Araştırmalara göre dünya üzerinde resmi olan, kimi ülkeler bazı ülkeleri tanımayabiliyor, kabaca 206 ülke var. 194’ü uluslararası ortamlarda tanınıyor. Sadece 2014 yılında bu ülkelerdeki 1.1 milyar vatandaş öyle ya da böyle bir şekilde seyahat etmiş. Peki siz bunlardan birisi misiniz ? 

Ülke olarak az seyahat eden bir toplumuz diye düşünebilirsiniz. Ama araştırmalara göre Türkler yılda en az 2 kez seyahat ediyor. Biliyorum, kime göre neye göre ? Mesela ben yaklaşık 10 kez seyahat ediyorken, bir başkası belki hiç çıkmıyor. Bir başkası ise 20 belki 30 kez tatile çıkıyor. Evet, böyle insanlarda var. Bu durum sadece bizim ülkemizde değil, tüm dünyada adaletsizliğin bir göstergesi. Öte yandan Japonya‘da ise insanlar izne çıkmak istemedikleri için zoraki olarak izne gönderiliyorlar. Hemde yılda 2 kez. Birde bunu fotoğraf çekerek kanıtlama zorunlulukları var. Tabi bunun bir efsane olduğunu söylüyorlar. Ama bu Japonlar’dan herşey beklenir. Fazla çalışmaktan ölen bir toplum sonuçta…

Günde 100,000'den Fazla Uçuş Gerçekleşiyor

Günde 100,000’den Fazla Uçuş Gerçekleşiyor

Neyse, uzun lafın kısası dostlar, dünya çok güzel. Görecek, tadacak, dokunacak, koklayacak, hayatınıza kazınacak henüz yaşamadığınız ama kapınızın önünde duran o kadar güzel şeyler var ki. Nerden mi biliyorum ? Bilmiyorum. Hissediyorum. Uzaklarda bir yerlerde çok güzel bir dünya var. Mutlaka gidip görmemiz gereken, merakımızdan öldüğümüz, sırf bunun için çalıştığımız, yaşadığımız, hayalini kurduğumuz yerler. Peki sonra ? Yine kürkçü dükkanına dönmeyecek miyiz ? Dönünce o günler aklımıza geldikçe, derin bir of çekip içimiz daha çok yanmayacak mı ? Yanacak. Hemde çok. Ama bu, sizi bir sonrakine götüren çok küçük bir zincirin halkası olacak. İşte o yüzden önce bu halkanın ilk başlangıç kısmını oluşturmak lazım.

El Nido Filipinler

El Nido Filipinler

Muhtemelen “Herkesi kendin gibi mi sanıyorsun ? Bu ülkede insanlar kaç paraya geçiniyor sen biliyor musun ?” diyen binlerce insan olacak. “Baba parasıyla gezmek kolay, nereden geliyor bu değirmenin suyu ? Dolar ne kadar sen biliyor musun ? Ülkenin suyu mu çıktı ? Gideceksin de ne olacak, döneceğin yer burası.” gibi binlerce soru, sitemkar laflar, kinayeler…

Hepsinin farkındayım. Benim derdim faydamın dokunacağını umduğum 3-5 kişinin bu hayalleri kurmasını sağlayıp, onlarında benim tattıklarımı tatmalarını, bu işlerin göründüğünden çok daha kolay olduğunu, bazı ülkelerde harcayacağınız paraların inanın Türkiye’dekine göre çok daha az olacağını, bu ülkede olmayıp uzak diyarlar yer alan bambaşka topraklarında olduğunu, sizlerin dergilerde, kitaplarda, gazete eklerinde gördüğünüz o masmavi turkuaz sulara dalmanızı sağlayıp, muson yağmurlarında ıslanıp, Avrupa’nın romantik şehirlerinde kaybolup, daha önce hiç yaşamadığınız envai çeşit renk cümbüşüne tanık olacağınız büyüleyici okyanus manzaralarına şahit olmanızı sağlayıp, sadece aklınıza gelmek tek derdim.

Dünyanın En Görkemli Şelalesi

Dünyanın En Görkemli Şelalesi

Tek derdim dünyanın sabah metroya binip saçma sapan plazalarda atomu parçalayan edalarımızdan kurtulup, spontane geçen ömrümüze biraz da olsa renk katıp, hayatın anlamını bulmamız. Tek derdim, bana göre bir bayrak yarışı olan dünyayı tanıma fırsatını, bizden sonraki nesillere biraz olsun aktarabilmek. Tek derdim, dünyanın bizim etrafımızda değil, bizim onun etrafında dönmemizi sağlamak.

Tek derdim gittiğim yerlere sizleri de götürmek…

Bu yüzden böyle bir bölüm açma gereği duydum. En çok gelen sorularda bir tanesi “Tatile nereye gidelim Deniz ?” Kendimce farklı olduğunu düşündüğüm kriterlere göre de ülkeleri sınıfladım. Bu sınıflamalarımın hepsi, bizzat bulunduğum ülkelere ve oradaki tecrübelerime dayalı önerilerdir. Belki sizin veya bir başkasının yapacağı öneri tamamen farklı olabilir. Ama ben ne biliyorsam, ne yaşamışsam ve ne görmüşsem elimden geldiğince hepsini ilgili sınıflarda listelemeye çalıştım.

Umarım bir yerlere gitmeniz konusunda bir nebzede olsa yardımcı olabilmişimdir.

Sevgiler…