Mykonos’da Gezilecek Yerler

Mykonos’da Gezilecek Yerler

Mikonos’da nereler gezilir ? Tek tek anlatıyorum. Hani demiştim ya bu adada özgürlüğü tadarsın, atlarsın bir motora o koy senin bu sahil benim tek tek gezersin. İşte onları tek tek şimdi anlatacağım.

Gezilecek yerlerin hepsi adanın farklı noktalarına dağılmış bir halde. Ama inanın “Yok şunu görmeden sakın dönme” diyeceğim hiçbirşey yok. Sahilse,en alası bizim ülkemizde de var. Denizse , bizim Bodrum’dan-Kaş’a kadar olan kısmı buralara bin basar. Öyle “Mikonos’da bir deniz var. Ben böyle birşey görmedim valla.” diyecek bir durum yok. Hani adanın etrafında resifler olur, bizim bilmediğim bir deniz olur, ölen mercanlardan meydana gelen un gibi kumların oluşturduğu sahilleri olur anlarım. Ama gece hayatı, çılgın partileri, motorla adanın dört biryanını özgürce dolaşma hissi, bembeyaz evlerin süslediği şehir merkezini film kesiti gibi kaybola kaybola gezme hissi dışında muhteşem denecek bir yanı yok.

Mikonos-Sahiller Rotamız

Mikonos-Sahiller Rotamız

  • Paradise Club : Sabah gözlerimi muhteşem Ege denizini görerek, şehir merkezinin tepe noktalarından birinde yer alan otelimde açıyorum. Hava sıcak. İlk işimiz motor kiralayıp adayı keşfetmek. Motor ehliyetim yok. “Komşu ehliyet yok ama valla bak sürmeyi biliyorum.” diyorum çocukluğumun Fethiye gibi bir sahil şehrinde motor sürerek geçirdiğim günlerin verdiği özgüvenle. “Tamam komşu. Güveniyorum sana.” diyor Yunan abim. Motora binip sahillerden, tepelerden geze geze adanın öbür tarafına geçiyoruz. Bir kaç saat Paradise Club olarak bilinen sahilde güneşlenip birşeyler içiyoruz. Çok etkilemiyor bizi. Yani işte turkuaz deniz, sapsarı kumları olan bir sahil. Hemen yanıbaşında yer alan Super Paradise Club’a gitmek üzere motorumuza atlıyoruz. Bu arada bu 2 sahil birbirine çok yakın. İkisininde konsepti aynı. Konsept ne mi ? Dur anlatıyorum.

    Paradise Beach

    Paradise Beach

  • Super Paradise Club : 10 dakika sonra Super Paradise Club’dayız.Buraya ulaşana kadar kafamda biraz deli sorular vardı. “Valla ölsem çıplaklar kampının önünden bile geçmem haberin olsun Deniz.” diyordum kendime. Sahile varınca durumu anlıyorum. Sen ister üzerine çıkar ister çıkarma, millet önüne kadar gelip, sahilden süzüle süzüle ordan oraya yürüyor. Çıplak… Sahili de 2’ye ayırmışlar. Bir tarafından çıplaklar, diğer tarafında normal bizim gibi takılanlar. Herkes halinden memnun. Meğer durumu biz büyütüyormuşuz. Bir ara düşünüyorum. “Acaba böyle bir yer bizim Türkiye’de olsa, ne olur ?” Söyleyeyim. Orayı yakarlar. Yakmaktan kastım 1 erkeğe 1000 erkeğin düştüğü bir yer olur. Ben milletimi o kadar iyi tanıyorum ki, olacakları kestirmek hiçte zor değil. Hatta yukarıda anlattım ya. Arasıra çaktırmadan Türk gençliğinin arasına karışın. Allahınızı severseniz bir dinleyin konuşulanları. İnsan insana bunu yapmaz… Neyse… Burada sürekli bir parti durumu hakim. Gencinden, yaşlısına herkes keyifli. Barların üstü her daim dansçılarla dolu. Özellikle akşamüzeri kalabalıklaşmaya başlıyor. Akşam herkes oteline döndükten sonra, gece yarısından sonra asıl gerçek eğlence başlıyor. Sabah gündoğumuna kadar insanlar kendinden geçiyor. Evet kendinden geçiyor. Gidince görürsün…

    Super Paradise Beach

    Super Paradise Beach

  • Elia Beach : Super Paradise’da yeterince oyalandıktan sonra gelmişken görelim dediğimiz Elia Beach’e gidiyoruz. Meğer asıl güzellik buymuş. Denizin rengi olsun, sakinliği olsun herşeyi ile diğer sahillerden daha güzel geldi bize. Sonradan öğrendikte, meğer bu sahil Yunanistan’ın da en güzel sahillerindenmiş. Güneşlenip, yemek yedikten sonra akşamüzeri güneş yavaştan dinlenirken artık birazda şehir merkezini gezelim diyoruz. He bu arada, eğer otobüsle şehir merkezine dönecekseniz belirli bir saate kadar otobüs var. Sanırım akşam 7’ye kadar. Aklınızın bir köşesinde bulunması dileğimle.

    Elia Beach

    Elia Beach

  • Mikonos Şehir Merkezi (Mykonos Town) : Şehir merkezine dönerken harika Ege havasını içimize çeke çeke motorumuzla geze geze keyfini çıkarıyoruz. Valla bir kez daha söylüyorum mutlaka motor ya da ATV kiralayın. Derken 20 dakika gibi bir sürede merkeze varıyoruz. Merkez oldukça küçük. O yüzden keşfetmeniz çok zaman almayacaktır. Tek sıkıntı labirent gibi sokaklar. Yön bilgisi konusunda iyiyseniz ve yönünüzü havaya bakarak kestirebiliyorsanız rahat edersiniz. Neyse boşver şimdi yönü falan. Bu daracık kireçboyalı bembeyaz sokaklarda kaybolup, taveranaların, dükkanların, restoranların arasından kaybola kaybola günbatımını izlemeye gidelim. Bana sorarsanı en güzel noktaya. Yel değirmenlerinin bulunduğu yere…

    Mikonos Sokakları

    Mikonos Sokakları

  • Mikonos Yel Değirmenleri : Hani demiştik ya bu ada sürekli rüzgar altında. Ayağınızı yerden kesecek kadar şiddetli esiyor diye. İşte bundan yararlanmak için bu yel değirmenler inşa edilmiş. Buraya gelirken adanın maskotları olan pelikanlarla karşılaşıyoruz. O kadar meşhurlar ki herkes fotoğraf çektirmek için birbiri ile yarışıyor. Pelikanların da umurlarında değil. Bıkmışlar artık. Neyse… Bu nokta güneşi batırmak için ideal. Hem yeldeğirmenleri üzerine yansıyan güneş ışınlarını yakalayabilir, hem de sağ tarafınız da kalacak olan harika Mikonos manzarasını resmedebilirsiniz. Kaçırmayın…

    yel

    Mikonos Yel Değirmenleri

  • Little Venice (Küçük Venedik) : Ne Little Venice’miş be kardeşim diyorsunuz muhtelemen. Öyle ama. Bu adanın en önemli yerlerinden. Yel değirmenlerinden ayrılıp bu güzel bölgeye gidiyoruz. Deniz kenarına kurulu olan bu yerde genelde kafeler ve restoranlar var. Şehirdeki en pahalı restoranlar, tavernalar, kafeler burda. Önce sokaklarında kayboluyoruz ardından rastgele içlerinden birisini seçiyoruz. Adanın yemekleri zeytinyağının verdiği lezzetli bizi bizden aldı. Mutlaka bu bölgede bir akşam günbatımı eşliğinde yemek yemeyi unutmayın derim. Yemek önerilerini de zaten yukarı da verdim. Birde bu bölgede sürekli kaybola kaybola gezmenizi öneririm. Bembeyaz sokaklarda özellikle akşam saatleri çok keyifli oluyor.

    Little Venice

    Little Venice

  • Mikonos Ano Mera Köyü : Bir sonraki gün gerçek Mikonos’u görelim diyoruz. Erkenden kalkıp geleneksel Yunan yaşantılarını gözlemlemek üzere bu köye gidiyoruz. 1542 yılında Panagia Tourliani Manastırı görülmesi gereken bir yapı. Başkada şöyle güzel böyle güzel denecek birşey yok doğrusu. Köyde oyalandıktan sonra yine bütün sahilleri ertesi günde geziyoruz. Akşam üzeri yine şehre dönüyoruz.

    Ano Mera

    Ano Mera

  • Mykonos Church of Panagia Paraportini (Panagia Paraportiani Kilisesi ) : Akşam şehir merkezini bir kez daha dolaşalım diyoruz. Yine durağımız Little Venice tarafı. Malum adada kilise olsun şapel olsun bolca bulmak mümkün. En önemlisi de bu kiliseymiş. Yapımına 13 yy’da başlanmış ve 17 yy’da bitmiş. Adadaki en önemli tarihi yapılardan. Gelmişken görün derim. Biz tarihi yerleri Atina’ya sakladığımız için ve Mikonos’da öyle olmazsa olmaz bir tarihi yapı ya da müze önerisi görmediğimiz için, çok fazla kültür denizinde boğulmadık.

    kilise

    Mykonos Church of Panagia Paraportini (Panagia Paraportiani Kilisesi )

Adada çok fazla görülmesi gereken yapı yok. O yüzden bir motor ya da ATV kiralayarak o sahilden bir diğerine gidip, akşamüzeri şehir merkezi olan Little Venice sokaklarında kaybolup, gece ya sahil partilerinde ya da şehir merkezinde yer alan tavernalarda veya gece kulüplerinde eğlenip güzel zaman geçirmek, görülmesi gereken yapılardan daha keyifli. Atlayın motorunuza, sıkıldıkça bir plajdan diğerine gidin. Zaten eğlence düşkünüyseniz muhtemelen sabah gündoğumuna kadar eğlenecek ve öğlen uyanıyor olacaksınız. Ya da hiç otele gitmeyin, sahilde uyuyun. Yapanları görmüştüm doğrusu. Mikonos’da dair daha ayrıntılı yazım olan Mikonos Gezi Rehberi yazıma bakabilirsiniz.

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

Yorum Yap