Hindistan Dinleri Nelerdir ? Hinduizm Nedir ?

Hindistan Dinleri…Dostum. Dünyada hiç bir ülke, Hindistan’daki kadar dini çeşitliliğe ve zenginliğe sahip değildir. O yüzden bu dinsel çeşitliliği ve farklılığı olan ülkeye dair ne biliyorsam özetleyeyim diyorum. Gerek Hinduizm, gerek Sihizm hakkında ne biliyorsam anlatmak istiyorum. Bu ülkenin hemen hemen her şeyi din üzerine kurulu olduğu için, gitmeden önce senin de öğrenebildiğin kadar bilgi öğrenmeni şiddetle tavsiye ederim.

Varanasi'de Kutsandığım Anlardan...

Varanasi’de Kutsandığım Anlardan… : Hindistan Dinleri

Çünkü Hindistan, aslında gezilip, görülecek yapılarından, binalarından çok, insanın hayatında deneyimlemesi gereken çok önemli bir okuldur. Ülkenin her bir köşesinde dinin etkilerini görürsün. Sokaklarda, binalarda, insanların gündelik kıyafetlerinde, caddelerinde, gözlerinde …

Hindistan Dinleri

Hindistan için en önemli kültür özelliği : şiddet karşıtı ve barışçıl oluşu. Başka bir canlının duygularını incitmeye, duygularına zarar vermeye hatta öldürmeye asla izin yoktur. 1993’den beri Gandhi Barış Festivali halkı daha da bilinçlendirmek için her yıl düzenlenir. Zaten gidince göreceksin,

Hintliler çok güler yüzlü ve sempatik insanlar. Birazcık girişkenler ama asla ne kavga görürsün ne de ciddi bir tartışma. Şüphesiz bunda, dinin de çok büyük bir etkisi var. Bir de sürekli kafalarını sağa-sola sallakayarak konuşuyorlar. Bunu da zaten gözlemliyor olacaksın.

1-Hindistan’da Hinduizm

Goa-Hindistan (İnekler Görebileceğiniz Her Yerde)

Goa-Hindistan (İnekler Görebileceğiniz Her Yerde) : Hindu Dini

Şimdi. Hindistan dinleri içerisinde en yaygını meşhur Hinduizm’dir. Hindistan’ın % 80’den fazlası meşhur Hinduizme inanır. Peki bu Hinduizm nedir ? Aslında Hinduizm bir yaşam tarzıdır. Hinduizm, Hint-Ariler’in İÖ 2000 yıllarındaki Veda öğretilerine uzanır.Ama asıl değişimi İS 4. yüzyılda başlamıştır. Sıkı durun.

Hinduizm’de kaç tanrı var biliyor musun ? 330 milyon ! Ama tabi bunun özü, tek bir tanrının 330 milyon özelliği olarak bilinir. Yani tek bir tanrının 330 milyon farklı görüntüsü olabilir. En önemli 3 görünümü ise Vişnu, Brahma ve Şiva. Bak bu kısmını çok seviyorum. Çok farklı. Enteresan… Anlatayım.

Şimdi. Vişnu evrenin koruyucusu. Elinde deniz kabuğu, sopa, nilüfer ve tekerlek bulundurur. Brahma ise dünyanın yaratıcısıdır. Şiva ise dans eden yok edici tanrıdır. Vişnu sakindir ama hayvanların efendisi. Dansın kralı Şiva ise bir o kadar hiddetlidir. Dinin temelinde dharma ve karma kavramları vardır.

Ganeşa-Fil Başlı Tanrı

Ganeşa-Fil Başlı Tanrı : Hindistan Dinleri

Temelinde ; kişinin önceki hayatının onun bugünkü ve sonraki yaşamlarındaki yerini belirleyeceğine inanılır. Yani şöyle düşün, bu yaşamda iyi birisi olursan bir sonrakinde daha iyi olacaksın. Tanıdık geldi mi ? Ama bu inanışın temelinde, yeniden doğuş bitecek ve ruhsal kurtuluşa yani (moksha)’ya ulaşılacaktır. İşte doğ-öl yeniden doğ sonra bir daha en son sınavı da geçtin mi, artık bu dünyadan işin kalmamış demektir !

Aslında bu Karma, Hindistan’da bulunan kast sistemindeki hiyerarşinin sürdürülmesi için vardır. “Fakirsin, açsın, sefilsin. Ama dostum inan bunlarda geçecek. Sabret. Bir sonrakinde sen de benim gibi Prens olabilirsin !” ikna etme düzeni, inancın temelidir. Adam açlıktan 35 kilolara düşmüştür. Kemikleri sayılır. Hala güler. Mutludur. Neden ? Çünkü bir ümidi var ! Hem de ne ümit…

Çok enteresandır Hinduzim. Maymun tanrı Hanuman ve fil başlı Ganeşa bildiğin putlaştırılmıştır. İnekler, süt ve süt ürünleri ve tezek dahi kutsaldır. Hatta eskiden (19. yy’a kadar) dul kadınların (Satiler) kocaları odunların üstünde yakılırken, bu odunların üzerine çıkıp kendilerini kurban ederlermiş.

İşte bunlara da Sati yani “Namuslu kadın” denirmiş. Ama İngilizler bu uygulamayı 19. yüzyılda yasaklamışlar. Ya aslında bu din hakkında daha çoookk şey anlatılabilir. Uzar gider yani. O yüzden şimdilik bu kadar anlatayım. Daha detaylı olarak “Varanasi” yazımda tek tek hepsini anlatırım. Yoksa yazı çok uzayacak. Diyorum sana. Burası Hindistan…

Varanasi-Dumanların Yükseldiği Yerde Ölüler Yakılıyor

Varanasi-Dumanların Yükseldiği Yerde Ölüler Yakılıyor : Hinduizm

Ganj Nehri Neden Kutsaldır ?

Kaplan postu üzerinde oturan Şiva, boynuna kobra yılanı dolanmış bir şekilde oturur. 3 çatallı bir mızrağı taşıyan bir tanrıdır. Tanrıça Ganga büyük bir kibir ve güçle dünyaya nehir olarak inmeye başlayınca, Tanrılar tüm dünyayı sel götürmesin diye Şiva’ya yalvarırlar. Şiva, Ganga’nın dünyaya ineceği yerde, Himalayalar’da bir kayanın üzerinde oturur ve ve büyük bir güçle inan Ganga’yı saçlarıyla emer.

Ganga’nın kibiri geçince çok küçük bir bölümünü yavaşça saçlarından akması için serbest bırakır. O günden beri Ganj nehri kutsaldır. Yani Hindular, Ganj nehrinin Tanrıça Ganga olduğuna inanırlar ve bu nehirde yıkandıkları zaman, günahlarından arınacaklardır. Hatta bu su o kadar değerlidir ki, ölüm döşeğindeki hastalara bile Ganj nehrinin suyundan içirirler.

varanasi-ayinler

Hindistan- Varanasi’deki ayinler : Hindistan Dinleri

Hatta bu sudan bir yudum içmeden ölmek, tamamlanmamış bir hayat demektir. Ölüleri yakıp, küllerini Ganj nehrine atarlar ve böylece bir ruh daha bedenden bağını koparır ve ruhlar aleminde bağımsız bir şekilde özgürlüğüne kavuşur. Aslında işin özü şudur dostum : Bir Hindu Varanasi’de ölür, külleri Ganj nehrine atılırsa, ruh tekrar dünyaya GELMEZ ve moksha’ya yani ruhsal kurtuluşa ulaşır.

Peki herkes mi yakılıyor ? Hayır. Ganj nehrine 10 yaşından küçük çocuklar günahsız oldukları için ayakları bağlanmış bir şekilde atılırlar. Yaşamın dört önemli evresini tamamlamış olan ermiş kişiler, hamile iken ölen kadınlar ya da yılan sokmasından ölenler YAKILMAZLAR. Onlar da ayaklarından taş bağlanarak Ganj nehrine atılır. Hatta arasıra ölü bedenler nehir yüzeyine çıkar ve yüzer. Varanasi’yi görmen için çektiğim vidyom aşağıda.

Hindistan’da İnekler Neden Kutsaldır ?

Trafik felç. İğne atsan yere düşmez. Yavaş yavaş taksi ilerlerken bir bakarsın ki, trafiğin sebebi yolun ortasında dolaşan bir “İnek”. Zarar vermeden uzaklaştırırlar. İncitmezler. Neden ? Çünkü kutsaldır. Kutsal derken ? Anlatayım : Dostum. Öncelikle şunu söyleyeyim. İneğe TAPMAZLAR. Dedim ya kutsal görürler diye ! Olay da şöyle gerçekleşir ;

Krişna adında bir tanrıları vardır. Bu tanrının avatarı yani yeniden bedene gelmiş hali Hinduların kutsal inekleridir. Yani aslında inekler tanrı olarak değil, tanrının beden giymiş hali olarak kabul edilir. Hani yukarıda da anlatmıştım. Tanrılar farklı şekillerde görünebilir demiştim. İşte sıradaki hali bir İnek. İnek öylesine kutsaldır ki ; yolda geçerken dokunup üzerlerine sürerler, asla etini yemezler. Hatta bir şey söyliyeyim mi ?

Varanasi-Hindistan ( Kutsal Ganj Nehrinde Ölü İnek Bedenleri... )

Varanasi-Hindistan ( Kutsal Ganj Nehrinde Ölü İnek Bedenleri… ) : Hindistan Dinleri

İdrarı ile bile yıkanabilirler. He bir de, ineğin diğer önemi ise, süt, peynir, tereyağı, dışkı ve idrarından yararlanıldığı için ve insan yararına olduğu için önemli görülür. Dışkı tezek olarak, idrar ise tedavi amacıyla kullanılır. O yüzden bir kez kesmek yerine, ürünlerinden ömür boyu yararlanmayı tercih ederler.

Sadular Kimdir ?

Bu abiler çok enteresandır. Gördüğünüz an aylak aylak etrafında dolaşır “Nereye düştüm Allahım ben ?” diye kendinize sorular sormaktan, farklı dünyaların içinde seyahat etmekten bir kaç gününüz şaşkınlık içinde geçebilir. Şaşırmayın. Rahat olun. Güzel abilerdir. Gerçi bir çoğu yalandan Sadudur. Sürekli tehlikeli sigara içenler, anlayan anladı, turistlerle fotoğraf çektirip, onlardan para almak için düzenledikleri tezgahlar olur.

Sadular-Hindistan

Sadular-Hindistan : Hindistan Dinleri

Ama özünde bir Sadu ; kendisini dünya nimetlerinden uzaklaştırmış, meditasyon yolu ile moksha’ya yani özgürlüğe erişmeye ve tanrıyı düşünmeye kendini adamış kişilerdir. Kadın olanlarına da “Sadvi” denen bu kişiler, genellikle okre renk kıyafetler giyer. İşte kırmızı, turuncu, sarı renkler olarak desem olur heralde. İşte bu abiler, normal şartlarda asla sadaka kabul etmezler ve halkın destekleri ile ayakta kalırlar. Özellikle Varanasi’de her bir köşede görüyor olacaksın.

2-Hindistan’da İslam

Jamad Masjid-Delhi

Jama Masjid Camii-Delhi : Hindistan Dinleri

Şu meşhur Tac Mahal varya. İşte onu Müslüman bir İmparator yani Şah Cihan inşa ettirtti. Düşün. Hindistan’da öylesine önemli yeri vardır İslamiyet’in. İşte bu ülkede aslında İslamiyet’in izleri ülkenin dört bir yanında görülebiliyor ve hala Müslümanlık en yaygın 2. din olarak devam ediyor.

Zaten özellikle Delhi’de bir çok Müslüman mahallesi görüyor olacaksın. Tabi onlar da Hindistan gibi bir ülkede oldukça pis mahalleler. Dünyada hala İslamiyet’in en önemli hassas olduğu konulardan birisi olan “Temizlik İmandandır” inancı ve değeri, ne yazık ki bir çok ülkede hala tam anlamıyla kavranabilmiş değildir.

Varanasi-Hindistan

Varanasi-Hindistan : Hindistan Dinleri

Hintli kardeşlerin İslamiyet’i seçmelerindeki en büyük etken ne biliyor musun ? Sosyal yaşamda ilerleyebilme şansı. Yani “Kastsız” bir hayat. Dünyanın en çok 3. Müslüman (Endonezya ve Pakistan’dan sonra) nüfusuna sahip Hindistan’da Sunni ve Şii mezhepler hayatlarını devam ettiriyorlar.

Hindistan’da yaşayan Müslümanlar, Hint-İslam kültürü arasındaki etkileşimi geliştirmiştir. Hindular Müslümanlar’ın türbelerini ziyaret edebilir veya Müslümanlar da Hindu festivallerine katılabilirler.

3-Hindistan’da Sihler (Sihizm)

Amritsar

Amritsar-Altın Mabet : Hindistan Dinleri

Bak bu din de çok enteresandır. Anlatayım. Sih, “Mürit” demektir. Biraz Hinduizm ve biraz da İslamiyet prensiplerinin birleştirilmiş sentezidir. Guruları (Öğretmen) Nanak, Hindu’dur. Ancak putperestlik ve kast sistemine karşı gelmiş ve İslam’daki tek tanrıcılığı benimsemiştir. Ama Allah kavramını ret edip, tanrının dünyanın farklı yerlerinde, farklı görünümlerde olabileceğine inanmıştır.

Nanak’tan sonra 9 Guru gelmiştir ve ülkenin %2’si Sih dinine inanır. En önemli yapıları Amritsar’daki Altın Mabet’tir. Ekber Şah döneminde, Sıhlerin özgürce ibadet etmeleri için arazi hediye edilmiş ve bu tapınaklarını Sıhler inşa etmişlerdir. Sıhler, reenkarnasyona inanırlar ve kurbana karşıdırlar. Sihizm’in temelinde ; hangi dinden olursa olsun herkese hoşgörü ile yaklaşmak vardır.

Ego, öfke, hırs, şehvet ve maddi bağımlılık kötülükler olarak algılanır. Herkes tanrının çocuklarıdır. Herkesin yaşam hakkının olması, eşitlik, paylaşmak gibi temel değerler hakimdir. Sigara ve alkol kesinlikle yasaktır. Tapınakları huzurlu ve dingindir. Ben bu Sihleri gerçekten sevmiştim. Neden ? Çünkü çok bilgililerdi. Ve bildiklerini anlatmaya bayılıyorlardı. İngilizcesi iyi olan Hintlilerle her daim konuşmaya gayret gösterin. Onları anlamaya, bilmediklerinizi öğrenmeye çalışın derim !

4-Hindistan’da Budacılık

Buda

Buda : Hindistan Dinleri

Bu Budizm dini, özellikle Güneydoğu Asya ülkelerinden sözüm ona “Bayıldığım” bir din olmuştu. Sonra biraz araştırdım falan, yine kafamdaki soruları cevaplayamadığı için çok detaya girmeden vazgeçmiştim. Şimdi sana da biraz Budizm dininden bahsedeyim. Bu dinin kurucusu Buda. Efsaneye göre Buda, İÖ 563 yılında Nepal sınırında doğmuş.

Adı Siggharta Gautama’ymış. Annesi kraliçeymiş. Efsaneye göre de annesi, rüyasında hortumunda nilüfer tutan büyük bir beyaz fil gördükten sonra hamile kalmış. İşte Buda, lüks ve ihtişam içerisinde yaşayan birisiymiş. Sonrasında bir gün, Buda’yı dışarıya çıkarmışlar ve yoksulluğu, fakirliği görmüş. Ardından dindar bir dilenci ile tanışmış ve bütün hayatı din üzerine şekillenmeye başlamış.

Buda, yani Siddharta, Ganj Vadisi’ne yerleşmiş. Fakirliğin doruklarını yaşayıp, yemek için dilenen bir adam olup çıkmış. Meditasyon yapmayı burada öğrenmiş ve 35 yaşında Body Gaya (Patna’nın güneyi) olarak bilinen yerde, bir ağacın altına oturmuş ve hayatın ızdırabını anlayana denk orada kalmaya yemin etmiş.

Varanasi'de Gün Batımı (Güneş Saatlerce Usul Usul Bekler )

Varanasi’de Gün Batımı (Güneş Saatlerce Usul Usul Bekler )

Tam 49 gün boyunca iblis Mara’ya karşı koymuş ve gerçekten aydınlanarak bugün bilinen adı “Buda” olarak tarih sahnesinde yerini almış. Sonrasında da Bilge ve din adamı olarak anılmaya başlamış. Hindistan’ın özellikle doğu bölgelerinde vaazlar vermiş. Bir süre sonra binlerce müridi olmuş ve etrafındaki bir çok kişiyi de Budacı yapmış. 80 yaşında da dizanteriden ölmüştür.

Budizmin özü şudur dostum : Kişisel arzuları durduramayan insan çile çekmeye mahkumdur. Yani kendine hakim olacaksın. Elindeki ile yetineceksin. Sağ kolun kopsa bile “Olsun. Sol kolum var.” diyerek, şükretmeyi ve arzularını dizginlemeyi benimsiyeceksin. Tanıdık geldi mi ? Budizm’in özünde de 8 temel inanış vardır : Doğru fikirler, doğru çaba, doğru karar, doğru davranış, doğru söz, doğru rızk, doğru hatırlama ve doğru meditasyon. Bunları yapabilirsen, nirvanaya da ulaşabilirsin. Gerisi sana kalmış !

Detaylı Hindistan Gezi Rehberi yazımı okumayı unutmayınız.

5-Hindistan’da Caynacılılık

Caynacılık Dininin Tapınaklarından-Mumbai

Caynacılık Dininin Tapınaklarından-Mumbai : Hindistan Dinleri

Caynacılık temelinde, barışçıl yaklaşımı benimser. Budacılık kadar eski bir dindir. Şiddet karşıtlığı en önemli yaklaşımıdır. Her canın, hatta nesnenin bile ruhu olduğuna inanılır. Sırf bu yüzden tarımdan vazgeçilmiştir. Neden ! Çünkü her bir bitkinin bir canı vardır ve canlarını yok etmemek esastır. Hatta size bir örnek ; havadaki sinekleri solurken öldürmemek için ağızlarına tülbent bağlarlar. Böylece hiç bir canlıyı öldürmemiş olurlar ! Caynacılar, karma yani yeniden doğuş inancına sahiptirler. Ruhlar kötülükten arınır ve özgür kılınır.

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

Yorum Yap