Busan’da Gezilecek Yerler

Busan’da gezilecek yerler nereler ? 2 gün boyunca nereleri gezdiysek tek tek hepsini anlatayım dostlar. Şehirde ulaşım kolay olmasına rağmen, özellikle 2 tane tapınağın olduğu bölgeye ulaşmak biraz meşakkatli. Onları da zaten tek tek anlatıp, ulaşım kısmını da rahatça halletmenizi temenni ederek, hepsini sırasıyla listeleyeyim. Ancak biz, Beomeosa Temple (Tapınağı)’a gitmedik.

Ama o kadar çok araştırmış ve o kadar çok bilgiye sahiptim ki, gitmiş gibi anlatıcam size. Gitmememizin sebebi ise, artık tapınaklara doymuştuk. Haeundae sahilleri bizi o kadar dinlendirmiş ve denize olan özlemimizi gidermek için biraz rahatlamak peşinde olan bizler o kadar tembelleşmiştik ki, “Başlarım tapınağına yeter ya.” diyecek hale gelmiştik. He olurda siz bıkmamış olursanız diye, size rota şeklinde hepsini anlatayım dedim. Umarım siz gidersiniz…

ada

Aşağıda Anlatacağım Yerlerin Harita Üzerindeki Konumları : Busan’da Gezilecek Yerler

  • Busan Tower (Kulesi) ve  Yongdusan Parkı: Sabah gözlerimizi açar açmaz hemen civarı keşfedelim diyoruz. Dolu dolu bir plan var yine önümüzde. Dün gece yeterince uyuduğumuz için, vücut ve ruh olarak hazırız. Ta ki dışarıya çıkana kadar. Hava felaket sıcak. İnsanın yüzünü yakan, nefes almasını bile zorlaştıran bir sıcak. Bir türlü sevemediğimiz bir hava. Hemen birşeyler atıştırıp, otelimizin de hemen arkasında yürüme mesafesinde olan bu tepeye çıkıyoruz ve Busan’da gezilecek yerler turunu başlatıyoruz.

Yurtdışında nasıl ekonomik konakladığımı, ucuza otel-hostel ve ev kiraladığımı,Ekonomik otel arama motorları” yazımda satır satır anlattım. Mutlaka bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim.

Burada yer alan parkı ve kuleyi geziyoruz. Kule 118 metre yüksekliğinde. Çıkış ücreti 4,000 won. Güney Kore’de yer alan en yüksek 4. kule. Parkın demir parmaklarında yine Seul’de ki gibi, aşıkların astıkları asma kilitler var. Bu Kore’liler enteresan millet. Nerde park ve parmaklık varsa, hemen kiliti yapıştırmışlar. Romantikler.

Bir çok Kore aşk filminde de zaten bunu görüyorsunuz. Gitmeden bir kaç tane izleyin derim. He bu arada şehri biraz da olsa tepeden görelim diyoruz. Ama öyle bir esprisi yok. Bilginiz olsun.

Busan Tower (Kulesi) ve Yongdusan Parkı

Busan Tower (Kulesi) ve Yongdusan Parkı : Busan’da gezilecek yerler

  • Gukje Market (Pazarı) : Parkda oyalandıktan sonra, bu sefer hemen parkın aşağı kısmında yer alan bu pazara gidiyoruz. Burası şehirde ki en önemli 3 ana pazardan birisi. Aslında aynı Seul’de yer alan pazarlara benziyor. Benimde yine bizim Eminönü semtine benzettiğim bir yer. Sıcakta biraz dolaştıktan sonra, yürüyerek benim merakla beklediğim asıl yere, Jagalchi balık pazarına gidiyoruz.

    g

    Gukje Market (Pazarı) : Busan’da gezilecek yerler

  • Jagalchi Fish Market (Jagalchi Balık Pazarı ) : Bizim balık pazarlarımız ne güzeldir. Hayatınızda hiç Fethiye Balık Hali’ne geldiniz mi bilmiyorum. Ama kendi memleketim ve ailem balıkçı diye demiyorum da, ben daha iyi bir yer görmedim ömrümde. Gerek balık çeşitliliği gerekse etrafında bulunan restoranların ve akşam saatlerinde gerçekleşen fasıl ortamı ile, tek geçerim bizim oraları.

E malum insan denizle bu kadar içli dışlı olunca, buralara kadar gelmişken asıl devasa pazarları da görmek istiyor. Sıcak bir temmuz ayında, Kore halkına karışa karışa gidiyoruz şehrin sokaklarında. Önce halin etrafında yer alan cam havuzların içerisinde yer alan devasa yengeçler dikkatimizi çekiyor.

Dev King Prawn (Yengeçler)

Dev King Prawn (Yengeçler)

60,000-100,000-150,000 won’lardan bahsediyor satıcılar. Hem de kilosu. En az 60 dolar gibi bir rakam yani. Es geçip etrafında yer alan küçük tezgahları geziyoruz. O sıcakta balıkları taze tutmak kolay değil. İçimize sinmiyor. Asıl halin ve restoranların bulunduğu kısma geçiyoruz. Buranın üzeri kapalı ve daha düzenli ve bir nebze daha temiz. Önce tezgahları tek tek geziyoruz. Envai çeşit garip garip balıklar. Ama çok pahalı. En azından Türkiye’ye nazaran. Beklediğimizden çok hem de.

Çalışanların çoğu kadın. Siz balığı seçiyorsunuz ve hemen orada pişiriyorlar. Balık da canlı olarak havuzdan çıkıyor. Bizde biraz garip garip deniz ürünleri ve bir de büyük balık pişirtiyoruz. Balık bizim dil balığının büyüğüne benziyor. Oldukça lezzetliydi. Yanında da yeşil soğan, kim-chi ve biraz garip garip yiyecekler.

Yediğimiz Sashimi Yani Çiğ Balık

Yediğimiz Sashimi Yani Çiğ Balık

Ödediğimiz rakam 2 kişi 40,000 won. Balık çok güzeldi. Diğerlerini geçiniz efendim. He siz heyecan isterseniz, canlı ahtapot da yiyebilirsiniz veya gözünüze çarpan garip deniz canlılarının da tadına bakabilirsiniz. Adres Jagalchi durağında (Subway Line 1 kırmızı hat) ineceksiniz. Exit 10’dan direk çıkacaksınız.

  • United Nations Memorial Cemetery (Birleşmiş Milletler Kore Savaşı Şehitliği-UNMCK) : Öğlen yemeğini de aradan çıkardıktan sonra, Busan’da gezilecek yerler arasında olmazsa olmaz olan ve asıl gelme sebebimiz olan Şehitliğe gidiyoruz. Bu kısım biraz uzun olacak. Haberiniz olsun.

Ulaşım için Line 2, Daeyeon Station ve Exit 3’ü kullanıyoruz. Buraya gelmeden önce detaylı olarak internet’de onlarca araştırma yaptık. Daha gitmeden, nasıl bir yerle karşılaşacağımızı, bize nasıl davranacaklarını merak ediyorduk. Neden mi ? Bu şehitliğin resmi websitesi bile dilerseniz Türkçe’de ondan. Siz yurtdışında kaç yerde Türkçe yazı gördünüz bilmiyorum da, ben hayatımda ilk defa Türkçe bir yer gördüm. Websitesi için tıklayınız.  Ülkenin tarihini, “Güney Kore Gezi Rehberi” yazımda yazmıştım.

BM

Birleşmiş Milletler Kore Savaşı Şehitliği : Busan’da gezilecek yerler

Biraz özet geçeyim. Kuzey Kore, Çin ve Sovyetlerin desteği ile, şu anda Güney Kore topraklarının çok büyük bir kısmına hakim oluyor. Bunu engellemek isteyen ülkeler ve ABD’nin liderliğinde, Birleşmiş Milletler ordusu, Güney Kore’yi kurtarmak için seferber oluyor. 16 ülkenin vatandaşı, bu savaşta hayatını kaybediyor. Yıllar 1950-53. Yaklaşık 40,000 Birleşmiş Milletler askeri de bu topraklarda canını veriyor.

En çok can kaybı ABD, Birleşik Krallık ve Türkiye oluyor. Ama asıl kayıplar Kuzey Kore ve Güney Kore ülkelerinin vatandaşlarından oluşuyor. Kuzey Kore 1,500,000 ve Güney Kore ise yaklaşık 1,000,000 vatandaşını bu savaşta kaybediyor. ABD hükümeti destek amaçlı yardımı için 50 milyar dolara gibi bir rakam,o zamanın parasıyla, bütçe ayırıyor. Savaş 1953’de sona eriyor. Savaş sonunda 2 ülke arasında tampon bölge kuruluyor.

c

Şehitliğin Girişinde Yer Alan Konferans Binası :  Busan’da görülecek yerler

İskenderun’dan kalkan gemi, 21 gün sonra Busan’a ulaştı. Savaşa katılan bütün birliklerimiz Amerikan Ordusuna bağlandı. Gemide yaklaşık 15,000 Türk askeri vardı. Toplam kaybımızı düşündüğünüzde, hem şehit hem de gazi, nereden baksanız 3,000 askerimiz bu savaşta ya hayatını kaybetti ya da gazi oldu. Buda savaşa katılan Türk askerinin % 20’sinin etkilenmesi demekti. Bu ciddi bir rakamdı.

Bu savaşta 36,000 ABD askeri, 721 Türk askeri hayatını kaybetti. İşte bu Şehitlikte hatta Ülke’de bize bu kadar saygı göstermelerinin nedeni canlarını veren Atalarımız. Neden öldüklerini, kimin için savaştıklarını dahi bilmeden, ülkeleri için gencecik yaşta canlarını vermişler. Bir çoğu 20’li yaşlarında. Şehitliği gezerken, insan hüzünlenmiyor değil. Biz bu yüzyılda bile buralara gelip, ne yapacağız ne edeceğiz diye endişelenirken, onlar bundan 60 yıl önce gelmişler. Hem de savaşa…

se

Birleşmiş Milletler Kore Savaşı Şehitliği

Bu arada burası dünyadaki tek Birleşmiş Milletler Şehitliğidir. Şehitlikte, 885 İngiliz, 462 Türk mezarı bulunur. Toplamda 2,300 mezar vardır. Girişte önce sağ tarafta Kore savaşı hakkında ve savaşa katılan milletler hakkında sunumun yapıldığı binayı ziyaret edersiniz. Sonra bütün şehitliği tek tek gezebilirsiniz. Sabah 10:00 ve akşam 16:00’da bayrak değişim merasimi yapılır. Hatta biz denk gelmiştik. Göresiniz diye de vidyosunu aşağıya ekliyorum.Bu arada girişe de ücret alınmaz.

Sonuç ? Tamam da biz neden bu savaşa katıldık ? Bizim ne işimiz var bu savaşta ? 10,000 km uzakta ne yapıyordu ecdadımız ?  Çünkü prestiji artacaktı Türkiye’nin. Dostlarımızla iyi geçinmek, onların güvenini kazanmak için bunca askerimizi savaşa gönderdik. Batının güvenlik çemberi Nato’nun giriş biletiydi bu savaş. Kendimizi kanıtlamamız gerekiyordu. Zaten bu savaşa katılımımızın akabinde, Nato’ya da girdik. Resmi olarak da 1952 yılında Nato üyesi olduk.

Ancak bedel olarak neredeyse 1,000 askerimizi kaybettik. Binlerce askerimizi gazi olarak ülkemize döndü. Sonra bu dönen canlarımıza dünyanın en komik maaşlarını bağladık. Ben ne siyasetten anlarım ne tarihten ne sanattan. Okurum. Kalbime yazılır. Hep diyorum “Anlat” desen anlatamam. Bende okuduğunu ezberleyip, daha sonra onları ifade etme yeteneği yok. Ama bildiğim tek birşey varsa, biz ne insanımızın değerini biliyoruz ne de ülkemizin.

sadas

Birleşmiş Milletler Kore Savaşı Şehitliği

Zaten biliyor olsaydık, dünyanın uzaya çıktığı dönemlerde, sürekli birbirimizi öldürüyor olmazdık. Onlar hep bir yerlere uçtu, gitti, insanlarını, halklarını geliştirdi, bizim ecdadımız hep öldü be. Ben buna isyan ediyorum. Ölelim de, ne için ölelim !!!

Şehitliğin etkisinden kurtulmamız biraz zaman aldı. İnsan üzülüyor. Empati yapıp kendimi hayatını fedan eden onca ecdadın yerine koyuyorum. Sonra dönüp şu anki hale bakıyorum. Tam da o gün, 32 kişinin daha terör belası ile hayatını kaybettiğini öğreniyorum. Kelimelerle anlatılacak birşey değil bu. O andan itibaren tatil zehir olmaya başlıyor. Ayağa kalksalar, “Biz bunun için mi öldük.” deseler… Neyse.

add

Birleşmiş Milletler Kore Savaşı Şehitliği

Tek diyeceğim şey varsa, dini-dili falan geçin. Umrumda da değil. İnsan gibi yaşayacağımız, hür, bağımsız, birbirimizi anlayacağımız, eğitimli, saygılı, insan haklarının ne demek olduğunu bilen, bağnaz, cahil, tutucu bir millet olmamamız. Tek isteğim bu. Ben bu kadarını ifade edebiliyorum gezdiğim yerlerden. Umarım siz daha çok araştırma yapar, yaşadıklarınızı ve gördüklerinizi, öğrendiklerinizi daha açık ve daha güzel bir şekilde ifade edersiniz.

  • Haedong Yonggung Temple (Tapınağı) : Biraz nefes alalım diyoruz. Bir sonraki durağımız deniz kenarında yer alan meşhur tapınakları oluyor. Burası bir budist tapınağı. Farkı ise, normalde bir çok tapınak dağların, tepelerin eteklerinde ya da tam tepelerinde kurulu olur. Ama burası boylu boyunca uzanan sahilin eteğine kurulmuş olan tam keyif yeri desem yeridir.

Buraya gelmek için Haeundae (Busan Station  Line 2), Exit 7′ den çııyoruz ve 181 nolu otobüse biniyoruz. Yaklaşık 30 dakika sonra bu tapınağa varıyoruz ve giriş ücreti ödemiyoruz.  Tapınak ilk olarak 1376 yılında inşa edilmiş. Buraya gelmek için en güzel zamansa, kiraz çiçeklerinin açtığı Nisan ayı imiş. Artık bir daha kine diyoruz…

sada

Haedong Yonggung Temple (Tapınağı)

  • Haeundae Beach : Tapınaktan ayrılıp, “Biraz akşamüzeri sefası yapalım sonrasında da ülkenin turistik şehirlerinden birinde nasıl bir ortam var görelim.” diyoruz. Atlıyoruz metroya ve bu harika sahilleri olan bölgeye gidiyoruz. Ağzımız açık kalıyor. Bu kadar gelişmiş bir yer beklemiyorduk doğrusu. Onlarca lüks gökdelenelerin sahil boyunca uzun uzadıya dikildiği, özellikle temmuz ve ağustos aylarında hınca hınç dolu olan, sapsarı kumları ile Kore halkının en sevdiği sahil burası.

Ama biz sahile ulaştığımızda artık yavaş yavaş akşamüzeri olduğu için, sahil çok kalabalık değildi. Sahilin hemen ilerisinde Akvaryum da vardı ama biz gitmedik. Çünkü Osaka’da zaten dünyanın sayılı en büyük akvaryumundan birisine gidecektik. Sahili boylu boyunca yürüdük. Önce sol tarafa sonra sağ tarafa doğru ilerledik. Gwangalli köprüsünü görecek şekilde, fotoğraf çeke çeke, nefes ala ala sahilin keyfini sürdük. Ne yalan söyleyeyeyim. Özlemişim denizin kokusunu. Hatta dayanamayıp birde vidyo çektim ve aşağıya ekledim. Deniz varsa yaz beni…

  • Gwangalli Beach : Artık akşam olmuştu. Meşhur Gwangalli sahiline gidip, sahilden bu meşhur Gwangalli Köprüsü’nün fotoğrafını çekelim diyorduk. Metro ile Gwangan Station (2 nolu yeşil hat, Exit 3 ya da 5)’i kullandık. Metrodan sonra 10 dakika kadar yürüdük. Karşımızda Gwangalli köprüsü ve muhteşem sahil vardı.

Sahilde yer alan restoranlardan birisinde yemek yedik. Sonra 2 bira alıp, sahilde dinlendik ve Busan’da gezilecek yerler turumuzu sonlandırdık. Nefes almayı özlemişiz. Deniz-kum-güneş. Gerisi yalan dostlar. Birde sahilde çektiğim vidyoyu da aşağıya ekledim.

  • Beomeosa Temple (Tapınağı) : Ertesi gün uçağımız akşam 4’te Osaka’ya gitmek üzere havalimanından ayrılacaktı. Sabah bu tapınağa gidelim mi gitmeyelim mi diye tartışırken, gitmemeye karar verdik. Çünkü iyice dinlenip, ertesi gün Osaka’ya gider gitmez, kendimizi sokağa atmak niyetindeydik. Siz gidecek olursanız diye ; Güney Kore’nin en önemli 5 tapınağından birisidir kendileri. Bu büyük tapınak bölgesi dağların tepesinde yer alır.

Yaklaşık 1,300 yıl önce inşa edilmiştir. Daha sonradan bir kez yerle bir olan tapınağın şu anki hali, 1713 yılında inşa edilmiştir. Özellikle mayıs ayı ziyaret için en ideal aydır. Buraya ulaşım için, kırmızı hat olan 1 numaralı hattı kullanacak ve Exit 5 ya da 7’den çıkacaksınız. Samsin otobüs durağına gelecek ve 90 numaralı otobüsü kullanacaksınız. Daha sonra tapınağın bilet satış ofisine kadar geleceksiniz. Ancak unutmayın, burası şehrin biraz dışarısında kalıyor ve buraya gelecekseniz yol ve gezi süresi olarak en az 4 saatinizi ayırmalısınız.

asd

Beomeosa Temple (Tapınağı) : Busan’da gezilecek yerler

Yurtdışında nasıl ucuza uçak bileti bulduğumu, hangi arama motorlarını kullandığımı “En İyi Uçak Bileti Arama Motorları” yazımda tek tek anlattım. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Busan’da gezilecek yerler özetle ; Busan’ da geçirdiğimiz 1,5 gün boyunca şehrin altını üstüne getirdik. Sahillerine bayıldık, tapınaklarında kaybolduk, deniz ürünlerini tattık ve yine halkına hayran olduk. Ama en önemlisi Atalarımızın yattığı toprakları görüp gurur duyduk, hüzünlendik. İlk defa yurtdışında bu kadar saygı gördük. Bu kadar iyi karşılandık. Bu kadar onur ve gurur duyduk. Bir kez daha mutlu olduk iyi ki böyle bir halka yardım ettiğimiz için. Ayrılırken de biraz burukluk vardı.

Güney Kore hakkında detaylı yazılarım için lütfen Güney Kore Gezi rehberi yazılarıma bakınız.

Son durağımız olduğu için, biraz farklı hissettik sanki. Bir daha gelmek ister miydik bilmiyorum ama gelmesek bile bu güzel milleti, toprakları, insanı görüp, onlarla beraber kısacıkta olsa yaşama fırsatı bulup, tanışma şansı  yaşadığımız için çok ama çok mutlu olduk. Ayrılırken gıpta ettiğimiz ve belleğimize kazınan çok önemli bir örnek vardı. Bizim için dünyada örnek milletlerden bir tanesi artık Kore halkıydı…

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

Yorum Yap