Atina’da Gezilecek Yerler

Atina Gezilecek Yerler Notlarım : Açık konuşayım. Beni bu şehir öyle çok etkilemedi. Çünkü tarih açısından ben daha çok yapı bekliyordum. Ancak sanırım 10 civarında önemli yerleri var. Sizin içinde tek tek aşağıda sıraladım. Hatta nasıl bir rota takip etmeniz gerekiyorsa, onu Google Maps’de çizdim.

1. Gün Rotamız

1. Gün Rotamız (Monastraki’den Başladık ve Mavi Noktalar Boyunca Adrianou 3’e Kadar Yürüdük)

Böylece kafanızda “Acaba bu yapı şehrin neresinde kalıyor ?” gibi bir soru işareti kalmaz. Birde bu yapıların hemen hemen hepsine, yürüme mesafesinde ulaşabilirsiniz.  Ya da dilerseniz, taksi veya metro ile de ulaşabilirsiniz. Bu noktada ulaşım çocuk oyuncağı olacak. Ama biz her zamanki gibi bilmem kaç derece sıcağın altında kavrula kavrula yürüyenlerdendik. Neden ? Çünkü hayat sokakta güzel. Atina turumuz başlasın…

  • Monastiraki : Hava sıcak. Aynı bizim oralar gibi. Fethiye gibi. Bunaltıyor insanı. Otelden çıkar çıkmaz bunu hissediyoruz. Önce şehrin kalbi olan bu  meydana gidiyoruz. Bizim için Taksim veya Sultanahmet neyse, Atina içinde burası. Bu arada burada pazar günleri bit pazarı oluyor. Bilginize.

    Monastraki

    Monastraki-Kubbeli Bina Cami ve Tepede Akropolis

  • Ancient Agora of Athens : Hemen yürüme mesafesinde yer alan bu çok güzel tarihi bölgeye gidiyoruz. Gerçi şehrin heryerinde tarihi kalıntılar görmek mümkün. Birçok müzede geçerli olacak olan kombine bilet almayı unutmuyoruz. Dikkat !!! Tek tek bilet almak yerine, zaten heryere gideceğimiz için, kombine bilet işini de aradan çıkarıyoruz. Atina’nın ticari, sosyal ve siyasi merkezi olarak bilinen bu bölgede müze, tapınak, depo gibi farklı binalar oldukça güzel bir şekilde korunmuş. Hatta Akropolis’den sonra en iyi korunmuş olan bölge. İçeriye girdikten sonra haritada ne kadar yapı varsa hepsini tek tek görüyoruz. 2000 yıldır dimdik ayakta duran bir çok yapı var. Tebrik ettik Yunan dostları valla.

    gora

    Gora : Atina Gezilecek Yerler

  • Plaka : 1-2 saat kadar Ancient Agora of Athens’de oyalandıktan sonra, biraz soluklanıp birşeyler yemek için hemen yürüme mesafesinde yer alan Plaka bölgesinin taş sokaklarla döşenmiş olan sokaklarında kaybola kaybola yolumuza devam ediyoruz. Sokakların sağında, solunda büfeler, restoranlar, butikler dikkatimi çekiyor. Bölge Osmanlı zamanında Türk mahallesi olarak biliniyormuş.  Rastgele bir restorana giriyoruz. Abi direk Türkçe konuşuyor bizimle. Başlıyor eskileri yad etmeye. Hoş sohbet zaman geçiriyoruz. Rastgele insanlarla tanışmayı çok seviyorum.

    Plaka Sokakları

    Plaka Sokakları

  • Akropolis Müzesi (Acropolis Museum ) : Bugün bu civarda dolaşıp, akşamüzeri de meşhur Akropolis’e çıkalım diyoruz. Akropolis’e gitmeden önce dünyaca meşhur şu müzeye de uğramadan olmaz. Müzede heykeller, frizler, tarihi eserleri ne varsa sergileniyor. Hatta Akropolis’de bile yer alan bir çok tarihi eser, koruma amaçlı burada sergileniyor. En enteresanı ise, bu müze zaten tarihi alan üzerine kurulu. Yani etrafa bakmak yerine bazen bastığınız yere bakıp, cam kaplı zeminin altında yer alan tarihi şehri görebilirsiniz. Birde daha önceden belirttiğim gibi alacağınız kombine biletle, hem bu müzeyi görebilir hemde Akropolis’e girebilirsiniz. Unutmayın…

    Akropolis Müzesi (Acropolis Museum )

    Akropolis Müzesi (Acropolis Museum )

  • Akropolis (Acropolis ) : Artık, Atina Gezilecek Yerler rotamızdaki en güzelini yavaş yavaş görmek vakti. Şehrin tam merkezinde 152 metre yükseklikte yer alan tapınağa çıkmaya başlıyoruz. Yanlız unutmadan buraya çıkarken Anafiotika bölgesinden ilerleyerek çıkıyoruz. Zaten Akropolis Müzesi’nin ordan, Akropolis tabelalarını takip ederseniz, bu bölgeden geçeceksiniz. Bu yoldan gitmek lazım çünkü yol üzerinde farklı açılardan şehri ve tarihi bölgeyi resmetmek için en ideal yol. Bölgede surlar, kaleler, tiyatrolar, kalıntılar ne ararsanız var. Hepsini göre göre en zirve noktasına ulaşıyoruz. Yol boyunca insan birşeyleri sorgulamaya başlıyor. Binlerce yıl bu topraklarda kimler yaşadı, kimler geldi, kimler geçti. Derken okuduklarım aklıma geliyor.
Akropolis-

Akropolis-Partenon

Akropolis adını “Yukarıda bulunan şehir” anlamına gelen eski Yunan dilinden alıyor. Zaten o yüzden burası şehrin üst kısmında kurulmuş. Bütün şehir ayaklarınızın altında. Adamlar keyfine düşkünmüş valla. O dönemlerde hep önemli yerlerin böyle Akropolis’i olurmuş. Bu yerlerde tapınaklar, hazineler ve önemli yapılar bulunurmuş. Böyle tepelerde kurulurlarmış ki, böylece savaş anında koruması kolay olsun. Bu Akropolis’in tarihi ise M.Ö yaklaşık 3000’e dayanıyormuş. Buraya geldikten sonra zaten farkediyorsunuz. Sadece o fotoğraflarda gördüğünüz büyük tapınak yok. Etrafında irili ufaklı bir sürü tarihi yapı da var. Hani o fotoğraflarda, hatta şehrin neresinden bakarsanız bakın göreceğiniz büyük yapı var ya ! Aslında o bina Akropolis değil. Akropolis bu bölgenin adı. O binanın adı ise, Parthenon. Bölgeye ilk girerken gireceğiniz büyük kapı Propylaia. Kadın figürlü Karyatid heykeleri olan bina Erekhtheion, yol üzerinde denk geleceğiniz tiyatro ise Herodes Atticus Tiyatrosu. Amma yazdım he ama yetmez. Buralar çok önemli çünkü. Sırasıyla göreceğiniz yerler

  • Dionysos Tiyatrosu :  Müzeden çıktık. Hemen yolun karşısında bulunan tarihi bölgeye giriş yaptık. Sağımızda yer alan ilk durağımız bu tiyatro oluyor. Dionysos Tanrı’sına adanmış bir müze. Dedik ya bir sürü tanrı var. Dionysos şarap ve bağ tanrısı. Yalnız bu şaraptan kastı deliler gibi sarhoş olmak anlamında kullanılmaz. Şarabın sadece sarhoş ediciliği değil, sosyal ve faydalı etkilerini temsil eder. Zeus ve Semele’nin oğludur bu Dionysos. Bak yine kafalar karışmaya başlıyor. Özetle bu işte. Bütün bu tanrıların bir özelliği var. Daha da merakınız varsa tıklayınız.

    Dionysos Tiyatrosu

    Dionysos Tiyatrosu

  • Herodes Atticus Tiyatrosu : Yola devam. Bir sonraki durağımız yine tiyatro. Zaten çok büyük ihtimalle sizinde dikkatinizi çekecek. Bak bu tiyatro çok güzel. MÖ 161 yılında dönemin zenginlerinden Herodes Atticus tarafından inşa ettirilmiş. 5000 kişi seyirci kapasiteli. Burası music hall olarak kullanılırmış. Ancak turistlerin ziyareti için kapalı. Sadece önemli günlerdeki gösteriler için açılıyormuş.

    Herodes Atticus Tiyatrosu

    Herodes Atticus Tiyatrosu

  • Propylaea : Akropolis’e tırmanmaya devam. Hava sıcak. İnsan yoruluyor. Yavaş yavaş zirveye ulaşıyoruz. Derken bu muhteşem kapı karşılıyor bizi. Bir anda heyecanla yorgunluk falan kalmıyor. Dile kolay MÖ. 437’de inşasına başlanan ve 432’de bitmeden yapımı yarıda kesilen bir kapı bu. Şehire girişinizde sizi boylu boyunca tüm heybetiyle karşılıyor. Ama tabi bir çok parçası da yıkılmış halde. Olsun insan baktıkça hayal edebiliyor.

    Propylaea

    Propylaea

  • Parthenon (Partenon) : Artık Akropolis’deyiz. Kapıdan geçer geçmez karşımızda bütün dünyanın yakından tanıdığı, dünyanın en önemli yapılarından birisi olan Partenon. Burası Athena’nın tapınağı. En büyüğü. En yücesi. MÖ 5 yy’da inşa edilmiş. Yunan mimarisinin en büyük eseri olarak kabul ediliyor. Binanın dış cephesinde kullanılan heykeltıraşlığın Yunan sanatının en yüksek noktası olduğu düşünülüyor. Antik Yunan’ın ve Atina’nın sembolü. Eskiden hazine olarak kullanılmıştır. Hazır olun. Osmanlı işgalinden sonra burası cami olarak kullanılmış. Sonradan cephanelik olarak kullanmışız. Venedik savaş topu tarafından vurulmuş ve ciddi zarar görmüş. Zaten gidince göreceksiniz. Her daim restorasyon altında. İçerisindeki çok önemli eserler bilin bakalım nerede ? İngiltere’ye kaçırılmış. Britanya Müzesi’nde. Bazen kızıyorum hırsız bu İngilizler diye. Ama o Mısır’ın başkenti Kahire’de yer alan müzede, dünyanın en güzel hazinelerin ne hallerde olduğunu gördükten sonra, az bile yapıyor bu İngilizler. Valla bak. Yemeyenin malını yerler demeyeceğim. Dünya mirasına sahip çıkmışlar. Emin olun onlar almasaydı, muhtemelen birilerine peşkeş çekilirdi onca gözbebeği eserler. Neyse…

    Parthenon (Partenon)

    Parthenon (Partenon)

  • Erekhtheion : Partenon’un etrafından bilmem kaç tane fotoğraf çeke çeke, sonradan görmeyiz ya, dolaşıyoruz. Partenon’un hemen arka kısmında yer alan ve Karyatid Heykelleri ile dikkatimizi çeken, MÖ 5 yy’da inşa edilen Tanrıça Athena ve Tanrı Poseidon için yapılmış olan bu tapınak olmazsa olmazlardan.  Burası Bizans döneminde kilise, Osmanlı döneminde konut olarak kullanılmış bir tapınak. Yalnız burada yer alan şu kadın heykellerinin orjinalleri, aşağıda yer alan Akropolis Müzesinde. Bunlarda birebir aslına benzetilerek sonradan yapılanlar. Burayı da gördükten sonra artık yavaş yavaş yoruluyoruz. Aşağıya inme vakti geliyor. Akropolis’den şimdilik bu kadar.

    Erekhtheion

    Erekhtheion

  • Filopappou Tepesi : Akropolis’den indikten sonra, dedik günbatımını da şöyle güzel bir manzara eşliğinde izleyelim. Hemen Akropolis’in karşısında yer alan ormanlık araziye doğru yürümeye koyulduk. 10 dakika yürüme mesafesinde yer alan bu tepeden harika Atina ve Akropolis manzarasının keyfini sürdük. Manzarayı izledikten sonra bu sefer geldiğimiz yönün zıt tarafından Monastiraki’ye ilerledik. Böylece Akropolis’in etrafından 360 derece dolanmış olduk. Bu rotayı mutlaka sizde yapın. Çok güzel kafelerin ve restoranların olduğu farklı bölgede görmüş olursunuz.
Atina 2. Gün Rotamız

Atina 2. Gün Rotamız (National Archaeological Museum’dan Başladık, Lykavittos Tepesinde-Kırmızı Ok- Bitirdik)

  • Ulusal Arkeoloji Müzesi ( National Archaeological Museum ) : İlk gün şehrin en önemli yerini bitirdik. Ertesi gün, Atina gezilecek yerler rotamızın 2. bölümüne devam etmek üzere yola koyuluyoruz. Biraz yorgunluk var. Akşam, yukarıda belirttiğim mekanlarda eğlendik. Bazen zor oluyor ikisini aynı anda idare etmek. Gece eğlenmek mi ? Gündüz keşfetmek mi ? Neyse. Sabah uyanır uyanmaz müze diyenlerdeniz. Bu yüzden ilk işimiz bu müzeye gelmek oluyor. Kendileri dünyanın en büyük eski Yunan sanatı müzelerinden. Dünyaya örnek olan bir çok mimari eserin babaları burada sergileniyor. Heykeller, bronzlar, o dönemlerde kullanılan araç gereçler. Kısacası herşey. 48 oda ve 2 kattan oluşuyor. Gelmişken mutlaka görülmeli diyorlardı. Bizde çok sevdik.

    arkeoloji

    Ulusal Arkeoloji Müzesi ( National Archaeological Museum ) : Atina Gezilecek Yerler

  • Exarchia Bölgesi : Müzeden çıktıktan sonra biraz arka sokaklarda kaybolalım diyoruz. “Aman ha anarşistler var o bölgelerde.Dikkatli olun” dedikleri ancak bizim hiçte böyle birşeyle karşılaşmadığımız, özellikle sokak sanatı konusunda şehrin nabzının attığı yer olan bu bölgeyi keşfediyoruz. Önce bölgenin kalbi olan Exarchia Meydanı (Exarchia Square)’den başlıyoruz. Kaybola kaybola geziyoruz.

    Exarchia Bölgesi

    Exarchia Bölgesi

  • Ermou Caddesi : Şehrin merkezine dönüyoruz. Yavaştan yine birşeyler yeme-içme peşindeyiz. Atina’nın Nişantaşı semti diye bilinen bu caddeden yürüyerek yolumuza bakıyoruz. Moda, kıyafet, gösteriş, ihtişam bize uzak terimler. İşimiz gücümüz var.

    Ermou Street

    Ermou Street

  • Syntagma Meydanı (Anayasa Meydanı ) : Bu meşhur caddeleri biter bitmez, bizi meşhur meydana çıkarıyor. İlk önce Yunanlı kardeşlerimizin Taksim meydanı olan bu meydandan başlıyoruz. Şehrin ulaşım ağı açısından da tam kalbi. Aynı zamanda ülkede önemli bir olay olunca da halk burada toplanıyor. Ama görecek bir şey var mı derseniz ? Meydan işte…

    Syntagma Meydanı

    Syntagma Meydanı

  • Parlemento Binası : Asıl buraya gelmemizin nedeni, meydanın hemen karşısında bulunan Parlemento binasını görmek. Burası öncesinde sarayken, daha sonradan parlemento binası olarak kullanılmış. Yani bildiğiniz devlet adamları, politikacılar ülkeyi buradan yönetiyorlar. Bina 1836-1842 yıllarında inşa edilmiş. Çok bir esprisi yok. Ama onun önünde askerlerin her saat başı nöbet değişimini adeta dünyanın en önemli olayına çevirdikleri bir anı izlemek binayı görmekten çok daha önemli. Şanslıyız…

    Parlemento Binası

    Parlemento Binası

  • National Gardens : Parlemento binasının hemen arka kısmında yer alan bu parkın içerisinden dolaşa dolaşa, nefes ala ala geçiyoruz. Yazın o bunaltıcı sıcağından biraz olsun rahatlıyoruz.
  • Zappeion Binası : Parkı geçer geçmez karşımıza bu bina çıkıyor. Doğrusunu söylemek gerekirse görene kadar en ufak bir fikrimiz yoktu. Sonradan öğreniyoruz ki burası önemli seremoniler veya toplantılar için kullanılan bir binaymış. 1874 yılında inşa edilen bina tam 14 yıl sonra tamamlanmış. 1896 Yaz Olimpiyatları’nda kullanılmış.

    Zappeion Binası

    Zappeion Binası

  • Panathinaiko Stadyumu : Yolun karşısına geçiyoruz. Sırada hayatımda ilk defa görecek olduğum enteresan bir stadyum. Panathinaiko Stadyumu. Güzel Mermerli anlamına gelen bu stadyumun yeri ayrı. Çünkü burası 1896’da ilk Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapan ve bütün stadyumun mermerden inşa edildiği bir yer. Etrafında  dolaşıyoruz. Stad hakkında detaylar için tıklayınız.

    Panathinaiko Stadyumu

    Panathinaiko Stadyumu

  • Temple of Olympian Zeus (Muhteşem Zeus Tapınağı) : Yürümeye devam. Artık yavaş yavaş akşamüzeri olmaya başlıyor. Günbatımı keyfini sürmeden önce, bu son bölgeyi gezelim diyoruz. MÖ 6 yy’da başlanan bu devasa tapınağın yapımı Hadrian tarafından tamamlanmış. Aslında 104 tane sütun varmış. Ama 15 tanesi ayakta kalabilmiş. Burası Yunan toprakların bilinen en büyük tapınak ve Zeus’a adanmış bir tapınak. Sonraki yıllarda saldırılara maruz kalmış ve eski ihtişamlı görüntüsünü kaybetmiş.

    Temple of Olympian Zeus (Muhteşem Zeus Tapınağı)

    Temple of Olympian Zeus (Muhteşem Zeus Tapınağı) : Atina Gezilecek Yerler

  • Hadrian Kapısı (Arc of Hadrian ) : Muhteşem Zeus Tapınağı’nın hemen yanıbaşında yer alan bu kapının inşa edilmesinin nedeni, Roma İmparatoru Hadrian’ın şehre varışını kutlamak için yapıldığı söyleniyor. Yalakalık işi yani. İmparatoru onurlandırıp, şehre yaptığı katkılardan dolayı bu kapıyı adıyorlar.Yapım tarihi ise MS 131.

    kapi

    Hadrian Kapısı (Arc of Hadrian ) : Atina Gezilecek Yerler

  • Lykavittos Hill (Kurtlar Tepesi) : Yorulduk. Artık dinlenme vakti. Şehri en yüksek noktadan görelim diyoruz. Ploutarchou Sokağa gidiyoruz. Atlıyoruz fünikülere bizi çıkarıyor şehrin en tepesine. Artık şehrin en yüksek noktasındayız. Ayaklarımızın altında da Atina. (Yukarıdaki eklediğim şehir haritasında, kırmızı ok ile belirttiğim rotayı takip edeceksiniz.)

    ly

    Lykavittos Hill (Kurtlar Tepesi) : Atina Gezilecek Yerler

Şöyle bir Atina Gezilecek Yerler notlarıma baktım da. Atina’da amma gezilecek yer varmış. Yer çok ama akla kazınan kısmı az. Özellikle Akropolis harika. Birde Ancient Agora of Athens bölgesi çok güzel. Ama şehir olarak kalbimde öyle kelebekleri uçurmadı. Belki adalardan sonra kesmedi diyelim. Yine de 2-3 gün kafa dinleyip, bize yakın bir kültürün yarattığı sokaklarında, parklarında, meydanlarında, müzelerinde kaybolmak için güzel bir rota. Ben elimden geldiğince size tek tek hemen hemen herşeyi yazdım. Ama siz ne olur ne olmaz daha detaylı araştırmalar yapabilir, benim eksik bıraktığım noktaları tamamlayabilirsiniz. Hatta gitmeden önce Atina Gezi Rehberi yazıma da bir göz gezdirin derim.

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

Yorum Yap