Niagara Şelaleleri-1000 Adalar’da Gezilecek Yerler

Niagara Şelalesi nasıl bir yer ? New York-Philadelphia-Washington yolculuğumuzun bir sonraki durağı Niagara Şelaleleri oldu. Niagara Şelalerine, Washington’dan yaklaşık 4 saatlik araç yolculuğu sonrasında ulaştık. Yol boyunca yeşilin her tonunu gördüğümüz harika ormanlar gördük.  Yolda ilerlerken biraz heyecanlanmadım değil. Hayatımda ilk defa bu denli büyük bir şelale görecektim. Ne kadar mı büyük ? Aşağıdaki vidyoya bakınız efendim. O izleyeceğiniz vidyoda görünen sadece bir parçası…

Niagara Şelaleleri, ABD ve Kanada arasında yer alan 3 şelaleden oluşur. Dünyanın en büyük 3. ve en yüksek 2. şelalesidir. ABD tarafında yer alan şelale gelin duvağı şelaleleri olarak bilinir ve 56 metre yüksekliğinde ve 328 metre genişliğindedir. Kanada tarafında buluna şelale ise, Atnalı şelalesi olarak bilinir ve yüksekliği 52 metre ve genişliği 675 metredir. Derinlik 56 metre. Yaklaşık 10 bin yıl önce Kuzey Kutbu’ndan gelen buz kütlelerinin yol açtığı çöküntü sebebiyle oluşmuş bir şelale. Şelalenin bir bölümü ABD tarafından diğer bölümü ise Kanada tarafından akıyor. Zaten 2 ülkeyi bağlayan bir de köprü var.

He birde bu şelale dünyada ters akan tek şelaleymiş. Şelalenin suyu taşlara çarpıp geri geliyormuş. Birde kışın bu şelalenin donduğunu düşünsenize ! Düşünmeyin. Zaten donuyor. Ama sadece ABD şelalesi donuyor. Kanada şelalesinin debisi daha fazla olduğu için donmuyor.  Burdan akan nehir, Şikago’ya kadar gidiyormuş. Bu şelalenin ne kadar büyük olduğunu tarif etmek gerekirse, dakikada 336,000 metreküp su akıyor.

Niagara Şelaleri

Niagara Şelaleri

Otobüsten iniyoruz. Park alanına gelince daha henüz görünürde birşey yok. Derken rehberin peşinden ilerliyoruz. Mis gibi ferah bir hava yaklaştıkça yüzümüzü okşuyor. “Nasıl güzel antamam”derler ya. Öyle işte. Önce Kanada tarafında yer alan kısmını görüyoruz. Kanada tarafında oteller ve casinolar dikkatimizi çekiyor. Daha da yaklaştıkça elim ayağım titriyor. Bir ara rehberi de geçip koşuyorum. Karşımda Niagara Şelaleri.

Bu yazıları yazarken İstanbul’dayım. Şöyle bir an için hayal ettim. O günlere gittim. Suyun serinliği sadece yüzüme değil bilincimin en derin noktalarına da kazınmış. O suyun metrelerden yüksekten düşerken çıkardığı ses ve etrafa dağılan su buharları. Hepsi aklımda. Hangi açısından fotoğraf çeksem diye düşünürken hislerim. Ne güzelmiş. İyi ki de gitmişim. İyi ki de görüp, yaşamışım. İyiki de hayatın nefes aldığım değil nefesimin kesildiği anlar kadar olduğunu farketmişim…

Niagara Şelaleri

Niagara Şelaleri

Önce nehrin etrafında biraz dolaşıyoruz. Rehberimiz anlattıkça anlatıyor. Kulaklar pür dikkat rehberi dinlerken, bir yandan da şelalenin kulakları sağır eden sesi rehberi duymamızı zorlaştırıyor. Nehrin düştüğü noktada yer alan tekneler dikkatimizi çekiyor. “Merak etmeyin. Tam düştüğü noktaya kadar bizde tekneyle tur yapacağız.” diyor rehberimiz. Pakete dahil olan bu tura katılıyoruz. Önce yağmurlukları giyiyoruz. Malum. Suyun tam düştüğü yere kadar gideceğimiz için oldukça ıslanacağız. Nolcak ki. Kaderde eylül ayında Niagara Şelalelerinde ıslanmakta varmış.

Derken tepeden yeterince fotoğraf çektikten sonra, teknelere binmek üzere aşağıya iniyoruz. Bizimle beraber yaklaşık 50 kişilik grupta tekneye biniyor. Dünyanın dört bir yanından insanlar, binlerce kilometre uzaktan bu anı yaşamak için gelmiş. Bir taneside benim. Turist olmak ne güzel.

Niagara Şelaleri

Niagara Şelaleri

Teknelere bindikten sonra hemen iskeleden ayrılıyoruz. Heyecan dorukta. Şelalenin gürültüsünden, kimseyi duyamıyorum. Zaten umrumda da değil. Tekne ilerlemeye çalıştıkça akıntı tekneyi geriye doğru itiyor. Önümüzde Niagara Şelaleleri , sağımızda Kanada solumuzda ABD sınırı. Gözlerimi kapatıp anın tadını çıkarıyorum. Tam hayallere dalarken “Birdaha mı geliceksin buraya. Boş durma. Fotoğraf vidyo çek diyorum.” Hatta durumu anlayasınız diye, çektiğim vidyoyu da zaten yukarıda ekledim. İyi ki de çekmişim…

Niagara Şelalerinde huzur dolu geçen 3 saat sonrasında, bir sonraki durağımız 1000 adalar (Thousand Islands) oluyor. Yol boyunca yemyeşil Kuzey ABD şehirlerini, ormanlarını, doğal güzelliklerini göre göre ilerliyoruz. Yolda giderken birşeyi farkediyoruz. 1000 adalar ne ya ?

Niagara Şelaleri

Niagara Şelaleri

1000 Adalar Hakkında

Alexandria Bay isminde bir limana geliyoruz.Meğer burası, hem ABD hem de Kanada sınırları içerisinde yer alan, 1000’den fazla adanın olduğu bir bölgeymiş. Hatta kesin rakam söyleyeyim. 1793 ada.

1000 Adalar

1000 Adalar

Derken bir tekneye binip, yaklaşık 2 saat süren, harika adaların etrafında dolana dolana gezdiğimiz bu huzur dolu tura katılıyoruz. Küçücük adaların üzerinde irili ufakları evlerden tutunda, şatolara benzeyen yapılara kadar oldukça şirin bir yer burası. Hatta bir adanın üzerinde Boldt kalesi adında bir kale vardı. 6 katlı ve 120 odadan oluşan bu kale, George C. Boldt’un karısına hediye olsun diye armağan ettiği bir kaleymiş.

Ama karısı bu kaleyi göremeden 1904 yılında hayata gözlerini yummuş. George’da bir daha buraya adım atmamış ve kale inşaatı yarıda bırakılmış. Sonradan bölge turizmine kazandırılmak amacıyla koruma amaçlı yeniden inşasına başlanmış ve şu anda turistik amaçlı olarak ziyaret edilebiliyormuş.

1000 Adalar

1000 Adalar

Bu adaların etrafında 2-3 saat güzel vakit geçirdikten sonra, artık New York’a dönme vakti gelmişti. Akşam üzeri başlayan yolculuğumuz, gece yarısı New York’da sonlanmıştı. Detayları görmek istereniz ayrıntılı olarak Niagara Şelaleri ve 1000 adalar Gezi Rehberi yazıma da bakabilirsiniz.

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

Yorum Yap