (Katolik Kilisesi)-Lübnan

Saint Louis Roman Catholic Church (Katolik Kilisesi)-Lübnan

Şimdi efendim, şehri baştan sona görmek isterseniz, inanın 1 gün yeterde artar bile. Ama özellikle arka mahallelerine gideyim derseniz, o zaman işin rengi değişebilir. Biz şahsen heyecan peşinde koşmayalım diye, arka mahallelere gitmedik. “Çok merak etmeyin. Merak başınıza fena şeyler açabilir.” dedi abilerimiz ve uslu uslu şehir merkezinde aylak aylak dolandık. O yüzden bildiklerim çerçevesinde sizlere de hadi aktarayım.

  • Hamra Caddesi : Otelimiz Hamra Caddesine oldukça yakın bir yerde olduğu için, önce Hamra Caddesini geziyoruz. Burası şehrin en önemli ve en meşhur caddelerinden birisi olarak biliniyor. Ancak dikkatimizi çeken çok birşey yok. O yüzden öğlen 12’de şehrin en önemli müzelerinden bir tanesi olan National Museum of Beirut’a gidiyoruz.

    Hamra Sokakları

    Hamra Sokakları

  • National Museum of Beirut (Beyrut Ulusal Müzesi) : Hamra’dan, müzeye ulaşımımızı sağlayacak olan taksiye 3000 Lübnan Lirası ödüyoruz. Ama normalde 5,000 hatta 10,000 isteyenler bile oluyor. Pazarlık yapınca inanılmaz indirimler oluyor bu şehirde. Aklınızda bulunsun.

Derken, ülkenin gururu olan bu müzeye ulaşıyoruz. Doğrusunu söylemek gerekirse beklediğimden çok daha bakımlı ve çok daha güzel bir müze. Dedim ya, Beyrut beni herşeyi ile şaşırtıyor. Bu müzede yaklaşık 100,000 eser sergileniyor. 2 katlı olan müze oldukça ferah ve herşey net. Gelmişken mutlaka görülmeli. Zaten 1 saatte gezebilirsiniz.

National Museum of Beirut

National Museum of Beirut

  • ABC AVM: Müzeden yürüyerek şehrin en önemli AVM’lerinden bir tanesi olan ABC AVM’ye gidiyoruz. Keşke yürümeseydik. Vallahi hep yokuş vardı. Siz bu hatayı yapmayın. Normalde AVM’lerden nefret ederim. Ama telefon alışverişi için gitmek mecburiyetinde kalıyoruz.Zaten AVM işte öyle görecek birşey yok. Telefon fiyatları da, mesela Samsung S6 Edge, Türkiye’ye kıyasla, 100 dolar kadar daha ucuz.

    ABC AVM

    ABC AVM

  • Abdel Wahab Restaurant : Bu restorana gitmesem, Lübnan benim için kesinlikle eksik kalacaktı. O kadar çok duydum, o kadar övgü dolu sözleri işittim ki, o yemekleri tatmak için 12 saat boyunca hiç birşey yemeyip, üzerine birde daha da aç kalayım diye 2 saat yürüdüm. Peki değdi mi ?

Değdi kardeşim. Yemekleri çok güzel ve bizim damak tadımıza da oldukça yakın. AVM’den çıktıktan sonra, Achrafieh (Eşrefiye) caddesinden yürüyerek restorana geliyoruz. Yukarıda zaten restoranlar kısmında belirttim. Buraya kadar gelmişken, saydığım yemekleri yemeden dönmeyin. Üzerine birde karışık kebap yiyebilirsiniz.

Meşhur Abdel Wahab Restoranı Başlangıçlar

Meşhur Abdel Wahab Restoranı Başlangıçlar

  • Monot (Mono Okunuşu) Caddesi : Vay efendim burası Beyrut’un gece hayatının kalbiymiş de, yok ne eğlenceler dönüyormuşta, insan hayatında bir kez yaşamalıymış da… Yalan. Hepsi yalan. Restorandan çıktıktan sonra bu caddeden gündüz yürüyerek, Mohammed Al-Amin Cami’ne gitmek istiyoruz.

Gündüz sokaktan da geçelim diyoruz. Hiçbir çekiciliği yok. Hatta akşamda geliyoruz, yine abartı olduğunu görüyoruz. 3-5 mekan var hepsi o. O yüzden gelmenize gerek yok.

  • Mohammed Al-Amin Mosque :  Yürüme mesafesinde olan Camiye giderken, çok modern dizayn edilmiş sokaklardan geçerek, ülkenin ve şehrin en önemli camisine gidiyoruz. Dışarıdan da oldukça güzel görünmesine rağmen özellikle iç kısmında yer alan kubbedeki işlemeler gözlerimi alıyor.  Sanırım en az yarım saat oturup kubbesine bakıyorum. Kırmızının onlarca tonunun kullanıldığı cami kubbesinin özellikle iç kısmında yer alan motifler insanı büyülüyor.

Nedense Cami dışarıdan bizim Sultan Ahmet Cami’ne oldukça benziyor. Meğer mimarı Azmi Fakhuri, Sultah Ahmet Cami’nden esinlenerek bu Camiyi yapmış. Caminin yapımı 2002-2007 yılları arasında tam 5 yıl sürmüş. Caminin hemen arka kısmında ülkenin yeniden inşasında çok büyük emeklerinin geçtiği söylenen eski Başbakan Rafik Hariri’nin mezarıda var.

Mohammed Al-Amin Camii

Mohammed Al-Amin Camii

  • Saint George Maronite Katedrali : Caminin hemen yanıbaşında yer alan 2 dinin yapılarını ilk defa bu kadar yanyana gördüğüm bu katedrale gidiyoruz. Beyrut’un en eski kilisesi olarak biliniyor. Yüzlerce yıllık ihtişamını korumak adına çok güzel restore edilmiş bir yapı.
  • Capture

    Saint George Maronite Katedrali

  • Place des Martyrs Anıtı : Katedralden çıkıp, camiyide geçiyoruz ve hemen sol tarafımızda yolun ortasında bulunan  anıtın olduğu caddeye ilerliyoruz. Bu anıt Lübnanlılar için çok önemli. Çünkü iç savaşın izlerini, mermi izlerini görebileceğiniz bir anıt. İbret olsun diye de onarmıyorlar.

    Place des Martyrs Anıtı

    Place des Martyrs Anıtı

  • Roman Remains (Roma Kalıntıları) : Caminin hemen arka kısmında yer alan küçük bir bölgede, Romalılardan kalan kalıntıları görmek için ilerliyoruz.Bu kalıntılar henüz 50 yıl önce gün yüzüne çıkmış. Malum bu şehir 7 kez yıkılıp tekrar inşa edilmiş bir şehir. O yüzden altıda üstüde tarih kokuyor. Tarihi dokulara sahip çıkılmasını severiz.

    Roman Remains

    Roman Remains

  • Place De I’Etoile Meydanı (Yıldız Meydanı ) : Roma kalıntılarınıda gördükten sonra, hemen 100 metre gerisinde yer alan bu meydana ilerliyoruz. Burası downtown bölgesinin kalbi. 25 metre yüksekliğinde saat kulesi ile süslenmiş oldukça hoş bir meydan. 2. Abdülhamid’in tahta geçmesinden sonra, bu olayı kutlamak için Beyrutlular bu saat kulesini inşa edip ölümsüzleştirmişler. Meydanın etrafında yer alan kafeler, insanda Avrupa’da herhangi bir meydanda geziyormuş hissi uyandırıyor.

Bence şehirdeki en güzel meydan burası idi. Kahverengi tonlarında yapılmış olan binaların süslediği harika bir bölgede kurulu olan bu meydan, nedense bana Paris’deki Şanzelize Caddesini hatırlattı.  Bütün sokaklar bu meydana çıkıyordu. Mutlaka hem gündüz hemde gece ışıklandırılmış halini görmelisiniz.

Place De I'Etoile Meydanı

Place De I’Etoile Meydanı

  • Saint Georges Greek Ortodoks Katedrali : Hemen Place De I’Etoile Meydanında yer alan ortodoks katedrali. Gelmişken görülmeli. Bazen farklı farklı yapıları görüp, kendimce değerlendirdikten sonra, “Keşke mimar olsaydım.” diye hayıflanmıyor değilim.  Gördükçe mukayese etme yeteneği kazanıyor insan.

    Saint Georges Greek Ortodoks Katedrali

    Saint Georges Greek Ortodoks Katedrali

  • Lebanese Parliament (Lübnan Parlemento Binası ) : Saat kulesinin hemen arkasında yer alan ancak aslında görecek birşey olmayan bu binaya ilerliyoruz. Meydana geldiğinizde, dışarıdan görebileceğiniz bir bina. Sadece yerini bileseniz diye yazdım. Tam fotoğrafda yer alan sokakdan ilerleyerek Roma Hamamı kalıntılarına ilerliyoruz.

    Lebanese Parliament (Lübnan Parlemento Binası )

    Lebanese Parliament (Lübnan Parlemento Binası )

  • Roman Bath Vestiges (Roma Hamamı Kalıntıları) : Parlemento Binasının arka kısmında yer alan kalıntıların olduğu bölgeye merdivenleri geçerek ilerliyoruz. Burası Romalılardan kalan hamamların olduğu bölge. Romalılar bu şehirde yüzyıllar boyunca yaşadığı için, geride bir sürü tarihi yapılar bırakmışlar. Keşke daha fazlasını gün yüzüne çıkarabilseler diyerekten, içerisinden yürüyerek bir sonraki durağımız olan Saint Louis Roman Catholic Church (Katolik Kilisesi)’ne gidiyoruz. Giderken solumuzda Hükümet Sarayı kalıyor.

    Roman Bath Vestiges

    Roman Bath Vestiges

  • Saint Louis Roman Catholic Church (Katolik Kilisesi) : Burası bildiğiniz kilise işte. Zaten yavaş yavaş bina görmekten bıkıyorum. Daha önceden belirttiğim gibi, ben artık tarihe yavaş yavaş doyduğumu farkediyorum. Benim için deniz, kum, güneş, hafif rüzgar, biraz akdeniz…

    Saint Louis Roman Catholic Church (Katolik Kilisesi)

    Saint Louis Roman Catholic Church (Katolik Kilisesi)

  • Magden Abraham Synagogue(Sinagog) : Kilisenin hemen aşağı bölgesinde kalan bu sinagoga giremedik. Kapalı olduğunu söylediler. Eğer sizin zamanınız olursa uğrayın derim.
  • Al Omari Cami : Ana caddelerden birisi olan Waygan Caddesinde ilerliyoruz. Hala Downtonwn bölgesindeiyiz. Sonraki durağımız olan bu camii 7 kez yıkılıp, tekrardan yapılmış. Aslında katedralmiş ama Memlüklüler zamanında 1291 yılında camiye dönüştürülmüş. İçeride yer alan Osmanlı ve Memlük dönemlerine ait  kitabe hazinesini göreceksiniz.

    Al Omari Camii

    Al Omari Camii

  • Beirut Municipality (Beyrut Belediye Binası ) : Al Omari Cami’den çıktıktan sonra sağınızda, Beyrut Belediye binasını göreceksiniz. Birşey yok sadece görmeniz için belirtmek istedim. Sol tarafınızda ise meşhur Beirut Souks.

    Beirut Municipality (Beyrut Belediye Binası )

    Beirut Municipality (Beyrut Belediye Binası )

  • Beirut Souks : Artık yorgunluk başlarken biraz dinlenme zamanı. Şu ana kadar yaklaşık 4 saattir yürüyoruz. Bir kahveyi hakettiğimizi düşünerekten, şehrin en önde gelen alışveriş bölgesindeyiz. Sadece alışveriş merkezinde değil, bu bölgede yüzlerce lüks mağaza bulunuyor. Dünyanın en pahalı markalarını bu bölgede bulabilirsiniz. Yarım saat kadar dinlendikten sonra, Akdeniz’e yol alma vakti. Nefes almak için kendimizi hemen marina bölgesinde yer alan, Zaitunay Bay’e atıyoruz.

    Beirut Soaks

    Beirut Soaks

  • Zaitunay Bay : Bölgede gezerken ağzımız tabiri caizse açık kalıyor. Mercedesler, BMW’lar, Ferrariler,dünyanın en kaliteli mağazaları… Daha neler neler.Marina bölgesine yürüyerek gelirken gördüklerimiz meğer daha başlangıçmış. Ben fakir bir bölge beklerken, gökdelenlerin hüküm sürdüğü meşhur Corniche (Sahil) bölgesinin başlangıcında yer alan marina etrafında sıra sıra dizilen binalar beni şaşırttıkça şaşırtıyor.

Sanırım burası şehirdeki en güzel bölge. Hem gündüz hem de gece geliyoruz.  Marina’da dolaştıktan sonra, günbatımını izlemek üzere, sahilden yaklaşık 1 saat yürüyerek meşhur Pigeon Rocks’a gidiyoruz.

Zaitunay Bay

Zaitunay Bay

  • Pigeon Rocks (Güvercin Kayalıkları) : Bir şehirde en sevdiğim etkinliklerden birisi yürümektir. Ayaklarım çıkar ama inanılmaz keyif alırım. Hele birde Akdeniz sahilinde yer alan  Beyrut sahillerinde mis gibi güneşli bir akşamüzeri yürüyorsam, benden mutlusu yoktur. Artık bir ara o kadar çocuk gibiydik ki, Güvercin Kayalıklarına gelmeden 300 metre berisinde yer alan lunarpark da biraz eğlendik.

Daha sonra şu meşhur Güvercin Kayalıklarını görmeye gittik ve Bay Rock Cafe’de oturup, kayalıkların üzerinden batan güneşi izleyerek arap müziklerinin, nargile kokusunun eşliğinde günü bitirdik. He birde, bu kayalıkların bir esprisi yok. Sadece çok meşhur hepsi o. Zaten aşağıda eklediğim vidyoda görebilirsiniz.

  • Jeita Grotto (Jeitta Mağarası) : Ertesi gün Jeitta Grotto-Harissa-Byblos turunu yapmak üzere, otelimizin ayarladığı kendi özel aracımız ve rehberimiz Muhammet eşliğinde sabah 9 da yollara koyuluyoruz. Bu tura 100 dolar ödüyoruz. Pahalı… Sizi sabah 9’da otelinizden alıyorlar ve akşam 5’te geri getiriyorlar. Fiyatlar hemen hemen heryerde aynı. Ama gideceğiniz kişi sayısı fazla olursa, haliyle kişi başı düşen miktar da az olacaktır. Bilginize.

    Jeita Grotto

    Jeita Grotto

Yaklaşık 20 km uzaklıkta ve 30 dakika mesafede yer alan bu meşhur mağaraya gidiyoruz. Yol boyunca tepelere kurulu olan Lübnan mahallelerini geçiyoruz. Trafik fena. Yollarda idare eder. Arap müzikleri eşliğinde gittiğimiz bu turda, beni en çok etkileyen yer bu mağara oluyor. 2 katlı olan bu mağara, 1836 yılında bulunmuş. Üst katda yürüyüp, alt katda ise tekneyle geziyoruz. Bu arada size verilen bileti sakın atmayın. Teleferikle önce üst katın olduğu yere gidecek, sonrasında trene binip alt kata geleceksiniz.

Tren derken yolda giden trenlerden. Ring mantığında. Mağara değil sanat eseri. Ben bu kadar güzelini görmedim. Ağzımın açık kaldığı sayılı yerlerden. İnsan bir an için film izliyor da yanıbaşından bir hayalet geçecek gibi hissediyor. Mağarada devasa sarkıt ve dikitler var. Işıklandırma ile nefes kesici bir yer olmuş. He birde kapıda girerken fotoğraf makinesi, çantalar ve telefonlarınızı bırakacaksınız.

Ama biz bir şekilde fotoğraf çekmeyi başardık. Sırf sizin için… Bu mağaradan o kadar çok etkilendim ki,  böyle harika bir yerin varlığından hiç haberdar olmama rağmen gördükten sonra uzunca bir süre kendime gelemedim. Hiç bitmesin istedim. İyiki de gelmişiz.

  • Harissa : Jeitta Mağarasında 1 buçuk saat kadar harika bir tur yaptıktan sonra, bir sonraki durağımız olan Harissa’ya gidiyoruz. Buraya gelmemizin nedeni, ülkenin en önemli tepelerinden birisine kurulu olan Meryem Ana heykeli. Önce deniz seviyesinde bulunan noktadan, yaklaşık 500 metre yukarıda yer alan tepeye ulaşımımızı sağlayacak olan teleferik biletine 7000 Lübnan Lirası ödeyerek biniyoruz.

Vallahi doğrusunu söylemek gerekirse, oldukça eski olan bu teleferiğe binerken biraz korktum. Ama binmeden de dönmek istemedim. Harissa’ya gelince göreceğiniz manzarada şu şekilde olacak. İzleyiniz efendim…

Yaklaşık 10 dakika boyunca, resmen binaların arasından geçerek, harika Akdeniz manzarası eşliğinde tepeye ulaşıyoruz. Pazar günü olduğu için, bütün Hıristiyanlar çoluk çocuk gelmişler valla. Bizden daha dinlerine düşkünler gibime geldi. Meryem Ana heykeli, dünyadaki en iyi yüz hatlarının belirgin olduğu heykellerden. Altındada kilise var. Dilerseniz, heykele kadar çıkıp, kalabalığa karışabilirsiniz. Ağlayan insanlarla beraber aynı yolda yürüyüp, hafifçe esen rüzgarın teninizden yavaşça süzülerek Akdeniz’e karışmasını yaşamadan dönmeyin.

Harissa

Harissa

  • Byblos : Tepeden inerken ise, rehberimiz Muhammet tepeye araçla gelip bizi alıyor. Tek yön için teleferik bileti alabilirsiniz yani. Daha sonra, 40 dakika uzaklıktaki, ülkenin en eski şehirlerinden ve bana göre en güzellerinden bir tanesi olan Byblos’a gidiyoruz. Bu şehrin yeri herkes için ayrı bir öneme sahip. Nedeni, dünyanın en eski şehri, alfabenin doğduğu yer ve İncil (Bible)’e adını veren yer. Ayrıca burası Unesco Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.

    Byblos

    Byblos

Şehir oldukça iyi korunmuş ve minik bir şehir.  Heryerde kafe ve restoranlar var. Herkes her zamanki gibi deli gibi nargile içiyor. Önce mini bir şehir turu atıp, sonradan sahil kısmında yer alan kaleye çıkıyoruz. Bir esprisi yok. Gelmişken görünebilir. Sonradan ise, meşhur Chez Pepe restoranında yemek yiyoruz. Fiyatlar her zamanki gibi fena pahalı. Akşam üzeri saat 4 gibi Byblos’dan ayrılıp, Beyrut’a geri dönüyoruz.

9. Beyrut’ta kaç gün kalmalı ?

Beyrut Sokakları

Beyrut Sokakları

Artık niyeyse, öyle gece hayatından falan çok keyif almıyorum. Daha çok, sabah erken kalkıp, yemek bile yemeden sokaklara kendimi atıp, sahillerinde yürümeyi, günü dolu dolu geçirmek, kendimi geliştirmek, kültüre hakim olmak, insanları gözlemleyerek kendimi onların yerine koyup empati yapmak, kısacası onlar gibi yaşamaya çalışmak bana daha çok haz veriyor. Neyse…

Beyrut’da en az 3 gün kalın. 1 gün şehri gezersiniz, 1 gün Jeita Grotto-Harissa-Byblos turu yapıp son günde diğer önemli tarihi şehri olan ve Roma döneminin harika kalıntılarını görebileceğiniz Baalbeck turuna katılabilirsiniz. Biz 2 gün 3 gece kaldık. Baalbeck turu dışında herşeyi de yaptık. Ama bence 3 gün idealdi.

10. Beyrut’ta yapılmadan dönülmemesi gerekenler neler ?

Beyrut Mahalleleri

Beyrut Mahalleleri

  • 1 günlük turlardan birisi olan Jeita Grotto-Harissa-Byblos turuna katılmadan
  • Şehir merkezinde özellikle Downtown bölgesinde kaybolmadan
  • Corniche (Sahil) bandını boydan boya yürüyerek Akdeniz’in harika havasını solumadan
  • Oldukça hoş Lübnan yemeklerini ve içeceklerini tadmadan
  • Gece dışarıda eğlenmeden
  • İnsanlarla tanışmadan
  • Orta doğu kültürünü araştırıp, insanları anlamaya çalışmadan
  • Nargile içmeden

dönme arkadaşım.

11. Peki Lübnan’da nasıl bir rota izlenmeli ? 

Lübnan'da İzlenebilecek Rota

Lübnan’da İzlenebilecek Rota (Kuzeyde Byblos, Doğuda Baalbeck)

Biz sadece 3 gün kaldığımız için, aslında çok vaktimiz yoktu. Küçük bir ülke olmasına rağmen görülmesi gereken onlarca yer var. Ama zaman kısıtınız varsa, Beyrut’u merkez olarak belirleyin. Zaten buradan belirttiğim turları alırsanız, hiçbir sıkıntı yaşamazsınız. Bu turları alıp gezmek en güzeli.

 

Çünkü otobüsle veya araç kiralayarak gezmek, Lübnan trafiğinde rahat bir seçim olmayabilir. Ayrıca, gideceğiniz yerleri bulmakta da zorlanabilirsiniz.Beyrut’da kaldığınızı varsayarak, 1 gün Byblos’a gidersiniz. Diğer günde Baalbeck turu yaparsınız. Diğer günlerde şehir merkezinde dolaşırsınız.

12. Neden Lübnan’a gitmeli ?

Pigeon Rocks (Güvercin Kayalıkları) Günbatımı

Pigeon Rocks (Güvercin Kayalıkları) Günbatımı

  • Ortadoğu kültürünü yaşamak istiyorsan
  • Dünyanın en güzel mağaralarından bir tanesini görmek istiyorsan
  • Bir kaç gün kafa dinlemek için yakın bir ülke arıyorsan
  • Savaş döneminin etkilerini görüp, sokaklarında kaybolmak istiyorsan
  • Farklı dine mensup insanların, nasıl bir arada zorla da olsa yaşadığını gözlemlemek istiyorsan
  • Harika Lübnan yemeklerini tatmak istiyorsan

Lübnan senin için güzel bir rota olabilir. 3 gün bile olsa benim çok hoşuma gitmişti. Önyargılarım kırılmış, beklentilerimin hayli üzerinde bir ülke ve şehir görmüş oldum. Hem Ortadoğu kültürünü hem de Lübnan halkının yaşam ve demokrasi mücadelesini bir nebze de olsa görme fırsatım oldu.

13. Peki kaça mal olur bu Lübnan seyahati ? 

Lübnan'da İzlenebilecek Rota

Lübnan’da İzlenebilecek Rota

Tahmini olarak olabilecek ortalama maliyetleri kabaca çıkarttım. Belirtiğim miktarlardan 3 aşağı 5 yukarı sapabilir. Gerisi size kalmış.

  • Ulaşım- Uçaklar genelde 300-500 TL arasında. Tabi yoğun sezonda giderseniz artabilir. Şehir içinde taksiler yaklaşık 3000-5000 Lübnan Lirasına kısa mesafeler için sizi götürebilirler. Ama havalimanından şehir merkezine ulaşım size 15,000 Lübnan Lirasına mal olacaktır.

Birde, günlük paket turlar almak isterseniz, 100 dolar. Ama bu fiyat 2 kişilik. Eğer daha kalabalık olursanız, maliyetiniz düşer. Birde böyle farklı para birimleri yazıyorum. Çünkü anlaşmalar hep farklı para biriminde oluyor. E dolarında inanılmaz derece oynadığı şu günlerde, siz giderken TL bazında daha pahalı mı olur daha ucuz mu, onu kestiremiyorum.

  • Yemek- Restoranlar pahalı. Yemek için öğün başına 15,000-25,000 Lübnan Lirası ayırabilirsiniz. Yani buda yaklaşık 10-18 dolar civarında. Daha önce dediğim gibi bu ülke pahalı. 1 hot dog 1 ayran bile 6000 Lübnan Lirası. Yani 4 dolar.
Lübnan Rakısı Arak

Lübnan Rakısı Arak

Yukarıda belirttiğim çoğu restoranda oldukça pahalı. Hem alkol hem de yemek fiyatları maliyet açısından en külfetli kısım. O yüzden bence günde ortalama 30-40 doları ayırmalısınız. 40 dolar 60,000 Lübnan Lirası demek. Bu rakamın içerisine, yemek-nargile-alkol dahil. Tabi altı yada üstü size kalmış. Yok daha ucuza mal olsun derseniz, bizim nasıl ki sokaklarda dönercilerimiz, kebabcılarımız var, onlarda da aynı sistem geçerli. Köşebaşlarında kurulu olan fast food restoranlarında, öğün başını 6000-10000 Lübnan Lirasına da mal edebilirsiniz.

  • Konaklama- Biz 4 yıldızlı otelde 2 kişi günlük 70 dolara kaldık. Yani kişi başı 35 dolardı. Daha ucuzu vardı ama o da kişi başı 25 dolardı. Ancak oldukça kötülerdi. O yüzden kişi başı 35-60 dolar arasında değişen konaklama masrafınız olacaktır. Seçim sizin. Kalınacak yerleri de yukarıda konaklama kısmında zaten belirttim.
  • Eğlence- Turlar belirttiğim gibi 100 dolar civarında.Yani kişi başı 50 dolar. Eğer gece dışarıya çıkıp eğlenecekseniz, bira 6000-8000 Lübnan lirası, kokteyl fiyatları 17,000-20,000 Lübnan Lirası. Yani hiçte ucuz falan değil.
  • Alışveriş- Alışveriş için belirttiğim AVM’ler yeterde artar. Ama Türkiye’den hiçbir farkını görmedim. O yüzden seçim size kalmış.

Ama ortalama olarak günlük maliyetiniz, 80-100 dolar civarında olacaktır. Turlara katılacaksanız, 150 dolar ayırmalısınız. Daha az da mal olabilir. Mesela, 30 dolar otele verseniz. Öğün başına 10 dolar harcasanız, gece hayatına da çok düşkün değilseniz ve alkole para harcamıyorsanız, 60 dolara mal edebilirsiniz.

14. Lübnan’a ne zaman gidilmeli ? 

Beyrut Sahilleri

Beyrut Sahilleri

200,000’den fazla canın gittiği ülkede hava bildiğiniz Akdeniz havası. Oldukça güzel. Ama yaz aylarında kavurucu sıcak olduğunu bildiğimiz için, biz bahar ayında yani Mayıs’da gittik. Ama sonbahar veya ilkbahar bence gitmek için en uygun mevsimler. Ben biraz daha serin mevsimleri sevdiğim için bu dönemlerin daha uygun olduğunu düşünüyorum. Yazın sıcağında insanı kavuran sıcağının olduğunu söylemişlerdi. Sanırım Ağustos’un sıcağında cayır cayır yanan Lübnan havası hiç çekilmez.

15. Lübnan’da benim yapmadığım ancak size önerebileceklerim nelerdir ?

Petra

Petra

  • Yukarıda bir kaç kez bahsettim. Hatta rota kısmında bile yazdım. Baalbeck diye bir yer var. Roma’dan sonra, dünya üzerinde Roma uygarlığından kalan en güzel yapıların ve kalıntıların bu bölgede olduğunu söylüyorlar. Eğer fırsatınız olursa bir paket turu alın ve mutlaka ama mutlaka gidin. Ben artık tarihi yapıları görmekten yavaş yavaş bıktığım için tercih etmedim. Ama tarihe ilginiz varsa ve daha önce Roma uygarlığına ait kalıntılar görmediyseniz  siz gitmelisiniz.
  • Corniche (Sahil) bandında yürüdüm ama koşmadım. Sabah erkenden kalkıp sahilde koşup sonradan güzel bir kahvaltı yapmak isterdim.
  • Alışveriş yapmadım. Her zamanki gibi… Siz yapın.
  • Belirttiğim bütün gece kulüplerine gidemedim. Çünkü hem vaktim hem de fiziksel gücüm kalmadı. Bazen seçiminizi yapmanız lazım. Gece mi gündüz mü ?
  • Buralara kadar gelip vaktiniz olursa, Ürdün’e de gidin. Özlellikle Petra’yı görmeden dönmeyin. İçimde hep bir uhte kaldı. Kısmetse seneye işallah…

16. Lübnan seyahati  hakkında uyarılarım

Beyrut Sokakları

Beyrut Sokakları

  • Her ne kadar iç savaştan sonra toparlanmış olsada, hala çok gelişmiş bir ülke değil. O yüzden dikkatli olmakta fayda var.
  • Özellikle sonunu görmediğiniz mahallelere ve Baalbeck turu yaparken gideceğiniz bölgelerde yer alan Hizbullah kontrolündeki yerlere dikkat etmekte fayda var.
  • Sakın ola ucuz beklentiniz olmasın. Biz gittiğimizde dolar 2.7 TL idi. Belki bu yüzden bize pahalı geldi. Ama yinede 1 şişe suyun 1 dolar olduğu yer benim için pahalıdır.
  • Ülke girişinde dolduracağınız giriş kartları olacak. Bu yüzden ne olur ne olmaz otel ve uçak rezervasyonlarınızı yanınızda bulundurmanızda fayda var.
  • Unutmayın. Her ne kadar ülke Ortadoğu’da olsada, burası tamamen Müslüman bir ülke değil. Bu yüzden bir yere girerken mümkün olduğunca “Selamunaleykum” falan demeyin. Karşınızdaki kişi Müslüman olmayabilir.
  • Her daim pazarlık yapın. Turlarınızı gider gitmez ayarlayın.
  • Gece kulüplerine gidecekseniz mutlaka rezervasyon yaptırın.

Kısacası, Beyrut gezim oldukça eğlenceli, kültürel ve huzurlu geçti. Arasıra böyle haftasonları kaçamak yapıp, nefes almak güzel şey. Biraz pahalıydı. Hatta beklediğimden fazla. Ama olsun. Seyahat için her yol mübah.

Gitmişken daha fazla kalınabilirdi. Ama ben artık deliler gibi sokakları gezip, yorulup, baygın bir şekilde İstanbul’a dönmeye alıştığım için, çok kısa gibi görünen sürelerde bile dolu dolu gezmeyi, çıkardığım rotalarım sayesinde başarabiliyorum. Umud ediyorum ki, bahsettiğim bütün bilgiler ve çıkardığım rotalar işinizi görür. Her zaman söylediğim gibi, benim unuttuğum bazı noktalar olabilir. Siz yine de başka sitelere de bakıp, dolu dolu gidin. O kadar yol gideceksiniz. Oluruna bırakmayın. Plan yapmak güzeldir.

Beyrut’un ve bu güzel ülkenin keyfini çıkararak dolu dolu güzel bir seyahat geçirmeniz dileğimle…

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

2 Yorum

  1. Eray Esendir

Yorum Yap