Sırtçantalı Gezgin Olduğunu Nasıl Anlarsın ?

Çok korkuyorsun değil mi ? “O ilk adımı nasıl atarım, nereye giderim,  başıma bir şey gelir mi, becerebilecek miyim ?” diye için içini yiyor. Bir yanın git, bir yanın kal diyor değil mi ? “Hadi gitmek kolay da, yalnız gitmek zor. Önce birini mi bulsam !” diye kendine sorup duruyorsun ama her sene erteliyorsun değil mi ? Yurtdışına bir kaç kez çıkanlardansın belki de.

Seul-Güney Kore

Seul-Güney Kore

Ama o sırtçantasını alıp, çok uzaklara uzunca zaman gitmeye bir türlü gönlün er vermiyor değil mi ? Bu kadar hayalin varken, dünyanın bu kadar güzel olduğunu biliyorken, bambaşka diyarlarda havanın, suyun, toprağın,  sokakların, kuşların, ağaçların seni hayallere daldıracağını biliyorken, neden duruyorsun dosdum ? Kalk hadi. Düş peşime. Keşfetmemiz gereken 196 ülke, dolaşmamız gereken 7 kıta, öğrenmemiz gereken sonu gelmeyen bir yolculuk var önümüzde. Korkma ! Ben yaptıysam, pek ala sende yaparsın. Hazır mısın ?

1-Gitmek seni korkutmaz !

Myanmar, en ucuz tatil yerlerinden

Myanmar, en ucuz tatil yerlerinden

Bende korkardım ya. Kimseyi kandırmayalım şimdi. Ama ne zaman o ilk adımı attım ve baktım ki gayet bir şekilde dünyayı gezer oldum, o gün dedim kendime “Tamam Deniz. Oldu bu iş. Bir sonraki durak ?” O yüzden, şimdi sana anlatacağım 10 özellik sende de varsa dosdum, hiç korkmadan düş yollara.

Bu işin cinsiyeti, milleti yok. Özellikle Türk kız arkadaşların sürekli sorduğu “Ben kız başıma naparım !” diyenlere gelsin bu sözüm: 16 yaşında Hollanda vatandaşı kızın bir başına dünya turuna çıkmış halini gördü bu gözler. “Başımıza birşey gelir mi acaba !” diyenler : İnan bu ülke, bir çok ülkeden daha tehlike.

Singapur

Singapur

O yüzden hiç bahane etme. “Param yeter mi ? Kaç para Hindistan’a gitmek biliyor musun sen ?” diyenler. Günde 20-30 dolara Hindistan’ı karış karış gezen insanlar gördüm ben. O yüzden şimdi anlatacaklarımı can kulağı ile dinle ve okumaya devam et.

Çünkü pek muhtemel, önümüzdeki 6 ay içerisinde harıl harıl kendine bir yol arkadaşı arıyor olacak, dünyanın bilmem kaç km ötedeki ülkesine gidecek, sahile oturup o gözlerini hiç ayıramadığın günbatımını izlerken beni anıyor olacaksın. Ağzından şu sözlerde çıkacak : “Boşuna büyütmüşüz yahu. Keşke daha önceden yollara düşseymişiz. Dünya ne güzelmiş be arkadaş.” diyeceksin…

2-Yalnız gitsen bile önemli değildir.

El Nido-Filipinler

El Nido-Filipinler

Evet. Yol arkadaşının olması tabi ki çok büyük bir şanstır. Ama herkes yol arkadaşı edinmek zorunda değil ki. Belki sen yalnız olmayı, birisi ile birlikte gezmekten daha çok seveceksin ! Hem ayrıca yalnız olacağını kim söyledi sana ? Kalacağın her bir hostel yani yurttta, senin gibi kaç tane yalnız gezen insan olacak biliyor musun ? Hem bu senin için daha iyi bir fırsat değil mi ? Böylece yepyeni arkadaşlıklar edinir, hiç tanımadığın yol arkadaşlarından yepyeni kültürler, hayaller ve hayatlar öğrenmiş olursun. İnan bana. Yalnız gitmek bahaneden başka bir şey değil…

3-Konaklama derdin yoktur. Otel, sahil, havalimanı farketmez.

Siem Reap-Kamboçya

Siem Reap-Kamboçya


Hani hep diyorum ya “Gece uçun. Otobüs veya tren yolculuğunuzu geceleri yapmaya çalışın.” diye. İşte buna birde, konaklayacağınız bedava yöntemleri de dahil edin. Sahilde yatın, havalimanında bir köşeye kıvrılın. Bankta yatın. Ne olacak ! Ölmüyor insan. Ölmedik çünkü. Bunu bir çok kez denemiş bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Eğer “Yeter ki gideyim. Bir şekilde hallederim.” diyorsan, inan hiç yanılmadığını göreceksin. Başkaları korkutur, engeller, ürkütür seni. Sen bildiğini oku. Koca bir yalan olduğunu göreceksin…

4-Ucuza Konaklama ve Ulaşım Vazgeçilmezindir.

Gili Adaları-Endonezya

Gili Adaları-Endonezya

Hostel’da konaklamak, ucuza uçak bileti bulmanın piri olmak veya bu işlerin hepsini bedavaya mal etmek mümkün mü sence ? Bence mümkün. Birçok uçağa 1 TL dahi ödemediğimi, konaklama işlerimi ya bedavaya ya da çok ucuza mal ettiğimi sana son bir kez hatırlatayım. Okuyasın diye de “Ucuza Konaklamanın 10 Yolu” ve “Ucuza Uçak Bileti Bumak İçin 10 İpucu” yazımda tek tek anlattığımı biliyorsun. Bu yazılarımın hepsinde, ben ne yaptıysam göresin diye tek tek açıkladım. Okuyunca, bu işlerin sen de piri olacaksın. Bundan hiç şüphem yok. Yeter ki oku..

5-Aynı T Shirtü Haftalarca Giymek Umrunda Bile Olmaz.

Tac Mahal-Agra-Hindistan

Tac Mahal-Agra-Hindistan

Bir çok fotoğrafıma bakınca göreceksiniz ki, hep aynı kıyafetler vardır üzerimde. Hongkong’da da aynıdır, Pekin’de de. Ne yani 20-30 lira verip 1 t shirt alamaz mıydım ? Sanırım alabilirdim. Ama olay o değil işte. Olay, inan bana insan gezerken, yeni yerler keşfetme aruzusu içindeyken bırak t shirtü, yemesi gereken yemeği bile unutuyor sırf yeni yerler göreyim diye.

Eğer sen de böyle şeyleri çok umursamıyorsan dosdum, inan bana bizden birisin demektir. Bırak varsın başkaları laf etsin. Sen bildiğini oku. Alacağın yeni bir kıyafetin değil, hayallerinin peşine düş. İnan bana gideceğin yepyeni bir şehir, alacağın yeni bir t shirtten daha fazla mutlu edecek seni. Ayrıca inan bana, ilerde kimseye alacağın t shirtü anlatmayacaksın. Ama göreceğin bambaşka bir dünya, yepyeni anılar hayatında çok güzel yerler edinmeni sağlayacak.

6-Sırtında Hayatını Taşımak Ağır Gelmez.

Siem Reap-Kamboçya

Siem Reap-Kamboçya


Gardolabında bulunan bütün kıyafetlerin kaç bavula sığar ? Sanırım benim en fazla 1. Hayatım boyunca da hiç öyle onlarca gömleğim, kazağım veya pantalonum olmadı benim. Çünkü tek derdim vardı. Her daim yolu düşündüm. O çantayı sırtıma alıp, 5 dakika da hazırlanıp, içine yüklediğim kıyafetlerden çok hayallerimi koymayı yeğledim. Hiç ağır gelmedi o çanta. Tam tersi gün geçtikçe daha da hafifledi doğrusu. Ne gittiğim yerlerin uzaklığı yük oldu omzumda, ne de içindeki saçma sapan bez parçaları. O yüzden kardeşim, eğer hayallerin varsa kalbinde, çok düşünme bunları. Al çantanı çık yola. Hem inan bana, bir çok Asya ülkelerinde bavul ile gezmek, sırt çantası ile gezmekten daha kolaydır. Biliyorum. Sen de benim gibi düşünüyorsun. Durma öyleyse…

7-Vize Falan Umrumda Değildir.

Paris-Fransa

Paris-Fransa (En güzeli de köşedeki küçük kafeleridir.)

Gideceğin yerin hayallerini kurarken, vize alıp almamak aklının bile ucundan geçmiyorsa, inan bana seni kimse tutamaz. Sen zaten gideğin yeri çoktan belirlemişsin. Tek yapman gereken küçücük bir adım. Zaten gideceğin ülkeyi araştırırken çoktan vize işlemlerini laf arasında planlamışsındır. Hatta gideceğin bir çok ülkede, bir sonraki ülkenin vizesini Türkiye’deyken almaktan daha kolay halledeceğini biliyorsundur. O yüzden bu işleri zerre kadar umursamıyorsan, vize senin için halletmen gereken sıradan bir süreçtir.

8-Yeni Yerleri ve Kültürleri Hayal Etmekten Kendini Alamazsın.

Tokyo-Japonya

Tokyo-Japonya

Bazen sana da oluyor mu ? Gözlerini kapayınca, karşında masmavi denizler, yemyeşil ormanlar, çekik gözlü sevimli çocuklar, asfaltı olmayan köy yolları, televizyonda gördüğün o bambaşka diyarlar gözlerinin önünden geçmiyor mu? Gitiğin her bir şehir bittikten sonra, daha döner dönmez yenisini planlamıyor musun sen de ? Biliyorum. Sen de benim gibisin. Durmak istemiyorsun. “Bıraksınlar da, bir an önce uçup gitsem.” diyorsun. O zaman yap planlarını. Çık yola. Zaten bu saatten sonra seni kimse durduramaz. Halletmen gereken 3-5 pürüz var hepsi o. Son rütuşlar bunlar. Şaheserini yaratmak üzeresin. Az kaldı.

9-Önceliğiniz Konfor Değilde, Görme Arzusudur.

Flam-Norveç

Flam-Norveç

Sen de de çok oluyor değil mi ? “Yeterki gideyim. Nereye gideceğim, nerede kalacağım, nasıl olacağı umrumda değil. O Tac Mahal’i, Mısır Piramitlerini, Çin Seddini, Phi Phi adasını, Bali’yi ölmeden önce ne olur göreyim.” diye sürekli için içini yiyor değil mi ? Kalacağın yermiş, bineceğin otobüs-tren-uçak her neyse işte, hiçbiri umrunda değil. Tek derdin var görmek, yaşamak, dokunmak, hissetmek değil mi ? Öyle öyle. Biliyorum. Hatta inan bana çok ama çok eminim.

10-Bedava Turlar ve Esneklik Önceliğindir.

Rusya

Moskova-Rusya

Bir şehre gidince nerede bedava bir etkinlik varsa gidenlerden misin sende ? Ya da çok telaş yapmak istemeyip, anı yaşayıp, oluruna bırakanlardan mısın ? Tarihin, günün, zamanın değerinin farkında olup, aynı zamanda şu anın en güzel an olduğunu bilenlerden misin ? Bİr daha hayata gelmeyeceğini bilip, herşeyi oluruna bırakanlardan ? Eğer öyleysen, sen de bir sırtçantalı gezginsin demektir. Çünkü bizler, bir şehirde olması gereken her türlü ucuz ve kolay etkinlikleri deli gibi araştırıp, kendimizi çok germeden, birşeylere yetişmekten çok, anın tadını çıkarmayı sevenlerdeniz. Çünkü inan bana, yarın hiç bugün kadar güzel olmayacak ve sen bir daha o şehirde bir daha şimdiki kadar eğlenmeyeceksin…

San Francisco-ABD

San Francisco-ABD

Eğer dostum, sen de de bu hisler çoğunluktaysa, pek muhtemel sen de bir sırtçantalı gezginsin. Ne gideceğin yerin çok büyük önemi vardır, ne konforun, ne de lüksün. Tek derdin vardır : O da görmek. Gerisi senin için, sadece geçmen gereken engelden ibarettir. İnan bana, bir kaç gez bu duyguları tattıktan sonra, ne üzerinde ki t shirt umrunda olacak, ne de o havalimanında yattığın gün.

Tek derdin olacak senin. O Hint okyanusunda yüzülecek, Machu Picchu’ya tırmanılacak, Antartika’da yolun sonu görülecek, medeniyetin henüz uğramadığı Afrika kabileleri görülecek. Hayallerinin peşine düşülecek, hayatın boyunca hiç yaşamadığın ve belki de varlığından bile haberdar olmadığın duyguların yerinden oynayacak. İnan bana, bu duyguların bir kez ayağa kalktığı andan itibaren, ne bir daha yok olmak isteyecek ne de sen buna izin vereceksin.

O yüzden korkma. Herşey bir adımda başlar. Sen yeter ki hayal et. Düş peşine…

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

Yorum Yap