1. Başlangıç

Bu zamana kadar 50’den fazla ülkeye gitmiş, 1 kez work and travel, 2 kez interrail turu,4 kez asya,1 kez balkanlar ve 1 kez ukrayna-rusya turu, buna ilaveten 5-10 kez belirli ülkelere kafa dinlemeye gitmiş  biri olarak,siz bana sormadan önce ben çoğu zaman sizlerden aldığım soruları ve cevapları özetlemek istedim.  Ama ilaveten sormak istediğiniz sorular olursa her zaman sorabilirsiniz.

2. Gezmeye nereden başlamalı ? 

World_Travel___Tourism_Old_Map_023362_

Biryerden başla. İlla öyle yurtdışı olmasına gerek yok. İşin özü özgürlük hissi. Doya doya nefes alıp tek derdinin anın tadını olabildiğince güzel bir şekilde geçirme hissi.Çok önemli değil nereye  gideceğin.Önce bir hisset bakalım aradığın hakikaten bu mu diye. Ne zamanki “Tamam hazırım.” diyorsan, önce bi balkanlardan başla. Hem ucuzu hemde kolayı orasıdır. Baktın hala hoşuna gidiyor, bir kaç kez interrail yap, durmadan dolaş Avrupayı. He baktın hala durduramıyorsun kendini, biran önce kendini Asya’ya at. Özellikle Hindistan’dan başla. Ya aşık ol ya nefret et. Ama birkez ne yap ne et git.

3. Tamam gidelim de,  bu kadar zamanı nasıl bulacağız ? Sen nasıl buluyorsun ? 

Dünyanın en büyük finansal hizmetler veren danışmanlık firmasında 2011’den beri çalışıyorum. Siz deyin gece 1 ben diyeyim gece 4’lere kadar (ki haftasonları da dahil) çalıştığım için, e sonuç olarakta bunun karşılığı olan uzun sürelerde izinler alıyorum. Üstüne üstlük, haftasonuydu, bayramıydı,seyranıydı tatilleride birleştirince baya bi tatilim oluyor. Aslında öyle aşırı bir tatil sürem olmuyor. Sadece fırsat yaratmak için elimden geleni yapıyorum. Hemen hemen bütün odak noktam seyahat üzerine kurulu.

4. Peki iyi güzelde para… Baban çok mu zengin ?

“Evet biz çok zengin bir aileyiz. Fethiye’nin yarısı bizim. O yüzden para konularını çok düşünmüyorum” demek isterdim. Keşke öyle olsa. Sıradan bir ailenin sıradan bir çocuğuyum. Ailem, sürekli bana ” Git,gez,gör. Ama yine Fethiye’ye dön.” zihniyetini aşıladığı için, sürekli bir şekilde para biriktirmeden geziyorum. Ne kazanıyorsam onu yiyorum.Fırsatları,kampanyaları sürekli kovalıyorum. Gittiğim yerin çokta bir önemi olmuyor benim için. Ben yolda olmayı seviyorum. Gezerken ne 5 yıldızlı bir otelde kalıyorum ne de çok lüks bir restoran da yemek yiyorum. Zaten yazılarımda maliyetlerimi görüyor olacaksınız. Mesela Hindistan da günde 50 dolar paran varsa, emin ol  kral sensin. Bu paraya Bodrumda anca güzel bir akşam yemeği yersin.

Hindistan-Goa

Hindistan-Goa

5. Peki uçak bileti ? Sonuçta Hindistan’a otostopla gidilmiyor herhalde ? 

Uçak biletleri aslında en kolay kısmı. Bir sürü firma çok önceden inanılmaz kampanyalar yapıyor. Avrupa’ya gidiş gelişi 300-400 TL’ye mal edebilir yada Hindistan’a 900-1000 TL’ye gidebilirsiniz. Bunların hepsi önceden planlar yapıp, gitmeden önce bilet almakla alakalı şeyler. O yüzden önce nereye gideceğinize karar verin. Aktarma yapılacak başka ülkeler olursa (Mesela Dubai-Abu Dhabi-Katar-Singapur-Kuala Lumpur) oralara da uğrayın. Bu şehirler genellikle aktarma merkezleridir ve ya vizesizdir yada e-vize alınarak gidilir. Bu ülkelere de 1-2 günlüğüne de olsa gezin derim.

Malezya-Kuala Lumpur

Malezya-Kuala Lumpur

He birde, bankaların mil ya da uçuş puanı veren kredi kartlarını kullanın. Ben çoğu uçuşa, artık para ödemiyorum. O derece işe yarıyor bu kartlar.Genellikle Yapı Kredi Bankasının Adios kartını kullanıyorum. Birde ING Bankın Pegasus kartı var. Bu 2 kart sayesinde uçak biletlerini çok uyguna getiriyorum. Hatta çoğu zaman hiç bilet parası ödemiyorum. Çünkü bu programlar sayesinde puanlar kazanıyorum ve bankaların belirlediği kampanya döneminde direk bu puanları kullanarak biletleri alıyorum. Birde havayolu firmalarının mil programlarına üye oluyorum. Mesela THY’nin Miles and Smiles mil programı veya Emirates’in Skywards mil programı sayesinde bir çok uçuşun sadece vergilerini ödeyip uçuyorum. Böylece uçtukça mil kazanıp, yılda en az 1-2 kez bedavaya bilet alıyorum. Mesela THY ile New York gidiş geliş uçak bileti alırsanız, muhtemelen yurtiçi gidiş-dönüş veya tek yön Avrupa biletini sadece vergilerini ödeyerek kullanabilirsiniz. Bu mil programları için sadece o firmaya üye olduktan sonra, o havayolu firması ile uçmasanız bile, o firmanın üye olduğu birlikten de mil kazanıyorum. Nasıl mı ? Mesela çoğu havayolu firması belirli birlikleğe üyedir. THY, en büyük birliklerden birisi olan Star Alliance birliği üyesidir. Bu birlikte yer alan 28 firma ile uçarsanız, genelde, sanki THY ile uçmuş gibi millerinizi Miles and Smiles mil programına işletebilirsiniz. Tabi şartları inecelemek gerekir, çünkü bütün uçuşlardan kazanamayabilirsiniz. Bunlar çok güzel programlardır. İnanılmaz avantajlıdır. İnanın takip ederseniz çoğu uçuşa ücret ödemeyeceksiniz…

Fethiye

Fethiye

6. Peki gezerken nelere dikkat ediyorsun ?

En zor iş bence bu. Önce nereye gideceğime karar veriyorum. Avrupa’yı bitirdikten sonra (kendi merak ettiğim şehirler dahilinde), tamamen kendimi Asya’ya adadım. Önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde Asya’yı bitirmek tek niyetim. Bu yüzden onca yolu çekip, pişman olmamak için çok detaylı bir şekilde araştırırım. “Nereye gideyim, neyi görmek istiyorum ?” diye sorarım kendime. Sonrada merak ettiğim şehirlere ilişkin rota çıkarırım ve bu ülkelere ait vize durumunu kontrol ederim. Ayrıca, kalacağım yerleri hep şehir merkezinden seçerim. He birde araştırırım derken, öyle tek bir siteye felan bakmam. Rotam belli ise, en az 20 tane siteyi tek tek deli gibi okurum. En ince ayrıntısına kadar ezberlerim. Birşey kaçırmamak  için şehiri tanımaya çalışırım. Bununla birlikte bir şehire gitmeden önce, hava limanından veya otogar-gar dan nasıl şehir merkezine gidilir iyi araştırırım. Unutmayın, en büyük heyecan hava limanında başlar. Otele ulaştığınız andan itibaren tatiliniz başlamış demektir.

singapur

Singapur-Dünyanın En İyi Havalimanlarından Changi Havalimanı

7. Peki kimlerle geziyorsun ? Bende backpacker olucam ama hiç arkadaşım yok.

Bu lafı o kadar çok duydum ki. Ama inanın insan merak ettikten sonra hiçbirşeye aldırış etmeden yolunda devam eder. Elbet bir yol arkadaşı bulunur. Ama ben genelde Muhammet veya Ali ile gezerim. 3 veya 4 kişi olunca genelde sorun çıkar.İnsanların gerçek yüzleri hep seyahet ederken meydana çıkar. Bunu aklınızda tutmanızda fayda var. Bana sorarsanız uzun soluklu seyahatlerde 2 kişi gezmekte fayda var. Ama eğer kısa süreli ve aynı şehirde tatil yapacaksanız, grup olarak da gidilebilir.

Bali-Endonezya

Bali-Endonezya

8. Peki yanında ne götürüyorsun ?

Benim 80 litrelik bir sırt çantam, içerisinde genellikle 5 t shirt, 1 kot pantalon, 1 yürüyüş ayakkabısı (Sketcher’ın harika ayakkabılarından mutlaka almalısınız), 1 kanvas pantolon, 1 tane parmak arası terlik, 2-3 iç çamaşırı, 3-5 çorap, 1 uzun kollu mont, 2 sort. Genelde hep bu kadar az kıyafet götürürüm yanımda. Umrumda değil ne götürdüğüm yeterki bir an önce gideyim. Dönerken de magnet dışında yanımda hemen hemen hiçbirşey getirmem. Zaten bu konuda ayrıntılı bilgileri seyahat tüyoları sekmesinin altında veriyor olacağım.

9. Peki korkmuyor musunuz ?

Vallahi korktuğum zamanlar olmadı değil. Ama seyahate çıkmadan önce heyecandı,telaştı derken bu korkuyu bir şekilde yeniyorum. Ayrıca sürekli araştırıyorum. Gerçi darbe olduktan sonra hem Mısır’a hem de Tayland’a bile gittim. İnsanlar “Saçmalama. Ölüp kalacaksın orada.” diye sürekli uyarıyorlardı. Ama özellikle bir site var ki mahalle mahalle nerede nasıl bir sorun var size bildiriyor. Kimin sitesi ? Tabi ki Amerikalıların. Adamlar tek tek sizi kaos, savaş, hastalık gibi konularda sitelerinden uyarıyorlar. “Bak oraya gitme tehlikeli. Ya da git ama şu noktayı geçme.” gibi herşeyi belirtiyorlar. Site için tıklayınız.  Ayrıca, Avrupa’da gezerken hiç korkmadım. Bazı şehirler hariç. Ama özellikle ilk defa Asya’ya giderken biraz korktum açıkçası. Gerçi şimdi o kadar rahatım ki, heryere gidebilirim. Yeterki bir şekilde gideyim. İnsan gezdikçe özgüven kazanıp içindeki korkuyu yenmeyi öğreniyor. Unutmayın ki insan bilmediği şeylerden korkar…

Tayland-Bangkok

Tayland-Bangkok

10. Vize işlerini nasıl hallediyorsun ? 

Bu konuya ilişkin zaten ilgili cevabı seyahat tüyoları bölümünde açıkladım.  Orada ülkelere göre vize durumlarını göreceksiniz. Bununla birlikte, “Nereye Gitmeli” sekmesinin altında da, vizeli-vizesiz seyahat önerileri ve rotalarını çıkarıyor olacağım.

11. Peki gittiğin ülkelerde telefonla iletişimi nasıl sağlıyorsun ? 

Niyeyse bu soruyu da o kadar çok duydum ki. Bütün GSM firmalarının yurtdışı paketleri vardır. Eğer kısa süreli kalacaksanız idealdir. Ama 2-3 haftadan fazla kalacak iseniz, o ülkede geçerli bir hat alın ve onu kullanın. Birde yabancı olduğunuz için, bir çok ülkenin GSM firması, kartlarını size olduğundan daha pahalıya satar. Mesela Japonya ve Güney Kore’de oldukça pahalıdır. Ama böyle pahalı ülkelerde de, hemen hemen heryerde bedavaya wi-fi bulabilir ve iletişim sorununuzu viber, whatsapp, tango gibi uygulamalar ile internetin olduğu çoğu yerde çözebilirsiniz. İnanın bazı dönemlerde telefon ve şu uygulamalar öyle faydalı oluyor ki anlatamam.

Japonya-Himeji

Japonya-Himeji

12. Peki gittiğin ülkelerde paranı nasıl taşıyorsun ? 

Her turdan önce tahmini bir bütçe çıkartırım. E işim finans-muhasebe olunca, inanın excel üzerinde gün gün ne kadara mal olacağını, saat kaçta uçağa bineceğimizi, nereye nasıl gideceğimizi, aktarma noktalarını, haritaların fotoğraflarını kısacası herşeyi tek tek planlarım. Bu planlara göre yanımda genelde dolar götürürüm. Ama aynı zamanda en az 2 tane kredi kartım olur. Bir tanesi Visa diğeri Mastercard olur. Genelde bu kartlar bankanın kur paritesine göre komisyon alırlar. Bu sizin anlaştığınız banka seçimine göre değişebilir. He birde, 2 farklı kart götürmemin nedeni, bazen Visa kabul edilmeyen yerlerde Mastercard kabul ediliyor, ya da tam tersi olabiliyor. Bazen de hiçbiri. Mesela Çin’in başkenti Pekin’de, bu 2 kartıda kabul eden 1 tane restoran bulamamıştık.

Gitmeden Önce Yaptığım Planlar

Gitmeden Önce Yaptığım Planlar

13. Peki gittiğin yerlerde dil sorun olmuyor mu ? 

Olmaz olur mu hiç. Çoğu ülkede vallahi ingilizce bilmiyorlar. Ama umurumuzda mı ? Hiçte değil. Vücut dili dünyanın heryerinde geçerli ortak dildir. Karnınız doyduktan sonra gerisi çokta önemli değil. Ama bazen işe yaramıyor bu vücut dili.Hatta bir keresinde Çin’de, tavuk,koyun, inek v.s yenebilecek hayvanların taklidini yaparken, garson arkadaşın “Can you speak English sir ?” dediği günden beri, şu yabancı dilden soğudum.

14. Peki ne zamana kadar gezeceksin ? Aile, çoluk,çocuk…

Her insanın hayatında öncelikleri olur. Benimkisi şu an için kendimi bulmak. Peki bulabildim mi ? Tabikide henüz değil. Ama en azından artık ne istediğimi biliyorum. Gittiği yere kadarda böyle devam etmek niyetindeyim. Zaten doğru kişi muhtemelen dünyanın bi yerlerinde geziyordur ve bir gün karşılaşacağımızı umut ediyorum. Bu yaşlarda gezmeyip, emekliliğimi beklemeye hiç niyetim yok…

Çin Seddi-Pekin

Çin Seddi-Pekin

15. Peki en çok sevdiğin ülke neresi ?

En çok sevdiğim ülke şu demek o kadar zor ki. Ama tarih için İtalya, sanat için Fransa veya Almanya, Doğa için Norveç,Filipinler veya Tayland, kültür için Hindistan veya Endonezya, şehir hayatı için ABD, Singapur veya Honkong… Zaten bu kriterlere göre size nereye gitmeli bölümünde bolca rota çıkarıyor olacağım. Bu soru gerçekten cevaplaması çok ama çok zor bir soru.

Umarım bu sorular ve cevaplar biraz olsun yardımcı olmuştur. Eğer daha fazla soru sormak isterseniz her yazının altına dilediğiniz soruyu her zaman sorabilirsiniz. Bunlar benim kendi filmimin parçaları. Kim bilir belki sizin ki çok daha güzel olur. Ömrünüze ömür katar. Heyecanınıza heyecan…

Deniz Pehlivan